1 günde 1000+ kişi bu harekete omuz verdi!
Her takip yeni bir ses,
her paylaşım daha büyük bir güç demek.
Sen de bu büyüyen dayanışmanın parçası ol.
Takip et, birlikte büyüyelim. ❤️
#ÖzgürÖzelGönüllüleri
Özgür Özel: "Bu gün biz adalet arıyoruz,
yarın siz arayacaksınız"
O gün geldiğinde; affeden,acıyan bizden değildir
Yok öyle hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz falan
Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını bağımsız mahkemelerde tek tek vereceksiniz
Can dündar siyaseti çok iyi okuyan bir gazeteci ve bu yeni videosu,benim aklıma gelenin başıma geleceğini dinledim şu an...🥺🚬Halk olarak ne yapabiliriz onu düşünelim derim ben🥺🚬
Butlanın baskın sabah.
Sabah 07.30
“5-6 CHP milletvekili geldi.
Arabalarından indi.
Bize günaydın dedi.
Biz de defolun gidin dedik”
Bu olay böyle olmuş gibi anlatanlar yalancıdır.
Gerçeği şu (videolardan izleyin)
Vekiller kolkola girmiş.
Arkasında 8-10 partili
Kalanı onlarca pavyon fedaisi (her birine 8.000��� verilmiş)
Baskına gelir gibi geldiler.
Onun içindi ki ilk tepkimizde çekip gittiler.
Gönüllü olsa, CHP’li olsa git deyince gider mi?
Sonra polis içeri girsin diye Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatınca 2 kere valiliğe dilekçe verildi. Nihayetinde Kılıçdaroğlu’nun talebi üzerine polis genel merkeze girdi.
Bu olay böyle olmamış gibi anlatanlar da yalancıdır.
CHP vekilleri genel merkeze alınmadı lafları hep uydurma laflar.
Hep söylediğim bir cümle var;
📍"Siyasette görünenler ve konuşulanlar gerçeklerin %5'idir, %95'i sonra ortaya çıkar."
Yakın tarihe bir göz atın.
📍Ne güzel sıralamış...
📍Bugün Kemal Kılıçdaroğlu tartışılıyor ise makarayı geriye sarmak ve şu 10 vakada “neden” sorusunu sormak gerekiyor:
1-) Deniz Baykal’ın evine kamera yerleştirenlerin kim olduğunun istikrarla sorgulanmaması ve bu organizasyonun üzerine gidilmemesi,
2-) 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce parti tabanı Yılmaz Büyükerşen’in adaylığına hazırlanırken aniden kimsenin tanımadığ�� Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi,
3-) Haziran 2015’te AKP ilk kez yasama çoğunluğunu kaybettiğinde hükûmeti kurma görevini üstlenmek için bastırmak yerine 45 gün boyunca ("istikşafi görüşme" kisvesi ardında) bekleyip Kasım seçiminin önünün açılması,
4-) Hükûmet, Nisan 2016’da dokunulmazlıkları kaldıran geçici 20’nci maddeyi gündeme getirdiğinde “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz” denerek hükûmetin planına destek verilmesi,
5-) Temmuz 2016'da darbe girişimi sonrasında “Yenikapı çizgisi”ne nüanssız ve koşulsuz biçimde dahil olunması,
6-) Nisan 2017 referandumundan sonra “mühürsüz oylar” skandalı patladığında kitlelerin pasifize edilmesi ve sonucun hızla kabullenilmesi,
7-) Haziran 2018’de Muharrem İnce’nin itibarsızlaştırılıp yalnız bırakılması ve seçim güvenliği tartışmalarının sineye çekilmesi,
8-) 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce kamuoyu yoklamalarında Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş öndeyken bu isimlerin aday yapılmaması,
9-) 2023 TBMM seçimlerinde seçilecek yerlerden eski AKP kadrolarına (Deva, Gelecek, DP) kontenjan açılması, masadan aday olarak çıkması,
10-) Parti tabanının bir kısmının ideolojik geri çekilme ve özür siyaseti olarak algıladığı “helalleşme” söyleminin belirleyici hat hâline gelmesi...
(Tolga Şirin)
‘Tedbir kalksın kurultay yapacağız’ demek, CHP’ni AKP’ye teslim ettim demektir.
Seçimde AKP’ye hizmet etme niyetinin açıkça ilanıdır.
Kimse kimseyi kandırmaya, milleti enayi yerine koymaya kalkmasın
En azından ayıptır.
@kilicdarogluk 80 yaşına gelmiş hala siyasi ikbal peşinde.😠
TV izlemiyormuş, gazete de okumuyormuş.
Özgür Özel in bugün İzmir Gündoğdu'daki bu muhteşem mitingini de izlememiştir.
Kemal Kılıçdaroğlu görene kadar elden ele yayalım da o da izlesin.😉
CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi?" sözlerine yanıt verdi:
"İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere yetkili tüm merciler gerekli incelemeyi yapsın. Eğer yanımda en ufak bir taşkınlık çıkaran üçüncü bir şahıs tespit edilirse milletvekilliğinden istifa edeceğim. Şayet böyle bir kişi tespit edilemez ve Kemal Kılıçdaroğlu iddiasını ispatlayamazsa, ortaya çıkan bu iftirası nedeniyle butlanla oturduğu o koltuktan derhal istifaya davet ediyorum"
https://t.co/XBg9mT60wP
CHP'li Refik Eryılmaz, Kılıçdaroğlu'nun 'MİT' uyarısının perde arkasını soL'a anlattı
❝ Yıllar sonra Emniyet'ten bir tanıdık 'Sen partide iki tane çarpı yemişsin' dedi. Neymiş, diye sordum.
'Bir, Suriye'ye gidip Esad'la görüşmen. İki, Amerika'ya gittiğinde Fethullahçılar seni yemeğe davet etmiş, sen gitmemişsin' dedi.
'Eğer bunlar için beni aday yapmıyorlarsa ben bununla ancak gurur duyarım' diye yanıt verdim. ❞
🖊️Haber: Özkan Öztaş (@ozkan_oztas)
https://t.co/2SriUplAcy
Bugün Kemal Kılıçdaroğlu tartışılıyor ise makarayı geriye sarmak ve şu 10 vakada “neden” sorusunu sormak gerekiyor:
1-) Deniz Baykal’ın evine kamera yerleştirenlerin kim olduğunun istikrarla sorgulanmaması ve bu organizasyonun üzerine gidilmemesi,
2-) 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce parti tabanı Yılmaz Büyükerşen’in adaylığına hazırlanırken aniden kimsenin tanımadığı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi,
3-) Haziran 2015’te AKP ilk kez yasama çoğunluğunu kaybettiğinde hükûmeti kurma görevini üstlenmek için bastırmak yerine 45 gün boyunca ("istikşafi görüşme" kisvesi ardında) bekleyip Kasım seçiminin önünün açılması,
4-) Hükûmet, Nisan 2016’da dokunulmazlıkları kaldıran geçici 20’nci maddeyi gündeme getirdiğinde “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz” denerek hükûmetin planına destek verilmesi,
5-) Temmuz 2016'da darbe girişimi sonrasında “Yenikapı çizgisi”ne nüanssız ve koşulsuz biçimde dahil olunması,
6-) Nisan 2017 referandumundan sonra “mühürsüz oylar” skandalı patladığında kitlelerin pasifize edilmesi ve sonucun hızla kabullenilmesi,
7-) Haziran 2018’de Muharrem İnce’nin itibarsızlaştırılıp yalnız bırakılması ve seçim güvenliği tartışmalarının sineye çekilmesi,
8-) 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce kamuoyu yoklamalarında Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş öndeyken bu isimlerin aday yapılmaması,
9-) 2023 TBMM seçimlerinde seçilecek yerlerden eski AKP kadrolarına (Deva, Gelecek, DP) kontenjan açılması,
10-) Parti tabanının bir kısmının ideolojik geri çekilme ve özür siyaseti olarak algıladığı “helalleşme” söyleminin belirleyici hat hâline gelmesi (tek parti dönemine dönük tüm yalanların kabullenilmesi, Menderesçilik vb.) ve tarihsel bağlarla tamamen kopulması...
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
ADAM OLAMADIKTAN SONRA MÜDÜR OLSAN NE FAYDA! "POST, SECCADE, TESBİH GÜZELDİR AMA..."
Görevini yapıp kanunu uygulayan polis memuru, "Kaymakam yakınıyım" diyen bir şahsın torpil çarkı ve ardından gelen sistematik amir baskısı yüzünden canına kastetti! İstanbul Başakşehir’i ve tüm Türkiye’yi ayağa kaldıran mobbing skandalında vicdanlar kan ağlıyor!
KANUNU UYGULAYAN POLİSE JET HIZIYLA SÜRGÜN VE AŞAĞILAMA!
İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Mehmet Erbil, rutin bir kontrol sırasında ehliyetsiz bir sürücü tespit etti ve hukukun gereği neyse onu yaparak cezai işlem uyguladı. Ancak ceza kesilen şahıs, "Ben Başakşehir Kaymakamı’nın yakınıyım" diyerek devlete ve kanuna meydan okudu.
Hukuku üstün tutan polis memuru geri adım atmayınca, iddialara göre torpil çarkı derhal devreye sokuldu. Sürücünün Başakşehir Kaymakamı ve İlçe Emniyet Müdürü’nü arayarak şikayette bulunmasının ardından, görevini yapan dürüst memura yönelik organize bir mobbing süreci başlatıldı.
"Seninle çalışmak istemiyoruz!"
Meslektaşlarının gözü önünde amirleri tarafından ağır hakaretlere ve aşağılamalara maruz bırakılan, ardından jet hızıyla görev yeri değiştirilen iki çocuk babası Mehmet Erbil, yaşadığı psikolojik baskıya daha fazla dayanamayarak beylik tabancasıyla yaşamına son vermek istedi. Ağır yaralanan fedakar polis memuru, şu anda yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor!
OTİZMLİ EVLADI VARDI... BU VİCDANSIZLIĞA HANGİ YÜREK DAYANIR?
İntihara meyilli hiçbir yapısı olmadığı eşi Büşra Erbil tarafından vurgulanan Mehmet Erbil’in, biri otizm tanılı iki evladı bulunuyordu. Ailesinin ve çocuklarının rızkı için, devletin verdiği namusuyla görev yapan bir memuru, bir "kaymakam yakını" hatırına bu noktaya getirenlerin vicdanı rahat mı?
Eski dönemlerde yere izmarit attı diye kendine ceza kesen zabıtaların, kanun önünde herkesi eşit gören idarecilerin vizyonundan; "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" diyenlerin arkasını sıvazlayan makam sahiplerine gelinmesi toplum vicdanında derin bir yara açmıştır.
SKANDAL TBMM'DE: BÜYÜK MAHKEMEDE NASIL İFADE VERECEKSİNİZ?
Yaşanan bu kahredici olay siyaset arenasının da ilk gündem maddesi haline geldi. CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve Milletvekili Murat Bakan, konuyu TBMM gündemine taşıyarak İçişleri Bakanlığı'na şu soruları yönelti ve sorumluların derhal hesap vermesini istedi:
Başakşehir Kaymakamı, ceza yazan polis memurunu İlçe Emniyet Müdürü’ne şikayet etti mi?
İlçe Emniyet Müdürü, görevini yapan dürüst polise mobbing uyguladı mı?
Memurlar arasında ayrımcılık yapılıp "Seni istemiyoruz" şeklinde aşağılayıcı ifadeler kullanıldı mı?
OKUMUŞ AMA ADAM OLAMAMIŞLARIN ESERİ!
Bu olay, makam koltuklarına oturup kanunları yok sayan, altındaki memuru ezmeyi marifet sanan zihniyetin acı bir vesikasıdır.
Post, seccade, tesbih güzeldir; kul hakkı yemedikçe, adaleti çiğnemedikçe... Bugün bu dünyada arkasına sığındığınız torpilleriniz, rütbeleriniz ve mevkileriniz sizi kurtarabilir; ancak o en büyük mahkeme kurulduğunda, o mazlum memurun ve geride bıraktığı otizmli evladının ahına karşı nasıl ifade vereceksiniz?
Kamuoyu, bu olayın örtbas edilmemesini, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını ve Mehmet Erbil’den gelecek iyi haberleri umutla bekliyor. Yazıklar olsun!
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
💥 İzmirli vatandaştan, polis ekiplerine:
“Hükümetin polisi olmayın, devletin polisi olun.
Hükümetler gelir geçer; baki olan, kutsal olan devlettir, hükümet değil.
��u halimize bak! Yazıktır!”
Sesi duyuyor musunuz? Ekmek kavgası bu.
Çalmadık, çabaladık. Bu bayram aç kaldık.
Şimdi en temel haklarımız ve ekmeğimiz için Keşan Cumhuriyet meydanına yürüyoruz. Mutlaka kazanacağız.
#HakkımıVerKiremitçi
Ana muhalefet partisinin büyük kongresini yerli işbirlikçilerle bir olup alelade bir mahkeme eliyle “yok saymak” Anayasa’yı yok saymaktır.
Siyasi partileri yok saymaktır.
Örgütlenme hakkını, seçme ve seçilme hakkını yok saymaktır.
Yok olacak tek şey sırtını dünyadaki kara düzene ve içerideki sair haine dayayarak bir cumhuriyetten bir krallık yaratmaya çalışanlardır.
Biz yurttaşız.
Tebaa değiliz.
Olmayacağız.
Meydanları doldurmaya devam eden tüm İzmirlileri ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’i kutluyorum.