İzzet NATO'da Değil, Allah'ın Dinindedir!
🖋️"Müslümanların, izzetini Batı'nın askerî şemsiyesi altında araması kabul edilemez"
🖋️"İzzet Brüksel'de değildir. İzzet Washington'da değildir. İzzet Allah'ın dinine sarılmaktadır"
https://t.co/vMDuH40koA
Bir baba düşünün; evladı katledilmiş, eşi, kardeşi ve oğlu ise aynı cinayetle suçlanarak cezalandırılmış. Yetmemiş; eşinin namusuna, öz kardeşiyle ilişkilendirilecek kadar ağır ve mesnetsiz iftiralar atılmış. Yetmemiş; tüm aile, akıl almaz ithamlarla vahşi, gizemli ve suç ortağı bir yapı gibi kamuoyuna sunulmuş. Jandarma, basın ve yargı eliyle deliller karartılmış, gerekli incelemeler askıya alınmış ve aile mahkûm edilerek dosya alelacele kapatılmış.
Peki, bu aile ne istiyor?
Sadece delillerin yeniden ve tarafsızca incelenmesini; karartılan gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasını ve yargılamanın hakkaniyetle yeniden yapılmasını bekliyorlar. Seslerinin duyulmasını, herkesin elini vicdanına koyup kendisini bu ailenin yerine koymasını istiyorlar.
Çok mu şey istiyorlar? Hayır. İnsanlık adına; bir baba, bir evlat, bir kardeş olarak herkesin bu mağduriyet karşısında sessiz kalmamasını, ailenin haykırışına ortak olmasını bekliyorlar.
Özellikle adaleti ayakta tutmakla mükellef olanların, mazlumun kimliğine bakmaksızın ona sahip çıkmayı şiar edinen İslami camianın ve vicdan sahibi her kesimin bu sese ses katması gerekiyor.
Bu ailenin yaşadığı süreci ve maruz kaldığı adaletsizliği anlamak için lütfen bu belgeseli izleyin:
https://t.co/TSCgrGzjnZ
Sağlığa erişim ücretli hale geldiğinde, sağlık doğal olarak alınıp satılan bir meta haline gelir. Bu düzende hastaneler birer satıcıya, hastalar ise müşteriye dönüşür. Böyle bir ortamda hastalığın esaslı bir tedavisi mümkün olmaz; çünkü hastalık bir gelir kaynağına dönüştüğü için hastane, iyileşme sürecini uzatarak veya ilaçlarla kontrol altında tutarak hastayı sürekli bir gelir kapısı olarak görür.
#SonSaatler
Sıkıntıyı çeken kadar çevresi de imtihandan geçmektedir ve ne yazık ki ekseriyet bu imtihanı kaybetmektedir. Bugün bir kardeşimizin evladı hayatta kalma mücadelesi veriyor. İmkanı olan malıyla, olmayan bu sesi daha gür duyurarak bu duruma omuz vermekle yükümlüdür.
#SonSaatler
📍 LİBYA KARA KONVOYU
Global Sumud Filosunun deniz organizasyonunda yer aldığımız gibi kara organizasyonunda da aktif olarak bulunuyoruz.
Ekibimizle birlikte Libya’daki kara konvoyunda yolculuğumuzu sürdürüyor; Gazze ablukasının kırılması ve mazlum Filistin halkının sesi olmak için Refah Sınır Kapısı’na doğru ilerlemeyi hedefliyoruz.
Amacımız; Libya üzerinden Mısır’a geçerek Refah’a ulaşmak ve insanlığın vicdanında derin bir yara olan Gazze ablukasına karşı fiili bir duruş ortaya koymaktır.
Rabbimizden niyazımız; bu yolculuğu hayra, berekete ve mazlumların özgürlüğüne vesile kılmasıdır. 🤲
Toplumsal barış isteyen herkes için Allah Resûlü’nde güzel örneklik vardır.
Onun (sav) Medine Sözleşmesi, hem toplumun her kesimine inanç hürriyeti tanımakta hem de herkesi bir diğerinin zulmünden koruyan; toplumu dış saldırılara karşı birlik haline getiren bir sözleşmedir. Haydut emperyalist devletlerin istedikleri ülkeyi işgal edip, diledikleri lideri yatağından kaçırdığı bir dünyada Medine Sözleşmesi en selametli ve kestirme yoldur.
Toplumsal barış için on binlerce insanın katili serbest bırakılacaksa, önce toplum buna ikna edilmelidir. Toplumun buna ikna edilmesinin yolu; cezaevlerinde suçsuz yere yatan yüzlerce siyasi, binlerce adli mahkûm bulunmaktadır. Yeniden yargılanma hakkı verilse birçoğunun 28 Şubat, Laik-Kemalist yargı veya Gülenci hakimlerin gadrine uğradığı veya sahipsizlikten dolayı ceza aldığı anlaşılacaktır.
Şayet Abdullah Öcalan gibi on binlerce insanın katlinden direkt veya dolaylı sorumlu olan biri serbest kalacaksa, bundan maksat da toplumsal barışsa önce yukarıda sayılanların toplumsal statüsü netleştirilmelidir.
Her şeyden önce birçok terör örgütünden daha fazla insan katleden sokak köpekleri sorununa çare bulunmalıdır. Adaletsizlik toplumu içten içe çürütürken, yalnızca Öcalan'a yönelik hukuki statü, toplumsal barışa değil toplumsal çürümeye hizmet eder.
🚢📍 ROTAMIZ GAZZE!
Ecir Kapısı Derneği olarak, Özgürlük Sumud Filosu ile bir kez daha yollardayız.
Özgürlük Sumud Filosu’nun ilk kafilesi, Fransa’dan yaklaşık 20 tekneyle Marsilya’dan yola çıktı.
🌍 Gazze üzerindeki ablukayı kırmak için hep birlikte ses veriyoruz!
Çalışmaların Perde Arkası
Tevhid Medya Ofisi’nde yürütülen çalışmalar; yalnızca görünen yayınlardan ibaret değil, arka planda birçok kardeşimizin emeği, istişaresi ve gayretiyle şekilleniyor.
Tevhid Medya Ofisi’nde; stüdyo, animasyon, yazılım, basım, kaynak, yapay zeka, yayın, kurgu ve çocuk içerikleri üzerinde çalışan birimlerimizi yakından tanıyoruz.