Bu Bir İhbar ve Suç Duyurusudur!
Türkiye vatandaşı olup soykırım ordusunda görev alan Siyonistler yargılanmalıdır.
Türk vatandaşlıkları iptal edilmelidir, çok sevdiği işgalci çetelerle birlikte cehennemin dibine kadar yolları var!!
Ülkemde, bizden görünüp te, İsrail yandaşlığı yapan Siyonistleri istemiyorum !!!
⚠️ Eğitim Bir-Sen'e önemli çağrımızdır!
Bu paylaşım, Ramazan Hoca zulmünü sosyal medyadan takip edip klavye başında milleti suhulete davet eden Eğitim Bir Sen isimli sendikaya yardımcı olmak amacıyla yapılmaktadır!
Manisa’da 10 kız öğrenciyi organize edip Felsefe Öğretmeni Ramazan Avuşmak’ı “Atatürk’e hakaret etti” iftirasıyla tutuklattığı iddia edilen müdür yardımcısını yakından tanıyın;
Okuldaki Ramazan ayı etkinliklerine öfke kusan, azılı İslam Karşıtı, İsrail ve CHP propagandıcısı, LGBT savunucusu, azılı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Ak Parti Düşmanı, takıntılı Feminist olarak çevresince bilinen ve sosyal medyada paylaşılan Aynur İstanbul isimli şahısı araştırın ve olayın peşine düşün!
5816 zırhını kuşanarak mütedeyyinlere zulüm ve zorbalık yapan bu ve bunun türevi sözde eğitimcilerin daha fazla "28 Şubat"vari zulümler yapmalarını önüne geçin ve bu gibi varlıklarla mücadele edin, beklemeyin hemen şimdi harekete geçin!
Sendikacılık sadece aidat toplamak, ve pankart sallamak değildir! Halka size işini öğretmesine müsaade etmeyin!
@EgitimBirSen
#ramazanhocayaözgürlük
İşte İsrailliler'in caniliği böyle bir şey.
Yolda yürüyen Filistinli kadını,
canı öyle istediği için vuruyor.
Yeryüzünde, hiç bir millet
bu kadar alçak olmamıştır.
Bu şerefsizler bu coğrafyadan
çıkarılmalı, Akdeniz’e dökülmeli.
Ve bu olacak.
Akdeniz alev alev yanmalı.
Yanmalı!
Bu canilikler dün de böyleydi, bugün de böyle.. Kesintisiz soykırım...
Hediye Çekilişi
Mesih’in Peşinde (3); Meryem Oğlu İsa Nasıl Tanrılaştırıldı? (3); İnciller Güvenilir Metinler midir? (4).
Toplam 10 kitabımı bu tweeti beğenip rt eden 10 takipçime hediye ediyorum.
Etkinlik 15 Ağustos Cuma günü saat 22’de bitecektir.
İsrail ve terörün sponsorluğu
Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron'un Eylül ayı içerisinde Fransa'nın Filistin devletini tanıyacağını duyurması İsrail'i adeta çileden çıkarttı.
Tüm dünyadaki Siyonistler Fransa'yı tehdit yağmuruna tutarken, küstah tepkiler de ardı ardına geldi.
Gelen tepkilerden de rahatlıkla anlayabiliyoruz ki tüm dünyanın tamamen hizmet hayvanına dönüşmesine zaten ramak kalmışken Gazze'deki bir avuç kahraman bu işin hiç de o kadar kolay olmadığını hepimize göstermiş.
Hala 30 km uzunluğunda 7 km enindeki daracık bir bölgeden rehinelerini alıp kurtarabilmiş değiller.
Bu ağır yenilgiyi unutturmak adına bölgede sayısız istihbarat operasyonu yapıyorlar ve tüm bölge ülkelerine saldırıyorlar lakin hala general düzeyindeki rehineleri HAMAS'ın elinde ve çaresizlik içinde masum Gazze halkını soykırıma tabi tutuyorlar.
Dönelim Macron'a
Fransa Devlet Başkanı Macron'un bu açıklamasına en büyük ve konuşulmaya değer tepki, İsrail'in soykırımcı Bakanı Saar'dan geldi.
Saar yaptığı açıklamada, Macron'un açıklamasının gülünç ve ciddi olmadığını belirtirken 'Macron, İsrail'in güvenliğini sağlayamaz.
Umalım da Paris caddelerinde güvenliği sağlasın' şeklinde Paris'i alenen terörle tehdit etti.
Saar ayrıca yaptığı açıklamada Filistin ile alakalı olarak 'bizim topraklarımız' ifadesini kullandı.
İsrail Dışişleri Bakanı Saar'ın yukarıdaki açıklamaları bile 'dünyadaki tüm terör devletlerinin ipinin ucu Tel Aviv'e çıkar' şeklindeki daha önce yaptığımız tespitimizi kez daha doğrulamaya yeter.
Defalarca dile getirdik, bir kez daha tespitimizi ortaya koyalım: DEAŞ'ın da YPG'nin de Eş Şebap terör örgütünün de ve dahi ismini zikredemeyeceğimiz birçok terör örgütünün de ipi Tel Aviv'e çıkar.
Terör örgütlerinin ipini elinde tutan, terörün hem sponsorluğunu yapan hem de devlet terörünün bizzat uygulayıcısı olan bu devlet, Paris'i terör ve iç karışıklık üzerinden alenen tehdit ediyor ve Paris'in güvende olmayacağını söylüyor.
O zaman daha önce Paris ve Charlie Hebdo saldırılarının arkasında da bu terör sponsoru olan devleti aramak lazım.
Terörden finans yapılanmasına, Epstein dosyalarından lobi faaliyetlerine kadar birçok noktadan dünyayı ele geçirme gayretindeler.
Macron Paris sokaklarında terör üzerinden tehdit ve şantaja tabi tutulurken, ABD Başkanı Trump Epstein denilen seks çetesinin elindeki kasetler üzerinden tehdit ediliyor.
Ellerinde dünya liderlerine dair tuttukları bu şantaj kayıtları ile dünyanın gidişatına yön verme telaşı içindeler.
ABD'de sadece Trump'ı değil ABD'li birçok senatörü uçkurları üzerinden esir almışlar bu yüzden İsrail söz konusu olduğunda hemen her konuda bu senatörleri saatlerce konuşturabiliyorlar.
Kendi seçim bölgesindeki afetlere dair iki kelam etmeyi aklına dahi getirmeyen ABD'li senatör Lindsey Graham'ın, söz konusu İsrail olduğunda benliğini ayaklar altına alma pahasına nasıl hançeresini yırtarcasına açıklamalar yaptığını işte tam bu noktadan anlamak lazım gelir.
FETÖ yapılanması da aynı planın bir parçası.
Türkiye'deki FETÖ yapılanmasını da tam bu maksatla sahiplendiler, FETÖ mensupları da onlardan bu sebepten dolayı 'Güneydeki sevdiğimiz ülke' diye bahsettiler.
Gazze'deki soykırım başladığından bu yana dünyada vicdan sahibi her kesimden tepki gelirken, FETÖ yapılanmasından eleştirel zerre haber çıkmamasını başka nasıl izah edeceksiniz?
İşte yukarıda izah edilen bu çerçeveden dolayı İsrail açık bir şekilde teröre sponsor olan ülke kategorisine alınmalıdır.
Resmiyette olmuyorsa idraklerimizde bu olgu artık mutlak yer etmelidir.
https://t.co/TRkLyi9i32
**Lübnanlı alim Ahmet el-Kasas kavmiyetçilik yapan Türklere seslendi!
"Allah'tan korkun ve bu iğrenç kavmiyetçiliği bırakın!
İslâm sizi aziz kılıp , Müslümanların lideri yapmıştır.
Kürtler , Balkanlılar , Kuzey Afrikalılar.... size Türkler olduğunuz için değil, Müslüman olduğunuz için tabi oldular. Kendinizi değiştirerek, evirip çevirip de nasıl "Biz Türk'üz ülkemizde Arap istemiyoruz." dersiniz?"
Irkçılık vatanı sevmek değil bölüp parçalanmasına zemin hazırlamaktır
Dinine düşman olanı kardeş saymaktır, oysa "Ancak inananlar kardeştir" der Resûl
İnananların arasına nifak ekmek, birlik ve beraberliği bozmak demektir..
Irkçılık cehalettir, gelisememektir.. İnancsizligi gizleme çabasıdır. Müslümana duyulan kin ve nefreti makyajlamaktir.
Bilerek yapan katmerli bir hain, bilmeden yapan kör cahildir. Kendi geçmişini inkâr etmek tarihinden habersiz olmaktır.
Tengrici, totemci lavuklara şirin görünme alçaklığıdır..
Kimse kavmini sevmekle suçlanamaz ama kendini de üstün göremez..
Hasılı, ortalık hem ülkücü olduğunu söyleyip hem de Irkçılık yapan zevatla dolmuş, aman dikkat diyorum..
Üstündeki yaldızı kazıyın görün bakalım altından ne çıkacak!...
Filistinli bir kadın:
"5 gündür yemek yemedim.
Sadece yemek yemek istiyorum.
Biraz yürüyorum ve başım dönüyor.
Midemde hiçbir şey yok."
Hesap vakti çetin geçecek.
KUR'AN'IN BİZE SÖYLEDİKLERİ!
-Allah ile birlikte başka ilah edinmeyin.
-Düşünün.
-Hakikat karşısında körlerden olmayın.
-Allah'a tevekkül edin.
-Körleşmiş sapıklardan olmayın.
-İyi amel edenlerden olun.
-Rabbinize kulluk edin.
-Kur’an okuyun.
-Düşünüp öğüt alın.
- Sabredin.
-Kötülüğü iyilikle savın.
-Allah yolunda harcayın.
-Boş iş ve sözlerden yüz çevirin.
-Allah katında olanların sizin için daha hayırlı olduğunu unutmayın.
-Aklınızı kullanın.
-Tövbe edin.
-İman edip Salih amel işleyin.
-Allaha döndürüleceğinizi unutmayın.
-Şükredin.
-Böbürlenmeyin.
-Allah’ın size verdiği şeylerde ahiret yurdunu arayın.
-Dünyadan nasibinizi unutmayın.
-İyilik yapın.
-Bozgunculuk çıkarmayın.
-Karunlaşmayın.
-Büyüklük taslamayın.
-Allah’tan başkasına ibadet etmeyin.
-Doğru söyleyin.
-Yalancılardan olmayın.
-Allah’a kavuşacağınızı unutmayın.
-Yalan söylemeyin.
-Allaha kulluk edin ve şükredin.
-Büyüklük taslamayın.
-Düşünüp anlayan bilginlerden olun.
-İbret alın.
-Size vahyedileni okuyun.
-Allah’ı anın.
-Allah yolunda en güzel şekilde mücadele edin.
-Peygambere düşen tebliğdir.
-Peygamber ancak uyarıcıdır.
-Allah’a teslim olun.
-Hüküm yalnız Allaha aittir.
-Kur’an, müminler için hidayet ve rahmettir.
Hür dünyanın bütün vicdân sahiplerine,
Bugün, gün boyu Gazze'deki yetkili kişilerden çok acı haberler aldım.
Gazze'deki büyük mezalim, tahammülü hatta tasavvuru dahi mümkün olmayan bir safhaya girmiştir. Başka siyasi ve insani krizlere odaklanarak Gazze'deki trajediyi geri planda bırakan kamuoyuna mevcut durumu ilan etmeyi insani bir vazife biliyorum.
Birkaç yıldır devam eden ağır bombardıman, toplu yıkım ve soykırımla beraber Gazze'de su, yiyecek ve ilaç başta olmak üzere temel hayatî ihtiyaçlar konusunda büyük bir mahrumiyet yaşanmaktaydı. Bu mahrumiyet son haddine ulaşmış durumdadır. Bebeğinden ihtiyarına, yaralısından hastasına, bütün Gazzeliler topyekün bir açlıkla karşı karşıyadır.
Uzun süredir açlığa direnen çocuklar, yaşlılar ve hastalar ölmektedir. Sınırlarda ihtiyacın binde biri dahi olmayan yardımların tabiri caizse damla damla dağıtılması nedeniyle büyük bir kaos oluşturulmaktadır. Şerefli Gazzeliler çocuklarına götürebilecekleri bir lokma için itiş kakış içine girmek zorunda bırakılmakta ve küçük düşürülmektedir. Dünya tarihinin en şerefli mücadelelerinden birini vererek her halükarda ayakta kalan bir halk, silahlı askerlerin karşısında yerlerde süründürülerek, aşağılanmaktadır. Yüzlerce kişi yiyeceğe ulaşmak isterken, hunharca katledilmektedir.
Bu açlık, tabiî bir afetin neticesi değildir. Alçakça uygulanan bir soykırım mühendisliğinin son aşamasıdır.
Değerli dostlar,
Süre tükenmektedir... Hayat tükenmektedir... Onur tükenmektedir...
Başta ilk günden itibaren Gazze'nin sesini tüm insanlığa duyuran Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere tarih boyunca insanlığın vicdan yükünü omuzlayan aziz milletimizin her ferdine sesleniyorum.
Lütfen tüm önceliklerimizi değiştirerek insanlığı bir kez daha Gazze'de yaşanan büyük trajediye yöneltelim.
Bu mutlak şer ve kötülüğe derhal müdahale edilmediği takdirde, -tıpkı Bosna gibi- bütün insanlığın utançla anacağı bir Gazze'miz olacak!
Vallahi ahirette Gazze'den sorulacağız!
Vallahi ahirette bunun hesabını veremeyeceğiz!