Sevgili dostlar, WhatsApp kanalımız açıldı. Hayra vesilen olan yapan gibidir, siz sizleri ve üye olduğunuz WhatsApp gruplarini davet etmenizi istirham ediyoruz. Bağlantının linkini kopyalayıp paylaşarak davet linkini gönderebilirsiniz.
https://t.co/v7LRqliydV
(Katılım için gri https://t.co/fTx88JVa74 kısmı ve tarayıcıda aç seçeneğini işaretlenmesi gerekiyor)
Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi:
“Allahım! Beni göz açıp kapayıncaya kadar, hattâ ondan daha az bir zaman bile nefsimle baş başa bırakma.”
(Ebû Davud, Edeb 110)
Hayırlı Cumalar.
Resulullah(sav) şöyle buyurmuştur:
“Fakirleri arayın, görüp gözetin, size ancak fakirleriniz sayesinde yardım edilir ve rızık verilir.”
(Ebû Dâvûd, Cihâd, 70)
Resulullah(sav) şöyle buyurmuştur:
“Fakirleri arayın, görüp gözetin, size ancak fakirleriniz sayesinde yardım edilir ve rızık verilir.”
(Ebû Dâvûd, Cihâd, 70)
Hz.Muhammed(asm) buyurdu ki:
“Her kim iki kız çocuğunu yetişkin oluncaya kadar büyütürse kıyamet günü ben ve o kimse şöylece yan yana bulunacağız” buyurmuş ve parmaklarını bitiştirmiştir.
(M6695 Müslim, Birr, 149)
Resulullah(asm) buyurdu ki;
Sizden hanginiz;
-canı ve malı emniyet içinde,
-vücudu sıhhat ve afiyette,
-günlük azığı(yiyeceği) de yanında olduğu halde sabahlarsa,
sanki bütün dünya kendisine verilmiş gibidir.”
(Tirmizî, Zühd 34)
Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur:
“Yoksul kimse, kapı kapı dolaşıp bir iki hurma, bir iki lokma ile savuşturulan kimse değildir. Gerçek yoksul, (sadaka isteyemeyen) iffetli ve nezih kimsedir.”
(B4539 Buhârî, Tefsîr, 48)
Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur:
“Yoksul kimse, kapı kapı dolaşıp bir iki hurma, bir iki lokma ile savuşturulan kimse değildir. Gerçek yoksul, (sadaka isteyemeyen) iffetli ve nezih kimsedir.”
(B4539 Buhârî, Tefsîr, 48)
Resulullah(asm) buyurdu ki;
Sizden hanginiz;
-canı ve malı emniyet içinde,
-vücudu sıhhat ve afiyette,
-günlük azığı(yiyeceği) de yanında olduğu halde sabahlarsa,
sanki bütün dünya kendisine verilmiş gibidir.”
(Tirmizî, Zühd 34)
Kapımıza gelen ve bizden yardım isteyen hiç kimsenin kalbini kırmamaya özen gösterelim. Zira defineye malik viraneler vardır. Kimin duasıyla ihya kimin duasıyla bedbaht olacağımızı bilemeyiz:
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Saçları dağınık, keçeleşip tozlanmış ve kapılardan kovulmuş nice kimse vardır ki Allah’ın lütfunu umarak bir konuda yemin etse, Allah onu doğru çıkarır (yeminini ve duasını kabul eder).”
(M6682 Müslim, Birr, 138)
“Hz. Peygamber, pazartesi günü doğdu, pazartesi günü peygamber oldu, pazartesi Mekke’den Medîne’ye hicret etti, pazartesi günü Medîne’ye vardı, pazartesi günü vefât etti. Pazartesi günü (Kâbe’de hakemlik yaparak) Hacer-i Esved’i yerine koydu. Pazartesi günü Bedir zaferini kazandı. Pazartesi günü «Bugün size dîninizi tamamladım.» (el-Mâide, 3) âyeti nâzil oldu.”
(Ahmed, I, 277; Heysemî, I, 196)
Resûlullah’tan (sav) şöyle buyurmuştur: “Cennetliklerin kimler olduğunu size bildireyim mi? İnsanlar tarafından hor görülüp hiçe sayılan, zayıf, alçak gönüllü kimselerdir; eğer Allah’a yemin etse Allah onu yemininde doğru çıkarır.
Cehennemliklerin kim olduğunu bildireyim mi? Onlar da, katı kalpli, kaba saba ve kurularak yürüyen, kibirli kimselerdir.”
(B4918 Buhârî, Tefsîr,)
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse, bir müminin dünya üzüntülerinden birini giderir ve onu rahatlatırsa Allah da kıyamet günü onun üzüntülerinden birini giderir. ..”
(Müslim, Zikir, 38)
Resûlullah(asm) şöyle buyurmuştur:
“Kötülüklerini ifşa edenler hariç ümmetimin bütün fertleri, Allah tarafından (er geç) affedilecektir.
Bir adamın geceleyin bir kötülük yapması ve Allah onu örtmüş iken, sabahleyin “Ey filanca, ben dün gece şöyle şöyle yaptım.” demesi, kendi kabahatini teşhirdir. Hâlbuki onun gece işlediği kabahat Rabbi ile kendisi arasındaydı. Böyle yapmakla o, Allah’ın örttüğü kabahati sabahleyin teşhir etmiş, açıklamış oluyor.”
(B6069 Buhârî, Edeb, 60; M7485 Müslim, Zühd, 52)
Resûlullah(asm) şöyle buyurmuştur:
“Kötülüklerini ifşa edenler hariç ümmetimin bütün fertleri, Allah tarafından (er geç) affedilecektir.
Bir adamın geceleyin bir kötülük yapması ve Allah onu örtmüş iken, sabahleyin “Ey filanca, ben dün gece şöyle şöyle yaptım.” demesi, kendi kabahatini teşhirdir. Hâlbuki onun gece işlediği kabahat Rabbi ile kendisi arasındaydı. Böyle yapmakla o, Allah’ın örttüğü kabahati sabahleyin teşhir etmiş, açıklamış oluyor.”
(B6069 Buhârî, Edeb, 60; M7485 Müslim, Zühd, 52)
Hz.Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur:
“Bir insan, dünyada diğer bir insanın ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.”
(Müslim, Birr, 72)
Hz.Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur:
“Bir insan, dünyada diğer bir insanın ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.”
(Müslim, Birr, 72)
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Müslümanın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır. Bunlar; selâm almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeye iştirak etmek, davete icabet etmek, aksırana yerhamükâllah (Allah sana rahmetiyle sağlık ve afiyet versin.) demektir.” (Buhârî, Cenâiz, 2)
Yahudiler peygamberin kendi içlerinden çıkmaması sebebiyle, Hristiyanlar ise askeri ekonomik ve politik gücü kaybetmemek için, Hz.Muhammed in(asm) ın peygamberliğini inkar etmiştir.
Kendilerine kitap verilenler”den maksat yahudi ve hıristiyanlardır. Bunlar Hz. Muhammed (s.a.s.)’i, onun sıfatlarını, peygamber olacağını ve ona Kur’an gibi bir kitap indirileceğini kendi öz oğullarını bildikleri gibi biliyorlardı. Yanlarında bulunan Tevrat ve İncil’de bu bilgiler vardı. Fakat müşrikler, yahudi ve hıristiyanlar vicdanlarının sesine kulak vermeyerek, hatta onu bozarak ve imanı gerektiren delillerden yüz çevirerek kendilerini hüsrana uğratmışlar ve iman etmemişlerdir.