@aykiri Dikili'de inanılmaz güzel plajlar var;hem kumsal hem de masmavi fakat plajın biraz gerisi çöp kaynıyor.Bundan hem insanlar hem de belediye sorumlu.Ülkemizde bence çöp konusunda yüksek cezalar verilmeli.Dünyanın en güzel ülkesiyiz korumak için elimizden geleni yapmalıyız
Bir x kullanıcısı, TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’nun futbolculara hediye edeceği villaların arkasındaki gerçeği paylaştı:
“TFF başkanı, ‘en yüksek koruma statüsündeki SİT alanı’ ilan edilen Bargilya Sulak Alanı’na 4000 villa dikmek için resmen Milli Takımı kullanıyor.”
Bakın, bu videoda gördüğünüz cennet yer, "Milli Takım oyuncularına villa hediye ediyoruz" bahanesiyle katledilmek istenen bölgedir. Burası, yıllardır birinci derece sit alanı olarak korunan, nesli tükenmekte olan binlerce canlıya ev sahipliği yapan ve antik kent dokusuna sahip muhteşem bir doğa harikasıdır. Bizim uyanık Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, futbolcular üzerinden bu cennet yerin reklamını yaptırarak, bugüne kadar korunması için alınmış tüm mahkeme kararlarını hiçe sayıyor. Sit alanı olan bu bölge için yeniden mahkemeye başvurup onay çıkartarak, imara açılan bu yere tam 4 bin adet villa inşa edecek…Hiçbir futbolcumuz bu evleri istemezken "Zorla bu çocuklara evlerini vereceğim" diyerek haber ve basında algı oluşturup, arka tarafında 9.7 milyon metrekarelik devasa doğayı katledecekler.
ABD eski Başkanı Reagan'ın hukuk danışmanı Bruce Fein:
“Asıl katliamı Anadolu'da 2,4 milyon insanı katleden Ermeni çeteler yaptı. Türkler arşivlerini açtı, Ermeniler reddetti. Ermeniler, tüm dünyadan ama özellikle de Türklerden özür dilemek zorunda kalır.”
Irmak öğretmene mobbing yapanla kalmasın aynı zamanda göz yumanlar mani olmayanlar da göz altına alınsın.Görevlerine son verilsin.Öyle bir ceza verilsin ki bundan sonra kimse koltuğuna güvenip kimseye şiddet uygulamasın.Uygulanmasına izin vemesin #Irmaköğretmeniçinadalet#memur
Irmak Öğretmenimizin yaşadıkları, delilleriyle tanıklarıyla karşımızda. Bütün suçu okul müdüresine atıp da sadece onun ceza almasını sağlamak çözüm değildir!
Adalet değildir!
O ilçedeki şube Müdürü, başkalarının bulunduğu ortamda "o öğretmeni bitireceğim, geldiği yere geri göndereceğim" demiş midir?
İlçe milli eğitim Müdürü ilçe kaymakamının sorunu çözmesini söylemesine rağmen kaymakama “ boş yer yok” öğretmene ise "ücretli öğretmeni ekmeğinden mi edeceğim? Mecbur gideceksin. Rapor alayım deme işlem başlatırım" diyen kişidir.
Bu sorunun kaynağı İl MEM - ilçe MEM’dir.
Okul müdiresi suçludur ama tek suçlu değildir. Hepsi bu suça ortaktır.
Ağrı Valiliğinin yaptığı açıklamayı kabul etmiyoruz.
Orada asıl sorun yalnızca okul müdiresi değil, Oradaki sorun zorbalık yapan yetkili sendika ve onunla işbirliği yapan yöneticilerdir. Şube müdürleridir. ilçe MEM’dir.
Sorunun asıl kaynağı olan İl MEM Müdürünün gönderdiği müfettişleri kesinlikle kabul etmiyoruz. Eğitim Gücü Sen olarak yarın Bakanlıktan Bakanlık Müfettişi talep edeceğiz.
Milli Eğitim Bakanı bu konuda inisiyatif almalıdır Türkiye'nin birçok yerinde Yetkili sendika ve yöneticiler işbirliğinde öğretmene benzer zorbalıklar yaşatılmaktadır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@tcagrivaliligi@hasan_kokrek@HamurMEM1@mehmetozmus_
Irmak öğretmenimizle ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Eğer 24 saat içerisinde @tcmeb ilgili okul müdürü ve İlçe Millî Eğitim Müdürü hakkında soruşturmayı başlatıp açığa almazsa 3. paylaşımımı da yapacağım. Olanları olduğu gibi öğretmen arkadaşının dilinden aktarıyorum:
1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı.