PDR bir uzmanlık alanıdır; modüler kurslarla, yüzeysel sertifikalarla "ihtisas" kazandırılamaz. Yanlış uygulamadan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz.
@mengindeniz Branş öğretmenlerinin görevi BDT eğitimi alıp psikoterapi uygulamak değildir. Bu işi alanında uzman kişiler yapabilir. Öğretmenlerin görevi öğrencileri anlamak, dinlemek ve kabul etmek olmalıdır
Öğretmenler öğrencilerin hayatında çok önemli bir role sahip. Ancak BDT bir psikoterapi yaklaşımıdır ve psikoterapi ile öğretmenlik arasındaki sınırların korunması öğrencilerin yararı açısından önemlidir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarını değil psikolojik iyi oluşlarını, sosyal-duygusal gelişimlerini ve karşılaşabilecekleri risklere karşı güçlenmelerini de öncelemek zorundayız.
Etkili bir okul psikolojik danışma ve rehberlik hizmetinin temelinde koruyucu ve önleyici çalışmalar vardır. Bu hizmetlerin her öğrenciye zamanında ve nitelikli biçimde ulaşabilmesi ise yeterli sayıda psikolojik danışmanın okullarımızda görev yapmasıyla mümkündür.
Bu nedenle psikolojik danışman/rehber öğretmen norm kadro düzenlemesinin daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesi, yalnızca mesleki bir beklenti değil öğrencilerimizin psikolojik iyi oluşuna ve sağlıklı gelişimine yönelik önemli bir eğitim politikası gereğidir.
BDT eğitiminin tüm branşlara açılması yalnızca bir eğitim tercihi değildir; mesleki yetki ve sorumluluk sınırları açısından değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Meslekler arası iş birliğini güçlendirmenin yolu sınırları ihlal etmek değil, her meslek grubunun kendi yetkinlik alanını ve uzmanlığını korumaktan geçer. Sınırlarımızı ve uzmanlığımızı koruyoruz!
@fatiiihcetiiin@osmankanca61@velikarakuss@Murat4Kucukali
BDT Bir Farkındalık Eğitimi Değil, Bir Psikoterapi Yaklaşımıdır
Ankara İl MEM tarafından öğretmenlere duyurulan bir eğitim programında, “Temel Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Eğitimi”nin tüm branş öğretmenlerinin katılımına açıldığı, devamında ise rehber öğretmenlere/psikolojik danışmanlara yönelik “BDT Bireysel Danışmanlık İhtisas Eğitimi” planlandığı görülmektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi yalnızca duygu, düşünce ve davranış arasındaki ilişki konusunda farkındalık kazandıran bir eğitim değildir. BDT değerlendirme, vaka kavramsallaştırması ve psikolojik müdahale süreçlerini içeren, bilimsel temelli bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu nedenle BDT’nin mesleki uygulamasına yönelik eğitimlerin, psikolojik yardım ve ruh sağlığı alanında gerekli temel akademik ve mesleki formasyona sahip kişiler için yapılandırılması gerekir.
Bu çerçevede, psikolojik yardım alanında temel mesleki formasyonu bulunmayan tüm branş öğretmenlerine “Temel BDT Eğitimi” adı altında psikoterapi eğitimi niteliği veya izlenimi taşıyan bir program sunulmasını mesleki yeterlik ve etik sınırlar açısından doğru bulmuyoruz.
Buna karşılık, okullarda psikolojik danışma hizmetlerini yürüten rehber öğretmen/psikolojik danışmanların BDT konusunda bilimsel ve yapılandırılmış bir eğitim almalarını önemli ve yerinde buluyoruz.
Diğer taraftan tüm branş öğretmenlerine hangi BDT uzmanının eğitim vermeyi kabul ettiğini de merak ediyoruz. Çünkü eğitimi veren uzmanların da eğitimin kimlere, hangi amaçla ve hangi yeterlik sınırları içerisinde verildiğini gözetme konusunda mesleki ve etik sorumluluğu bulunmaktadır.
Duyurudaki bir diğer önemli husus ise belgelendirmeye ilişkindir. Metinde eğitim sonunda talep eden “katılımcıların” “BDT e-Devlet sertifikası” ve “uluslararası CBT sertifikası” alabileceği belirtilmekte ancak bu sertifikaların yalnızca rehber öğretmen/psikolojik danışmanlara mı, yoksa Temel BDT Eğitimine katılan tüm branş öğretmenlerine mi verileceği açık biçimde ifade edilmemektedir. Bu belirsizliğin giderilmesi ve söz konusu belgelerin hangi eğitimi, hangi yetkinliği ve hangi uygulama sınırını temsil ettiğinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Öğretmenlerin öğrencilerin psikolojik iyi oluşunu desteklemeye yönelik bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi elbette önemlidir ve desteklenmelidir. Ancak bunun yolu öğretmenlere psikoterapi eğitimi vermek değildir. Öğretmenlere çocuk ve ergen ruh sağlığı okuryazarlığı, gelişimsel özellikler, psikolojik risk belirtilerini fark etme, destekleyici öğretmen-öğrenci iletişimi, duygu düzenlemeyi destekleyen sınıf uygulamaları, kriz durumlarında doğru yaklaşım ve öğrenciyi psikolojik danışma hizmetlerine yönlendirme konularında eğitimler verilmesi hem öğretmenin mesleki rolüyle hem de öğrencilerin yararıyla daha uyumludur.
Öğretmenin görevi psikoterapi uygulamak değil öğrenciyi anlamak, desteklemek, riskleri fark etmek ve gerektiğinde psikolojik danışmana yönlendirmektir. Meslekler arası iş birliğini güçlendirmenin yolu mesleki sınırları belirsizleştirmekten değil, her meslek grubunun kendi yetkinlik alanını güçlendirmekten geçmektedir.
Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenlere duyurulan söz konusu programın içeriğinin, öğrenme hedeflerinin, eğiticilerinin, sertifikasyon koşullarının, sertifikaların kimlere verileceğinin ve hangi mesleki yeterliği ifade ettiğinin açık biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını gerekli görüyoruz.
Çocukların ve gençlerin ruh sağlığı söz konusu olduğunda bilimsel standartların, mesleki yeterliğin ve etik sınırların korunması; eğitimi planlayanların, duyuranların ve uygulayanların ortak mesleki sorumluluğudur.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@meb_sgb@Murat4Kucukali
Deprem, afet, kayıp, şiddet ve benzeri krizlerden sonra öğrencilerin psikososyal ihtiyaçlarına hızlı şekilde cevap verebilmek için güçlü PDR hizmetlerine ihtiyaç vardır. @Yusuf__Tekin@tcmeb@cftcblnt#MEBPDRyeKulakVer
Her okulun kendine özgü öğrenci profili ve ihtiyaçları vardır. PDR hizmetlerinin güçlü olması, bu ihtiyaçların yerinde ve zamanında ele alınmasına katkı sağlar. @farukyelkenci@mebpgm@cftcblnt#MEBPDRyeKulakVer