🇹🇷 BUSENAZ SÜRMENELİ AVRUPA ŞAMPİYONU!
Avrupa Boks Şampiyonası’nda 70 kiloda mücadele eden milli sporcumuz Busenaz Sürmeneli, Avrupa şampiyonu olarak altın madalyanın sahibi oldu! 🥇
Tebrikler Busenaz! Seninle gurur duyuyoruz. 👏
Galatasaray ile ortak çalıştığı bu hafta sonu ispatlanan @beINSPORTS_TR Fenerbahçe lehine olan pozisyonları göstermezken, aleyhine olan pozisyonları defalarca gösterir.
Rıdvan Dilmen’in bahsettiği bu konu “yapı”nın en önemli ayaklarından biridir.
Yıllarca milli takıma hizmet etmiş bir büyük sporcu, açıkça Fenerbahçe’nin elinden şampiyonlukların çalındığını söylüyor ve bunu ispat edeceğini anlatıyor, ülkede kimsenin kılı kıpırdamıyor…
Ey @TFF_Org siz ne iş yaparsınız?
@fenerlimete09 Takım 8 gol atmış rakiplerine ufak da olsa gözdağı vermişsin rakiplerin puan kaybetmiş 😳
siz ise ne paylaşıyorsunuz.. ?!!
bu takımın başında bir hocası var lütfen saygı duyun..
KİMSE BU OLAYI NORMAL KARŞILAMASIN!
Uzun yıllar yayıncı kuruluşta saha içinde ve dışında görev yaptım. İlk defa böyle bir şey görüyorum.
Geçmişte bir takımın, hocanın ya da oyuncunun kurtarılması için yayıncı kuruluşun bu şekilde devreye sokulduğuna hiç şahit olmadım.
Ne bir meslektaşım yaptı, ne bir meslek büyüğüm yaptı, ne de bize böyle bir teklif geldi.
GS TV’nin bile yapmayacağı işi yayıncı kuruluş yapıyor!
Özel yayın açılıyor, Okan Buruk’u iyi insan, suçsuz ve mağdur göstermeye çalışıyorlar.
Bu artık yayıncılık değil.
Bu, bir yayıncının kendi yancısını kurtarma operasyonudur.
Üstelik o kadar açık yapılıyor ki, operasyonu bile elinize yüzünüze bulaştırdınız.
Yayıncı kuruluş ne kadar uğraşırsa uğraşsın; herkes ne olduğunu gördü.
Okan Buruk da ne yaptığını biliyor.
@biENSPORTS6
#Galatasaray
Yayıncı kuruluşun böyle bir hizmeti olduğunu ilk defa öğreniyoruz. Maç devam ederken kırmızı kart yiyen Okan’ın açıklamalarını paylaşıp aklamaya çalışıyorlar. Bu çok büyük bir rezillik.
Fenerbahçe yağmurluğu,
Adidas. Fiyatı: 7.800 TL.
Mesele Adidas’ın pahalı olması değil. Mesele, Fenerbahçe’nin kendi taraftarının ekonomik gerçekliğinden giderek uzaklaşması.
Fenerbahçe yalnızca gelir seviyesi yüksek insanların desteklediği bir spor kulübü değil. Tribününde öğrencisi var, emeklisi var, işçisi var, memuru var. Çocuğuna ilk formasını almak için bütçesini hesaplayan baba var.
Bu kulübün büyüklüğü de biraz buradan geliyor zaten:
Fenerbahçe halkın, milletin takımıdır.
Elbette premium ürün satılsın. 7.800 liralık yağmurluk da olsun, 15 bin liralık mont da. Buna itirazım yok.
Ama Fenerbahçe arması taşıyan temel ürünlere ulaşmak, ortalama bir taraftar için lüks tüketim hâline geliyorsa burada düşünülmesi gereken bir şey var.
Türkiye’de satın alma gücünün geldiği nokta ortadayken kulübün mağazacılık politikası yalnızca “ne kadar ciro yaparız?” sorusuna indirgenmemeli.
Çünkü forma, eşofman, yağmurluk sadece tekstil ürünü değildir.
Taraftar için aidiyetin üzerinde taşınan hâlidir.
O armayı mümkün olduğunca çok insanın üzerinde görmek mi istiyoruz, yoksa vitrinlerde giderek daha pahalı ürünler mi?
Fenerbahçe’nin ticari olarak güçlü olması gerekir.
Ama Fenerbahçe büyürken kendi insanından uzaklaşmamalı.
Arma lüks değildir. Aidiyettir.
Eski Antakya Sokaklarında yıkımın ortasında ayakta kalmayı başarmış bazı ağaçlar var. Umarım bunlar korunur, kollanır ve Antakya'nın bir hafızası olarak gelecek dönemlere aktarılır...