İKİNCİ TURDA NE OLACAK?
Az sonra yazacaklarım birçoğunuzun moralini bozacak…
Ama yazmak zorundayım…
Eğer durum değişmezse, bizi neyin beklediğini bilmeniz gerekiyor…
İçimi yakan kederi sizinle paylaşmak zorundayım…
Neler olacak anlatayım…
Hem döviz hem de faiz fırlayacak…
Dolar en az 30 TL…
Faiz en az yüzde 50…
Borsa çakılacak…
Dolar arttığında enflasyon zıplayacak…
Gerçek enflasyon yüzde 100’ün üzerine çıkacak…
Yani bugün ne alıyorsanız fiyatı iki katına çıkacak…
BANKALAR
Sizi herkes çok kârlı sanıyor…
Oysa sermayeniz eridi…
Üstelik mevduatlarınız kısa vadeli…
Kredilerinizse uzun vadeli ve düşük faizli…
Bir de zorla devlet kağıdı sattılar…
Faiz ve kur yükseldiği an yandınız…
Kredileriniz batacak…
Çünkü Şirketler iflas edecek…
Sermayeniz eriyecek…
KGF var devlet kurtarır diye seviniyorsunuz…
Sizi kurtaracak devletin kendisi batmış…
Yarın mudiler kapınıza yığıldığında vay halinize…
Siz zararlarınızı karşılamak için müşterilerden daha çok faiz ve komisyon alacaksınız…
Olan yine Millete olacak…
Bunlar “Asrın Lideri” yüzünden olacak…
ŞİRKETLER
Bütçe iflas etmiş durumda…
Geçen yıl ödediğiniz verginin yarısı kadar ek vergiye hazır olun…
Faizler ve kurlar artacak…
Döviz borcunuz varsa yandınız…
Ama bizim döviz gelirimiz var diye teselli bulanlar…
Dünya küresel krizin içinde…
Türkiye dışlanmış bir ülke…
Eski günler yok artık…
TL borcu olanlar, faizler fırlayacağı için faizi ödeyememeye başlayacaksınız…
Üstüne Halkın yoksullaşması dolayısıyla satışlarınız düşecek…
Borcunuz çoksa iflas edeceksiniz…
Bizim banka borcumuz az bize bir şey olmaz diyenler…
Halk yoksullaşacak ve satışlarınız düşecek…
İflas etmiş Şirketlerden alacaklarınızı alamayacaksınız…
Tefeci faiziyle kredi arayacaksınız ama bulamayacaksınız…
Kendini iyi durumda sananlar…
Sizin 1 yılınız var… İkinci deprem sizi yıkacak…
Mevduatlarını özel hesaplarında, borçlarını şirketleri üzerinde tutanlar…
İnşallah bankada tuttuğunuz mevduatlara ulaşabilirsiniz…
Siz paranızı bankada duruyor sanıyorsunuz…
Ben pek sanmıyorum…
İnanmıyorsanız gidip bankalardan dövizlerinizi isteyin…
Şimdiye kadar “İstikrar Sürsün” diyenler…
Kurtulmak için Erdoğan ve adamlarının peşine düşeceksiniz…
Sizi kurtarmayacaklar…
Çünkü siz çekirdek aileden değilsiniz…
Siz battığınızda hacizden satılacak malınızı ve mülkünüzü onların adamları alacak…
Ganimeti yağmalamak için akbaba gibi başınızda bekleyecekler…
Çekirdek aileden olan Şirketler ve beşli çete yaşadınız…
İcra satışlarını takip için özel ekip kurun…
Artık devlet bitti…
Şimdi Milletin malını yağmalama zamanı…
İflas edecek Şirketler unutmayın bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
ÇALIŞANLAR
Sizin zaten beliniz kırılmış durumda…
Ama daha bitmedi…
Belinizi kıranlar daha boynunuzu kıracak…
Enflasyonu düşük açıklamaya devam ederek sizi perişan edecekler…
Asgari ücretle çalışanlar şimdi yoksulsunuz…
6 ay içinde aç kalacaksınız…
Beyaz yakalılar şu gün asgari ücretli nasıl yaşıyorsa, 6 ay sonra siz de öyle yaşayacaksınız…
Diplomalarınıza yazık edecekler…
Bu arada batan şirketlerde çalışanlar işlerini kaybedecek…
Reel işsizlik yüzde 30’a çıkacak…
Suriyelilere gün doğacak…
Çünkü ayakta kalabilen Şirketler kaçak işçi çalıştırmaya başlayacak…
Çalışanlar açlık ve işsizlik korkusunu aynı anda yaşayacaklar…
Ağrı kesici gibi Xanax, Cipralex, Ativan alacaksınız…
Özel okulda okuyan çocuklar devlet okullarına verilecek…
Devlet okulunda okuyan çocukları aç bırakacaklar…
Bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
EMEKLİLER
Siz aç bırakacaklar…
Çocuklarınız sizin elinize, siz çocuklarınızın eline bakacaksınız…
Çocuklarınız ve torunlarınız size taşınacak…
Çünkü kiralarını ödeyemeyecekler…
Torunlarınızın durumuna baktıkça sağlığınız bozulacak…
Ama eczanede ilaç bulamayacaksınız…
Çünkü ilaç ithal edecek döviz kalmayacak…
En yakınlarınız ekmek parası isteyecek…
Eskiden en azından Kurban Bayramı’nda et yerdiniz…
Kurbanı da kırmız eti de artık rüyanızda göreceksiniz…
Tavuk eti lüks olacak…
Bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
ESNAF
Ne yapalım zam gelirse biz de zamlı satarız diye düşünüyor musunuz?
Düşünmeyin…
Çünkü büyük Şirketlerin cirosu düşünce daha çok üzerinize gelecekler…
Halk yoksulluktan kırılacağı için tavuk döneri kimse yiyemeyecek…
Çiğ köftecilerin işi artar…
Adım başı çiğ köfteci açılacak…
Kimse evinden çıkamayacağı için taksiye binemeyecek…
15 günde bir traşa gelenler, ayda bir gelecek…
Tamirci çağırmaya parası olmayanlar, Youtube’dan usta izleyip kendileri tamirini yapacak…
Kimse yeni kıyafet alamayacağı için bit pazarına nur yağacak…
Bu arada masraflarınız katlanarak artacak…
Teker teker dükkanlar kapanacak…
İşsizler ordusuna yazılacaksınız…
Çöp toplayanların bile işleri düşecek…
Kimse alamayınca, çöp çıkmayacak…
İşsizler çöp toplamaya başlayacak…
Çöpte bile rekabet artacak…
Bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
İKİNCİ TUR
İkinci turu kazanır mıyız?
Kolay değil…
Son ana kadar mücadele edeceğiz...
Biz kazanırsak düzelir mi?
Hemen düzelmez ama en azından bir umut var…
Bir yıl dişimizi sıkarsak önümüz açık…
Her adımı planladık...
Ama “Asrın Lideri” ile umut yok…
Zerre umut yok…
AYKUT ERDOĞDU
DEVLETİN GENEL DURUMU…
Bundan bir ay önce Genel Başkanımız Kemal Bey beni çağırdı.
“Seçimi kazanmamız halinde neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Ankara’ya geç ve bütün kurumlardan uzmanları çağır. Bir heyet kur ve devletimizin durumunu, ilk ve ivedi işleri ve hasar tespitini çıkar” diye talimat verdi.
Ankara’da üç hafta süren çalışmalarımız sonucunda vahim bir tabloyla karşılaştık.
Normalde bu çalışmanın sonuçlarını kesinlikle paylaşmayacaktık.
Çünkü sonuçlar ürkütücüydü.
Elden geldiğince sessiz sedasız halletmeye çalışacaktık.
Ancak geldiğimiz aşamada yaptığımız çalışmanın bazı sonuçlarını paylaşmak zorunda hissediyorum.
Çalışmamızın sonuçlarının tamamını devletimizin ve milletimizin bekası için paylaşmayacağım.
Bu çalışmamızın çoğunu açık kaynaklarla yaptık.
Bu yazdıklarımın öneminin ve benim ve çalışma arkadaşlarım adıma yarattığı tehlikenin farkındayım.
Sadece şunu hatırlatayım bizim genlerimizde Kuvay-i Milliye var.
Ve biz bu ruhla gurur duyuyoruz.
Bedel ödemek istemeyiz. Ama ödenecek bir bedel varsa da korkup kaçmayız.
15 TEMMUZ SONRASI…
15 Temmuz Hain Darbe Girişimi sonrası FETÖ’den boşalan kadroları dolduracak nitelikli kadroları olmadığı için Milliyetçi ve Atatürkçü kadrolarla çalışmak zorunda kalmışlar.
Ancak bu kadrolara asla güvenmedikleri için herbir kuruma aileden gördükleri tarikat ve cemaatlerden personel yerleştirmişler.
Mahrem işlerini yerleştirdikleri bu personel eliyle yürütüyorlar.
Bu personel aynı zamanda hiç güvenmedikleri ama çalışmaya mecbur oldukları Milliyetçi ve Atatürkçü personeli sürekli izliyor.
Şu an devletimizin en mahrem bilgileri bu tarikatların elinde.
En güçlü ekip HAKYOLCULAR. Devlet adamlarını en çok rahatsız edense atanan “küçük prensler”
MİLLİ GÜVENLİK…
Bu konuda yaptığımız çalışmanın bütün sonuçlarını paylaşamam. Ancak şu kadarını söyleyeyim. Genel Kurmay Başkanlığımız, MİT Müsteşarlığımız ve Emniyet Genel Müdürlüğümüz’de her kademede el üstünde tutmamız gereken kahramanlar var.
Bu kahramanlar siyasi baskılara direnerek ellerinden geldiğince görevlerini yapmaya çalışıyorlar. Zaten devletin güvenliğini bu kadrolar sağlıyor. Devletin düşürüldüğü durumdan çok rahatsızlar. Her fırsatta bu durumu en üst makamlara iletiyorlar.
Polisimiz ve askerimiz sürekli bir soruşturma baskısı altında. Maalesef personel arasında ailevi sorunlar, geçim sıkıntısı, borçluluk, psikolojik sorunlar ve intiharlar çok yaygın.
Milli güvenliğimizi yakın tehdit altına sokan riskler var. Bu riskleri azaltacak diplomasi zayıf kalıyor. Özellikle ekonomimizin iyice güçsüz düşmesini ve devletimizin daha da çürümesini bekleyen odaklar var. En zayıf anımızda en olmaz taleplerle karşımıza çıkacaklar. Durumun farkındayız. Ve sürekli takipçisi olacağız.
Bu konuda son söz bizim Mehmetçiğimizin kanını satın alacak para daha basılmadı.
Biz vekalet savaşlarının lejyoneri olacak Millet değiliz.
MALİYE…
Maliye tarafında çok fazla sorun yok. Vergi toplanma konusunda alt yapı kurulmuş. Ancak vergi ödemeyen imtiyazlı şirketler var. Bunlara göz yumulması, vergi inceleme raporları sonuçlarının uygulanmaması, uzlaşma komisyonlarında bazı grupların vergilerinin silinmesi konusunda teknokratlarda büyük rahatsızlık var.
MASAK tamamı ile kör edilmiş. Uzmanlar çalıştırılmıyor. MASAK’ın izleme yetkisi sadece siyasi işler için kullanıyor.
HAZİNE…
Hazine’de tablo çok ağır. Kadrolar tarumar edilmiş. Bakan Yardımcıları işleri birkaç devşirme danışman ile götürüyor. Teknik kadrolar işlere karıştırılmıyor.
Hazine’de gelir yönünden sorun yok vergi gelirleri gayet iyi. Ancak giderlerde, borçlarda ve koşullu yükümlülüklerde korkunç bir artış var.
Seçim dolayısıyla Hazine boşaltılmış. Yıllık bütçede öngörülen açığın neredeyse tamamı harcanmış. Sadece BOTAŞ’ın birikmiş görev zararı 300 milyar liranın üzerinde. EYT’den gelecek yük yaklaşık 200 milyar. KKM pimi çekilmiş el bombası gibi bekliyor.
Deprem için en az 600 milyar lira ek kaynağa ihtiyacımız var. Gelirlerin çoğu garanti ödemelerine gidiyor.
Hazinenin nakit parası var gibi görünüyor. Ancak bu mevduat kamu bankalarından çekilemiyor. Çünkü kamu bankaları kara deliğe dönmüş. Hazine parayı çekse faizler zıplıyor. Kamu bankaları ile ilgili detayları yazamıyorum. Şu kadarını söyleyeyim. Kurda veya faizde bir hareket olursa (ki olmak zorunda) yandık. Hem de ne yandık.
Mevcut bütçe ile Eylül başını görmemiz mümkün değil. En az 1,5 trilyon liralık ek bütçe gerekiyor. Hepiniz ek vergilere hazırlıklı olun.
Özel bankalar kendilerini KGF ve KKM ile bir miktar garanti altına almışlar. Ancak yaşanacak bir kur veya faiz şoku hazinenin kapısına birkaç tane kurtarılacak banka bırakabilir.
Bankalarla ilgili son sözüm takipteki kredi rakamının doğru olmadığı. Bundan daha fazlasını söylememe Bankalar Kanunu engel teşkil ediyor.
MERKEZ BANKASI…
En ağır tablo Merkez Bankasında. Döviz rezervlerimiz -70 milyar dolara kadar inmiş. Üstelik 100 milyar doların üzerinde KKM olmasına rağmen bu rakama ulaşılmış.
Şu an zorunlu ithalatımızı karşılayacak kadar dahi dövizimiz kalmamış durumda. Dış ticaret açığımız tarihin en yüksek seviyesinde bir yıl içinde 200 milyar dolar finansman bulmak zorundayız.
CDS tarihin en yüksek seviyesinde. Yani tefeci faiziyle borçlanıyoruz. Buna rağmen döviz bulamıyoruz. Şu an döviz satışı ve altın ithalatı fiilen durmuş durumda. Çünkü döviz yok. Merkez Bankası teknik olarak iflas etmiş görüntüsü veriyor. Her an dış borç ödeme krizine girebiliriz.
KRİZ DEĞİL İFLAS…
Devletin kalanı ile ilgili bir şey yazmaya gerek görmüyorum. Devletimizin kolonları çürütülmüş. Sütunları kesilmiş. 6-9 ay içerisinde yaşanacak deprem ile ekonomimiz yıkılacak. Erdoğan ve ekibi Milletimizi bu enkazın altında bırakacak.
Deprem ne kadar şiddetli yıkım ne kadar büyük olursa baskı ve yıldırma o kadar yüksek olacak. Ama aç bir Milleti hiçbir güç bastıramaz. Bu yüzden Erdoğan kazansa dahi 5 yıl ülkeyi taşıyamayacak ve erken seçim yapılacak.
KURTULUŞ VAR ANCAK BEDELİ AĞIR
Şimdi soracaksınız. Nasıl kurtuluruz? Sözü eğip bükmeden söyleyeyim. Kurtuluşun bedeli var ve bu bedeli hep beraber ödeyeceğiz. Sorun kimin ne kadar bedel ödeyeceği.
Bu dönem çalıp çırpanlar mı bu bedeli ödeyecek yoksa fakirlikten kırılan Milletimiz mi? Şimdi anlıyor musunuz neden 418 milyar doların peşine düştüğümüzü. Çünkü başka çaremiz yoktu. Peki bu para tahsil edilebilir mi? Çok zor. Ama elimizden geleni yapacağız. Ne kadar kurtarabilirsek.
Gelelim diğer meseleye mecbur ek vergi alacağız. Azdan az, çoktan çok vergi alacağız. Yoksa milyonlarca depremzede kışa evsiz barksız girecek. Bunu göze alamayız. Ayrıca ekmek gibi su gibi dövize muhtacız. Mecbur dışarıdan kaynak getireceğiz. Başka yolu yok.
Türkiye ekonomisini hali pür melali budur.
Şimdi anlıyor musunuz Mehmet Şimşek neden görevi kabul etmiyor.
ERDOĞAN BUYURSUN KAZANSIN…
Bütün kalbimle söylüyorum. Erdoğan içten içe Kılıçdaroğlu’na oy verip enkazı üzerine yıkmayı istiyordur. Ama yapamıyor. Birgün dahi iktidarı devredemiyor. Sebebini siz biliyorsunuz. Bu koşullar altında ikinci tura gidiyoruz. Biz bedelini bile bile bu seçimi kazanmak için çırpınıyoruz.
Ateşe uçan kelebekler gibi…
Karar Yüce Türk Milletinin…
Bugün AKP-HÜDAPAR'ın Batman mitingi sonrası bayraklar yere atılıp çiğnenmiş. Bu fotoğrafı günlerce seccade üzerinden algı yapanların gözüne sokmalıyız.
Ali Yeşildağ'dan ikinci video:
"Erdoğan 1 milyar doları cebe attı. 11 yıl Tarım Bakanlığı yapan Mehdi Eker ile %50 ortaktık, birlikte Tarım Bakanlığı'nı soyduk."
Murat Ağırel (@muratagirel) dudak uçuklatan Cumhurbaşkanı koruma giderlerini anlattı!
📌'Cumhurbaşkanını koruyabilmek için Mart ayında günlük 8 Milyon Lira harcamışız!'
Bengü Şap Babaeker (@bengushap) ile #NasılOlacak
İşte bahsettiğim Antalya havalimanı ihale tiyatrosu! 5 Milyar dolar veren şirket evrak eksikliğinden eleniyor, Tayyip abi'ye 1 Milyar dolar rüşvet veren şirket 3 Milyar dolar'a ihaleyi alıyor.
Kanıtı burada ⤵️
@deapsearch1 @barisatay@suleymansoylu İstanbul'da barışa saldıranların sonrasında ne hale geldiklerini görseydin böyle konuşmazdı n neyse elinden geleni ardına koyma inşallah karsilasirsiniz