Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin eşi Semra Kuytul Hocahanım'ın açık görüşü vesilesiyle ailesine destek için Samsun Çarşamba’ya giden Furkan Hareketi mensupları açık görüş sonrası ilçe merkezinde basın açıklaması gerçekleştirdi.
#YargıEliyleZulüm#SemraKuytulaOzgürlük
#FurkanaSistematikZulüm
Emniyet ifademde benimle ilgili tek bir soru dahi sorulmadı. Çünkü asıl konu benim suç işlemem değil avukatlık yapmamı engellemekti.
Avukatlığımı engelleseniz de hakikatin ortaya çıkmasını engelleyemezsiniz. Sonunda Allah'ın dediği olacak. Zalimler ve hainler rezil olacak.
Samsun’un Çarşamba ilçesinde meydanda basın açıklaması için toplandık.
Furkan Hareketi mensupları olarak Samsun Çarşamba Kadın Kapalı Cezaevine sürgün edilen Semra Kuytul Hocahanım’ın ailesiyle olan ilk açık görüşündeydik.
SemraHocaya Ozgürlük
FurkanGönüllülerine Ozgürlük
KADINLARA YÖNELİK TEFSİR DERSİMİZ DEVAM EDİYOR!
Kadınlara özel Tefsir Dersi klasiğimiz bu hafta, bir aydır haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan Semra Kuytul Hocahanım’ın daha önce gerçekleştirdiği kıymetli derslerinden hazırlanmış özel bir kesitle devam edecek.
Hocahanım’ın ilmi birikimini ve bizlere bıraktığı değerli derslerini yeniden paylaşacağımız bu özel derse tüm hanım kardeşlerimizi bekliyor ve Semra Kuytul Hocahanım’ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
📅 26 Eylül Cumartesi 🕝13.30
📍 Furkan Nesli Dergisi Merkez Binası
Semra Kuytul Hocahanım’a Samsun Çarşamba Cezaevi Önünde Büyük Destek!
Furkan Hareketi mensupları Semra Kuytul Hocahanım’ın ilk görüş gününde onu ve çocuklarını yalnız bırakmamak için cezaevi önünde bir araya gelerek desteklerini sloganlarla dile getirdi.
SemraHocaya Ozgürlük
FurkanHareketi Tertemizdir
Özgürlükiçin Meydandayız
Annemizi gördük çok şükür. Morali gayet iyiydi, bizi onun evine misafirliğe gitmişiz gibi karşıladı, ikramlıklar almıştı:) Onun o güzel duruşunu, teslimiyetini görmek bizi daha da güçlendirdi. “Her şey geçecek bizden öncekiler neler çekti bizim çektiğimiz ne ki?”dedi. Canım Annem
Hasretimizi bir nebze olsun dindirmek, yanınızda olduğumuzu hissettirmek için bugün Samsun’dayız.
Hocam, bilin ki nerede olursanız olun sizi yalnız bırakmayacağız. Biz bir aileyiz; sevincimiz de hasretimiz de duamız da bir…
#SemraHocayaÖzgürlük
Samsun Çarşamba cezaevi önündeyiz.
Göremeyeceğiz hocamızı ancak bir nebze de olsa desteğimizi hissettirmeye geldik. Şu duvarların ardında olduğunu bilmek çok hüzünlendiriyor.
Tertemiz insanların parmaklıklar ardında olması zulmün katmerlenmesi demek.
Cesur, mert, aslan hocamın, vefakâr, cefakar, fedakar eşi...
Bir gün burdan alıp gideceğiz inşallah.
#Unutturmayacağız
SEMRA KUYTUL HOCAHANIM YALNIZ DEĞİLDİR!
Furkan Hareketi mensupları, Samsun Çarşamba Kadın Kapalı Cezaevine sürgün edilen Semra Kuytul Hocahanım’ın ailesiyle olan ilk açık görüşünde onları yalnız bırakmadı.
Semra Kuytul Hocahanım Tertemizdir!
Derhal Serbest Bırakılmalıdır!
SemraHocaya Ozgürlük
FurkanGönüllülerine Ozgürlük
FurkanHareketi Tertemizdir
Samsun Cezaevi'nde Tutuklu Bulunan Semra Kuytul Hocahanım'ın Talebeleri ve Sevenleri Cezaevi Önünde
Ailesi açık görüş için cezaevine girdiği sırada, dışarıda bekleyen sevenleri ve talebeleri haksız ve hukuksuz tutukluluğa tepki gösterdi.
Ey İslam düşmanları! İslam'ı bitiremeyeceksiniz! Sabun köpüğü gibi defolup gideceksiniz!
CemaatleriBitirme Projesi
AkpEliyle CemaatlerBitiriliyor
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
Sıradaki Hedefler ve Tevhid Davasının Bedeli
Bugün gelinen noktada projenin hızlandırıldığı görülmektedir. Derin devletin aktif sözcüleri artık yeni isimlerden de bahsetmeye başlamıştır: Menzil, İsmailağa, Nur cemaatleri, Hayalhanem. Henüz yılanın kendisine dokunmadığı cemaatler ve hocalar, bu operasyonların nedenini yanlış teşhis ederek kendilerinin dokunulmaz olduğunu düşünmemelidir.
Bu piton yılanı, eninde sonunda onları da yutmaya çalışacaktır.
Bugün bazı cemaatler, özellikle Furkan Hareketi’ne bakarak “Biz onların yaptığını yapmazsak baskı görmeyiz” düşüncesine kapılmaktadır.
Elbette Furkan Hareketi’ne yapılan operasyonun önemli sebeplerinden birinin, Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin gerçekleştirilen zulümlere ve haksızlıklara karşı net bir duruş ortaya koyması olduğu açıktır. Ancak bu kıyımın başka önemli sebepleri de bulunmaktadır. Furkan Hareketi tevhidi anlatan bir cemaattir.
Tevhidin, yani “Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği olmalı” mesajının, mevcut anlayışı rahatsız ettiği görülmektedir.
Bütün bunların yanı sıra bugün gelinen noktada, bir topluluğun yalnızca İslam’ı hatırlatması dahi o topluluğun yok edilmesi için gerekçe hâline gelebilmektedir.
CemaatleriBitirme Projesi
AkpEliyle CemaatlerBitiriliyor
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
AKP Eliyle Yürütülen Tasfiye ve Muhalif Ruhun Yok Edilmesi
Cemaatleri bitirme projesi artık gizli saklı yürütülen bir proje olmaktan çıkmış, açık biçimde dillendirilen ve uygulanan bir sürece dönüşmüştür. Ancak bu sürecin AKP eliyle yürütülmesi nedeniyle, toplumun önemli bir bölümünde yaşananlar adeta bir susturma mekanizması altında sessizce karşılanmaktadır.
Bugün proje içerisinde yer alan aktörler, geçmişte olduğu gibi yaptıklarını gizlemek yerine, kimi zaman tehditkâr ve açık ifadelerle ne yapılacağını ortaya koymaktadır.
“Cemaatlerin kökünü kazıyacağız”, “Yargı siyasetin köpeğidir” ve son operasyonlar sırasında dile getirilen, “Hükümet mali suçlarla mücadele ediyormuş gibi bir formül ifade ediyor olabilir, ama biz ne yaptıklarını biliyoruz, Ortaçağ ilişkilerini temizliyorlar” şeklindeki ifadeler, meselenin yalnızca belirli cemaatlerle sınırlı olmadığını; bunun dine ve dindarlara yönelik daha geniş bir tasfiye anlayışı olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirmektedir.
Yapılmak istenenler açık biçimde ortaya konulurken, AKP’nin oluşturduğu siyasi atmosferin bir “susturucu” işlevi gördüğü ve bu nedenle yaşananlara karşı toplumun ciddi bir tepki ortaya koyamadığı görülmektedir. Bunun yanında siyasi otoritenin zaman zaman “Meydan CHP’ye mi kalsın, CHP gelirse daha kötü olur” şeklindeki korkutmalarla toplumun mevcut uygulamaları sineye çekmesini sağladığı yönündeki eleştiriler de bulunmaktadır.
Bu projenin yalnızca derin devlet unsurları tarafından yürütülmediği, hükümet tarafından da kanıksandığı ve benimsendiği yönündeki kanaati güçlendiren gelişmeler bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın Alparslan Kuytul Hoca’yı hedef alan, “Senin de suyun ısındı, daha akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek” şeklindeki paylaşımı ve bunun ardından gelen tutuklama, bu açıdan dikkat çekici bir gelişmedir.
Yine operasyon sabahı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yaptığı paylaşımda kendisini adeta savcı ve hâkim yerine koyarak, 40 yıldır bu ülkenin insanlarına dinini anlatmaya çalışan ve suç oranlarının azalmasına yönelik faaliyetlerde bulunan bir cemaati “toplumun huzurunu bozan” bir suç örgütü gibi göstermeye çalışması da bu sürecin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Birkaç gün önce konuşan Bilal Erdoğan’ın —herhangi bir resmî vasfı bulunmasa da belirli bir düşünceyi temsil etmesi bakımından önem taşıyan— “Hocaefendiler sosyal medya fenomeni olmuş, bunlara hocaefendi falan dememek lazım, bunlar dini anlatmıyorlar, sadece tartışıyorlar, bunları ademe, yani yokluğa mahkûm etmek lazım” şeklindeki açıklaması da yaşanan süreci ortaya koyan açıklamalardan biridir.
Cemaatlere yönelik yürütülen bu büyük projenin temel hedeflerinden birinin, cemaatlerin muhalif ruhunu ortadan kaldırarak onları dönüştürmek olduğu açıktır. Muhalif olmayan her cemaatin zamanla sistemin koltuk değneğine dönüşmesi kaçınılmazdır. Yıkılmaya mahkûm olan her beşerî sistemin de kendisini ayakta tutabilmek için bu tür koltuk değneklerine ihtiyaç duyacağı unutulmamalıdır.
CemaatleriBitirme Projesi
AkpEliyle CemaatlerBitiriliyor
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
Adnan Oktar Algısı ve Yargının Hukuki Kılıfı
Genelde cemaatlerle, özelde ise Furkan Hareketi’yle uğraşıldığını kamufle etme çabasının Adnan Oktar örneğinde de görüldüğü yönünde ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.
Böyle bir yapının cemaat olmadığı; kamuoyunun gözleri önünde yayınlanan gayri İslami ve ahlaksız programlarla uzun yıllar boyunca açıkça görülmesine rağmen bu programlara yıllarca göz yumulmuştur.
Yaşanan seküler hayat tarzı, programların içeriği ve kadınların kılık kıyafeti üzerinden ortaya çıkan tablo ortadaydı. Nereden elde edildiği belli olmayan şatafatlı ve lüks hayat tarzları da kamuoyunun gözleri önündeydi. Buna rağmen bütün bunlara yıllarca göz yumuldu.
Bu hususlarda uyarıda bulunanların uyarıları dikkate alınmadığı gibi, kendisini uyaranları mahkemeye veren Oktar’ın tazminat kazandığı örnekler de yaşandı.
O hâlde sorulması gereken önemli bir soru vardır: Oktar, Alparslan Kuytul Hoca’ya açtığı davadan nasıl tazminat kazandı? İşte cemaatleri sisteme boyun eğdirerek dönüştürme projesinin yürütüldüğü yönündeki değerlendirmeler tam da bu noktada önem kazanmaktadır.
Bugün operasyon yapılan gruplar sayılırken, dini bir yapı veya cemaat olmadığı açık olan Adnan Oktar grubu, Furkan Hareketi ve diğer bazı cemaatlerle birlikte zikredilmektedir.
Adnan Oktar grubunun bu şekilde anılması, cemaatleri bitirme projesinin önemli bir susturucusu, perdesi ve kamuflajı olarak kullanılmaya çalışıldığı yönündeki eleştirileri beraberinde getirmektedir.
Halkın nefretle baktığı bir yapı ortadan kaldırılıyormuş gibi bir görüntü oluşturulurken, aynı zamanda İslam’ı yaşamaya çalışan, İslam medeniyeti için mücadele eden ve toplumun teveccühünü kazanan bir hareketin boyun eğdirilmeye çalışıldığı ileri sürülmektedir.
Yine Adalet Bakanı Akın Gürlek’in gerek sosyal medya paylaşımlarında gerek katıldığı televizyon programlarında gerekse adli yıl açılışında yaptığı açıklamalarda defalarca “Biz dini gruplara, milli oluşumlara karşı değiliz, dini gruplar hedefte değil” şeklindeki sözleri, toplumun dindar kesiminin, bir kısmı AKP tabanını da oluşturan insanların yaşanan süreç karşısındaki tepkisini yatıştırma çabası olarak değerlendirilmektedir.
Ancak bu iddiaya, en azından Furkan Hareketi açısından son derece net sorularla cevap verilmesi gerekmektedir:
- Eğer hedef İslami faaliyetler değilse, 2014’ten bu yana neden yüzlerce konferans iptal edilmiştir?
- Neden İslam’ın anlatıldığı onlarca vakıf ve derneğe kayyum atanmış veya bu derneklerin bir kısmı kapatılmıştır?
- Kur’an okunan bir ev dahi neden mühürlenmiştir?
- İslami hassasiyete sahip talebelerin birlikte kaldığı öğrenci evleri neden mühürlenmiştir?
Bütün bu sorular ve bunların dışında İslami gruplara yönelik baskıların bulunduğunu gösteren yüzlerce gerçek olay ve durum, Bakan’ın “dini gruplar hedefte değil” şeklindeki sözleriyle ciddi bir çelişki oluşturmaktadır.
Bununla beraber Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, bu operasyonlara hukuki meşruiyet kazandırmak amacıyla şahıs odaklı bir suç örgütü görüntüsü oluşturmaya çalıştığı yönündeki değerlendirmeler de göz ardı edilmemelidir.
Toplum tarafından “Furkan Hareketi” olarak tanınan güzide bir hareketin “Kuytulcular” şeklinde isimlendirilmesi de bu çabanın açık göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
CemaatleriBitirme Projesi
AkpEliyle CemaatlerBitiriliyor
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
Kimse konuşmasın diye gergin bir ortam meydana getiriyorlar. Bu arada tüm cemaatleri bitirmeye çalışıyorlar. Cemaatler susmamalı yoksa bitecekler!
CemaatleriBitirme Projesi
AkpEliyle CemaatlerBitiriliyor
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
İstediğiniz kumpası hazırlayın!
Benim ne olduğum ortadadır, cemaatimizin de durumu ortadadır. Hepimizin alnı ak! Size teslim olacak da değiliz!
Allah devletten üstündür. Arkamızda Allah olduktan sonra karşımızda kimlerin olduğunun önemi yoktur.
CemaatleriBitirme Projesi
AkpEliyle CemaatlerBitiriliyor
DinDüşmanı KomiteIşBaşında