Davamızın Harun’u Mehmet Yavuz kardeşimin vefatının üzerinden 7 yıl geçti.
Allah'ın kendisine bahşettiği her türlü kabiliyeti, Rabbini razı etmek için seferber eden samimi Müslüman,
Hasta yatağında dahi davasını ve dava arkadaşlarını düşünen sadık dost,
Ya��adığı süre boyunca hakkı ve hakikati eğmeden, bükmeden lisan-ı beliğ ile dile getiren güzel insan...
İnandığın gibi yaşadın; bedel ödedin, geri adım atmadın.
Musibetlere ve hastalığın sancılarına sabır gösterdin.
Mehmet Yavuz kardeşim!
Bizi hüzün içerisinde bırakıp Rabbine kavuşmanın üzerinden 7 yıl geçmiş olsa da sana olan özlemimiz ve muhabbettimiz eskisi gibi.
Allah'ın rahmetiyle rızıklanasın, ruhun şâd, mekanın cennet olsun inşallah.
Şu iki gündür yaşadığımız AHBAP ve Haluk Levent meselesi, umarım sol/seküler çevrelere suçun şahsiliği ilkesinin ne kadar hayati olduğunu göstermiştir.
Ağzından bir kez Allah lafzı duydukları birinin bile en ufak menfi bir davranışını genelleştirerek bir inanca ve bütün Müslümanlara mal etme gafletinden vazgeçerler inşallah.
Sosyal medyada tersi yönde yapılan paylaşımları da bu bağlamda kıymetli buluyorum. Başlarına gelen bu genellemeci tavrı, bir başkasına yaptıklarında ne kadar rahatsız edici olduğunu bu vesileyle anlarlar umarım.
Son söz; ülkedeki yolsuzlukların, ahlaksızlıkların, kötülüklerin bir ideolojisi, siyasi partisi yoktur. Her düşünceden insanlar içerisinde, Cemil Meriç'in deyimiyle, namuslular ve namussuzlar vardır. Namussuzun aidiyetine bakmaksızın yaptığı kötülüğü hep birlikte mahkum ettiğimizde, birbirimizin hukukuna riayet ettiğimiz adil bir toplum inşa edebiliriz.
Epstein dosyası...
"Bu belgeler ortaya çıktıkça, sözüm ona insani değerlerin savunucusu olan hayvandan daha aşağı mahlûkların neler yaptığını ve ne için yaptıklarını biraz daha öğrenmiş oluyoruz."
Zekeriya Yapıcıoğlu | Genel Başkanımız
Batman Petrolspor’umuzun kıymetli taraftarlarına yönelik gerçekleştirilen saldırı haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.
Bu tür provokatif ve kabul edilemez olaylar, sporun birleştirici ruhuna ve kardeşlik iklimine zarar vermektedir.
Olayın hemen ardından Adana milletvekilleri ve ilgili makamlarla iletişime geçerek gerekli tüm tedbirlerin alınması, taraftarlarımızın güvenliğinin sağlanması ve sürecin yakından takip edilmesi hususunda girişimlerde bulunduk.
Ayrıca, Adana İl Başkanımız da bizzat sahada taraftarlarımızla yakından ilgilenmekte, süreci anbean takip ederek her türlü destek ve ihtiyaçları için yanlarında bulunmaktadır.
Taraftarlarımızın sağ salim memleketimize dönmelerini bekliyor, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Batman Petrolspor camiamızın ve taraftarlarımızın her zaman yanındayız. Spor, dostluk ve kardeşliktir; bu anlayışı zedeleyen hiçbir girişime müsaade edilmemelidir.
Kürt sanatçılar, SDG’nin İsrail aşığı “hocalarına” karşı Kürtçe marşlarla tepki gösterdi:
“Kürtlerin evlatlarını Hristiyan ve ezildiler için öldürttüler,
Sapık hocalar, onlara yoldaş oldu,
Haram şeyleri helal kıldılar,
İslamımıza iftira attılar.”
Bugünkü halk buluşmamızda en güzel sürpriz başkanımızın torunlarından geldi. 🌸
Ellerinde çiçeklerle yaptıkları bu anlamlı ziyaret, nesiller arası bağların, sevginin ve vefanın en güzel haliydi.
Bu güzel an için minik yüreklere teşekkürler. 🥰
Parti Sözcümüz Serkan Ramanlı:
Süreç yavaş işliyor. Bu yavaşlığın ortadan kalkması gerekir. Süreç uzadıkça sürecin olumsuz sonuçlanma ihtimali oluşuyor.
Kimin ne adım atması gerekiyorsa o adımları atsın. Korkmadan, inanarak bu adımları atsın. Hükümet de PKK de bunu yapmalı.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş ile telefonda görüştü.
Genel Başkanımız, ailenin acısını paylaştığını ifade ederek dava sürecinin takipçisi olacağını belirtti.
Bugünkü yazım:
Kadınsız İslam’dan İslamsız Kadına!
https://t.co/vmijEvp3w8
Kadınsız bir insanlık düşünülebilir mi? Öyleyse kadınsız bir Müslüman dünya mümkün mü? Kadın varsa varlığına alamet nedir? Biyolojik varlık ile bütünsel gerçek varlık bir kabul edilebilir mi?
İslam’ın insan haklarıyla da ilişkili olarak toplumsal yaşama getirdiği en mühim düzenlemelerden biri, kadın, genç ve azatlı kölelerin toplumsal yaşamın salt yaşayanları değil, yönlendirici unsurları olabilmeleridir. “Medenî” yani Medine’ye göre şekillenmiş bir Müslüman toplumda ne erkek ne kadın, kadının yönlendirici unsurlar arasında yer almasından gocunur.
İslam’la kültürü sentezlemiş bir Müslüman toplumda ise durum böyle değildir. Kültür, bir yenilikle karşılaştığında önce onunla çatışır, ardından uzlaşır ve nihayetinde onu dönüştürüp onunla sentezlenir. İslam’la kültür arasındaki ilişki de bu şekilde gerçekleşmiştir.
“Medenî” yeniliklerin/hakların; kültür ve insanlığı arzularınca dönüştürmek istedikçe ona sığınan köksüz ilerici yapılar karşısında ayakta kalmasının esas koşulu, yeniliğin taraflarının bir an için bile gaflete düşmeden onu korumalarıdır.
Müslüman kadın, oldukça erken dönemde İslam’ın kendisine verdiği hakları koruyamaz durumu sürüklenmiştir. Kültürle sentezlenmiş bir İslam içinde pek dindar görünenler, kadına biyolojik olarak yaşam hakkı veriyorlar diye neredeyse ona minnet etmişlerdir. Kadının sosyal yaşama yön vermesi bir yana sosyal yaşam içindeki yeri iyice daraltılmış, kadın bütün hayatını minimum bir alanda geçirmek durumunda kalmıştır. Orada dahi bütün olumsuzluklardan sorumlu tutulmuştur. Müslüman kadın, Asr-ı Saadet’in aksine zaman içinde sosyalliğini kaybetmiş ve Müslüman kadın, sosyal alanın dışına itilince İslam sosyal alanda kadınsız kalmıştır.
Bir insan unsurunu insanın tabiatına aykırı olarak baskı altına aldığınızda ya işlevlerini yerine getiremeyeceği kadar siner ya da isyan eder. Nitekim geleneksel toplumsal yapıda sinen Müslüman kadın, modern dünyada isyan etme noktasına gelmiştir.
Bu hâl içinde Müslümanlar bugün, kadınsız bir İslam’dan İslamsız bir kadın çağına geçiş tehdidi ile yüz yüze kalmışlardır. Bugün bu tehditten korunmanın yegâne yolu Asr-ı Saadet'i ihya etmektir.
Kültürel dindarlık derinleştikçe görünürde Asr-ı Saadet’le yakınlaşırken özde ondan uzaklaşmıştır. Çözüm, kültürel dindarlıktan “Medenî” İslam’a yönelmektir.
📖✨ Umre Ödüllü Siyer Yarışmamız Başlıyor! 🌙
Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak, Sevgili Peygamberimizi (sav) tanımak, O’nun hayatını okumak ve yaşamak i��in “Onu Oku, Onu Yaşa” temalı Siyer Yarışmamızı başlatıyoruz!
🕋 Bu yarışma, sadece bilgiyle değil; imanla, sevgiyle ve örnek bir hayatla buluşma fırsatıdır.
📅 Son Başvuru: 16 Ocak 2026
📅 Yarışma Tarihi: 8 Şubat 2026
🕐 Saat: 11.00
📚 Siyer oku, hayatına rehber et!
🌐 Detaylı bilgi ve kayıt için: https://t.co/4zxQiRzMep
#SiyerYarışması #OnuOkuOnuYaşa #UmreÖdüllüYarışma
Rojin kızını okutmak için sırtında taş taşıyan bu babanın, helal rızıkla beslediği kızına kimin eli uzanmış, ölümünde kimin parmağı varsa en ağır bir şekilde cezalandırılmalıdır.
Hepimizin yüreğini dağlayan #RojinKabayiş’in ölüm sebebi aydınlatılmalı.
Hamas daha ilk gün bir anlaşma olmadan rehineleri kurtarılamayacağını söylemişti.
israil,
ABD'nin ve tüm Batı'nın askeri, istihbari ve teknolojik desteğine rağmen askeri müdahaleyle rehineleri kurtaramadı.
Ancak Hamas onaylayınca rehineler serbest kalabildi.
israil kaybetti.