Dün adaya indikten sonra 5 günlük uykusuzluk ve yorgunluktan dolayı bitkin düştük. Bu sebeple dün orada yaşadıklarımızı paylaşamadık.
İsias otel enkazının önünden her gün defalarca geçmek, çocuklarımızın katillerinin konuşmalarına katlanmak inanılmaz zordu.
Mahkeme süreci gerçekten bizi yordu. Enkazda birlikte çalışıp çocuklarımızı çıkardığımız, oradaki her şeyi beraber yaşadığımız arkadaşlarımızı ve rehber ailelerini mahkemede tekrar dinlemek inanılmaz zor geldi. Sanıkların kalantor avukatları bile gözyaşlarını tutamadı çoğu zaman aileleri dinlerken.
Sanıkları ve yalancı tanıklarını dinlemek daha da zor oldu. Bizi kışkırtmaya, sinirlerimizle oynamaya çalıştılar ama herkes kendine hakim olmayı becerdi.
Bütün çabalarını küçük oğlan Efe'yi dışarı çıkartmak üzerine kurmuşlar belli ki, sanırım hala işlerini ve parayı düşünüyorlar! Mahkemede 10 Bin TL maaşı olduğunu iddia edip, duyduğumuz kadarıyla sadece kendi için 3 Milyon TL'ye avukat tutmasına şaşırmadık tabi. Öyle laubali ve pişkin tavırlarla bir ilk ifade verdiler ki, inanın mahkemede olmadıklarına sonradan sevindim, kendimize hakim olamayabilirdik.
Yalancı tanıklar bambaşka bir boyuttaydı, otel çalışanlarının ilk ifadeleri ile mahkemede verdikleri ifadelerin hiçbiri birbirini tutmadı. Belli ki ezberlemişler her şeyi. Kendi avukatları nereye doğru yıkıldı otel deyince "Doğu" diyen ama bizim avukatımız fotoğraf üzerinde göster dediğinde öne doğru yıkıldığını gösterip sanık avukatlarının çıldırmasına sebep olan mı istersiniz, 20 metre genişliği olan otelin içinde 50 metre yürüyerek salına salına çıktığını iddia eden mi!
Bozkurt'ların üst perdeden konuşmaları, laubali ifadeleri, avukatlarımızı terslemeleri ve pişkin tavırları davanın gidişatını fark edince ağlama numarasına döndü son konuşmalarında. Yerseniz tabi!
Tüm ailelerimizin gösterdiği sabra, sinirlerine hakim olmasına, dimdik ayakta durmasına bir kez daha hayran oldum.
Rehber aileleri ile de yüz yüze görüşme tanışma fırsatımız oldu. Onlar için daha da zor olduğunu düşünüyorum bu sürecin, çünkü biz Kıbrıs'ta tüm aileler her gün beraberiz.
Oturup birlikte ağlamak, bağırmak veya konuşmak istersek onlarca kader arkadaşımızla aramızdaki mesafe sadece birkaç dakika. Yaşadıklarımızı defalarca aramızda konuşup, birbirini anlayabilen aileler olarak paylaştık.
Rehber aileleri ise Türkiye'nin farklı yerlerinden oldukları için pek bir araya gelip bunu yapma şansları yok. Ailenizle bile konuşamadığınız bir çok şeyi, kayıp aileleri birbiriyle paylaşabiliyor. Sağ olsun, her biri mahkemede çıkıp konuştuğunda Kıbrıs halkına teşekkür ve minnetlerini belirttiler çocukları bir mezara sahip olduğu için!
Adıyaman halkına bir parantez açmadan bitirmek de ayıp olur, kim olduğumuzu, neden Adıyaman'da olduğumuzu öğrenen herkes mahcup bir şekilde bizi ağırlamaya, elinden geleni yapmaya çalıştı.
Taksicisi ücretsiz götürmek istedi, restoran sahibi para almak istemedi, polise bir adres sorup nasıl gidebileceğimizi sorduğumuzda gideceğimiz yerin yakın olmadığını ve kendi arabasının anahtarını uzatıp onunla gitmemizi teklif etti.
Bu arada mahkemede defalarca "Adıyaman'da çok sevilen saygın bir iş adamı" olduğunu iddia eden Bozkurt'u sevene hiç rastlamadık ama sövene çok tanık olduk. Hala kendi acılarını sarmaya çalışan, gördüğümüz, tanıdığımız Adıyaman halkına sonsuz teşekkürler.
Özellikle Adıyaman'da yanımızda olan arkadaşlarımıza, davayı sürükleyen tüm avukatlarımıza, KKTC Başbakanı, Bakanları ve her partiden vekillerine, her anımızı haberleştirip ülkeye bilgi veren basın emekçilerine ve kalbi bizimle olan, sosyal medyadan, televizyonlardan davayı takip edip destekleyen herkese kucak dolusu sevgiler.
İsias ortak davamız, daha yeni başladık ve sonuna kadar buradayız!
#isiasortakdavamız
1. İtiraflar kendisini çekemeyenler tarafından atılıyormuş. Kendisi önemli ve tanınan biriymiş. Evet, Kıbrıs adasından sana iftira atmaya geldik(!)
2. Enkaz başına gitmedin. Para kasası nerede diye sordun, “sağ kalan oldu mu?” diye sordun. Can kaybı olup olmadığını sormadın.
3. Anne babalar günlerce elleriyle enkazı kazarken, çocuklarının sesini duymak için çığlık atarken, ağlarken bu sesleri duymayacaklar, soğuktan donacaklar ve sen bileceksin onlar bilmeyecek öyle mi? Hem hırsız, hem katil, hem de yalancısınız. Sadece sen değil Ahmet! Hepiniz #isiashesapverecek #isiasolasıkast #isiasortadavamız
4. Kaçmıyormuş, kendisi teslim olmuş. Telefonun tespit kayıtlarına bakılırsa o arada tüm Türkiye’yi gezmişsin! Nasıl kaçmıyordun acaba?
Eğer eliniz pis olmasa, vicdanın rahat olsa bunların hepsini yapamazdınız!
#isiashesapverecek #isiasortakdavamız #isiasolasıkast
Utanmasanız bizi suçlu çıkaracaksınız, niye lanet yer İsias'ta konakladınız diye. Yeter, zaten 6 Şubat'ta öldük, yaşamıyoruz, sadece nefes alıyoruz, o da canlarımıza olan adalet borcumuz için. Kıyamet kopacak, bu adalet sağlanacak #isiasortakdavamız
Bugün de bu video ile öldüm...
Dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey der ya Nazım Hikmet...
Ben artık sadece sana sarılıp bir daha uyanmamak üzere yanında uyumak istiyorum!
Ama önce hesabımız, önce davamız var... #isiasortakdavamız
Hala; sen en çok kimi seven?
-En çok seni severim papatyam.
Peki başka kimi seven?
-Tabii ki seni halam.
Halaaa! Benden başka en çok kimi seven?
-Seni halam. En çok seni, bir tek seni...
Dünyamı aydınlatan tek varlığımı öldürdünüz, dünyanızı karartana kadar #isiasortakdavamız
Masum meleklerin umudu, adaletin ışığıyla parlar. Şampiyon melekler için adaletin sağlanması, geleceğe dair umutlarımızı güçlendirir.
Adalet olmadan geçen 262 kara gün. Bu nöbet, adalet sağlanana kadar devam edecek.
#isiasadaletnöbeti#isiasortakdavamız
Küçücüktün kuzum, spor aşkıyla yanıp tutuşurdun. O yaştaki bir çocuğu salona götürmek mümkün değilken, sen gitmek için yalvarırdın.Türkiyenin pis düzeninin kurbanı oldun.Öleceğimi bilsem bu davadan vazgeçmem.Ödeyecekler bu bedeli #isiasortakdavamız
burda olsan hayatım nasıl olurdu, hayatlarımız nasıl olurdu diye düşünmeden bir günüm geçmiyor. keşke demekten, sanki bu olaylar olmamış gibi hayal kurmaktan çok yoruldum. neden diye sorgulamaktan çok yoruldum özgürüm.
#isiasortakdavamız#özgüriçme
Bu hayatı en uç noktalarda yaşayıp, binbir emekle büyüttüm oğlumu. Can parçamı, saygılı,başarılı,azimli,merhametli oğlumu.
Siz #isias katilleri paranın gücüne tapan mahluklar,
Aldınız benim ilk göz ağrımı.
Siz de nefessiz kalıp sürüneceksiniz.
#isiasortakdavamız#özgüriçme
Bebeğim, Selin'im.. #selinkarakaya
Seni seviyorum annem... Çok özledim bebeğim..
Katiller hesap verecek, adalet yerini bulacak annem.
Susma!
Unutma!
Affetme!
#isiasortakdavamız
Öyle bir hasret ki bu; her bir nefes alışım ruhuma, aklıma düsman,
Öyle bir his ki bu; evimdeyken bile gurbetteyim...
#isiasortakdavamız#hayalgençalioğlu
Annen bugün de Ankara'da adınıza ağaç dikti babacığım, yine Hayal ve Serin'le yan yanaymışsınız. Dünyanın kaç yerinde toprağa dikilip yeniden ve yenidem doğacaksınız bilmiyorum ama ben onları karanlığa gömmeden ölmeyeceğim söz veriyorum ❤️
#isiasortakdavamız