Deniz Göktaş tahliye olana değin, her gün inatla sormamız gereken soru:
Sevim Tanürek'i kim öldürdü? Bu işten nasıl kurtuldu?
#SevimTanürek
*Elbette tahliye edildikten sonra da sormaya devam etmeliyiz.
Natoya karşı sokak hayvanlarını savunuyoruz.
7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak Nato Zirvesi öncesi sokaklarda yaşayan hayvan dostlarımızın toplatılmasına yönelik Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından genelge yayınlandı.
Zirve öncesi tutuklama saldırıları ile başlayan süteç hayvan dostlarımızı hedef haline getirdi, tüm saldırılar karşısında dostlarımızın yanındayız.
İsmail Arı'dan 5 Haziran'da görülecek duruşmasına çağrı
“Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın”
https://t.co/7DiOX1WS7z
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük örgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
“Üç beş ağaç” değil; doğa, adalet ve özgürlük meselesi: Gezi Direnişi 13 yaşında.
Biber gazıyla, copla, şiddetle yenemedikleri Gezi ruhu; meydanlarda süren adalet mücadelesinde, özgürlük ve emek kavgasında yaşıyor.
Gezi’de ölümsüzleşenleri saygıyla anıyor, Can Atalay ve tüm Gezi tutsaklarına özgürlük istiyoruz.
Karanlık gidecek, Gezi kalacak!
Ayhan Şengüler adlı pedofil hala serbest,tecavüz edip evlendirildiği karısı ve tecavüz ettiği çocuğu toprak altında.Kuran vakfı kurucusuymuş. Ey savcılar,niçin bir soru bile sormuyorsunuz?Kim koruyor? Kim o emri veriyor?Niye?
Mutlak butlanı da iktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi de siyaseten tanımayacağız. Kararlılık büyürse karanlık dağılacak, içinizi ferah tutun. Memleketimiz için direneceğiz!
📍Bırakın şimdi butlan, şutlan, Kılıçdaroğlu’nu. Sabahattin Önkibar’ın bu konuşması neden yeterince gündem olmadı? Halbuki yeri göğü inletmesi gerekirdi. Dikkatle dinleyin:
“— Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
— İddianame İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
— Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
— Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim!
— Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
— Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi!
— Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
— Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
— Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
— AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
— Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
— Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
— Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar!”
İBB DAVASI TEMELİNDEN ÇÖKMÜŞTÜR!
Bir sabah uyanacaksınız Belgrad Ormanları imara açılmış ve binlerce ağaç kesiliyor olacak, tıpkı Kuzey Ormanları'nda olduğu gibi.
Başka bir sabah, Kanal İstanbul talanında yok edilen Sazlıdere Göleti gibi Çekmece göllerinin çevreleride imara açılmış olacak.
Kadıköy Rıhtım'a, dolgu alanına inşaat yapmanın cinayet olduğu biline biline caminin temeli atılmış olacak.
Parklar, deprem toplanma alanları, İstanbul'u çevreleyen ormanlar, eski askeri bölgeler yok edilerkende uyuyordunuz.
Uyuyun, uyanınca beton kemirirken selamlaşırız.
7527 sayılı yasayla sokak köpeklerinin toplanmasına yönelik düzenleme kabul edildikten beri 149.785 köpek öldü!
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verdiği resmi bilgilere göre:
Toplanan köpek sayısı: 452.587
Barınaklarda bulunan köpek sayısı: 244.000
Sahiplendirilen köpek sayısı: 58.802
Buna göre 149.785 can öldü!
Yani her 3 hayvandan 1’i öldü!
BU KATLİAMDIR! #TürkiyedeHayvanKatliamıVar