Ekrem İmamoğlu, bugün görülen diploma davasında:
• "NATO Ankara'da yarın toplanacak. Savunmam işte böyle bir güne denk geldi.
• Ben 15,5 milyon ay almış bir Cumhurbaşkanı adayıyım. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki orada?
• 'Bak rakibimi hapse attım, ona 20 tane dava açtım' mı diyecek? Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri mi diyecek?"
Deniz Göktaş, Kılıçdaroğlu tarafının yalanladığı “CHP’yi salın” cümlesini söylediğini açıkladı.
• “Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim.
• Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim.
• Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti." (Fatih Altaylı)
1-Bakın Deniz Göktaş’ı nasıl tutukladılar. Deniz gösterisinde oruç tutmayan ve oruç tutan canlı bombalar ile ilgili bir espri yapıyor. Aşağıda çözümlemesi olan esprinin hiçbir yerinde oruç tutanların canlı bomba olamaya daha müsait olduğuna dair bir ibare yok. Ama sulh ceza hakimi hiçbir dayanağı olmadan karara şöyle yazıyor: …oruç ibadetini gerçekleştiren kişilerin canlı bomba olmaya daha müsait olduğunu…’ işte muhakeme yeteneğinden tamamen yoksun böyle keyfi ve yanlış yorumla Deniz Göktaş’ı hapse attılar.
Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında bugün yurtdışından dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.
Gösteride yer alan içeriklerle ilgili CİMER’e aynı konuda 185 başvuru yapıldığı ve bu başvuruların değerlendirilmesi sonucunda, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesindeki “halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama” suçlamasıyla soruşturma açıldığı belirtildi.
İfade özgürlüğü, sadece herkesin alkışladığı sözler için değil, tartışma yaratan sözler için de vardır.
185 şikayet nedir arkadaş !
Yurt dışında olmasına ve hakkındaki soruşturmayı bilmesine rağmen geldi.
Türkiye'de yeni statlara 2 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı. Açılışlar yapıldı ancak ülkede futbol ilerlemedi.
Çünkü betona yatırım yapanlar, o statlarda oynayacak gençleri keşfedecek ekiplere ve antrenörlere yatırım yapmadılar.
Şu an Türkiye'de futbolu yönetenlerin sadece %7'si futbolun içinden geliyor.
2026 Dünya Kupası'na giden takımın %35'i de Avrupa'da yetişen futbolculardan oluşuyor.
Futbolcuyu bırakın, 30 yıldır iç savaşta olan Somali'den bir hakem Dünya Kupası'na seçilirken, yüz milyonlarca dolar yatırım yapılan Türkiye'den bu kalitede bir tane hakem çıkmadı.
Türkiye'deki futbol sorunu, ülkedeki diğer sorunlar gibi kronik.
Kulüp başkanları da kendileri zenginleşirken, yönettikleri kulüpler birer birer battı ve biri bile hesap vermedi.
Slaven Bilić'in dediği gibi: "Türkiye'de temel problem şu: Bilgili olanların yetkisi yok, yetkisi olanların da bilgisi yok."
META’daki usulsüzlükleri ifşa ettiğim için hakkımda iftira atmak için hesap arayışına düşmüşler.
200 bin TL karşılığında iftira atmaya çalışacaklar.
Beni seven insanlar mesajlarına kadar hepsini gönderdi.
Aynısını yasadışı bahis haberlerinde yapmışlardı. Sadece burdan bile ne kadar pislik döndüğü anlaşılıyor.
Hesabı kapatılan kişiler de bana yaptığım haberleri sildirtmeye çalışıyor. Nasıl bir tehdit alıyorlar bilmiyorum ancak Eren Sağır ve Derya Matras isimli şahıslar haklarında çıkan yüzlerce usulsüzlük iddialarına hala bir cevap vermedi.
Türkiye’de basit bir görevdekine istifa et deyince Adalet Bakanına kadar şikayet ediyorlar.
Maalesef bambaşka dünyalardayız. İstifa et diyen vatan haini oluyor.
Suudi Arabistan’la yapılan 5.000 MW’lık enerji anlaşmasının oylanması sırasında kürsüye 79 pusula gönderildi. İsim yoklamasında ise salonda sadece 4 AK Parti milletvekilinin bulunduğu görüldü.
İlk oylamada katılım 165’te kaldı, ikinci oylamada da toplantı yeter sayısı sağlanamadı. Sözleşme oylaması geçersiz sayıldı, Genel Kurul kapandı.
Milletin Meclisi’nde cevap bekleyen soru açık:
79 pusulayı kim verdi, kim sahte imza attı,milletvekilleri neredeydi?
Sadece gazetecilik yaptığı için hayatından 75 gün çaldıkları yetmemiş, İsmail Arı’nın basın kartını da iptal etmişler. İletişim Başkanlığı mahkeme mi? Bu nasıl rezalet. 👇
Pre-orders for Grand Theft Auto VI will officially begin on June 25 on digital storefronts and at other select retailers.
Check out the official cover art, also available as downloadable artwork at https://t.co/XPwC8URCQ4
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
@gurseltekin34 Bak Gürsel Tekin. Sana hırsız diyen çaycılıktan bu mal varlığı nasıl oldu diyen ben değilim. Bana değil onlara anlat. Ben senin mal varlığını gündeme getiren değilim. Anladım mı.
Kıbrıs’ta yasadışı bahis reklamı yapıp aynı isimle otel açan şahıslar sponsorluk teklif etti.
Böyle bir teklifi nasıl edebiliyorlar diye gülerken Türkiye’de zaten canlı yayın yapan gazetecilere bu reklamı verdiklerini gördüm.
Bazı insanlarda utanma olmalı, para için her şeyi yapmayın. Aynı insanlar bir de yasadışı bahis haberlerini konuşuyor. Bu utanmazlıktır.
BÖLÜM: 2 - Türkiye'deki vatandaşlar vize randevusu bile bulamazken karaborsacı vize şirketlerinin "GARANTİLİ VİZE SATIŞI" yaptığını ilk kez ifşa ediyorum.
Vize çetesinin konuşmalarına ulaştım ve hepsini inceledim. Vize randevularını botlarla kapatan şahısların aynı zamanda da 15.000 euro karşılığında 3-5 aylık vize satışı yaptıklarını gördüm.
İstedikleri ülkeden vize alacaklarına o kadar eminler ki %100 vize alamazsak paranızı iade ederiz şeklinde sözleşme bile yapmışlar.
Siz, Avrupa'ya; eğitim, ödül veya özel etkinlik için randevu bile bulamazken bu şahıslar garip ilişkilerle bu işleri yürtmüş.
Bunları ihbar edenler bu şahısların bu sistemle sadece birkaç ayda MİLYONLARCA DOLAR para kazandığı söylediler.
Tüm ihbarları araştırdım ve inceledim. Kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bu verilerin hepsini de gerekli makamlara ilettim.
Bu yaptığım çalışmalar bu vize çetelerinin şikayetleri nedeniyle kaldırıldığı için bu haberi paylaşırsanız çok faydalı olur. Güveniniz ve gönderdiğiniz ihbarlar için teşekkür ederim.