Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii
"Evrenin ahenginden ilhamla... Kubbesinde kâinatın dönüşünü, taşında manevi derinliği saklayan bir eser."
📍İlahiyat Fakültesi-Marmara Üniversitesi, Altunizade, Mahir İz Cd. ��sküdar
Bu kervan Allah'ın kervanıdır. Bu kervanın koyunu olarak, bezmi elestten beri Mustafamızı(sav) beklemişiz. Tüm kainat bunun için yaratılmış. Bu anlamı gözünde küçültme.
Bu sürü içinde kalmayı nimet olarak yetersiz sanan, bu sürüye çoban olmak isteyen aldanır. Yol da sürü de kervan da koyunlar da Allah'ındır kardeş. Onun sürüsünü almaya kimsenin gücü yetmez.
Arkanda gördüklerin yolun aynı olduğu için arkanda yürüyen müslümanlar. Senin arkanda değiller, davete icabet ettiler hakikat istiyorlar. Yolda olduğun için onların senin peşinden geldiklerini sanıyor ve ardını kalabalık vehmediyorsun.
Kervanda bir kaç iş sana nasip olsa da kervanı senin sansan ve nefsine hizmet edecek bir başka yola zıplasan, o koyunların ''koyun gibi'' peşinden gelmediğini anlarsın.
İnsan çok aldanır. Kendi kudretine bir anlam atfeder. Gurur da mağrur olmak da aldanmaktan gelir. Beşer dediğinin kudreti nedir ? Kervanın anlamına muvafık düşen söz, amel ve fikirlerin dışında senin ne ehemmiyetin ve gücün olabilir ?
Mağrur olup nefsine aldanan gayrını da aldatmaya çalışır. Şahsına insanları davet eder. Allah'ın kervanından eşkiya gibi koyun çalmaya kast eder. Yine de zaten sürüye layık olmayandan gayrısını peşinden sürükleyemez.
Allah hak etmeyen kimsenin aldatılmasına da aldatmasına da müsaade etmez. Herkes layığını bulur.
Senin ya da benim için en büyük itibar Allah'ın kervanında yolu tamamlamaktır.
Bu kervan bezmi elestte düzüldü kardeş. Kaç zaman Mustafasını bekledi. İçindeki koyunlar da bir beşerin değil, Allah'ın sürüsüdür.
Şeytan seni gelecek kaygısıyla korkutmaya çalıştığında onu Allah'a güvenerek sustur. Ve kendine şunu söyle: "Geçmişte bana ikram eden, gelecekte de bana ikram edecektir."
Kendi derdimize yanarken asıl sızıyı unuttuk. Bir penguen günlerce konuşuldu da; Gazze’de ailesine su taşımak için yalın ayak kilometrelerce yürüyen o çocuk, bir penguen kadar yer bulamadı vicdanlarda!
Allah soracak ve biz susacağız. En çok da bu canımı yakıyor.
Hayatımın başından sonuna kadar tecrübeyle gördüğüm şey şudur: İnsan, herhangi bir işte Allah’tan başkasına güvendiğinde, bu durum bela, imtihan, sıkıntı ve musibete sebep oluyor. Eğer kul yalnızca Allah’a dayanır ve yaratılmışlardan hiçbirine yönelmezse, istediği şey en güzel şekilde gerçekleşiyor. Bu tecrübeyi ömrümün başından, şu an elli yedi yaşıma geldiğim şu zamana kadar sürekli olarak yaşadım. Artık kalbim şu konuda kesin kanaate vardı: İnsan için Allah’ın fazlından ve ihsanından başka bir şeye dayanmakta hiçbir fayda yoktur.
-Fahreddin Razi