Sadece akademi sınavıyla atama yapmak yeni #yenimaarif modeline terstir. @Yusuf__Tekin Urfa da çoğu okul boş olduğundan baraj puanı 60 oldu. Böylelikle 60 ve 100 aynı oldu. İşte sizin adaletiniz özeti bu @tcbestepe@tcmeb
Arkadaşımın ekys puanı 61.25 ek1 puanı 24.5 benim puanım 77.5 ek1 puanım 60 bunlar nasıl eşit olur sayın bakanim @Yusuf__Tekin
61.25+24.5=77.5+60 adalete dayanan eğitim sistemi böyle atama yaparsa adalet ne yapar sizi
Arkadaşımın ekys puanı 61.25 ek1 puanı 24.5 benim puanım 77.5 ek1 puanım 60 bunlar nasıl eşit olur sayın bakanim @Yusuf__Tekin
61.25+24.5=77.5+60 adalete dayanan eğitim sistemi böyle atama yaparsa adalet ne yapar sizi
@Yusuf__Tekin@tcbestepe@mebpgm@_aliyalcin_
Ekys' yok saymak ÖSYM'ye guvenmemektir. Tecrübeyi yok saymak
Köklerden Geleceğe olan sloganimiza ters düşmez mi? Ek1 ve ek2 neden yok
@Yusuf__Tekin@tcbestepe@mebpgm@_aliyalcin_
Ekys' yok saymak ÖSYM'ye guvenmemektir. Tecrübeyi yok saymak
Köklerden Geleceğe olan sloganimiza ters düşmez mi? Ek1 ve ek2 neden yok
@Yusuf__Tekin@tcbestepe@_aliyalcin_ 1:milli eğitim bakanlığı politikaların en büyük saha uygulayicilarini olan okul idarecilerini adaletsiz bir şekilde onların atamasını yaparsa yeni maarif modeline göre gelişmiş olmaz mi?.
Ekys puanı ve tecrübe yok sayilarak atama olur mu.
@Yusuf__Tekin@tcbestepe@_aliyalcin_ 1:milli eğitim bakanlığı politikaların en büyük saha uygulayicilarini olan okul idarecilerini adaletsiz bir şekilde onların atamasını yaparsa yeni maarif modeline göre gelişmiş olmaz mi?.
Ekys puanı ve tecrübe yok sayilarak atama olur mu.
Rahmi Koç’un bir Kürt kadın üzerinden sarf ettiği çirkin ifadeler; insan onurunu inciten, kadınları aşağılayan, toplumsal barışı zedeleyen ve ayrımcı anlayışları normalleştiren bir zihniyetin yansımasıdır.
Ülkemizin her ferdi; kimliği, kökeni, cinsiyeti ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Hiç kimsenin milletimizin herhangi bir kesimini aşağılamaya, ötekileştirmeye veya alay konusu yapmaya hakkı yoktur.
Zamanında devletin sağladığı ekonomik ve ticari zeminde palazlanarak küresel ölçekte güç kazanan büyük sermaye çevrelerinin millete tepeden bakan, vatandaşları kökeni ve kimliği üzerinden küçümseyen bir dil kullanması kabul edilemez. Milletimiz; emeğiyle, alın teriyle bu ülkeyi büyütmüş, hiçbir ayrıcalıklı zümrenin kendisini aşağılamasına sessiz kalmamıştır.
Servet, makam ve nüfuz insana üstünlük değil sorumluluk yükler. Bazı insanlar servetlerini miras alabilir; ancak karakter, görgü ahlak ve insanlara saygı mirasla edinilmez. Toplumun herhangi bir kesimini küçümseyerek yapılan sözde mizah; nezaketle, ahlakla ve vicdanla bağdaşmadığı gibi, sahip olunan imkânların insana gerçek bir erdem kazandırmadığını da gösterir. Gerçek asalet ve büyüklük; servette, unvanda veya soyadında değil, insana gösterilen hürmette saklıdır.
Nefret diline, ayrımcılığa ve toplumu kutuplaştıran söylemlere karşı gerekli hukuki sürecin işletilmesi önemlidir. Bu nedenle soruşturma başlatılması yönündeki talimatı dolayısıyla Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e teşekkür ediyor, hukukun karşısında herkesin eşit olduğu ilkesinin tavizsiz şekilde korunmasını temenni ediyorum.
#RahmiKoçÖzürDile
@Akingurlek_
Dili, dini, ırkı ne olursa olsun; bir kadını bedenini hedef alarak aşağılamak ve bunu mizah adı altında normalleştirmek kabul edilemez.
Saygı ve insan onuru herkes için vazgeçilmezdir.
📍 Teşekkürler Şanlıurfa...
*BİNLERLE BAŞLAYAN YÜRÜYÜŞÜMÜZ ONBİNLERİ AŞTI...*
Eğitim Bir-Sen Şanlıurfa 1 Nolu Şube olarak 2026 yılında üye sayımızı 11.053’e ulaştırmanın gururunu yaşıyoruz.
Son 4 yılda gerçekleştirdiğimiz üyelik artışı; yönetim kurulumuzun, icra kurulumuzun, kadınlar komisyonumuzun, Genç Memur-Sen teşkilatımızın ve 13 ilçedeki yol arkadaşlarımızın samimiyetinin, fedakârlığının ve dava şuurunun en güçlü göstergesidir.
13 ilçenin tamamında yetkili sendika olmak, masa başında değil; okul okul, kurum kurum verilen emeğin, sahadaki alın terinin ve gönül bağının sonucudur.
Bugün eğitim iş kolundaki 56 sendikanın toplamından daha fazla üyeye ulaşmış olmamız ve en yakın sendikaya 5 kat fark atmış olmamız; teşkilatımızın güven veren duruşunun, birlik ruhunun ve özverili mücadelesinin açık bir göstergesidir.
Bu büyük aileye emek veren, gece gündüz demeden çalışan tüm teşkilat mensuplarımıza ve üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Dün olduğu gibi bugün de aynı inanç, aynı heyecan ve aynı dava bilinciyle yürümeye; eğitim çalışanlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz.
Birlikte yürüdük, birlikte büyüdük, birlikte güçlendik…
Bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.
@_aliyalcin_@ebs1sanliurfa@memursenurfa
#Sanliurfa
***DİVAN TOPLANTISI***
📍Urfa,
Üye kampanyamızda defalarca ilk sırada olan veya ilk beşe giren ve dün akşam önce şube divanı, devamında da muhteşem bir ödül töreni gerçekleştiren şubemizi, Şube Başkanımız @ibrahimcoskun63 ve tüm ekibini kutluyorum.
@EgitimBirSen
🔻TEBRİKLER ŞANLIURFA...
Bu ayda Şanlıurfa Eğitim-Bir-Sen Teşkilatımız Nisan ayında 611 üye ile şubeler arasında yine yeniden zirvedeyiz!
Birlik,emek ve kararlılıkla elde edilen bu başarı hepimizin,tüm teşkilatımızın....
Emeği geçen tüm yol arkadaşlarımıza teşekkürler,nice başarılara!
@_aliyalcin_@ebs1sanliurfa
Biz var oldukça, bu ülkenin çocukları da, okulları da asla sahipsiz kalmayacaktır.
Okullarımızda yaşanan şiddet hadiseleri hepimizin yüreğinde derin yaralar açtı.
Herkesin çıkarması gereken dersler var. Devlet yöneticileri, bizler, veliler, öğretmenler, çocuklarımız…
Hepimiz bir ders çıkarmalıyız.
İnanıyoruz ki bundan sonra okul, güvenlik ve rehberlik konusu asla önceki gibi değerlendirilmeyecektir.
Kaybettiğimiz meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin yasını tutmak, okul içi ve okul dışı tehlikeleri önlemek için dikkatleri toplamak, kısacası işimizi yapabilmek için iş bıraktık.
Tepkimizi ortaya koyduk ve bir daha böyle acıların yaşanmaması için güçlü bir çağrıda bulunduk.
Bugün ise bu sorumluluğun bilinciyle tüm okullarda olduğu gibi Ankara Etimesgut Ufuk Arslan Anadolu Lisesi’nde ders açılışına katılarak, “Bayraklarla Okullarımızdayız” irademizi sahaya taşıdık.
Biz biliyoruz ki; okul sadece bir bina değil, milletin geleceğinin filizlendiği, umudun ve istikbalin yeşerdiği en kıymetli mekandır.
Bu doğrultuda çocuklarımızı, eğitim çalışanlarımızı ve okullarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, birlik ve dayanışma içinde yarınlarımızı korumaya devam edeceğiz.
Karanlık niyetlerle korku üretmek isteyenlere karşı duracak, şehitlerimizi dualarla anarken aynı zamanda eğitimi, okullarımızı, öğretmenlerimizi, çocuklarımızı koruyacağız.
#ÖğretmenBayraktır
“Toplumsal olarak çocukları yalnızlaştırdığımız bir noktaya geldik. Hata karşısında yaptırımın, başarı karşısında takdirin sınırlandığı bu sistemde, öğretmenlerin yaşadığı zorlukları göz ardı etmemek gerekir.”
#EgitimdeŞiddeteHayır
Bu çocuğu yetiştiremeyen, evladına sahip çıkamayan çevre mi suçlu, Bakan Yusuf Tekin mi?
Tabağınızda kıl çıksa sorumlusu Erdoğan, bakanlar ve AK Parti seçmenleri..
Haddinizi bilin Haddinizi..!
#YusufTekininyanındayız
#YusufTekinadamdır#YusufTekinAdamdır
Vali @hasansildak başkanlığında Kaymakamların katılımıyla okullarda eğitim süreçlerini etkileyen olumsuzlukların önlenmesine yönelik konuların görüşüldüğü toplantı gerçekleştirildi.
Vali Şıldak, il genelindeki bütün okullarda arttırılan güvenlik tedbirlerinin etkili şekilde uygulanmasını, eğitim ortamlarının en uygun koşullara sahip olması için çalışma yapılmasını istedi.
@TC_icisleri@tcmeb
BİLİYOR (MU)SUN BU İŞİ TÜİK
2025 yılı mart ayında akaryakıt fiyatları;
Benzinde yüzde 2,5
Motorinde ise yüzde 1,85 düşmüştü.
Tüm maliyetleri doğrudan etkileyen akaryakıt fiyatlarında o günlerde yaşanan düşüşe rağmen TÜİK, 2025 yılındaki mart ayı enflasyonunun 2,46 olarak gerçekleştiğini açıklamıştı.
2026 yılı mart ayında ise akaryakıt fiyatları;
Benzinde yüzde 7,5
Motorinde yüzde 14 arttı.
İğneden ipliğe tüm fiyatlara akaryakıt ücretlerindeki artışın yansımasına rağmen TÜİK bugün 2026 yılı mart ayı enflasyonunu yüzde 1,94 olarak tespit ettiğini açıkladı.
Çarşı pazar fiyatlarını görmezden gelip enflasyon oranını kağıt üzerinde düşürmek kafayı kuma gömmektir.
TÜİK, kafasını kumdan çıkarmalıdır.
Enflasyon altında ezilen eğitim ve bilim çalışanları ile emeklileri görülmeli ve maaşları yapılacak seyyanen zamlarla iyileştirilmelidir.
HAKEM’İN ZAMMI ERİDİ, MEMUR ve EMEKLİ SEYYANEN ZAM BEKLİYOR..
Mart ayı enflasyonunun %1,94 olarak açıklanmasıyla birlikte Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı olan %11 artış oranının neredeyse tamamı enflasyon karşısında tükenmiştir. Geride bıraktığımız 2 yıl boyunca da Hakemin hatalı iradesi ve kararıyla kamu görevlilerimize yapılan maaş/ücret artışları 2 ya da 3 ay içerisinde erimiş ve enflasyona yenilmişti.
Burada öncelikli hata ve bilinçli kusur Maliye Bakanlığı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nundur. Enflasyonu düşürme mücadelesinin özellikle emeğin alın terinden ve kamu görevlilerimizin cebinden yapılması nedeniyle mevcut tablonun sorumlusu bellidir.
Diğer taraftan, bölgemizde yaşanan, bitmeyen ve artarak devam eden savaşın etkileri de özellikle akaryakıt tarafında ciddi riskler ve beklenmedik artışlar meydana getirmektedir. Küresel belirsizliklerin arttığı ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde ulaştırma maliyetlerinde yaşanan artış, iğneden ipliğe bütün ürünlerin fiyatlarına yansımaktadır.
Bu çerçevede, TÜİK piyasada yaşanan dalgalanmayı görmeli, enflasyon gerçekliği tartışmalarına zemin hazırlamamalıdır.
📍Beklentimiz;
▪️Hakem’in hatasının görülmesi, memur ve emeklisine Temmuz ayı beklenmeden acilen seyyanen zam yapılmasıdır.
HAKEM’İN ZAMMI ERİDİ, MEMUR ve EMEKLİ SEYYANEN ZAM BEKLİYOR
Mart ayı enflasyonunun %1,94 olarak açıklanmasıyla birlikte Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı olan %11 artış oranının neredeyse tamamı enflasyon karşısında tükenmiştir. Geride bıraktığımız 2 yıl boyunca da Hakemin hatalı iradesi ve kararıyla kamu görevlilerimize yapılan maaş/ücret artışları 2 ya da 3 ay içerisinde erimiş ve enflasyona yenilmişti.
Önümüzdeki 3 ay boyunca; açıklanan enflasyon rakamları üzerinden kamu görevlilerimizin alım gücü reel olarak erimeye devam edecek. Açıklanan enflasyon oranlarıyla bireylerin/hane halkının genel tüketimini kapsayan zorunlu harcama sepeti enflasyonu arasındaki büyük farklılık unutulmamalıdır.
Kamu görevlilerimizin kaybı; tutmayan enflasyon hedefi, adil olmayan maaş/ücret artışı ve reel alım gücü kaybı olarak birden fazla başlıkta görülmelidir.
Burada öncelikli hata ve bilinçli kusur Maliye Bakanlığı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nundur. Enflasyonu düşürme mücadelesinin özellikle emeğin alın terinden ve kamu görevlilerimizin cebinden yapılması nedeniyle mevcut tablonun sorumlusu bellidir.
Diğer taraftan, bölgemizde yaşanan, bitmeyen ve artarak devam eden savaşın etkileri de özellikle akaryakıt tarafında ciddi riskler ve beklenmedik artışlar meydana getirmektedir. Küresel belirsizliklerin arttığı ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde ulaştırma maliyetlerinde yaşanan artış, iğneden ipliğe bütün ürünlerin fiyatlarına yansımaktadır.
Bu çerçevede, TÜİK piyasada yaşanan dalgalanmayı görmeli, enflasyon gerçekliği tartışmalarına zemin hazırlamamalıdır.
Beklentimiz;
▪️Hakem’in hatasının görülmesi, memur ve emeklisine Temmuz ayı beklenmeden acilen seyyanen zam yapılmasıdır.