MEZİTLİ’DE MAAŞ PROMOSYONU PAZARLIK DEĞİL, HAK MESELESİDİR!
Mezitli’de yürütülen maaş promosyonu sürecinde bankaların sunduğu rakamlar, ne piyasa gerçekleriyle ne de çalışanlarımızın emeğiyle bağdaşmaktadır.
Bugün bankalar milyarlarca liralık kâr açıklarken, sıra kamu çalışanının hakkını vermeye geldiğinde “bütçe yetersiz” bahanesine sığınmaları kabul edilemez.
Maaş promosyonu bir lütuf değil, çalışanların maaşlarının bankalar tarafından değerlendirilmesi karşılığında doğan meşru hakkıdır. Bu hakkın piyasa şartlarının çok altında rakamlarla geçiştirilmeye çalışılması, eğitim çalışanlarının emeğini yok saymaktır.
Mezitli’deki eğitim çalışanları, günün ekonomik koşullarına uygun, adil ve hakkaniyetli bir promosyon beklentisi içerisindedir. Masaya getirilen tekliflerin bu beklentiyi karşılamadığı açıktır.
Biz sadaka değil, hakkımızı istiyoruz.
Bankaları, piyasa gerçeklerine uygun, çalışanların emeğine yakışır ve kamu vicdanını tatmin edecek bir teklif sunmaya davet ediyoruz.
Aksi takdirde, eğitim çalışanlarının iradesini yok sayan hiçbir teklif tarafımızdan kabul edilmeyecektir.
Emeğin değeri pazarlık konusu yapılamaz. Hakkımız olanı alana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
REKOR ÜYE SAYISI İLE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SENDİKASIYIZ
Eğitim ve bilim çalışanlarının haklarını koruyup ve geliştirme, yasaklarla mücadele ve özgürlük alanlarını genişletme mücadelemiz, 2026 yılında da eğitim çalışanlarının dalga dalga büyüyen teveccühüne mazhar olmuş, mayıs ayındaki üye tespit tutanaklarının ortaya çıkardığı netice ile sendikacılığın zirvesindeki yerini pekiştirmiştir.
Geçen yıl 428 bin 618 olan toplam üye sayımız, açıklanan mutabakat sonuçlarına göre 16 bin eğitim ve bilim çalışanının katılımıyla 444 bin 454’e yükselmiştir. Eğitim ve bilim çalışanları, genel yetkili sendika ünvanını üst üste 16. kez Eğitim-Bir-Sen’e vermiştir.
Eğitim-Bir-Sen’in üye sayısı, Türkiye’de bir sendikanın ulaştığı en yüksek üye sayısıdır.
Bu başarıda emek var, alın ve akıl teri var, dualar var.
Bu başarıda 444 bin 454 üyemizin desteği var.
Eğitim Bir Sen’i tarihi zirveye ulaştıran üyelerimize “444 bin 454” kez teşekkür ederiz.
Hep birlikte daha güçlüyüz.
Hep birlikte Bugünün ve Yarınların Sendikasıyız.
Hep birlikte Kalıcı İş ve Eylemlerin peşindeyiz.
444 bin 454 üyemiz adına taşıdığımız sorumluluğun bilinciyle hareket edecek, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmek, yeni kazanımlar elde etmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm gücümüzle çalışacağız.
Haberimizi okumak için: https://t.co/qJ8if09zac
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
Millî Eğitim Bakanlığı, Yönetici Eğitimini Yüz Yüze Yapma Israrından Vazgeçmelidir
Bakanlık yetkilileriyle daha önce gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, eğitim programının uzaktan eğitim yöntemiyle yapılmasına yönelik haklı ve gerçekçi talebimizi iletmemize rağmen, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından programın hâlâ yüz yüze yapılmak istenmesi anlaşılır değildir.
Okullarda dönem sonu ve yıl sonu sınavlarının gerçekleştirileceği, ders yılına ilişkin iş ve işlemlerin yoğunlaştığı, ayrıca YKS ve LGS süreçlerinin yaklaştığı bir dönemde; yönetici yetiştirme programının bir aya yayılarak hafta sonlarında yüz yüze yapılması, hem yönetici adaylarını yıpratacak hem de eğitim-öğretim süreçlerini olumsuz etkileyecektir. Eğitim kurumlarında iş yükünün en yoğun olduğu bir dönemde böyle bir uygulamada ısrar edilmesi doğru değildir.
Yönetmeliğin yayımlanmasının üzerinden yaklaşık üç ay geçmiş olmasına rağmen, programın son bir aya sıkıştırılarak yüz yüze eğitim şeklinde planlanması da ciddi bir planlama sorunudur. Bu yaklaşım, sahada görev yapan eğitimciler açısından mağduriyetlere ve verim kaybına yol açacaktır.
Eğitimlerin gerçekleştirildiği merkezlere 200 kilometreyi aşan mesafelerden ulaşım sağlamak zorunda kalan yönetici adayları açısından süreç; zaman, maliyet ve fiziksel yorgunluk bakımından ciddi zorluklar oluşturmaktadır.
Millî Eğitim Akademisi, yönetici yetiştirme programının yüz yüze yapılması konusundaki ısrarından vazgeçmelidir. Eğitim programları; uzaktan eğitim yöntemiyle, daha kısa süreli, daha verimli ve amaca uygun bir içerikle gerçekleştirilmelidir.
Yıllardır eğitim camiası içerisinde görev yapan, teorik ve pratik anlamda önemli birikim ve tecrübe edinmiş kurum yöneticilerinin, adeta yıldırma niteliği taşıyan bir uygulamaya tabi tutulması doğru değildir. Bu yaklaşım, eğitim çalışanlarının motivasyonunu düşürmekte, süreci verimsiz hâle getirmekte ve eğitim yönetimine katkı sunacak nitelikli insan kaynağını olumsuz etkilemektedir. Yapılan bu uygulama iptal edilmeli ivedi bir şekilde uzaktan eğitime dönülmelidir
Özgürlük ve Sumud Filosu, karadan ve denizden Gazze’ye yolculuğunu sürdürüyor.
Marmaris’ten Akdeniz’e açılan 54 tekne, ablukayı kırıp insani yardım ulaştırmak hedefiyle Gazze’ye doğru ilerliyor.
Özgürlük ve Sumud Filosu’nu ve tüm yolcularını selamlıyoruz.
Şube Başkanlarımız İbrahim Bahşi, Resul Can, Fatih Taşpınar ve Ertuğrul Yıldız da kara konvoyuna katılmak üzere Libya’ya ulaştılar.
Yolunuz açık durağınız Gazze olsun.
İsrail’in Gazze’ye yönelik insanlık dışı ablukasını kırmak, mazlumların sesi olmak ve vicdanın nefesini Gazze’ye ulaştırmak için denizden de karadan da yürüyüşümüzü büyütmeye devam ediyoruz.
Karadan; Moritanya, Fas, Cezayir ve Tunus üzerinden yola çıkan uluslararası vicdan konvoyu Libya’ya ulaştı. Ülkemizden katılımcıların ve teşkilat mensuplarımızın da yer aldığı konvoy, burada birleşerek Refah Sınır Kapısı’na doğru ilerleyişini sürdürüyor. Her adım, kuşatma altındaki bir halk için umut; her kilometre, insanlık adına yükselen bir çağrı oluyor.
Denizden ise Marmaris’ten hareket edecek SUMUD filosu, Gazze’ye ulaşmak ve ablukayı parçalamak için Akdeniz’e açılacak. Çünkü biliyoruz ki sessizlik zulmü büyütür, dayanışma ise direnişe can verir.
Tam 35 farklı ülkeden gelen vicdan sahibi katılımcılarla omuz omuzayız. İnançlarımız, dillerimiz farklı olsa da insanlık vicdanının birleştiği Gazze’ye olan hassasiyette, “Sumud”un yani direnişin ve metanetin ruhu da bir… Kararlılığımız yüksek, inancımız tam.
Mersin İl Başkanımız Ertuğrul Yıldız, Elâzığ İl Başkanımız İbrahim Bahşi, Aydın İl Başkanımız Fatih Taşpınar ve Eğitim-Bir-Sen Çanakkale Şube Başkanımız Resul Can da kara konvoyuna katılmak üzere Libya’dalar. Dualarımız, yüreklerimiz ve umudumuz onlarla…
Kararlıyız…
Gazze yalnız değildir.
Denizden de karadan da menzil Gazze…
#Gazze
Bugün 09.05.2026 Cuma…
Dün, Mitiga International Airport’na(Mitiga havaalanı) indikten sonra, Zawiya şehrinde bulunan izci kampına ulaştık. Şu an, Tripoli’ye yaklaşık 45 km uzaklıktaki bu kampta konaklıyoruz.
İnşallah burada 3-4 gün sürecek eğitim ve hazırlık sürecinin ardından karayoluyla Mısır üzerinden Rafah Border Crossing’na(Refah Sınır Kapısı) doğru yola çıkacağız. Yaklaşık 2500 kilometrelik bu uzun ve kutlu yolculukta; dünyanın dört bir yanından, 35 farklı ülkeden gelen yaklaşık 1500 vicdan sahibi aktivist aynı hedef için omuz omuza olacak.
Konvoyumuzda;
50 kamyon gıda malzemesi,
20 kamyon taşınabilir yaşam evi
ve 10 ambulans bulunuyor.
Bizler sadece bir yardım konvoyunun değil; vicdanın, merhametin ve insanlığın taşıyıcıları olarak yola çıkıyoruz…
Dualarımız; bombalar altında yaşam mücadelesi veren çocuklar, evsiz kalan aileler, annesiz ve babasız büyümek zorunda bırakılan mazlumlar için…
Kafilede Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen İl Başkanlarımız var.
Elazığ’dan İbrahim BAHŞİ Başkanım,
Çanakkale’den Resul CAN Başkanım,
Aydından Fatih TAŞPINAR Başkanım.
Rabbim çıkmış olduğumuz bu yolu hayırlara vesile kılsın.
Kafiledeki arkadaşlarımızın ayağına taş değdirmesin, niyetimizi halis, menzilimizi selamet eylesin.
Gazze için…
İnsanlık için…
Vicdan susmasın diye yoldayız…
KARARLIYIZ…
DENİZDEN DE KARADAN DA MENZİL GAZZE…
K*til sürüsünün 20 yıla aşkın süredir uyguladığı insanlık dışı Gazze ablukasını kırmak için;
Denizden;
Akdeniz’in en batısından, İspanya’dan bir ay önce yola çıkan terör devleti İsrail’in uluslarası sularda haydutça ve hukuksuzca müdahale ettiği, Sumud Filosu kararlılıkla yoluna devam ediyor.
Karadan ise;
Kuzey Afrika’yı baştan başa aşarak Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze’ye ulaşacak kara konvoyuna teşkilatımızdan @ertgrlyldz63, @fatihefe09, @BahsiIbrahim ve @resulcan17 katılmak üzere Libya’ya ulaştı.
Menziliniz Gazze…
Yolunuz açık olsun.
TALEBİMİZ KARŞILIK BULDU: SÖZLEŞMELİ KADIN PERSONELİN ANALIK İZNİ SÜRESİ 24 HAFTAYA ÇIKARILDI
Eğitim-Bir-Sen olarak, kadın kamu görevlileri için 24 haftaya çıkarılan analık izin hakkının sözleşmeli statüde görev yapan kadın personeli de kapsaması amacıyla Cumhurbaşkanlığı’na yaptığımız resmi başvuru sonrası ilgili mevzuatta gerekli düzenleme yapıldı.
1 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve doğum izni süresini 16 haftadan 24 haftaya çıkartan düzenlemede sözleşmeli personelin kapsam dışında bırakılması üzerine, Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulunarak söz konusu düzenlemenin sözleşmeli memurları da kapsaması talebimizi iletmiştik.
Müracaatımız sonrası ilgili mevzuatta düzenleme yapıldı ve sözleşmeli kadın kamu görevlilerinin de analık izinlerini 24 hafta kullanabilmelerine imkan sağlandı.
Düzenlemenin kadın çalışanlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyoruz.
Aileyi güçlendirecek taleplerimizin tamamının hayata geçmesi için mücadeleye devam edeceğiz.
Selamunaleyküm kıymetli dostlar;
Tarihin omuzlarımıza yüklediği bir sorumlulukla, kalbimizde büyük bir vefa borcuyla yola çıkıyoruz. Gazze’deki haksız ablukayı kırmak ve oradaki kardeşlerimizin sesi olmak için Global Sumud Filosu’na katılıyorum.
Bu yolculuk benim için sadece bir yardım konvoyu değil, aynı zamanda tarihi bir kucaklaşmadır. Unutmamalıyız ki; biz bugün Gazze için yola çıkarken, aslında bir asır önce bizim için yola çıkanların izini sürüyoruz. Çanakkale’de, istiklalimiz uğruna canlarını feda eden ve bugün Gelibolu Yarımadasındaki şehitliklerde yan yana yattığımız Gazzeli kahramanların mirasını taşıyoruz. Onlar dedelerimizle omuz omuza çarpışırken nasıl tereddüt etmedilerse, biz de bugün onların torunlarını yalnız bırakmıyoruz.
Libya’dan başlayıp Mısır Refah Sınır Kapısı’na kadar uzanacak olan bu konvoy; 1915’teki o sarsılmaz kardeşlik bağının günümüzdeki yansımasıdır. Gazze halkının yalnız olmadığını, "Çanakkale Ruhu"nun hâlâ diri olduğunu tüm dünyaya haykırmak için orada olacağız.
"Bizim için can verenlerin torunlarına, can olmaya gidiyoruz."
Dualarınızın ve desteğinizin bizlerle olduğunu biliyorum. Yol boyunca gelişmeleri ve bölgedeki durumu sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Zulme karşı sessiz kalmayan, kardeşlik köprülerini yeniden inşa eden tüm gönül dostlarımıza selam olsun.
Nehirden Denize Özgür Filistin...
T E Ş E K K Ü R L E R
2026 / Nisan | 407 Yeni Üye
Eğitim-Bir-Sen Mersin 1.Nolu Şube olarak, Yeni Üye kaydetme noktasında Türkiye de en fazla yeni üye kaydeden ikinci şube olmayı başardık.
Sendikamıza üye olarak bir elin ataleti yerine iki elin bereketini seçen, örgütlü gücümüze güç katan 407 yeni üyemize “hoş geldiniz” diyor, büyük bir özveriyle sahada ter akıtan teşkilatlarımızla gurur duyuyorum.
Allah üyelerimizi var, teşkilatımızı bahtiyar, memleketimizi payidar etsin. Emek, ömür ve gönül verenlere şube yönetim kurulum adına teşekkür ediyorum.
Gücümüz birlikteliğimizdendir. Keramet sende bende değil, BİZ’dedir…
#GücümüzÖrgütlülüğümüzle
SUMUD’A SELAM DİRENİŞE DEVAM
Mersin Filistin’e Destek Platformu olarak Muğdat Camisinden tüm dünyaya seslendik: “İnsanlığın vicdanını temsil eden sayısı sınırlı, cesareti sınırsız aktivistler Yeni Sumud filosundaki aktivistlerimizle 2 hafta önce Barcelona’dan yola çıktı, ablukayı kırmak için o filoda bizleri temsilen bulunuyorlar.
Filo, Girit açıklarında uluslararası sularda, korsan İsrail devleti tarafından alıkonuldu. Gemileri açıkta bırakarak batmasını istediler. Mersinden, Sumud Filosu'nda yer alan, ülkeleri farklı, inançları farklı, dilleri farklı ama yürekleri, vicdanları aynı olan bütün kahramanları selamlıyoruz Birimizi alsalar biz bin olarak yine geleceğiz şiarıyla haksızlığa, haydutluğa, zulme sessiz kalmayacağız. Ve her platformda sesimizi yükseltmeye, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
Gazze’deki tek umut, dünyanın onları unutmadığını bilmektir. Sumud Filosu bunun için yola çıktı.” Denizden Sumud filosu, karadan umut filosoyla Gazzeyi ve gazzeli kardeşlerimizi unutmadığımızı tüm dünyaya gösterdik, göstermeyende devam edeceğiz inşallah…
Eğitim-Bir-Sen olarak toplu sözleşme masasında, saha araştırmalarımızda ve düzenlediğimiz sempozyumlar ile çalıştaylarda ısrarla dile getirdiğimiz taleplerimiz, TBMM’de kısmen yasalaştı.
Bu kapsamda annelerin doğum izni 24 haftaya çıkarılmış, babalık izni ise kamu-özel ayrımı olmaksızın 10 gün olarak eşitlenmiştir.
Bu adımları kıymetli buluyoruz. Ancak güçlü bir aile yapısının tesisi için ücretli doğum izninin 60 haftaya, babalık izninin ise 30 güne çıkarılmasına yönelik tekliflerimizin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Yenişehir İlçe Sağlık Müdürümüz Dr. Mustafa Vurgun ağabeyimizi, Dr. Mustafa Erim ağabeyim ve İş İnsanı kıymetli dostum Ramazan Kaçar ile birlikte ziyaret ederek verimli bir istişare gerçekleştirdik.
Nazik ev sahipliği ve samimi misafirperverliği için kendisine gönülden teşekkür ediyoruz
Okullarımızı ziyaret ettik…
Öğrencilerimize bayrak, öğretmenlerimize gül takdim ettik.
Hangi sendikaya üye olduğumuzun hiçbir öneminin olmadığını, asıl olanın aynı çatı altında bir aile olmak olduğunu hep birlikte bir kez daha gördük.
Öğretmen arkadaşlarımızla kimi zaman hüzünlendik, kimi zaman sevindik, kimi zaman derin bir üzüntüyü paylaştık…
Bir olduk, birlik olduk…
Hep birlikte Türkiye olduk.
Vefat eden öğretmen ve öğrencilerimize bir kez daha Rabbimden rahmet diliyorum.
Rabbim bizleri bir daha böyle ağır imtihanlarla karşı karşıya bırakmasın…
İSTİŞARE TOPLANTIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK
Eğitim-Bir-Sen Merkez İlçeler, Tarsus, Erdemli ve Silifke ilçe başkanlarımız ve kıymetli yönetimleriyle gerçekleştirdiğimiz istişare toplantımızda; yalnızca bugüne kadar yapılan çalışmaları değil, aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızı, hedeflerimizi ve yol haritamızı da derinlemesine ele aldık.
Son dönemde yaşanan bazı olumsuzlukları, milletimizin ve eğitim camiamızın değerleri doğrultusunda hep birlikte olumluya çevirmek; gençlerimiz başta olmak üzere tüm eğitim paydaşlarımıza daha güçlü bir gelecek sunmak en temel sorumluluğumuzdur. Bu noktada inancımız da irademiz de tamdır.
Bu vesileyle toplantımıza katılım sağlayan tüm ilçe başkanlarımıza ve yönetimlerimize teşekkür ediyor; birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde aynı inanç ve kararlılıkla üye sayımızı arttırmaya, şehrimize Rengimizi be kokumuzu verme noktasında çalışmalar yaparak yolumuza devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Saldırganın kimliği ve kişiliğinden bazı sendikalar neden rahatsız ki? Tahtaları mora boyamak isteyenlerin hedeflerine uygun biri saldırgan.
“Çocuğunuza kızım-oğlum diyemezsiniz o ileride kendi cinsiyetini kendi seçecek” diyen, sitelerinde “kadın, erkek ve diğer” seçenekleri koyan, okullarda tahtaları mora boyamak isteyen, çocuklara toplumsal cinsiyet adı altında LGBT propagandası yapmak isteyen, küresel efendilerinden talimatlı sendika görünümlü yapıların söylemleri ile eylemleri arasındaki tutarsızlık var.
Bu olayda da yine odağı saptırdılar.
Hatimler yapıldı, dualar edildi…
Şehit olan öğretmen ve öğrencilerimiz için düzenlediğimiz gıyabi cenaze namazı ve ardından gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasına katılım sağlayan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum…
Gıyabi cenaze namazımızı kıldırarak bizlere manevi destek veren İlçe Müftümüz Sayın Necati Gündoğdu ve İl müftümüz Mustafa Topal’a ayrıca şükranlarımı sunuyorum.
Rabbim, şehitlerimize rahmet eylesin; mekânları cennet, makamları âli olsun.
🎙️ Öğrencilerimizi, okullarımızı, eğitim çalışanlarını yalnız bırakmayacağız !
Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu önünde ortak basın açıklaması yaptık.
Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan, kötü emellerine alet eden kirli şebekelerin farkındayız. Soruna dikkat çekmek ve işimizi yapabilmek için iş bıraktık.
Kirli mahfiller deşifre olurken müdahaleler de başlamıştır. Velilerimizi çocuklarını sanal tuzaklardan korumaya, yetkilileri ise okul ve güvenlik kavramını yeniden ele almaya davet ediyoruz.
Ülkemize , canımıza kast eden her türlü terörün karşısında çocuklarımızı, okullarımızı, eğitim çalışanlarını yalnız bırakmayacağız.
Pazartesi günü bayrağımızla okullarımızda olacak, dua ile şehitlerimizi anacak, oluşturulmak istenen iklime asla teslim olmayacak, her zaman olduğu gibi kaos peşinde koşan felaket tellallarına ise fırsat vermeyeceğiz.
YASIMIZ BÜYÜK
Dün Şanlıurfa Siverekte bugün Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen ve ne yazık ki bugünkü menfur saldırıda can kayıplarının da yaşandığı silahlı saldırılar, hepimizi derinden sarsan, toplum vicdanında onarılamaz yaralar açan son derece vahim olaylardır. Eğitim yuvalarında yaşanan bu saldırıları nefretle kınıyoruz.
Eğitim kurumlarının; güvenliğin, huzurun ve ilmin merkezi olması gerekirken şiddetin hedefi haline gelmesi endişe verici bir noktaya ulaşmıştır. Okullarımızda öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın can güvenliğini tehdit eden her türlü riskin ortadan kaldırılması artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Eğitim çalışanlarına ve öğrencilere yönelen şiddet olayları münferit bir asayiş sorunu olarak görülmemeli; çok yönlü, kalıcı ve caydırıcı tedbirlerle ele alınmalıdır. Okullar, korkunun değil güvenin hâkim olduğu alanlar olmak zorundadır.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; acılı ailelere, eğitim camiasına ve tüm yakınlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu elim olay, sadece bir okulun değil, tüm toplumun ortak acısıdır.
#EğitimdeŞiddeteSon #Siverek #Onikişubat #OkullarTatilEdilsin
Bu acının tarifi gerçekten zor… Yüreğimiz paramparça.
Hayatlarının daha başında, acımasızca kurşunlanarak aramızdan koparılan bu canlar bizim canlarımız, meslektaşımız, öğrencilerimizdi.
“Evlat acısı kıyamettir” derler…
Dün Şanlıurfa’daydık bugün Kahramanmaraş’ta. O kıyameti yaşayan anne babaların, ailelerin acısını yüreğimizin en derininde hissediyoruz. Bu acıyı tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Sütçü İmam Tıp Fakültesi Hastanesinde yaralılarımızı ziyaret ettik…
Ailelerle görüştük…
Ayser Çalık Ortaokulu’nu ziyaret ederek velilerimize, öğretmenlerimize başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi ilettik.
Bir kez daha hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum.
Rabbim hepimize sabr-ı cemil nasip etsin, bir daha böyle acılar yaşatmasın.
#Şanlıurfa #Kahramanmaraş #EgitimdeŞiddeteHayır