...güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki "en iyiyi bulabilmek", bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek.
İşte "başarmış olmak" budur.
Ralph Waldo Emerson
Her şeyi bir şey için öldürüyoruz. Güveni, sohbeti, merhameti, adaleti, gülümsemeyi, ku��ları, arıları öldürüyoruz. Her yıl 30 bin civarında canlı türü yok oluyor. Öldürdüklerimizin çoğundan haberimiz bile olmuyor.
İnsanlık "Daha büyük felaket nasıl yapılır?" yarışmasında gibi. Kendilerinden zayıf olanları yok etmeyi düşünmek var olmanın yolu bellenmiş. Oysa hayattaki bütün hikâyeler birbirine bağlı. Var edilen, yaratılan her şeyin bir amacı var.
"Öldürelim, kurtulalım" diyenler, sanki evrende hiç var olmayan bir çözümün peşindeler. Oysa öldürüp “kurtulabilen” tek bir insan yaşamadı yeryüzünde. Şimdilerde adı “uyutma” olan öldürme fiili sokak köpekleri için kullanılıyor. Maalesef masum insanlar, çaresiz çocuklar çok zarar gördü başıboş köpeklerden. Acil önlem gerekiyor. Birçok ülkede olduğu gibi köpekleri öldürmeden de insanları korumak mümkün. Ölüm tuğlalarıyla çocuklar için gerçek bir yaşam kuramayız. Çünkü öldüren yaşamaz ve ölümün rengi er geç kendisine, evlatlarına geri döner. Ziya sen sen ol aklınla kalbinin bağını kesme. Her canlının canı var.
İsrail'in Refah'ta yaptığı soykırımı protesto etmek için paylaşılan bu görsel 24 saat içinde sadece Instagram’da 40 Milyon kişi tarafından paylaşıldı.
X’te bu paylaşımları yaptığım için hesabımın erişimi düşürüldü. Paylaşımları en azından beğenirseniz daha fazla insana ulaşır.
Güzel bir çocuk güzel bir soru sormuştu birkaç ay önce. "Ziya Hocam hayattaki en büyük başarınız nedir?" demişti. O anda, hemencecik, duraksamadan "Annemin rızasını kazanmak" demiştim. Ve o çocuk yanındaki koltukta oturan annesine sanki bin yıl sonra kavuşmuş gibi bakmıştı, sanki annesinin içine akmıştı.
Varlığı en çok yokluğunda hissedilenmiş anne. Sesi sesime düğümlü kalanmış. Elimmiş, ayağımmış, kanatlarımın altındaki rüzgarmış.
Ama olsun, öptüğün gözlerimdeki sıcaklığın kaldı. Tenime sinmiş topraksı kokun kaldı. Arabamda asılı iğde dalından yonttuğun nazarlığım kaldı. "Ne kadar büyürsen büyü, benden küçüksün kuzum" deyişin kaldı. Senin azametin, benim kırılganlığım kaldı.
Şimdi anlıyorum ki ölen sen değilmişsin. Şimdi bildim ki akıl yeşerttiğin kalpteymiş nazarım.
#annelergünü
Yağlı boya resim: Ahmet Emin
Sonunda!!!
Uluslararası Adalet Divanı bugün İsrail hakkında istenen geçici tedbir kararını kabul etti ve soykırım iddialarının ispatlandığına hükmetti.
2,5 aydır attığım twitlerde soykırım kelimesini kullandığım için dalga geçen İsrail yanlısı hesaplar!!!
Tüm dünya ağlıyor.
Tüm dünya bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Siz de kınayın İsrail Hükümetini!
İnandığınız Musevilik uğruna kınayın!
Tarihi günlerden geçiyoruz.
Ve bu günler Hitler soykırımı gibi anılacak.
Ve görmek istemeyenler, kulakları bu konuya sağır olanlar bu tarihsel süreçte mağluptur.
İnsanlık önünde mağluptur.
Bu bir savaş değil!
Bir soykırımdır!
Uykusunu almamış çocukların, zaten kalabalık sınıflarda, kendileri gibi uykudan mahrum öğretmenler tarafından eğitildiği bir okulda a) akademik başarı düşer b) psikolojik sorunlar artar, ve c) akran zorbalığı artar.
Dilimizden dökülenler ile gönlümüzden geçenler birbirini tutmadıkça eksiğiz. Gönlümüzden geçenler ile hayatımıza geçenler birbirini tutmadıkça eksiğiz.
Sözün iri olacağına, hayatın diri olsun.
Mutluluğun sırrı nedir?
Harvard Üniversitesinin 1938 yılında Boston’da başlattığı, dünyada bilinen en uzun araştırmanın çok ilginç sonuçları var. Çocukluktan yaşlılığa kadar, 2 bin kişinin hayatı 85 yıl boyunca takip edilmiş. Çocukken başlayıp torun sahibi olana kadar..