Fatma Betül Sayan Kaya, benzerlerini gözden uzaklaştırmak için bir paravan olmasın.
Sn. Cumhurbaşkanımızın tutumu açık ve bu süreç gerçek anlamda kapsamlı bir “arınma”ya vesile olmalı.
Ahlakî olarak yapılması gereken de bu, halkın siyasetten beklentisi de bu.
Sayın Bülent Tezcan,
Başkalarına hesap sormak kolay! Peki, kendi kapınızın önündeki iddialar ne olacak?
Kızınız ve damadınız hakkında Kuşadası Belediyesi soruşturması kapsamında gözaltı kararları var. Kendileri İngiltere’de. Ortada hâlâ cevap bekleyen ciddi sorular duruyor.
Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaların elbette üzerine gidilsin. Gidilecek de! Ama sizin de önce kendi ailenizle ilgili iddialara aynı cesaretle yaklaşmanız gerekmez mi?
Hukuk herkese, hesap verme sorumluluğu herkese!
Başkalarının kapısına dayanırken kendi kapınızın önündeki soruları görmezden gelmek, muhalefet değil, düpedüz çifte standarttır!
Millet artık kimin hangi partiden olduğuna değil, kimin neyin hesabını verdiğine bakıyor!
Fatma Betül Sayan 4 milyon dolar yatırmış, parası 43 milyon dolar olmuş. AK Partili kimse savunmuyor, herkes hesabını versin diyor.
İmamoğlu'nun rüşvet diye aldığı iddia edilen sadece 3 villanın değeri 50 milyon dolar.
Sonuç: Ekrem İmamoğlu muhaliflerin cumhurbaşkanı adayı!
@barisyarkadas Ne kadar tuhaf bir hale geldik Barış Bey Hırsızını kurtarmak için Cumhurbaşkanı adayı yapan bir kitle Ak Partili bir yöneticinin istifasını beğenmiyor.
@barisyarkadas Ak partili seçmenler Fatma Betül sayan kayayı istifa ettirirken
Eski CHP'liler şimdilerde yeni partililer hırsızlara arsızlara yolsuzlara istifa ettirmedi
Aradaki fark bu
@barisyarkadas 2 parti ve 2 davranış.
1.cisi şaibeye bulaşmış bir görevliyi anından görevden alır,
2.cisi şaibeli görevliyi şaibeli görevliyi kurtarmak için Cumhurbaşkanı adayı yapar.
Salona eli bağlı üç kişi getirildi, sanık sırasına oturtuldular.
Mahkeme başkanı Saruhan Mebusu Mustafa Necati, sanıklardan en yaşlısına, ihtiyar köylüye sordu.
-Baba Adın ne?
Dinleyicilerde bir ferahlama görüldü.
Demek bu ihtiyarın suçu ötekilerden daha hafifti. Bu yüzden ilk yargılanıyordu.
İhtiyar ayağa kalktı.
-Hüsnü
-Baba adı ?
-Ramazan
-Nerelisin ?
-İnebolu’nun Çatal bucağından.
-Baba, sen askerden kaçan oğlunu evinde saklamış, bir asker kaçağına yataklık etmişsin!
-Tövbe de Reis bey !
-Ben tövbe dedim, sen ne dersin ?
İhtiyar köylü başkanın üstelemesinden sıkılmıştı. Elini koynuna sokup yıpranmış, buruşuk iki tomar kağıt çıkardı kürsüye doğru salladı:
-Reis Bey, Reis Bey!..
Şu kafa kağıtlarının içini okusan bana dediğinden utanırsın!..
-Neden ?
-Bu kağıtlar Balkan Harbin 'de ve Çanakkale'de şehit düşen oğullarımın nüfus kağıtlarıdır.
İki arslanını millet için şehit veren baba, üçüncü oğlunu bu ölüm dirim savaşında bir kahbe gibi gizlemez Reis Bey!
Salonda çıt yoktu. Mahkeme üyeleri birbirlerinin yüzüne baktılar.
Şaşkındılar. İhtiyar birden yamalı mintanını yırttı. Çıplak, ak kıllı göğsü dışarı fırladı.
-Hele gel Reis Bey, yakın gel de şu kalbura dönmüş göğsüme bak!
Bu gördüğün yaraları Makedonya'da Bulgar çeteleri ile döğüşürken aldım.
Sekiz yıl askerliğim var benim. Kurşun yarasına yara demem.
Şehit arslanlarımın yarasıdır bağrımı delen.
Benim oğlum askerden kaçsa bile ben saklamam. Bunu böyle bil !
Mustafa Necati Bey sıkıntısını gizleyemeyerek sordu:
-Peki baba. Oğlunu en son ne zaman, nerede gördün ?
-En son ilk kar düştüğünde gördüm. Aha şurada, Kastamonu askerlik şubesinin önünde. Ankara'ya selametlerken...
-Sonra hiç haber almadın mı?"
İhtiyar duraladı.
Bu soruyu beklemediği belliydi. Kuşkulu gözlerle dinleyicilerden yana baktı.
Orada birilerinden, birilerinin bir şeyler söylemesinden korkuyordu sanki.
Kararsızdı.
Bir süre sağına soluna baktı.
Sonra tükenmiş bir sesle başkana döndü:
-Diyecem diyecem, emme o itin ipini de ben çekecem!
Başkan gün görmüş geçirmiş bir tavırla sordu:
-Anlat bakalım baba !
-Askerin bazısı Halifecilere kandırılmış, başıbozuk olmuş dediler.
Askerden kaçanları ortalıkta görmüyorduk, emme kulağımıza geliyordu.
Kaçaklar yakalanırım korkusuna evine ocağına gelmezmiş.
Kimi dağa çıkıp eşkiyalık edermiş. Kimi de bir kıyıya siner mektup yazıp evden para istermiş.
Bir ay önce bana da bir mektup geldi. Muhtar getirdi.
Hah dedim, oğlan askerden kaçtı para ister.
Benim okumam yazmam yok.
Utancımdan kimseye okutamadım.
Muhtar her önüne gelene demiş bana mektup geldiğini.
Ele güne bakamaz oldum.
Dünyaya kahrettim eve kapandım.
İhtiyar eğildi, bağlı elleriyle yün çorabının arasından katlanmış bir kağıt çıkardı.
-Aha mektup bu!.. Alın okuyun.
Nerdeyim diyorsa gidin yakalayın.
Asarken de ipini bana çektirin!
Mahkeme başkanı Mustafa Necati kağıdı açtı, okudu.
Birden yerinden fırladı, ağlayarak kürsüden indi. İhtiyarın önüne geldi.
Boğuk sesiyle hıçkırdı:
-Baba bizi bağışla. Küçük oğlun da İnönü'de şehit düşmüş. Sana gelen mektup askerlik şubesinin şehitlik ilmuhaberiymiş.
İhtiyar elini öpmek isteyen Mustafa Necati Beyi durdurdu:
-VATAN SAĞ OLSUN!..
SİZ ASLANLARIM SAĞ OLUN!...
İhtiyar sessizce ağlamaya başladı.
Çıplak ak kıllı göğsü körük gibi inip kalkıyor, kırışık yanaklarından süzülen gözyaşları sakallarının içinde kayboluyordu.
Vatan hainliği suçlamasından kurtulduğuna mı ağlıyordu, son oğlunu da yitirdiğine mi?
Kimse anlayamadı...
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz...
(Kaynak ; Çatalzeytin Mektubu Yerel Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sn.Emin Türkay Öztürk)
@elonue Canım istemiyor nasıl bir cümle Allah aşkına, teknik olarak bir açıklama yapma mecburiyetin var seçilmişsin ve orda insanları doğru bilgilendirmek zorundasın, bilmiyorsan da bilmiyorum de. Gerçekten hayret ediyor insan.
@Ibrahim01377034 O mübarek beldenin misafirperverliğini görmek için oraya gitmek gerekir.Sayısını unuttuğum ziyaretlerime Rabbim bana yenisini,gitmeyenlerede gitmeyi nasip etsin.
❤️🇹🇷❤️
Bugün Marsilya'yı bize yakışan bir oyun, farklı bir skorla mağlup ederek camiamızın yüzünü güldüren, ülkemizi Avrupa'da en iyi şekilde temsil eden Beşiktaşımızla gurur duyduk.
Bu gururu bize yaşatan oyuncularımızı, teknik heyetimizi, emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Bu zafer gecesinde takımımızı müthiş bir güçle destekleyen, tarihe adını bir kez daha yazdıran büyük taraftarımıza teşekkür ediyorum.
Türk futbolunun Avrupa'daki görkemli günlerinden birine daha imza attık.
Beşiktaşlı büyüklerim, kardeşlerim, çocuklarım
Şimdi sokaklara şanlı formamızla çıkma zamanı!
Şimdi daha yüksek sesle;
Hep kol kola,
Bir gün değil,
Her gün Beşiktaş!
Bu görüntü Beşiktaş taraftarının karakteridir.
Beşiktaş Marsilya maçında Beşiktaş’ımızı destekleyen,minik bir Fenerbahçe taraftarı.
Formasını çıkaran yok,bağıran yok,kalbini kıran yok.
Burası Beşiktaş,yüreğinden öpüyoruz seni çocuk. ⚫️⚪️🦅
Beşiktaş’ın Avrupa yolculuğu şık bir galibiyetle başladı.
Marsilya’yı 4-1’le geçen Beşiktaş’ın performansı üst düzeydi.
Taraftarlar da muhteşemdi.
Yolunuz açık olsun.
Tebrikler👏