Tarifsiz bir acı…
1000 gün sonra enkazdan çıkan yüzlerce insan…
112 kişi iki aileden…
•
Enkazın altında kalan Gazze değil, biziz…
•
Bazı sessizliklerin hesabı ömür boyu kapanmaz…
Ya ahirette ki hesap?
❝Allah Resûlü (sav), hayatın bütün alanlarında gençleri yanında bulundurmuş; onlar en büyük destekçileri olmuştur.❞
Peygamberimizin hayatını öğrenmek ve uygulamak için biz sorduk, Genel Başkanımız Salih Turhan bey cevapladı.
▼Medine İslam Devletinde Gençlerin Rolü Nedir?
Yeditepe Üniversitesi rektörlüğü, onlara rağmen yaptığımız iftarımızın kampüste hazırlığını yaparken rektörlük görevlilerini gönderip gizlice öğrencilerin fotoğraf ve videolarını çektiler. Sanıyorum ki, bu organizasyonu hazırlayanları fişlemek için… Daha önce yaptıkları gibi !
@YeditepeUni gizlice kayıt alıp fişlemenize gerek yok, buradayım, kimliğim ortada, bu iftarı ben organize ettim ! Fişleyecekseniz de beni fişleyin ! Disiplin soruşturmaları açacaksanız da yine bana gelin yüreğiniz varsa ! Çocukları rahat bırakın artık.
Akıllamadınız mı hâla ? Ayağınızı denk alın. Yoksa aldırmasını bilirler.
California Valisi Gavin Newsom, dünya liderlerine seslendi:
"Trump'a boyun eğmeyin. Bu suç ortaklığıdır. Sahte nezaket gösterilerini bırakın. Biraz omurgalı olun, biraz cesaret gösterin. Neyle karşı karşıya olduğunuzu anlayın ve yumruğunuzu vurun!"
ATLAS ÇAĞLAYAN EVLADIMIZA RAHMET DİLİYORUZ!
İstanbul Güngören’de yaşanan ve 17 yaşındaki evladımız Atlas Çağlayan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan “yan bakma” cinayeti; hepimizin yüreğini dağlamış, milletimizin vicdanını sarsmıştır.
Henüz 15 yaşında bir çocuğun elinde sustalı bıçakla bir başka gencin canına kıyması; sadece bir cinayet haberi değil, toplum olarak sürüklendiğimiz büyük bir çürümenin fotoğrafıdır.
Bilinmesini isteriz ki;
Bu ve benzeri olaylar; “bir anlık sinir”, “ergen kavgası” gibi ifadelerle geçiştirilemez.
Yaşananlar; eğitimde, ailede, medyada, sokakta ve dijital dünyada giderek derinleşen ahlaki çöküşün açık sonucudur.
BİZ ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ OLARAK YETKİLİLERİ UYARIYORUZ!
Bugün evlatlarımız; değerlerden kopartılmış, merhametten uzaklaştırılmış, edep ve hikmetle bağı zayıflatılmış bir kültürel saldırının ortasında bırakılmıştır.
Sosyal medya, diziler, sokak kültürü ve çarpık rol modeller; şiddeti “güç”, kabadayılığı “karizma”, suçu ise “cesaret” gibi göstermekte; gençliğin ruhunu zehirlemektedir.
Açıkça ilan ediyoruz:
Bu ülkenin gençliğini; uyuşturucu çetelerine, şiddet kültürüne, sokak serseriliğine ve ekran bağımlılığına teslim etmeyeceğiz!
TOPLUMSAL HASSASİYET TAŞIYAN HERKESE ÇAĞRIMIZDIR!
Bu mesele sadece emniyetin, sadece mahkemelerin, sadece öğretmenin ya da sadece anne-babanın meselesi değildir.
Bu mesele; mahallenin, okulun, caminin, medyanın, sivil toplumun ve her bir ferdin sorumluluğudur.
Bu sebeple;
AİLELERE ÇAĞRIMIZDIR
Evlatlarımızı sadece “okula göndererek” değil; değer vererek, dinleyerek, takip ederek, örnek olarak büyütmek zorundayız.
Çocuklarımızı sokakta değil, evde ve aile sıcaklığında kazanacağız.
Şiddetle büyüyen bir çocuk, bir gün şiddeti hayatın dili zanneder.
ÖĞRETMENLERE, OKULLARA, EĞİTİMCİLERE ÇAĞRIMIZDIR
Okul sadece sınav öğreten bir kurum değildir.
Okul; ahlak, edep, merhamet ve kardeşlik inşa eden bir yuva olmak zorundadır.
Rehberlik servisleri, psikososyal destek birimleri ve değer temelli eğitim acilen güçlendirilmeli; öğrenciler yalnız bırakılmamalıdır.
MEDYAYA VE DİJİTAL PLATFORMLARA ÇAĞRIMIZDIR
Şiddeti pazarlayan içerikler, kabadayılığı yücelten senaryolar, suçu normalleştiren “trend” kültür; gençlerin ruhunu çürütmektedir.
Bu ülkenin ekranları; kötülüğün reklam panosu haline getirilemez.
Toplum olarak bu içeriklere karşı suskun kalmak, suça ortak olmaktır.
MAHALLEYE, KOMŞUYA, TOPLUMA ÇAĞRIMIZDIR
Herkes “benim çocuğum değil” diyerek kenara çekilirse, bir gün bu ateş her evin içine düşer.
Cami merkezli mahalle kültürü yeniden ihya edilmeli; sokaklar, parklar, okul çevreleri gençliği koruyan alanlar haline getirilmelidir.
“Görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışı; felaketin zeminidir.
GENÇLERE ÇAĞRIMIZDIR
Ey genç kardeşimiz!
Öfkeni güç sanma!
Kabadayılığı güzel bir şey zannetme!
Sosyal medyada gördüğün şiddet kültürünü hayatın gerçeği sanma!
İnsan, “yan bakma” ile değil; hayatın anlamı ve gayesiyle meşgul olmalıdır.
Gençlik; kavga ile değil; imanla, ilimle, ahlakla, disiplinle büyür.
REÇETE “ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT”TIR
Son olarak altını özellikle çiziyoruz ki;
Bu tür acıların bitmesi için ümit vardır.
Çünkü bu millet, mayası sağlam bir millettir.
Çünkü bu toprakların vicdanı hâlâ diridir.
Ancak bilinmelidir ki; kalıcı çözüm yalnızca güvenlik tedbirlerinde değil, yalnızca cezaların artırılmasında değil; önce ahlak ve maneviyat anlayışının yeniden ihyasında gizlidir.
Gençliği kurtarmak istiyorsak;
Allah korkusunu, kul hakkı hassasiyetini, merhameti ve edebi yeniden topluma hakim kılmak zorundayız.
Güç zannedilen şiddetin yerine irfanı, kabadayılık denilen sapmanın yerine şahsiyet ve vakarı tesis etmek zorundayız.
Boşluğu ve anlamsızlığı değil; dava şuurunu ve hayat gayesini koymak zorundayız.
Bizler inanıyoruz ki; ahlaklı bir nesil yetişirse sokaklar düzelir, okullar düzelir, şehirler düzelir, memleket düzelir.
Jackie Chan:
- Bir video gördüm, çocuğa soruyorlar büyüyünce ne olacaksın diye.
- Bizim burda çocuklar büyümez diyor.
- Gözyaşlarım anında süzülmeye başladı.
- Gazze, Gazze’nin çocukları. Hergün bombalanıyorlar.
- Çocukta hiç bir yüz ifadesi yoktu.
- Bizim burada çocuklar büyümez
Bugün, kırk günlük zemheri başlıyor.
Zemheri, 22 Aralık’ta başlayan ve kırk gün süren kışın en soğuk günlerine denir.
Farsça zâm “kış” ve Arapça harîr “uğuldayan” sözcüklerinden türemiştir.
Allah gönle zemheri düşürmesin, onun soğukluğu kırk yıl sürüyor.