FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞINA ADAYIM
TFF’nin 2025-26 bütçesi 8 milyar 525 milyon lira; yani yaklaşık 180 milyon dolar. Kurumda 400’ün üzerinde personel görev yapıyor. Süper Lig, yayın gelirinde Avrupa’nın beşinci, futbolcu varlığı bakımından altıncı büyük turnuvası konumunda. Böylesi dev bir ekonomiye rağmen, ne bu büyüklüğe yakışan sürdürülebilir sportif başarı var ortada, ne de Türk futbolunu geleceğe taşıyacak tutarlı bir vizyon.
Ben bu tabloyu değiştirmek için TFF başkanlığına adayım. Bilimi ve inovasyonu merkeze alan bir anlayışla Türk futbolunu 3 yılda hak etiği yere taşıyacağıma inanıyorum.
2024’te de açıkça yazmıştım, TFF başkanlığına adayım. Daha doğrusu “TFF başkanlığına aday adayıyım”. Bugün TFF başkanlığına aday olmanız için önce 5 kulübün onayını, kongre günü adaylığınızın kesinleşmesi için 64 delegenin imzasını toplamanız gerekiyor. Zaten toplam 320 delege var. Bunların 126 tanesi Süper Lig, 38 tanesi 1.Lig kulübü yöneticileri. Takdir edersiniz ki delege sayısı bu kadar az olunca, siyasi angajmanı bulunmayan benim gibi Atatürkçü sade bir vatandaşın 64 imza toplayıp aday olması mümkün değil.
Eğer bir gün yetki bende olursa değiştireceğim ilk şey şu: TFF kongresindeki delege sayısını 10 bine çıkaracağım. Eski-yeni tüm milli futbolcuları, Süper Lig’de görev yapmış tüm teknik adamları, hakemleri, futbol ailesinin her kategorisinden belli sayıda temsilciyi, gazeteciyi, doktoru, gözlemciyi (elbette uygun oranda) delege yapacağım. Yeni bir TFF seçim modeli yaratacağım. Şu anda Türk futbolunun patronunu seçen 320 delegenin sadece 5’i futbolcu, 4’ü teknik direktör, 4’ü hakem! Geri kalan 300 küsuru inşaatçı, ayakkabıcı, ihaleci, şucu-bucu! Bir teknik direktörseniz, TFF delegesi olmanız için A milli takımı çalıştırmanız gerekiyor şu anda. Hakemseniz Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmiş olmanız gerekiyor. Ama bir ikinci lig kulübü başkanıysanız delegesiniz otomatikman. Futbolun kaderini sahanın içindekilerin, sporcuların, antrenörlerin, hakemlerin belirlememesi tuhaf değil mi sizce de?
TFF Başkanı olduğumda değiştireceğim onlarca şey var aslında. Ancak en hayati gördüğüm 10 tane başlığı paylaşıyorum izninizle.
@MarlonBran9372@arslongababe @selambenturta Skdhskshskshsks. Lan uzun uzun yazıyorlar ama bu kadar net yazılmasını beklemiyordum. Sabah sabah kahkaha attım.
Her yazılana söylenene inandığımız bir dönemdeyiz. Hassas bir konu anlıyorum ve eğer gerçekten zarar gören kadınlar var ise en ağır sosyal medya lincini hakediyor ve adalet karşısında hesap da vermesi gerekiyor. Ama sadece bir kaç ekran görüntüsü ile kimsenin hayatı sönmemeli.
Yaptığı işleri sevmem, izlemem ve itici bulurum ama anonim hesaplardan bu bana şöyle böyle yaptı denilince bir insan neden hemen suçlu oluyor anlayamıyorum. "O kadar kişi yalan mı söylüyor?"cular var onu da anlamıyorum. Yani mesela kaç kişi olunca olay gerçek oluyor? 3? 5? 12? +
"Yapımcısı da bırakmış demekki gerçek"çiler var bir de. Bu seviyedeyse olay kanıtı olmalı yoksa bir kişinin hayatını yok etmek bu. Gerçek olabilir tabiki herşey. O zaman bu kişilerin şikayetçi olması gerekiyor.Sosyal medyada davayı görüp kararı veriyoruz.Bu kadar kolay olmamalı.+
@HerseyFB_@Atkililar_Kalir Bu hafta pazardan elma aldım. Haftaya da pazardan elma aldım. Yani aradan süre geçti ama ikisi de elma. Aradan zaman geçti diye elma elma olmaktan vazgeçmiyor.
@ProfDemirtas@partymustgonnnn Özgür bey sizin eğitim veya bilginizin seviyesini ölçebilecek seviyede değilim. Ancak müsade ederseniz size bir nasihatim var. Popüler olma amacıyla size her sallayana cevap vermeyin çünkü kazanamazsınız. Bu gibi tiplerin "aa haklısınız özür dilerim" dediği bir evren yok.
Ali Koç'tan talimat alarak takımı sahadan çeken Murat Sancak, belki de binlerce kilometre uzaktan Galatasaray'ı izlemeye gelen bu çocuğun ahını aldı.
https://t.co/8bDrBDxT4u
Sokak röportajı absürt komediye dönüştü.
- Günah olmasa ilk ne yapardın?
- Mekke’ye giderdim.
- Mekke’ye gitmek günah mı?
- Yoo değil.
- Soruyu mu anlamadınız.
- Şeytana 5 vakit namaz kıldırırdım.
- Buradan bir şey söylemek istiyorum “Beygirler taciz edilmesin.”
📹Sokak54
kız seni istemiyosa ağzınla güvercin tutsan ıyyy bu ne der, hoşlandığı çocuk sokağa sıçsa offfff ne güzel koktu diyip içine çeker o yüzden böyle şeyleri görüp gaza gelmeyin beyler üzülürsünüz
Normalde böyle altı boş söylemlere cevap vermem. Bunu da gördüm ve gülüp geçecektim ama herifin mimikleri, çok bilmiş tavrı ve tarif edilemez iticiliğini görünce dayanamadım.
Gelin tek tek maddeleri inceleyelim.
Biraz uzun bir yazı olacak, şimdiden sabır dilerim...
Madde 1: Ali Uras
Ali Uras, sadece yarım sezon TFF başkanlığı yaptı.
Göreve geldiği sırada ligin lideri zaten Galatasaray’dı.
Onun başkanlığı döneminde ligi ikinci bitiren Beşiktaş, Galatasaray’dan daha çok puan topladı.
Ali Uras’ın başkanlık yaptığı dönemde Galatasaray 1 kez penaltı kazanırken, Beşiktaş 5, Fenerbahçe ise 6 penaltı kazandı.
Fenerbahçe’nin meşhur 1 maçta 4 penaltı kullandığı maç da bu dönemdedir.
Madde 2: Malatya'ya Giden Arabalar
Bu konuyla ilgili televizyon programına bağlanan "eski başkan"ın o dönem Malatyaspor başkanı olmadığı, “itirafta bulunan” futbolcuların ya kadroda olmadığı ya o sezon Malatyaspor’da oynamadığı ya da hiç Malatyaspor’da oynamadığı defalarca kanıtlarıyla paylaşıldı.
O dönemde teşvik priminin normal olduğu, yasak olmadığı konularına girmiyorum bile.
Madde 3 - Zalad
"Zalad yapıdır" diyerek 8-0’lık Ankaragücü maçını ima ediyor.
O maçla ilgili “Galatasaray’ı şampiyon yapacak tek skor 8-0’dı” yalanı defalarca patlatıldı zaten. Tekrar tekrar yazmaya gerek yok detayları.
Tekrar fikstüre, sonuçlara, Ankaragücü’nün o sezon aldığı skorlara, Zalad’ın açıklamalarına falan bakabilirsiniz. Öyle “Zalad şikeyi itiraf etti” diye kendi uydurduğunuz açıklamalara değil, gerçek açıklamalara tabii.
Madde 4 - Diana Taurasi
Diana Taurasi mi?
Fenerbahçe’nin en başarılı olduğu branşlardan biri olan kadın basketbolunda da mı yapı varmış? Bir anda ne oldu öyle ya?
Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı Avrupa Şampiyonu olmasın diye sahte rapor veren yapı, son yıllardaki Fenerbahçe’nin Avrupa şampiyonluklarına neden müdahale etmiyor? Yapının hâlâ devam ettiğini iddia ediyorsunuz çünkü?
İşte bu "her ne bulursam bu konuya bağlayabilirim" demenin en komik yolu. Resmen Fenerbahçe taraftarının ruh halini anlatan bir söylem.
Madde 5 - 3 Temmuz
Öncelikle bütün branşlarda değil, kendinizce o dönem popüler bulduğunuz branşlarda şampiyon oluyorsunuz. -Ki her sezon neyde şampiyon olduğunuza göre değişiyor bu en önemli sporlar. Neyse… Dediğiniz gibi olsun.
Demek ki şu ana dek saydığınız yapı “tüm branşlarda” şampiyon olmana izin vermiş?
İlginç bir yapı… Engelliyor, engelliyor, engelliyor sonra bir anda “hadi bu sezon her şeyi siz kazanın” falan diyor.
“Sahte delillerle kurulan kumpas” cümlesini doğru şekilde düzeltmek gerekiyor.
“Yasal olmayan yollarla elde edilen deliller” ile açılan soruşturma ve 1 gecede değişen kanunla düşen şike davası diyelim.
Çünkü zaman geçtikçe kendinizi de inandırdınız delillerin sahte olduğuna falan. Arada hatırlatmak gerekiyor.
Madde 6 - 12 Mayıs 2012
Taraftara biber gazı sıkanlar yapıysa Beşiktaş, Galatasaray, Eskişehirspor, Bursaspor, Adana Demirspor, Mersin İdman Yurdu, Ankaragücü (şimdilik hatırlayabildiklerim) de yapıdan çok çekmiş. Taraftarlarının “bu bir yapıdır” diyecek kadar biber gazına maruz kaldığı açık.
Keşke taraftarlar maç sonunda takımınızı alkışlamış ve şampiyonluğu kaybetmeyi kabullenmiş şekilde evine dönerken, “kupayı vermeyeceğiz” oyununa girip taraftarınızı kaosa sokmasaydınız da o çoluk çocuk biber gazına maruz kalmasaydı.
Madde 7 - Otobüs Kurşunlanması
Fenerbahçe’nin takım otobüsü kurşunlandığında lider Fenerbahçe değil Galatasaray’dı.
Hatta Fenerbahçe, Rizespor maçı öncesi ligin 3. sırasındaydı.
Fenerbahçe o sezon otobüsü kurşunlandıktan sonra hiç maç kaybetmemiş ve 2.25 puan ortalaması yakalamıştır.
Fenerbahçe’nin o günden önce yakaladığı puan ortalaması ise 2.15
Diğer Maddeler
Çift sözleşme – Sizin ortaya attığınız ve kanıtlanmamış bir iddiadır.
Karaborsa bilet – Kanıtlanmamış bir iddiadır.
Yasadışı bahis reklamı – TFF tarafından izin verilerek alınan, izni kaldırılınca da kaldırılan bir sponsorluktur. Ki o şirketin reklamını aylardır o kadar güzel yapıyorsunuz ki insan bi “acaba?” diyor.
Son olarak
Mehmet Demirkol’u oraya getiren de siz değilsiniz, Galatasaray Lisesi’nde aldığı eğitimdir.
Sözün özü; siz kafasını masaya çarpınca, annesi masayı suçlayan ve döven çocuklarsınız.
Ayağınız taşa takılsa bile suçlayacak birini bulursunuz.
Sizden umudum yok da maksat algınıza başkaları kanmasın.
🧣
Maçtaki tartışmalı pozisyon sayısı 6.
Referans gösterdikleri, otorite kabul ettikleri hakemler (ki biri asbaşkanlarının kanalında yorum yapıyor) bu tartışmalı pozisyonlar için diyor ki;
- Galatasaray'ın penaltısı verilmedi.
- Başakşehir'e verilmesi gereken 2 kırmızı kart es geçildi.
- Galatasaray'ın golü temiz, elle oynama yok.
- Abdülkerim'in müdahalesi temiz, penaltı yok.
- Torreira'nın 2. sarı kartı gerektirecek bir faulü yok.
Bizim sallamadığımız, onların otorite kabul ettiği hakemler bunlar. Her fırsatta onların dile getirdiği isimler.
Bu hakemlerin ağzından sürekli yalan yanlış tablolar, yorumlar yapıp paylaşıyorlar...
Tüm bunlara rağmen utanmadan, yüzsüzce şu açıklamayı yayınlayabiliyorlar.
Ne kadar rezil durumda olduklarını o kadar anlatmaya çalıştık biz beceremedik. Kendi kendilerine herkese gösteriyorlar ne kadar rezil durumda olduklarını...
Yok öyle silip kaçmak.
Tekzip de yayınlayacaksınız, özür de dileyeceksiniz.
Yalan haberi paylaş, etkileşimi al, ortalığı birbirine kat, istediğin algıyı yarat, sonra silip yokmuş gibi davran.
Yok öyle bir dünya @halktvcomtr
Size sosyal medyadaki Fenerbahçe taraftarını çok basit bir örnekle anlatacağım...
Fenerbahçe'nin Kayserispor'u komik bir penaltıyla 4-3 yendiği maçın son dakikasında Fred, hakeme küfrettiği için kırmızı kart gördü.
Gündemi tamamen bu kırmızı karta çektiler.
Sonra şöyle bir süreç yaşandı...
Önce, Fred İngilizce bilmiyor dediler.
Sonra, hakem İngilizce bilmiyor dediler.
Ardından dudak okuma uzmanı oldular "küfür etmiyor" dediler.
Sonrasında hakemin raporu ortaya çıktı.
Hakem, Fred'in "F*cking stupid referee" dediği için kırmızı kart gördüğünü belirtti.
Bunun üstüne bir Fenerbahçeli bir troll hesabı çıktı ve "Fred'in yöneticilere ben sadece 'this is stupid foul' dedim dediği iddia edildi" gibi bir paylaşım yaptı.
Kaynak yok, bilgi yok, gerçek yok, kanıt yok sadece "iddia edildi" söylemi var.
Herkes bu paylaşımı tekrar tekrar yazdı.
Fenerbahçe açıklama yapacak dendi. Tahkimden dönecek dendi. Sonrasında ise hiçbir şey olmadı.
Fred "F*cking stupid referee" dediği için 2 maç ceza aldı.
Aradan zaman geçti ve en holigan Fenerbahçeliler'den biri olan Ahmet Ercanlar bile "Fred küfrettiğini kabul etti, 'F*cking stupid referee' demiş" diye açıklama yaptı. Yönetimin bu yüzden herhangi bir aksiyon almadığını belirtti.
Peki sonuç ne oldu?
Fenerbahçeliler, 1 yıldır her paylaşımın altına gelip "Bu ülkede Fred 'aptalca bir faul/this is stupid foul' dediği için kırmızı kart gördü!" yazıyorlar.
Onlarca doğru arasından, kendi uydurdukları 1 yalana sarılmışlar, onun peşinden gidiyorlar.
Gerçeklere bakmaktansa, kendi yalanlarına inanıp mağduriyet devşiriyorlar.
Her konuda olduğu gibi.