“Üstadım” dedim, “Bayrama ne alayım?”
Dedi:
“Birkaç piri fâniden gönül, birkaç çocuktan gülücük, alabilirsen birkaç fakirden de dua al.”
Cahit Zarifoğlu
Şahinbey Belediyesi denetime devam ediyor,
Diğer belediyeler izliyor!
Şahinbey Belediyesi tarafından tüketim tarihi geçmiş yumurtalarla üretim yapan fırın ve tüketim tarihi geçmiş ürün satan A101 mağazasının kapatıldığı anlar böyle paylaşıldı.
@sahinbeybel@mtahmazoglu
HER ŞEY GÜZEL DEĞİL, SAHTE OLDU!
Ekrem İmamoğlu gerçekten ilginç bir karakter.
Yaşamı baştan sona ilginçliklerle dolu bir profil sunuyor.
2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı olduğu açıkladığında ve ekranlarda kaşının ayrı gözünün ayrı oynadığını fark ettiğimde, onun hakkında yazdığım ilk değerlendirme yazısında “sinsi ve yapmacık” tanımını kullanmıştım. 2019’dan 2025’e kadar geçen sürede de beni ve benim gibi düşünenleri hiç yanıltmadı.
Soyadına “Ekrem İmamoğlu” dediler fakat gerçek soyadının “Ekrem Müdafa” olduğu ortaya çıktı.
Onu “Trabzon’un has evladı” diye tanıttılar ama siyasi menfaatleri uğruna çadır kurduğu İstanbul’da Trabzonlu oluşunu küçümseyen şu açıklamayı yaptı:
“Ben Trabzon’dan daha fazla Beylikdüzülüyüm. Bana ‘Trabzonlu olduğunu söylesene’ diye uyaranlar oluyor, ama ben Trabzonlu olduğumu unutuyorum. Emin olun, bu soruyu sormasaydınız, Trabzon sadece doğum yerim olarak anılırdı.”
Neredeyse onu Fatih Sultan Mehmet’in Trabzonlu torunu gibi pazarlamaya çalıştılar. Ancak seçimi kazandığında Yunan (Bizans) medyası bambaşka bir tablo çizdi ve şu manşetleri attı:
“İstanbul’u fetheden Yunanlı”
“Pontus kökenli bir Rum”
“Ayasofya’nın intikamı”
“İstanbul’un yeni başkanı bir Pontus”
Ona “İkinci Atatürk” sıfatını yakıştıran sanatçı maskeli soytarılar bile türedi. Oysa o, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyen bölücü unsurlarla ittifak kurdu ve onların terör örgütü PKK ile ilişkilerinden zerre rahatsızlık duymadı. Her iki seçimde de Kandil’deki elebaşlarının desteğini aldı. Dahası dağdan gelen PKK’lı teröristler, onun yönetimindeki İBB’de gözaltına alındı.
Ona “Büyük devrimci”, “Sol’un gerçek lideri” ve “çağımızın Che Guevera’sı” dediler. Ama geçmişinde Anavatan Partili bir müteahhit ve köfteci olduğu ortaya çıktı. Seçilmeden önce “İstanbul’u İstanbul yapacak, hizmete boğacak” diye vaatlerde bulundular. Ancak İstanbul’un sorunlarına köklü tek bir çözüm üretmedi. Ne depreme yönelik bir önlem aldı ne de ulaşım çilesine çare buldu. İBB otobüsleri onun göreve geldiği günden beri yanıyor, metrolar sürekli arızalanıyor. Onu övmek ve pohpohlamak için söylenen her şeyin tam tersi çıktı.
Son olarak, Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden “evrakta sahtecilik” soruşturmasında çarpıcı bir gelişme yaşandı. Aylardır konuşulan diplomasının sahte olduğu kesinleşti. İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 27 kişinin daha diplomasını iptal etti. Elbette İmamoğlu, taraftarlarını ve yandaşlarını bu konu etrafında birleştirip mağduriyet maskesi takmaya çalışacaktır.
Fakat Ekrem İmamoğlu’nun meselesi yalnızca sahte diploma ile sınırlı değil. Onun hayatının her köşesinde bir soru işareti var.
Olmayan özellikleriyle neden bu kadar şişiriliyor?
Ekrem İmamoğlu’nu Türkiye’ye Cumhurbaşkanı yapma hayali kime ait?
İstanbul’u yönetemediği gizlenmeye çalışılırken, neden ısrarla Türkiye’yi yönetmesi gerektiğine dair algılar üretiliyor?
CHP içinde ahlaklı, çalışkan, dürüst, geçmişi temiz, geleceği güven veren, vizyon sahibi, diploması gerçek, Atatürkçü ve milliyetçi bir aday çıkaracak tek bir Allah’ın kulu yok mu?
İstanbul’a ve Ankara’ya çivi çakamayan, bırakın Türkiye’yi bir köyü bile yönetemeyecek adamlar için neden bu tahterevalli oyununu kuruyorsunuz?
https://t.co/cKxRuXGH0V
"Bir milletin tarihi,onun istikbalinin aynasıdır."
Türk milliyetçiliğinin büyük mütefekkiri Yusuf Akçura’yı vefat yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
O,fikirleriyle Türk milletinin bağımsızlık yolundaki mücadelesine ışık tutarak millî şuurun inşasında öncü olmuştur.
KÜRESEL GÜÇLER VE UZANTILARI TUTUŞTU!
Geçtiğimiz hafta yine bu köşeden ABD ve İsrail’in Suriye üzerindeki planlarından bahsetmiş ve terör örgütü YPG’yi bu planlarında nasıl konumlandırmaya çalıştığını değerlendirmiştim. Yazının bir bölümünde de, “İsrail, terör örgütü PKK’nın feshedilme sürecine girmesini kendisi için bir tehdit olarak görürken; teröristbaşı Öcalan, örgütüne 'Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.' çağrısında bulunmuş, İmralı heyetindeki Sırrı Süreyya Önder ise 'Bu çağrı YPG’yi de kapsıyor.' demiştir. Buna karşın, DEM Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları’nın 'Öcalan’ın bizlerin de olduğu ortamda okuduğu metnin hiçbir yerinde YPG geçmiyor.' açıklamasını yapması, şu soruyu akıllara getirmektedir: Tülay Hatimoğulları, kimden yanasın? ABD mi, İsrail mi? PKK’nın silah bırakma ve feshedilme sürecine girmesi karşısında İsrail büy��k bir telaş içindeyken, DEM Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları bu telaşın neresinde durmaktadır?” şeklindeki soruları yönelterek bazı tuhaflıkları, çelişkileri ve oyunbozanlıkları göz önüne sermeye çalışmıştım.
CHP merkezli sol medya, bu yazı üzerine “Terörsüz Türkiye” projesini akamete uğratmak için fırsat kolladığını bir kez daha ispatlamıştır. Bu yazı üzerinden öyle akıl almaz yorumlar yaptılar ki, tüm niyetlerini açıkça ortaya koydular. Benim bu cümlelerime destek vererek yorum yapmış olsalardı, “Terörsüz Türkiye” projesini desteklediklerine dair bir anlam çıkardı. Aksine, sürekli bir fitne çıkarmak için yorum yaptılar.
“Terörsüz Türkiye” yoluna çıkıldığı günden bu yana, bu süreçle ilgili en fazla yazı yazan ve destekleyen şahsımla ilgili “Yıldıray Çiçek süreci samimi bulmuyor”, “Süreçte çatlak” türünden haber yaptılar.
Ben en azından MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Türkiye sevdasına, samimiyetine ve vizyonuna inandığım için net bir duruş sergiliyorum.
Zaten temel amacımızda terörü Türkiye’de ve bölgesel manada bitirmek olduğu için bunun karşısında duran her unsuru gönül rahatlığı içinde eleştiriyorum ve onları da mücadele edilmesi gereken unsur olarak görüyorum. “Terörsüz Türkiye” yolunda yapılan çağrılara müspet karşılık verildiğinde de, bunda Türkiye’nin ve bölgenin hangi kazanımlar elde edeceğini bir bir yazıyorum.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli de dün yapmış olduğu açıklamada, "27 Şubat İmralı çağrısı PKK terör örgütüyle birlikte diğer bütün uzantı ve grupları açıkça bağlamaktadır. YPG’nin ve buna benzer terörist oluşumların anılan çağrıdan muaf ve istisna olduklarını iddia etmeleri, çatlak ses çıkaranların bu mesnetsiz görüşü bir plan dahilinde paylaşmaları örgütsel ve kurucu önderliğin doğasıyla tamamıyla çelişkilidir. Terör örgütünü kuran, feshini istemiştir. Bunun dışında zamana oynamak, ortamı bulandırmak, süregelen pozitif gündemi tahrip ve tahrik edici nitelikte top çevirmek, siyasi ve hukuki düzenleme taleplerini yoğunlaştırmak aymazlıktır." ifadelerini kullanarak Suriye’deki terör örgütü YPG ve ona sahip çıkanlar noktasında netliğini ortaya koymuştur.
Sayın Bahçeli’nin başlattığı süreç, pazarlıksız bir şekilde terör örgütü PKK’nın silah bırakmasını ve ��rgütü feshetmesini hedeflemektedir. Terör örgütü PKK’nın kurucusu Öcalan da tüm dünyanın duyacağı ve göreceği şekilde bu çağrıyı yapmış, DEM’de buna uyacağını deklare etmiştir. Bu süreçte fitnelere ve iftiralara karşı dikkatli olunmalıdır. Küresel güçler ve onların Türkiye içindeki uzantıları, son gelişmelerden son derece rahatsız olmakta ve PKK'nın elinden alınan gücü kaybetmeye şiddetle karşı çıkmaktadırlar.
https://t.co/gv7WE7ROs5
Terör Devleti İsrail, resmi hesabından karikatürle algı yapmaya çalışıyor. Kalemimizi kınından çektik, en iyi yaptığımız iş ile, karikatürümüzle Siyoniste cevap verdik. @CukkMizah'ın bu karikatürüne destek verin, İsrail'i rahatsız etmeye devam edelim.
Olaya bak. Güler misin ağlar mısın!
Almanya'da bir Türk orta yaşlı bir Alman'a içecek ikram ediyor.
Alman oruçlu olduğunu söyleyip oradan uzaklaşıyor. Uzaklaşırken de oruç tutmayan Türk'e gavur yakıştırmasında bulunuyor 😀
Biri bana anlatsa asla inanmazdım:)
Dostlarım biliyorsunuz hiç bu kadar ileri gideceklerini sanmamıştım. bizimle her alanda uğraştılar mafyavari tehditler küfürler hakaretler iftiralar her şeyi yaşadık.
@GarantiBBVA bugün itibari ile hesaplarıma para gönderilemiyor ne olduğunu öğrenmek için şubeye gittim hiçbir gerekçe olmadan benimle çalışmama kararı verilmiş. Normalde böyle kararlar verirken şubeler müşterilerden bilgi istermiş ama bizim için bilgi dahi istenmemiş genel müdür direk böyle bir karar vermiş. Konunun ne olduğunu hepiniz tahmin edebiliyorsunuz ata tohumları için kargo ücretlerini Garanti Bankası hesabıma yatırıyordunuz tek gerekçe bu , oysa bu gelen ücretlerin yasal olarak da sorun olmaması için şahsım adına firma açtım vergimizi veriyoruz ve tek tek bütün ödemeleri bugüne kadar hepsini faturalandırdım. Garanti bankasında KOBİ kaydım olmasına rağmen hiçbir sorgusuz sualsiz böyle bir karar vermeleri bizim de tahmin ettiğimiz gibi tarım zehiri tüccarlarının ellerinin kollarının nerelere uzandığını gdo cuların sistemi ele geçirdiğini net bir şekilde özetliyor. Sizlerden bu konuda hiç destek istemememe rağmen her zaman destek oldunuz fakat bu konuda daha bir destek istiyorum iyi ki varsınız, iyi ki benimlesiniz. Farkındalığımız farklı bir banka üzerinden devam ediyor gerekirse bütün kargo ücretlerini de cebimden öderim ama kısır tohumlarını alıp defolup gidecekleri güne kadar vazgeçmeyeceğim ,bu da buraya not olarak kalsın
Yeni bir dünya kurulurken ;
Ahlak,cesaret,bilgelik gibi yüksek vasıflarınız,
Tenezzülsüz ve tavizsiz Liderliğiniz,
aziz milletimizin ve bölgedeki tüm mazlumların güvencesidir.
1 Mart 1977 İstanbul/Murat Paşa Cami önü.
Şehit Mustafa Erol’un Cenazesi…
Onlar bizim çocuklar ���
Ülkü Ocaklılar.. O mübarek Ocağa göğüsleri ile ateş, gözleriyle su taşıdılar yıllarca..
Hepimiz gibi .
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
"Verilen sözler tutulmaz, süreç uzatılırsa; günah bizden gider.
Uzattığımız elin havada bırakılması ya da ısırılması halinde demir yumruğumuzu hazırda tutuyoruz."
ŞU ANA KADAR YAPILMIŞ EN İYİ BAHÇELİ AÇIKLAMASI
BAHÇELİ’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, Bahçeli’nin sağlık durumuyla ilgili şu açıklamayı yapmış:
*
“Sayın Devlet Bahçeli’nin sağlığı...
- Dostlarını sevindirecek.
- Düşmanlarını üzecek.
- Hesap yapanları kahredecek kadar iyidir.”
*
MHP’ye tavsiyem şudur:
Devlet Bahçeli’nin sağlık durumuyla ilgili spekülasyon yapıldığında sadece ve sadece bu açıklamayı yapsınlar, yeter.
@ahmethc
https://t.co/M1EN8r4Wwj