➖Fatma Betül Sayan Kaya’nın, namıdiğer Nene Hatun’un hekimlik diplomasının da netleşmesi gerek.
➖Sosyal medya hesabından, Mayıs 2015'te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu paylaşmış.
➖Bu durumda 2009 yılında Tıp Fakültesi'ne başlamış olması gerekiyor.
➖Bunu kanıtlamak için 2009 ÖSYS sonuç/yerleştirme belgesinin kendisi veya ÖSYM tarafından paylaşılması şart.
📍Kariyer basamaklarındaki bir başka sorun da şu;
➖Fatma Hanım, 12 Ocak 2009 tarihinde İSBAK bursu ile ABD'ye eğitime gidiyor ve dönüş tarihi de 21 Mayıs 2010.
➖Oysa mezuniyet paylaşımına bakıldığında, 2010 yılında kendisinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğrenci olması gerekiyor.
➖Yine kayıtlara bakıldığında 1. sınıfta olması gereken 2009-2010 yılları arasında kendisi AKP il yönetiminde.
➖2010-2012 yılları arasında yine tıp fakültesi öğrencisi olduğu dönemde Başbakan Sayın Erdoğan'ın danışmanı olduğu anlaşılıyor.
➖2012-2013 eğitim yılında 4. sınıfta olması gerekir, yani klinik eğitiminin (hasta muayenesinin) başladığı dönem.
➖Çok ilginçtir ki Fatma Hanım bu dönemde AKP İl Başkan Yardımcısı oluyor ve İSBAK'ta da maaşlı olarak çalışmaya başlıyor.
➖İSBAK'taki işi 20 Nisan 2015'e kadar devam ediyor, yani şu mezuniyet paylaşımını yaptığı tarihten bir ay öncesine kadar.
➖Ülkemizde hekimler mezuniyetlerinin ardından mecburi hizmete gider, aksi halde diploması geçerli değildir. Fatma Hanım bunu da yapmamış, yani mecburi hizmete de gitmemiş.
➖Bir süre sonra da vekil ve bakan oluyor.
➖Son derece çelişkili olan bu bilgilere kamuya açık kaynaklardan ulaşmak mümkün. Ancak tüm bunların detayları ortaya çıkmalı ve izahı yapılmalı.
☀️Bu nedenle konuyu Meclis gündemine taşıdık ve ayrıntıları ilgili bakanlıklara sorduk, bakalım cevap verebilecekler mi?
https://t.co/VMFhreE2y4
➖Sabahlara kadar ders çalışarak doktor olmuş biri olarak, tıp eğitiminin ne kadar zor, meşakkatli ve emek istediğini en iyi bilenlerdenim.
➖Üstteki tablonun mümkün olmadığını çok net bir şekilde söyleyebilirim. Ancak yine de soru önergelerimizin cevaplarını bekleyip asıl yorumu ondan sonra yapacağım.
➖Ya da daha pratik yolu şu;
➖Fatma Hanım gelsin Meclis'e misafirim olsun, birkaç soru sorayım, doktor olup olmadığını zaten hemen söylerim.
ATATÜRK'ün Kurduğu ÜLKÜ OCAKLARI.
Yorumsuz ve Kaynakçalı
(ULUS GAZETESİ, 15. Yıl İlave Eki, 9 Temmuz 1938, Kamp İlavesi, Talim Taburu, Sayı 33, Ankara, Sayfa 1, 8.)
Cumhuriyet
Ordusu yüksek kültürlü Türk Gençliğini, Türk Ordusunda vazifelendirmek ve onlardan azami randımanı alabilmek için senelerden beri yarının askerlerini kamp hayatına tabi tutuyor. Orta tahsilde başlayan ve yüksek tahsilin sonuna kadar devam eden bu kamplar ÜLKÜLÜ ve kültürlü gençliğin benliğinde büyük askerlik vazifesinin kökleşmesine, askerlik sevgisinin bir ahlak haline gelmesine ve gençliğin aynı ÜLKÜ etrafında halkalanmasına yardım ediyor. Birbiri ile anlaşan bir gençlik.
Artık bizde de asker ocağı imparatorluktaki gibi zoraki bir angarya olmaktan çıkmış bir gençlik, bir ÜLKÜ OCAĞI haline gelmiştir. Kamplarda eğitim ÜLKÜLÜ Subaylar tarafından veriliyor.
Biz Türkiye olarak hiç ihtiyacımız olmayan Mekke Anlaşması dolayısıyla Suudi Arabistan'ın yanında Yemen (Ensarullah) ile savaşmayı konuşurken korsan devlet Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin askeri geçidinde Mısır, Fransa, ABD ve İngiltere de yer aldı.
CGTN TÜRK'ten @OzbakOzgur ile Hasan Hocaya Soruyorum programında, Suudilerle böyle bir anlaşma imzalarken neden bu ülkeden KKTC'yi tanımasını istemediğimizi uzun uzun ele aldık.
Ayrıca Rum/Yunan politik psikolojisi üzerine epeyce konuştuk.
Şiddetle tavsiye ederim
https://t.co/239vODY5a7 @YouTube aracılığıyla
An İtibari İle Sermaye Piyasalarında Yaşananlarla İlgili Düşüncelerim ve Önerilerim;
✅ Cumhuriyet tarihinin sayılı, 45 yıllık sermaye piyasası tarihinin ise en tahrip edici ve en çok mağdurun yaratıldığı organize bir olaydır.
✅ SPK’nın gözleri önünde gerçekleşmiştir.
✅ İddia edildiği gibi sınırlı değil çok geniştir.
✅ Sadece tasfiyeye alınan fon mağdurlarından da ibaret değildir.
✅ Hisse senetlerine ve bireysel emeklilik fonlarına yatırım yapanlar da dahil olmak üzere en az 2 milyon mağdur yatırımcı vardır ve bu sayı aileleri ile birlikte en az 5 milyon kişi demektir.
✅ Dolayısıyla sorunun boyutu ifade edildiği gibi 20 milyar dolar değil, çok çok daha büyüktür.
✅ Tarihin en şaibeli, en organize ve en uzun süren işlemlerinin, siyasetten, bürokrasiden ve yargıdan destek almadan gerçekleştirilebilmesi mümkün değildir.
✅ Bu organize olayları görmesine rağmen görevini yapmayan veya yapamayan kamu görevlilerinin hala görevlerine devam etmesi çok yanlıştır.
✅ Nitekim süreç etkin olarak yürütülememektedir ve verilen tedbir kararları da yetersizdir.
✅ Önce verilen, ancak saatler içinde kaldırılan tedbir kararları ise kamuoyunda çok ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Dolayısıyla tarihin en önemli dolandırıcılıklarını gerçekleştirerek milyonlarca vatandaşı zarara uğratan bu organize eylemlerde, gerçek sorumluların cezalandırılması ve zarara uğratılan yüzbinlerce küçük yatırımcının mağduriyetlerinin mümkün olduğunca azaltılabilmesi için bu gerçeklerin bilinerek hareket edilmesi gerekmektedir. Aksi halde ekonomik ve sosyal tahribatları çok daha yüksek olacaktır.
Ayrıca DDK isterse, bu konudaki daha detaylı düşünce ve önerilerimi aktarmaya hazır olduğumu da belirtmek isterim.
@RTErdogan@memetsimsek@abakingurlek
Bizimkiler Suudi Arabistan’ı korumak için Yemen (Ensarullah) ile savaşa girmeyi ima ederken Kıbrıs’ta neler oluyor?
Bari biz de Suudi’lerden KKTC’yi tanımalarını istesek olmaz mı? Önümüzdeki Kasım KKTC’nin bağımsızlık ilanının 43. yılında Suudi Arabistan, Katar, diğer Körfez Ülkeleri, Azerbaycan, Pakistan yardımda bulunduğumuz çok sayıda diğer ülkenin KKTC’yi tanıması için uğraşacak vaktimiz yok galiba…
Hem KKTC’yi tanıtalım hem de askeri geçit törenini en muhteşem şekilde kendimiz yapalım. Sonuçta kendi işimizi kendimiz yapacak güçteyiz. Başkalarının bir şeyine ihtiyacımız yok…
Ama sanıyorum sorun vakitsizlik… Yemen vs gibi çok daha önemli işlerimiz söz konusu… Ne diyelim?
✈️Pegasus, Çekya'nın en büyük hava yolu şirketi olan Smartwings Grubu'nu 142,3 milyon Euro'ya, yaklaşık 8 milyar liraya satın aldı.
✈️Smartwings filosundaki 49 uçakla 20 ülkede 80 destinasyona uçuş yapıyor.
💰Fon vurguncuları sadece Gündoğdu Gıda üzerinden yaptıkları manipülasyonla 100 milyar liraya yakın para götürdüler.
👉Yani Smartwings'in değerinin 12 katı kadar.
💰Soygunun boyutuna bakar mısınız?
💥"KAHREDEN GECE ‼️
⚓️🇹🇷 34 yıl önce, ABD’ye ait USS Saratoga uçak gemisi tarafından atılan güdümlü mermilerle Ege Denizi’nde NATO tatbikatında vurulan TCG MUAVENET muhribimizde şehit olan;
▪️Gemi Komutanı Kurmay Yarbay Kudret Güngör,
▪️Uçaksavar Yardımcı Subayı Teğmen Alper Tunga Akan,
▪️ Telsiz Astsubayı Astsubay Çavuş Serkan Aktepe,
▪️ İkmal Çavuş Mustafa Kılınç,
▪️ Topçu Er Recep Akan’ı
rahmetle anıyorum.
⚓️🇹🇷 Aziz ve yiğit ruhları şad olsun.
⚓️🇹🇷 O gece asla unutulmaz !"
Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu
@YankiBagcioglu
ABD’nin Irak’tan askeri güçlerinin çekilişi dün itibariyle fiziken tamamlandı. Irak yeni bir döneme girmesiyle birlikte Kerkük’ten teyide muhtaç gelen bilgilerde, olaylar çıktığı, ölü ve yaralılar olduğu ifade edilmekte.
Özellikle Kürt gruplar endişeli. Barzani tedirgin. Moraller bozuk.
Bir kez daha tarihe not düşmek adına yazalım:
Amerika sadece Amerikanın çıkarlarını düşünür. Abd nin kanatları altında abd menfaati için yaşarken, bir gün başkalarının sizden daha fazla menfaat sağladığını görür ve artık çöp olur gidersiniz.
“Dede ekşi yemiş, torunun dişi gıcırdamış.”
İnsanın yaptığı her şey, yalnızca kendisini değil ailesini, evladını ve gelecek nesillerini de etkiler.
Evladını seven, ailesinin şerefini ve itibarını düşünen insan namuslu, dürüst ve onurlu bir hayat yaşar.
Ne Mutlu Türküm Diyene.🇹🇷
Prof. Dr. İlyas Topsakal:
▪️Girit'ten Rodos'a kadar bu adaların hepsinde eskiden Türkler vardı ve çoğunluktaydı. Bugün bir tane Türk bulamazsınız, hepsini öldürdüler.
▪️Güvenliğiniz olmazsa, haklarınızı savunamazsanız sizi yok ederler.
▪️Balkanlar'da da aynı durum geçerli. 1911-12 Balkan Savaşı başladığında oralardaki Türk nüfusu ile diğerleri yüzde 50'ye yüzde 50 idi.
▪️Şimdi yüzde 1'e karşı yüzde 99. Hepsini öldürüp yok ettiler.
▪️Oralarda ne cami ne de medrese kaldı. Yüzlerce, binlerce medrese ve camiyi yakıp yıktılar.
▪️Peki Türkiye'de biz öyle mi yaptık? Türkler böyle mi yaptı?
@parasizceo
ÜLKE TALAN EDİLİYOR
Ramazan Kurtoğlu:
"..,Borsa-Fon kepazeliği ile milletin parası yurt dışına çıkarılmış.
Ayrıca kripto paralarla benzer hokus -pokus yatırımı ile ülke talan ediliyor."
“Siz büyük bir milletin evlatlarısınız… Azerbaycan adı bize sonradan verilmiş, hepimiz Türküz ve Türkçülüğümüzle her zaman gurur duymalıyız.”
🗣️ Ebulfez Elçibey
➖163 milyon TL’nin kaynağı nedir?
➖Bu paranın tamamını hiç düşünmeden fona yatırdığına göre gerçek servetin çok daha fazla olmalı, asıl servetin ne kadar?
➖Hem bakanlık hem de vekillik yaptın, yasaya göre bunların hepsini detaylı bir şekilde mal varlığında bildirmiş olman gerek, bildirdin mi? Bunu yaptıysan o bildirimleri şimdi açıklayabilir misin?
➖163 milyon TL gibi devasa bir serveti fona yatırmaya seni kim ikna etti ya da seni kim teşvik etti? Sana garanti verildi mi? Verildiyse kim tarafından?
➖Sistem çökmeden önce fondan çıkmanı sana kim söyledi? Bunlar aynı kişiler mi?
➖163 milyon TL ile 5 ayda 2 milyar 170 milyon TL kâr eden başka birini tanıyor musun?
➖Götürdüğün 2 milyar 170 milyon TL’lik devasa servetin "günlük faizinin 2 milyon lirayı" geçtiğini, bir emeklinin ise "günlük 750 lira" ile hayata tutunmaya çalıştığını biliyor musun? @drbetulsayan
Bir skandalı da ben ifşa edeyim.
AKP kurmayının vurgunla suçlandığı ve patronları tutuklananÖzata Denizcilik’in yönetiminde çok kısa süre önce bir değişim yaşandı. Tesadüfe bakın ki, şirketin yönetim kurulu üyesi İskender Balcı birdenbire istifa etti.
Sanki, filikaya binip gemiyi terk etme gibi… Tıpkı hisselerini satıp milyar kazanan Fatma Betül Sayan Kaya gibi…
Peki, kim bu İskender Balcı? Yazayım: Osman Çelik’in damadı. Osman Çelik mi kim? Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı!
Gördünüz mü?
Memleketin hazinesini emanet ettiğimiz insanların pek “akıllı” damatları nerelerden çıkıyor?
Sahi, Mehmet Şimşek yardımcısına “bu ne iş” diye soracak mı?
İşte KAP’ta yer alan o ��istifa” 👇🏼
Yunan gazetesi Ta Nea, Türkiye’ye karşı dört aşamalı bir “önleyici darbe” senaryosu yayımlamış:
1.Türkiye’yi elektronik olarak kör et,
2.Önemli hava üslerini ve Foça başta olmak üzere amfibi kuvvetlerini vur.
3. Türk karşı saldırısını “Aşil Kalkanı” ile durdur.
4. Sonunda 24 saat dolmadan Türkiye’yi askerî olarak felç edip masaya “güçlü taraf” olarak otur.
Kâğıt üzerinde ne kadar da kolay görünüyor.
Yunanistan’ın İsrail ile giderek derinleşen askerî ilişkilerinin, Atina’daki bazı çevreleri İsrail’in önleyici vuruş doktrinine özendirdiği anlaşılıyor.
Diğer bir değişle Yunanistan da İsrail gibi uluslararası hukuku tanımayan ilk vuruş doktrini ile harbi başlatma sorumluluğunu almayı kabul ediyor.
Ancak hukuk dışında unutulan küçük bir ayrıntı var. Türkiye, İsrail’in bugüne kadar hava gücü ve sürpriz saldırılarla vurduğu Suriye, Lübnan veya Irak değildir.
Türkiye ile Yunanistan’ın kara sınırı vardır. Türk ordusu Kıbrıs’tadır. Ege adaları Anadolu kıyılarının hemen önündedir. Türk Deniz ve Hava Kuvvetleri de birkaç pist ve liman vurularak 24 saatte savaş dışı bırakılabilecek kuvvetler değildir.
Daha önemlisi, savaşı başlatan ilk füzenin sahibi savaşın ne zaman biteceğine tek başına karar veremez.
Ta Nea’nın senaryosundaki asıl stratejik fantezi Atina’nın ilk 24 saati planlaması ancak 25’inci saatin planını Ankara’nın yapabileceğini unutmasıdır.
Üstelik senaryoda Türkiye’nin karşı saldırısını durduracağı varsayılan “Aşil Kalkanı” bile bugün tamamlanmış değildir. Yunan Savunma Bakanı Dendias, sistemin ancak 35 ay içinde bütünüyle operasyonel olacağını açıkladı.
Tarih de benzer stratejik hesap hatalarıyla doludur.
1919’da İzmir’e çıkan Yunan ordusunun arkasında İngiltere başta olmak üzere dönemin büyük güçleri vardı. Mondros sonrasında ordusu dağıtılmış, silahları toplanmış ve ülkesi işgal edilmiş bir Türkiye karşılarında duruyordu. Sonrasını Churchill dahi acı biçimde hatıratında ( World in Crisis) kayda geçirdi. Zincire de vurulsa Türk hâlâ hayattaydı ve Yunan İzmir’e çıktıktan sonra savaşma iradesini yeniden kazanmıştı.
Sonrası Sakarya’dır. Büyük Taarruz’dur. 9 Eylül’dür.
Dolayısıyla Atina’ya dostça tavsiyemiz şudur:
İsrail’den silah alabilirsiniz; ama İsrail’in savaş doktrinini Türkiye’ye karşı kopyalamaya kalkmayın.
Hele “24 saatte vurur, sonra NATO ve AB’yi çağırır, masaya otururuz” hesabına hiç güvenmeyin.
Çünkü bilgisayardaki savaş oyunlarında “restart” tuşu vardır. Tarihte yoktur.
Bir küçük hatırlatma daha:
Türkiye’de 7,6 milyon motosiklet, 100 bini aşan özel tekne ve yaklaşık 15 bin balıkçı teknesi vardır.
Savaş yalnızca savaş uçakları, fırkateynler ve füze bataryaları arasındaki matematik değildir. Hele karşı kıyısı birkaç mil ötede, 85 milyonluk bir ülkeye karşı hiç değildir.
Kısacası Atina, İsrail’in savaş doktrinini ithal ederken Türkiye’nin coğrafyasını, insan gücünü ve tarihini de hesaba katsın.
Yoksa 24 saatlik savaş planı, 24 saat sonra bambaşka bir savaşa dönüşebilir.