Mobil kitap satış mağazamız yayınlarımızı okurlarımızla buluşturmaya devam ediyor.
Sıradaki durağımız #Yozgat!
Tüm okurlarımızı bekleriz.
#TTKyayınları#HerEveBirTarihKitabı
Ermenistan, parlamento seçimi için 7 Haziran Pazar günü sandığa gitmeye hazırlanıyor.
Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Selvi (@HalukSelvi), seçimlerin Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından taşıdığı kritik önemi değerlendirdi.
"Ermenistan'da yapılacak bu seçimler Doğu Anadolu'nun ekonomik kaderini, Güney Kafkasya'daki Türk-Azerbaycan ittifakının geleceğini ve bölgedeki Rus ağırlığının dengelenmesini doğrudan etkileyecek."
"Paşinyan çizgisi Türkiye'yle ilişkileri normalleştirmeyi, Kars'taki Akyaka sınır kapısını açmayı hedefliyor. Ancak seçimleri Rusya yanlısı veya katı milliyetçi Taşnaksutyun yanlısı diaspora destekli muhalefet kazanırsa Türkiye'yle yürütülen bu diyalog süreci tamamen donabilir."
Osmanlı ilim, hukuk ve idare tarihinde derin izler bırakan; kaleme aldığı eserler ve üstlendiği görevlerle dönemine yön veren Ahmet Cevdet Paşa’yı saygıyla anıyoruz.
#TarihteBugün#AhmedCevdetPaşa
Askeri tarih araştırmaları için yeni kaynaklar
Milli Savunma Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Arşiv ve Askerî Tarih Daire Başkanlığı Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi dönemi de dahil olmak üzere 4 binden fazla birlik ve hastane defterini internet üzerinden araştırmacıların erişimine açtı.
Birlik Defterleri: Daha ziyade Birinci Dünya Harbi ve İstiklâl Harbi dönemine ait bu defterler, muhtelif birliklerde görevli personele (Subay, Erbaş/Er) ait kadro, teşkilat, künye, taltif ve terhis bilgilerini ihtiva eder.
Hastane Defterleri: Daha ziyade Birinci Dünya Harbi ve İstiklâl Harbi dönemine ait defterlerde, hastanelerin personel ve kadro teşkilatı ile askeri personelin hastanelere duhul, taburcu, vefat, tedavi gibi bilgileri yer almaktadır.
Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler Paşamızın şahsında bütün emeği geçenlere tarihçiler olarak teşekkür ediyoruz.
https://t.co/LlxJiQxo8F
Genel Okuyucu Dizimizden II. Mahmud, Ahmet Yüksel imzasıyla okurla buluştu.
İncelemek için: https://t.co/jcwToFcPCj
#TTKyayınları#TTKGenelOkuyucuDizisi
New York Mayor Mamdani published the text given to him by the Armenian lobby without examining it. No Armenians were killed on April 24.
Until World War I, Armenians rebelled approximately forty times. During World War I, taking advantage of the Ottoman Empire’s engagements with the Russian army in the East, they took the final step toward independence. They significantly impaired Ottoman supply and provisioning lines. In addition, by forming armed bands, they started to massacre civilian Turks, Kurds, Circassians, and Arabs living in Eastern Anatolia.
When the Ottoman government, despite all its efforts, was unable to prevent the onslaughts of Armenian terrorists, it published the Circular of April 24, which closed Armenian committees such as Dashnaksutyun and Hunchak, and led to the arrest of individuals confirmed to be associated with these organizations.
No conflicts occurred during the arrests of April 24, and no prominent Armenian was killed. However, the arrest of the leadership cadre of the committees rendered the potential rebellion leaderless and ineffective.
Prominent Armenians did not heed the warnings of Talat Pasha and other statesmen to give up their dream of independence. Armed bands continued their massacres. They killed thousands of Muslims by supporting the Russian army during the siege of Van, which ended with its invasion on May 15. In response to this situation, the Ottoman government was forced to enact deportation measures on 27 May. As the late historian İlber Ortaylı stated, the Armenian deportation of 1915 was not a precaution against a possible rebellion. Rather, the Act of Deportation in 1915 was a response to an actual rebellion and collaboration with the enemy army, and it was inevitable under the circumstances of the time.
It was planned that 924,158 people would be deported. However, not all of them were deported. Approximately 650,000 Armenians were deported and transported. Six months later, the deportations were halted. Therefore, the number of deported Armenians was lower. Also, after the Armistice of Mudros in 1918, a significant portion of the deported Armenians had returned to Anatolia.
When deportation became inevitable, security measures were taken for the lives and property of the deported Armenians. However, due to either the persecutions of Armenians against the Muslim populace in the hinterland or the personal inadequacies of some individuals, some unwanted events occurred. The Ottoman government investigated the crimes committed during the deportation and punished those responsible.
Savaş, insanlık tarihinin kara lekesi... Her insan, her toplum ve her devlet ondan nefret ettiğini söyler, çocuklarını onun kötülüğünden bahsederek yetiştirir, ancak onsuz yaşayamaz.. #okuyorum
📚 Milli Mücadele'de İlk İşgaller İlk Direnişler
@HalukSelvi
Osmanlı Devleti döneminde Ermenilerin önce Kütahya sonra Bursa ve Fatih zamanında İstanbul’da getirildiğini anlatan Prof. Dr. Haluk Selvi;
-Osmanlı Devleti kurulduğu dönemde Ermeniler Konya- Antalya bölgesine yayıldı
-Osmanlı Devleti Sultan Osman zamanında özellikle Anadolu'daki Ermenileri Ortodoks Hristiyanlara karşı daha güçlü bir konuma getirmiştir. Onlara Kütahya'yı bir dini merkez olarak vermiştir.
-Bursa başkenti ilan edildiğinde bu Ermenilerin dini merkezi Bursa'ya taşınmıştır.
-Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettikten sonra 1461 yılında Bursa'da bulunan Ermeni Patrik Ovakim Efendi'yi İstanbul'a getirerek onlara Rum Kilisesi'nin yanında, onların aynı değerde bir kilise olarak, patikan olarak inşa etmiştir.
-Tabi ki İstanbul bir dini merkezdi ama Akkoyunlularla Osmanlı Devleti arasındaki mücadelede, Akkoyunluların Acmiadzin’de bugünkü Erivan yakınlarındaki bir köyde dini bir merkez inşa ettiklerini ve orayı da Ermeniler için yeni bir patrikhane olarak ortaya çıkardıklarını görüyoruz. Bu daha sonra 19. yüzyılda Rusya'nın hakimiyeti altında Ruslar tarafından İstanbul'daki Ermeni patrikhanesine karşı kullanılacak bir araç olacaktır.
Türk Tarih Kurumu Ansiklopedik Türk Tarih Sözlüğü Erişime Açıldı!
Türk ve Türkiye tarihine ilişkin terim, deyim ve kavramları bilimsel ölçütler çerçevesinde açıklayan çevirim içi başvuru kaynağına erişmek için: https://t.co/omNnwAOSZT
#TürkTarihKurumu95Yaşında
Türk Tarih Kurumu Arşivi dijitalleştirilmeye devam ediyor.
Uluğ İğdemir ve Osman Ferid Sağlam Fotoğraf Koleksiyonlarında bulunan 1.500 adet fotoğraf ve kartpostal çevrim içi erişime açıldı!
Mısır Suriye, Irak, İran, İtalya, İsviçre, İspanya, İngiltere, Fransa, Almanya, Bulgaristan, Hollanda, Avusturya, ABD, Türkistan, İstanbul, Semerkant'tan kareler ile çeşitli hat örnekleri, heykel ve tablolara ait görüntülere erişmek için: https://t.co/MeanFZvhuU
#TürkTarihKurumu95Yaşında
Tarihi sevdiren hocamız, değerli üstadımız İlber Ortaylı hocamızı kaybettik. Millete mâl olmuş bir tarihçi hocamızdı. Türk milletinin güvenini hiçbir zaman boşa çıkarmadı. Ermeni Meselesi üzerinden Türk milletine hakaret edenlere karşı en dik duran isimlerden biri oldu. Türk milletinin ve devletinin haklarını her zaman savundu. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Türk milletinin başı sağolsun.
📚Türk Tarih Kurumu Yazar–Okur Buluşmaları kapsamında düzenlenen imza gününe tüm tarih meraklılarını bekliyoruz.
🗓 16 Şubat 2026
Prof. Dr. Mustafa Sarı | 13.00
Prof. Dr. Haluk Selvi | 14.00
🗓 17 Şubat 2026
Prof. Dr. Enis Şahin | 14.00
📍Gar Meydanı
Kurumumuzun ürettiği akademik bilgiyi geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla hazırladığı “Genel Okuyucu Dizisi” ne altı yeni kitap eklendi.
#TTKyayınları#TTKGenelOkuyucuDizisi
Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı kapsamında 4.500 ebeveyn ve 4.500 çocukla birlikte tarihe geçecek bir okuma etkinliği planladık. Bu anlamlı etkinlik için Guinness Dünya Rekorları’na resmi başvuruda bulunduk. Başvurumuz onaylandı, proje yöneticimiz atandı, tüm hazırlık süreci eksiksiz ilerledi.
Ancak…
Etkinlikte okunacak kitabın Merve Gülcemal’in “Filistin Bizim” eseri olduğunu ilettiğimizde süreç bambaşka bir yola girdi. Kitap Guinness’in “Global Risk Komitesi”ne gönderildi, defalarca toplantılar talep edildi ve sonunda 26 Eylül’de gerekçe bile sunulmadan Guinness projeden çekildi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak geri adım atmadık. Guinness olmadan da olur, ama Gazze’siz olmaz dedik.
Ve bugün, 7 Ekim’de binlerce anne-baba ve çocuklarımızla birlikte bu büyük etkinliği gerçekleştirdik. Guinness engel çıkardı ama biz vicdanın rekorunu kırdık! Çünkü biliyoruz ki asıl rekor, zulme karşı susmayan yüreklerde saklıdır.