@ayedasdestek 29 Mart 2026 - saat 22:02 - 21:30’da vereceğinizi açıkladığınız enerji, şu anda Koşuyolu / Acıbadem’de hala yok. Bir bilgi verseniz de gerekli önlemleri alsak!
Eğitimi romantik, ütopik ve tarihsel fikirlerin tozlu raflarında, eski kitapların hayalci dünyasında, ya da masabaşında sahne tozu yutmadan yazılmış bir sürü yeni kitaptan yorumlamak aslında en risksiz entelektüel oyundur. Çünkü orada kimse yoktur; ne öğrenciler, ne öğretmenler, ne de sınıflar. Sadece idealleştirilmiş kahramanlar, kusursuz modeller ve gerçekte asla sınanmayacak fikirler vardır. Bu yüzden kimse itiraz etmez. İtiraz edecek bir gerçeklik ortada yoktur. Ütopik eğitim anlayışı, çoğu zaman gerçek sınıfın kapısını hiç aralamadan konuşur. Hele ki bir gün bile sınıfta öğretmenlik yapmamış öğretmen eğitimcisi akademisyenlerin kaleminden çıktığında, bu fikirler daha da steril bir havaya bürünür. Çünkü onların dünyasında ne kalabalık sınıflar vardır, ne ders ortasında sessizliği bozacak bir öğrenci, ne derse girdiğinizde duvardaki askıya arkadaşları tarafından elbise misali asılmış bir öğrenci, ne her hafta 30 saatlik ders maratonu, ne de tüm çabanızı boşa çıkaran yönetmelik dayatmaları. Aynı şekilde, bir okulun kapısından yönetici olarak hiç girmemiş akademisyenlerin liderlik ve okul yönetimi üzerine kurduğu büyük teoriler de hiçbir zaman veli şikâyetlerinin, bütçe krizlerinin, öğretmenler odasındaki sessiz gerilimlerin, komisyon görevlerinin, veli toplantılarının, öğretmenlik dışındaki zorlu yüklerin tozuna bulaşmaz.
Böylesi metinler, romantik bir dille büyüler; fakat gerçeği dönüştürmez. Eğitimdeki zorlukları, çatışmaları, adaletsizlikleri göz ardı ederek, nasıl olsa kimse denemeyecek yalancı sahilindeki fikirlerin peşinde koşar. Bu yüzden de aslında tehlikesizdir: kimseyi rahatsız etmez, kimseyi sorumlu kılmaz. Çünkü hayali olanın muhasebesi olmaz. Sonuçta, eğitim tartışmalarını ütopyalara hapsetmek, adeta yangını resim defterinde söndürmeye çalışmak gibidir. Gerçek sınıflarda söndürülmesi gereken yangınlar varken, sadece hayali bir suyla boyanmış sahneler üretir. Bu yüzden böylesi yorumlar, edebiyat kokar ama çözüm üretmez; güvenli bir entelektüel oyun alanında dolaşır, kimseye dokunmaz, kimseyi değiştirmez.
Bu resimdeki kişi, Soma’da 301 madencinin cesetleri soğumadan madenci yakınlarını tekmeleyen Yusuf Yerkel’dir. Önceki gün @TFF_Org tarafından @UEFAcom Hat Trick Komitesi’ne seçildi.
Eğer, bu tür hadiselerin yaşanmasını istemiyorsanız, mazlumun hakkı yerde kalmasın diyorsanız, lütfen @UEFAcom@UEFA@EuropaLeague@ChampionsLeague ve @tff ve diğer spor otoritelerini ekleyerek tepki gösteriniz. Lütfen RT yapınız, sesiniz duyulsun.
Yeni kitabımızı öğretmenlerimiz ve öğretmen adaylarımıza yararlı bir kaynak olması umuduyla yayınladık. Kitabın basım sürecinde emekleri ve destekleri için @AniYayincilik firmasına da teşekkür ediyorum.
@YildizEdu@AniYayincilik@yildizegitim@OzerDascan
@onedio Ahh Şahin hocam, ne güzel etmişsin bu delikanlıları dağlara götürmüşsün, denizle buluşturmuşsun. Seni ve Tuncer abiyi saygıyla anıyoruz. Işıklarda uyu.
Bayrakları asalım🥰Yenilenen okul öncesi programına üst bilişsel becerilere ilişkin kazanım eklenmiş🥰Üst biliş nedir? Okul öncesi dönemde nasıl geliştirilir? Hepsini bu kitapta anlatmıştık. Üstelik onlarca etkinlik de var. Daha ne olsun? #hülyagülayogelman