@beehaber Yıllardır tek evlilikle örnek olmuş kişi dersin sanki. Evliliği anlatıyonda sen niye beceremiyorsun acaba.
Evlilik karşılıklı fedakarlıktır, anlayıştır.
İbn Haldun’a sormuşlar:
-"Çocuklarımızı nasıl terbiye edelim?"
İbn Haldun demiş ki:
"Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir.
Kendinizi terbiye edin yeter."
BU KADARINA DA PES ARTIK!
Sendikal mücadeleyi idarecinin gölgesinde ve devletin makamını kullanarak yapmaktan başka bir şey bilmeyenler artık ipin ucunu da kaçırdılar.
Öyle ki Adıyaman’da sendikamıza gönderilen istifa formlarının üstüne, üyelerimizi baskıyla istifa ettiren servis sorumluları kendi el yazılarıyla isimlerini yazarak bu işi yaptıklarını alenen ilan edip birilerine şirinlik yapıyorlar.
Zavallı bir hâl içerisindeki bu kişilerin, bırakın yönetici olmayı, kamu hizmeti sunması bile son derece problemlidir.
Tarafsızlığını yitirmenin de ötesinde malum-sen’e kul köle olan, kendini yönetici zanneden bu zatlar hakkında gerekeni yapacağız. Görevini kötüye kullanarak sendikal örgütlenmeyi engelleyen, alenen suç işleyen bu kişilerle yargı önünde hesaplaşacağız.
Bu pespayeliğin içindeki herkese sesleniyoruz: Üyelerimize yaptığınız baskının, sendikamıza karşı hasmane tavrınızın bedelini ödeyeceksiniz.
Kendini idareci zanneden tipler, sizinle uğraşacağız.
Bu olayla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’na başvurumuzu yaptık. Adıyaman’da görev yapan kamu sağlık idarecileri hakkında gereğinin yapılmasını istedik. Bununla da kalmayacak; devletin her kademesine gerekli şikâyetleri yapıp suç duyurusunda bulunarak yargılanmalarını sağlayacağız.
İstifa formlarının üstüne isimlerini yazanlara mahkeme celplerinde imzalarını attıracağız.
Sendikal mücadelemizde gecemizi gündüzümüze katarak ailemize dâhil ettiğimiz üyeleri idareci baskısına ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz. Herkes haddini bilecek.
Adıyaman’da günü, teşkilat mensuplarımızla bir araya geldiğimiz toplantıyla tamamladık.
Sağlık ve kamu çalışma hayatının gündemini değerlendirdiğimiz toplantıda, sahada büyük bir özveriyle mücadele eden tüm teşkilatımıza teşekkür ederek, “mücadeleye ve çalışmaya devam” dedik.
İnanıyorum ki teşkilatımızın her bir ferdinin ortaya koyduğu gayret ve çalışkanlık, ailemizi daha da büyütecektir. Sendikamız için her zaman ve her şartta gece gündüz demeden mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz.
Bu anlamlı toplantıda bizleri Adıyaman teşkilatımızla bir araya getiren Şube Başkanımız Fidan Karakuş’a ve şube yöneticilerimize teşekkür ediyor, sendikal çalışmalarında başarı ve kolaylıklar diliyorum.
💢Genel Kurulumuzu yoğun katılım ve coşkuyla tamamladık.
💢Çalışma hayatının sorunları, kamu görevlilerimizin taleplerinin sonuca ulaşması için mücadelemiz kararlılıkla devam edecek!
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR
Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,
“Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…” diye konuşuyor.
Biz de soruyoruz:
Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?
Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!
Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!
Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!
Sizin “narkoz” dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!
Aslında mesele belli…
Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…
Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!
23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.
30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutan’ın adını ağzınıza almazsınız.
29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.
10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.
Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!
İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyecegi de açıktır.
Ey aklıevveller!
Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.
Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.
Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.
Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.
Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!
Ama bilin ki;
Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!
Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!
Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!
Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!
Çünkü biz;
1923’te ayağa kalkmış,
O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren,
Her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!
Ve bu millet;
dün olduğu gibi bugün de yarın da
kendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,
21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.
Türk ve Türkiye sevdalılısı memurlarımızın haklı ve onurlu mücadelelerinin sarsılmaz kalesi Türkiye Kamu Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu’nu büyük bir heyecan, coşku ve birliktelik ruhu ile tamamladık.
Biliriz ki @Kamu_Sen, yalnızca bir sendikal kuruluş değil, bir mücadelenin karargahı, bir ülkünün takipçisi, bir Bilge Lider’in emanetidir.
Onu daha da büyütmek, geliştirmek için elimizden geleni ardımıza koymayacağız.
Bugünkü coşkuyu bizimle paylaşan Cumhurbaşkanı Yardımıcımız @_cevdetyilmaz’a, bakan yardımcılarımıza ve işçi sendikalarımızın genel başkanlarına teşekkür ederim.
Yeniden genel başkanlığa seçilen @OnderKahveci ile yetkili kurullara seçilen kardeşlerimi de ayrıca tebrik ederim.
Var olsun birliğimiz, var olsun Teşkilat!
8. Olağan Genel Kurulumuzu büyük bir coşku ve yüksek katılımla gerçekleştiriyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz; MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcıları Vahit Kayrıcı, Tamer Osmanağaoğlu ve siyasi partilerin kıymetli temsilcileri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Sayın Faruk Özçelik; TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, KOOP-İş Genel Başkanı Eyüp Alemdar, YOL-İŞ Genel Başkanı Ramazan Ağar, Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı başta olmak üzere meslek odası, sendika ve sivil topum kuruluşlarının değerli temsilcileri, BTK Kurul Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Sayın Tamer Karadağlı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Sayın Emin Türker, SGK Başkan Yardımcısı Bülent Uğur Ecevit başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarımızın çok kıymetli Başkan, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları, yönetici ve bürokratlarımız; Alparslan Türkeş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Sözen nezdinde akademisyen ve öğretim üyelerimiz, Aynı inanç ikliminde yoğrulmuş ortak kültürümüzün, aynı dille dua edip aynı ülküyle yürüyen büyük Türk milletinin, ruhu ve sesi olan, Azerbaycan Hemkârlar İttifakı’na bağlı Kamu Hizmetleri Sendikası Başkanı Hikmet Nebiyev, Sıhhiye İşçileri Sendikası Başkanı Elnara Muradova başta olmak üzere çok kıymetli protokolümüzün teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı günde, katılım sağlayan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ediyor, Genel Kurulumuzun ülkemiz ve çalışma hayatımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
Sağlık hizmetlerinin sunumunda gösterdikleri üstün gayret, özveri ve başarılarıyla Yılın Doktoru seçilen Uzm. Dr. Muhammed Karabörk ve Yılın Hemşiresi seçilen Mehtap Katırcıoğlu'nu gönülden tebrik ediyorum.
Uzm. Dr. Fazıl Arısoy
Başhekim
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’i, Türk Haber-Sen Genel Başkanı Yücel Kazancıoğlu ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney ile birlikte ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.
Ziyaretimizde, adalet hizmet kolunda görev yapan kamu çalışanlarımızın sorun ve taleplerini Sayın Bakan’a ileterek; çözüm noktasında beklentilerimizi paylaştık.
Çalışma hayatının her kademesinde kamu görevlilerimizin hak ve hukukunu koruma noktasında sosyal diyaloğu ve istişareyi esas alan bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.
Sayın Bakan’a nazik kabulleri için teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum.
Türkiye Kamu-Sen Büyük bir sevdanın büyük bir mücadelenin adıdır.
İlkeli,kararlı dik duran sendikacılık anlayışından taviz vermeden,
hiç bir hesap kitap yapmadan doğruları söylemeye,
Türk memurunun ve Türk milletinin yanında durmaya devam edecektir.
Sözleşmeli yöneticilerin referansla atanması liyakatın tasfiyesidir.
Ortaya çıkan kadro ekip değil; güç odaklarının koalisyonudur.
Sistem, üst yöneticiyi ekibini yönetmeye değil, güç merkezlerinin kuklası olmaya zorluyor.
Sözleşmeler, her 2,5 yılda değişen güç dengelerine göre yeniden belirleniyor.
Bu düzen değişmeli.
Artık ehliyet, liyakat ve başarı esas alınmalı.