Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur.
Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, hainlerin başını ezecek kudrete ziyadesiyle sahiptir.
Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır.
Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak.
15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek.
Birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece kimse bu milletin iradesine zincir vuramayacak.
İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak.
Demokrasimize kastedenler; millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacağını bilecek, bu millete kötülük yapmayı aklından bile geçiremeyecek.
Şu selalar, göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan edişinin sembolüdür.
Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun... 🇹🇷
Bundan 10 sene önce, 15 Temmuz gecesi milletçe hep beraber muhteşem bir destan yazdık.
O gece üniformasına ihanet eden FETÖ’cü teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformaya sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına…
Jandarması, polisi, özel harekâtçısı, istihbaratçısıyla tüm güvenlik birimlerimize…
Ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla aziz milletimin her ferdine bugün bir kez daha tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.
“Türkiye’ye zeval gelmesin” diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan dünyanın farklı ülkelerindeki tüm kardeşlerime de şükranlarımı sunuyorum.
O gece şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi var.
253 şehidimizin tamamının, 2 bin 737 gazimizin her birinin nice anısı, o geceye dair nice hatırası var.
Rabb’im, vatanımızın ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin.
Şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın…
FETÖ tamamen bertaraf edilene, her türlü kılığa giren bu ihanet şebekesinin kökü kurutulana kadar mücadelemiz sürecek.
Çocukları nişangâh olarak kurşuna dizen alçaklardan intikam alamadığımız sürece rahat uyku haram bize!
Elleriniz kurusun!
Ruhsuz mahluklar!
Canavarlar!
Bugün Millî Güvenlik Konferanslarının açılışını yaptık.
Talimatlarımız doğrultusunda Millî Güvenlik Siyaset Belgemizin daha iyi anlaşılması amacıyla hazırlanan Millî Güvenlik Konferanslarının başarılı geçmesini temenni ediyorum.
Devlet yönetiminde millî irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden biri, Millî Güvenlik Kurulumuzun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir.
Yasal ve anayasal düzenlemeler, Kurulun ve Genel Sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmelerini mümkün hale getirmiştir.
Bir zamanlar eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin tespitinden sinema ve müzik eserlerinin denetimine kadar geniş bir alanda mesai harcamak zorunda kalan Genel Sekreterliğimiz, artık bu yüklerinden kurtulmuştur.
Genel Sekreterliğimizin dikkatini ve enerjisini dağıtan bu işlerden kurtulup asli görevlerine odaklanmasını sadece Türk demokrasisi açısından değil, Türkiye’nin ulusal güvenliği bakımından da çok kıymetli buluyorum.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye’nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz.
15 Temmuz sonrası Irak ve Suriye harekâtlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.
Türkiye kendi geleceğini şekillendiren, bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dosta düşmana göstermiştir.
Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika’ya ve Doğu Akdeniz’e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan öz güven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır.
Terörsüz Türkiye süreci, bir güvenlik politikasının ötesinde, ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır.
İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak; Türkiye’nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.
Sahip olduğumuz kapasitenin değerini, etrafımızı kuşatan kriz fırtınasına baktığımızda çok net görebiliyoruz.
Tarihin ve kaderin bize yüklediği sorumlulukların idrakinde olarak inşallah bu kapasiteyi içeride ve dışarıda tahkim etmeye devam edeceğiz.
Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır.
Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir.
Devlet-i ebet müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir.
Türk milleti var oldukça devletimiz var olmaya devam edecek.
Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz; bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor.
Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor.
Genç yeteneklerimiz; uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalarına her gün yenilerini ekliyor.
Önceki gün Tekvando Millî Takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa Şampiyonu oldu.
Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden genç arkadaşlarımızla karşılaştık.
İster geleneksel spor dallarında ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz.
Bugünün ve yarının dünyasında hak ettikleri yeri alabilmeleri için gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.