Mesya AŞ. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in evine cinayet masasının yaptığı baskın anında polislerin kendisine ve iki kızına yaptığı muamele ve kendisine çıplak üst araması yapılması çok açık işkence ve insan hakları ihlalidir.
İnsan hakları ihlalini gerçekleştiren polis ve emir verenler hakkında Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde zamanı geldiğinde dava açılıp ihlal edilen hakların takipçisi olmak ülkede hukukun üstün olması için bir görev ve zorunluluktur.
Çıplak arama sıradan bir prosedür değildir. Gözaltına alındığınızda polisler sizden iç çamaşırınızı çıkarmanızı isterse çıkarmayın. Ayrıca “otur/kalk” deriz biz, yapmayın. Bu muamele işkence kapsamındadır, insan onuruna aykırıdır. Amacı yüzde yüz aşağılamaktır.
Ne yazık Saraçhane’deki genç kadınlardan da dinledim bu iddiaları. Toplu şikayet yapacaktık fakat korktukları ve utandıkları için geri durdular. Zaten hemen hepsi bu kötü muameleyi sıradan bir emniyet prosedürü sanmışlar. Bu konuda kimseyi yargılayamayız fakat korkmayın, utanmayın. Başınıza böyle bir şey gelirse şikayet edin, ceza alıyorlar. Bizler geri durdukça bu aşağılayıcı uygulama devam eder.
Bu arada maalesef bazı meslektaşlar da bu işkenceye maruz kalan müvekkillerini “Aman konuşma, boşver, başımıza dert almayalım, bak tahliye etmezler” vs. diyerek sessiz kalmaya itiyorlar. Bunun hiçbir faydası olmadığı gibi şiddet sustukça büyür unutmayın. Özellikle temel hak ve özgürlüklerinize sahip çıkın.
“Ben gittim, oturdum karşımda bir ekran açık ama 'Adalet mülkün temelidir' yazmıyor. Bir ofis orası böyle gözüm de ısırıyor, en sonunda kırmızı bir tane kahve makinesinden anladım Savcı Beydi o”
+ Savcı: Ya Fatoş, şimdi sen ağlarsın böyle karşımda. Ben sana ne dedim? Ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen, bu adamlar sana kumpas kuracak demedin mi? Konuşmadın sen. Verecektin ifadeni, gidecektin.
- Ama Sayın Savcım, ben bildiğim her şeyi anlattım.
+ Bak, şimdi sen git, eşyaları topla. Ben sana Çağlayan'dan araba göndereceğim. Geleceksin, burada bana ifadeyi vereceksin. Çocuklarına gidersin.
- Savcım, ben yine de ifade veririm, vermemi istiyorsanız. Bir avukatıma sorayım.
+ Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bir kafayla daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi?
- Evet.
+ Velayetleri sende mi?
- Evet.
+ Senin çocukların reşit de değil, değil mi?
- Değil.
+ E, artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını.
Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Biraz insanlığınız, biraz vicdanınız kaldıysa bu insanların yaşadıklarına kulaklarınızı kapatmayın.
@medyascope Defalarca anklet yapiliyor halk bu kelin gormedigini kilicdardan bir cacik olmayacagini defalarca anketlerde belirtiyor kilicdar yinede aday oluyor , topluma ragmen sonra 13 secimi nasil kaybettiyse bunuda kaybediyor sonrasinda halk yine yobaz oluyor ,
@utkusen Daha fazla asagilanmaliydi zaten ne tur somuruye karsi cikarsan cik, hemen bir yerlerden cikip olimpos daki tanrilar gibi yukardan direktif veriyorsunuz su yaptiginiz ahlakcilik yuzunden bu yaratigin yaninda calisan kac kisi magdur oldu acaba dusundunuzmu ?
@NOnurkuru Hangi bilimsel makale soyluyor bunu birseye inaniyorsunuz onun hakliligini ispatlamak icin veri topluyorsunuz , sacma sapan kavramlar ne bilimsel ne akla yatkin abuk sabuk analizler , neyle ne arasinda kolerasyon varda bu kaniya vardin acaba