Değerli bir adım.
Başarılı olabilmesi için ise tarama kadar sonrasındaki süreç de güçlü şekilde planlanmalıdır. Risk tespit edilen her çocuk için hızlı değerlendirme, etkin yönlendirme, düzenli takip ve sonuç odaklı bir destek mekanizması kurulmalıdır. Ayrıca okullarda ve ilgili kurumlarda yeterli sayıda psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve çocuk gelişimcinin istihdamı sağlanmalı, en önemlisi de kurumlar arası koordinasyon ve ailelerin sürece katılımı da güçlendirilmelidir.
Çocukları koruyan sistemler, yalnızca riski tespit eden değil, çözümü de eksiksiz uygulayan sistemlerdir.
@ucimorgtr@yucelceylancom
depremde kaybolan çocuklara ne oldu
depremde kaybolan çocuklara ne oldu
depremde kaybolan çocuklara ne oldu
depremde kaybolan çocuklara ne oldu
depremde kaybolan çocuklara ne oldu
depremde kaybolan çocuklara ne oldu
depremde kaybolan çocuklara ne oldu
Bugün belki böyle 5 haber gördüm. Gencecik insanlarımız yok yere ölüyor. Bu caniler ağır cezalar almadıkça, af denilen saçmalık devam ettikçe hiçbir şey değişmeyecek.
Gaziantep���te,17 yaşında hiç tanımadıkları çocuğu katledip,kalbini çıkarmışlar.
Çocuk “niye küfürlü konuşuyorsunuz” demiş,hepsi bu.
6 kişilermiş.
3 kişi tutuklanmış 3 kişi serbest bırakılmış.
Sizi içerde çürütmeyen bir sonuç,adaletli bir sonuç asla olmaz.
Allah belanızı versin
Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde, 12 yaşındaki bir kız çocuğu, yıllardır akrabası tarafından cinsel istismara maruz kaldığını öğretmenine yazdığı mektupla anlattı.
Şüpheli, adli kontrol şartıyla SERBEST BIRAKILDI.
bu kadın birkaç saat önce üç köpeğiyle beraber yanarak can verdi! 82 yaşındaki necla teyzeyi sırf hayvanlara evini açtığı için sosyal medyada hedef gösterdiler. birkaç saat sonra ise evinde çıkan yangında üç köpeği ile beraber can verdi.
Kaldığımız otelde yangın merdiveni var mı diye biz bakacaksak,
Evlerimiz depreme dayanıklı mı diye sürekli biz koşturacaksak,
Yediğimiz gıdalarda tarım ilacı var mı diye biz test yapacaksak,
Yanarak, yakılarak, depremde sıkışarak, ezilerek, 100 parçaya bölünerek, sokakta magandanın birine denk gelerek ölüp gideceksek;
NE İÇİN VERGİ ÖDÜYORUZ?
Ben her işimi kendim yapacaksam bir araba kendime alırken neden 3 araba da devlete alıyorum? Niçin bir telefon alırken 2 telefon da devlete alıyorum? Maaşımızdan kesilen tüm vergiler yetmezmiş gibi ben neden aldığım on liralık bir üründe bile beş lira vergi ödüyorum?
Madem her felakette kendi başımıza kalacaksak neden bunca kamu kurumu, kuruluşu ve çalışanları var?
Verin bize paralarımızı, sorumluluğumuzu kendimiz alalım. En azından itfaiye gelir mi, ambulans nerede kaldı, AFAD bizi kurtaracak mı, Kızılay çadır verecek mi yoksa satacak mı gibi beklentilerimiz olmaz.
Zaten yoksunuz, hiç olmadınız ki.
Bırakın dirimizi, ölümüze bile sahip çıkamıyorsunuz..
Marmara Depreminde neler yaşanacağını hayal edebiliyor musunuz? Size kimse yardıma gelemeyecek. Kendi kendinize kurtulmak zorundasınız. Sevdikleriniz için İlk yardım öğrenin.