Birlikte kurduk, birlikte büyüyeceğiz!
İktidar yolunda gücümüze güç katan 503 bin 27 üyemizle büyümeye devam ediyoruz.
Gelin, üye olun, söz ve karar sahibi olun!
Üyelik için: https://t.co/ERv6DAWW9L
“Gemiyi güvenli limana taşıyacağız” diyenlerin, bugün arsız bir korsanlığa girişerek gemiyi kaçırmaya çalıştıkları görülmüştür.
Maskeler düşmüş, foyalar ortaya çıkmıştır.
Hatırlayalım: Tarihte görülmemiş bir hukuk skandalıyla, bir sivil darbeyle, ana muhalefet partisinin yönetimine “butlan” kararıyla el konuldu.
Ardından, bir günde Yargıtay’a iletilmesi gereken mahkeme kararı, tam iki ay bekletilip, adli tatile bir gün kala gönderilerek Yargıtay’ın denetimden bilerek kaçırıldı.
Şimdi bu hukuksuzluğu sürdürmek için yeni oyunlar oynanıyor.
Dün butlan yönetiminin Yargıtay’daki temyiz başvurularını geri çektirmesi, bugün son seçilmiş PM üyelerinin adli tatilin bitmesine üç gün kala ihraç edilmesi bir suç üstü halidir.
Yargıtay’ın tedbiri kaldırması ve butlan yönetimini partiden uzaklaştırması ihtimaline karşı alınmış; ahlaksız ve çıkarcı bir tedbirdir. Varlıklarını bir istinaf kararıyla meşru gösterenler, kararı Yargıtay’ın denetiminden kaçırmaya çalışmaktadır.
Daha dün “Tedbir var, kurultay yapamıyoruz” diyenler, bugün tekrar görevlerine dönme ihtimalleri olan seçilmiş yöneticileri ihraç ederek, işgal ettikleri makamı tahkim etmeye çalışmaktadır.
Demek ki mesele, partiyi kongreye götürmek-götürememek değilmiş.
Mesele koltuğu bırakmamakmış.
İddiaları emaneti korumak ama niyetleri emanete çökmekmiş.
Ancak bilinsin ki; Yargıtay’ın hukuksuz bulup ortadan kaldırabileceği bir kararın önünü kesmek için yapılan bütün bu kurnazlıklar beyhudedir. Kimse seçilmişleri tasfiye ederek demokratik meşruiyet kazanamayacaktır.
YENİ Parti millet tarafından kurulan, milletle beraber büyüyen bir partidir. Gözümüz iktidarda, yönümüz ileridedir. Geriye bakmıyoruz, geçmişe bakarak siyaset yapmıyoruz.
Ama CHP gibi köklü bir partinin istinaf oyunlarıyla ele geçirilmesi, ardından olası bir bozma kararını etkisizleştirmek için seçilmişlerin tasfiye edilmesi niyetini de teşhir ediyoruz.
CHP ganimet değildir.
İşgalin hukuku olmaz.
Yağmacıların siyaseti olmaz.
Korsanların limanı olmaz.
Parti üyemiz Kemal Kılıçdaroğlu isimli şahıs ve kendisini MYK zanneden bazı parti üyelerimiz, “TÜZÜK KURALLARINA AYKIRI DAVRANMAK” suretiyle açıkça PARTİ SUÇU işlemektedir. Tüzüğümüze göre yeter sayıda kurultay delegesi imzası verildiğinde OLAĞANÜSTÜ KURULTAY yapılması zorunludur. Ayrıca yine tüzüğümüze göre PM üye sayısı tam sayının 2/3 (üçte ikisi) nin altına düştüğünde PM de düşmüş olur ve yine OLAĞANÜSTÜ KURULTAY yapılması zorunludur. Bu durumda sözde MYK nın karar almaya devam etmesi (özellikle görevden almalar, disiplin süreçleri işletmeler vb.) de açıkça tüzüğümüze aykırıdır. Tüzüğün canınız istediğiniz maddelerini kullanıp, canınız istemediğiniz maddelerini uygulamamak partiyi kaosa sürüklemiştir. Bu tavır da tek adam rejiminin değirmenine su taşımaktan başka bir şey değildir. Hayatınızın kalanını bu gerçeklerle yaşayarak geçirmek de sizin en büyük cezanız olacaktır.
@kilicdarogluk@herkesicinCHP
Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.
O zaman artık, sustuğumuz gerçekleri anlatmanın zamanıdır.
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki;
1-Genel Merkezimizin bahçesinde seviyesizce sergilenen iki araç da partimizin kendi parasıyla alınmıştır, tüm faturaları mevcuttur.
2-Araçlardan biri 2022 yılında Sayın Kılıçdaroğlu döneminde alınmış ve bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanılmıştır. O araçları Genel Merkezimizin bahçesine koyanlar bunu bilemeyecek kadar cehalet sahibidir.
3- Diğer araç da partimizin kendi parasıyla henüz bu yıl satın alınmıştır.
4-O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur. Bunu iftirayı attıkları için şimdi ilk kez açıklamak zorundayım. Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.
Bir daha böyle seviyesiz görüntüler görmemek umuduyla söylüyorum:
Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Özgür Gelecek, Özgür Türkiye için,
Halkın iradesine, demokrasiye ve adalete sahip çıkmak adına bir araya geliyoruz.
Yürüyüşümüz ve oturma eylemimizle sesimizi birlikte yükseltiyoruz.
🗓️ 25 Mayıs Pazartesi
⏰ 19.00
Yürüyüş Başlangıç Noktası:
📍 Golf Çay Bahçesi
Yürüyüş Bitiş Noktası:
📍 CHP Çanakkale İl Binası
Oturma Eylemi:
📌 CHP Çanakkale İl Binası önü
CHP halktır, halkın dediği olur!
Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale İl ve İlçe Başkanları ve yönetimleri olarak; partimizin seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in ve parti yönetimimizin yanındayız.
Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde demokrasiye, halkın iradesine ve partimizin köklü mücadelesine sahip çıkmak için İl Binamızda bugün ve her gün 7 gün 24 saat nöbetteyiz.
Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden güç alan örgütümüz; baskılara, hukuksuzluklara ve siyaseti yargı eliyle şekillendirme girişimlerine karşı omuz omuza durmaya devam ediyor.
İl Binamızın önünde bir araya gelen yol arkadaşlarımızla birlikte bir kez daha gördük ki; dayanışmamız büyüdükçe umudumuz da mücadelemiz de büyüyor.
Baba ocağımızda, halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz.
#BirlikteDeğiştireceğiz #Milletinİradesi
Tutuklu İbb bürokratları ortak açıklama yaptı:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şerefli ve onurlu bürokratları olarak; ne geçmişimizi temizlemeye ne de arınmaya ihtiyacımız vardır.
Ortak açıklamanın tam metni:
Bizler; 19 Mart 2025’te başlayan ve kamuoyunda İBB Davası olarak bilinen sürecin tutuklu kamu görevlileriyiz.
400 günü aşkın süredir çeşitli yazılı görsel medya organlarında türlü iftira, yalan, kara propaganda ve daha da önemlisi adil yargılanmayı etkileyecek açıklamalar ile karşı karşıya kaldık.
Bizler, kamu görevlisi olmanın verdiği sorumlulukla; bize yöneltilen bu orantısız güce ve adeta düşmanlığa karşı bugüne kadar herhangi bir cevap vermedik.
Yargılamanın 40’ıncı gününde, yapılan her savunmada görülmektedir ki; hiçbir somut delile dayanmayan bu iddianame tek tek dökülmektedir.
Eğer gerçekten bu konuda merakı veya tereddütü olan varsa, kendilerini tarihe tanıklık etmek adına mahkeme salonuna davet ediyoruz.
Bizler devlet memurlarıyız.
Bu dava ise siyasi saiklerle yürüyen bir davadır ve bu toplumun gönlünde çoktan mahkum edilmiştir.
Bu davayı olduğundan büyük, devasa boyutlarda göstermek için; liyakat, tecrübe ve emekleriyle Türkiye ve dünyaya model teşkil edecek, vizyoner ve halkın yararına projelerin altına imza atan bürokratların, seçilmiş belediye başkanımızın görevinin başında olmaması en basit ifadeyle halkımızın cezalandırılmasıdır.
Bu vesile ile bugüne kadar gerek tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımıza, bürokratlar olarak bizlere ve ailelerimize dayanışma duygularını göstererek bu haksız-hukuksuz yürütülen acımasız operasyonda yanımızda duran herkese, bize inanan ve güvenenlere, desteklerini korkmadan açıklayabilenlere, sahip çıkanlara sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Üstümüze hiçbir koruma kalkanı yoktur. Her sorumlu kamu görevlisi gibi hukuk önünde hesap verebilir, yargılanabiliriz.
Bizi yetiştiren ailelerimiz, üstümüzde emeği olan her bir insan ve Türkiye kamuoyu bilmelidir ki; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şerefli ve onurlu bürokratları olarak; ne geçmişimizi temizlemeye ne de arınmaya ihtiyacımız vardır.
Ülkenin siyasetinden yegane beklentisi; daha fazla özgürlük, daha fazla adalet, daha fazla demokrasi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi bürokratları olarak bugün tutsak da olsak, Türkiye’nin aydınlık, güzel günlerine olan inancımızla çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz.
Geleceğe dair umudumuzu asla kaybetmedik. Geçmişin karanlık hesaplarına da hapsolmayacağız.
Bugün Silivri’de tutsak İstanbul Büyükşehir Belediyesi bürokratları olarak biliyoruz ki yalnız değiliz. Bu yoksul ve onurlu ülkenin dört bir yanında bize tutunan vicdanlı yüreklere sözümüz, çocuklarımıza yeminimiz var.
Asla yılmayacağız, asla vazgeçmeyeceğiz!
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bürokratları
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Kadriye Kasapoğlu, tanıdığım harika insanlardan biri… Görevini çok iyi yapan, zarif, her zaman güler yüzlü.
Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü olduğu için aylardır suçsuz yere cezaevinde. 13 yaşındaki oğlundan, sevdiklerinden ayrı.
Ne onu, ne Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu, ne de bir başkasını… Asla unutmayız, unutturmayız!
#KadriyeKasapoğluYalnızDeğildir
Bu olağanüstü süreçte gösterdikleri hukuk mücadelesi için Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız @gulciftci ve Partimizin Avukatı sevgili Çağlar Çağlayan nezdinde tüm değerli meslektaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. @herkesicinCHP
Köklerinde Müdafaa-i Hukuk olan, Sivas Kongresi olan, Kuvayi Milliye olan, kurtuluşun ve kuruluşun partisi Cumhuriyet Halk Partisini teslim alabileceklerini sanan zavallılar, unutmayın ki, bugün kurulan tüm kumpaslar elbet çökecek!
Bugün seçme ve seçilme hakkına, demokrasiye yönelen ağır ve haksız saldırılar mutlaka bertaraf edilecektir. #CHPTeslimAlınamaz @eczozgurozel@ekrem_imamoglu@ozgurcelikchp@CBAdayOfisi
Değerli yol arkadaşlarım,
Telefonlarım kilitlenmiş durumda. Aramalara ve mesajlara dönmem mümkün değil.
Süreci takip etmek ve yönetmek üzere İstanbul İl Başkanlığımıza geçiyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi halktır, halkın evidir, baba ocağıdır. Teslim alınamaz!
SİSTEMİK ÇÖKÜŞ VE AKP
Yurttaşın devletine emanet ettiği bütün kişisel bilgileri elde edilmiş, kopyalanmış yasadışı işlerde kullanılmış
Öyle ki, basbayağı bir "paralel e-devlet" yapısı kurulduğu ortaya çıkıyor
Muhtemelen buzdağının yalnızca görünen kısmı olan e-imza skandalı, AKP’nin beslendiği kurumsal erozyonun ve devletin temel sütunlarının nasıl aşındırıldığının çarpıcı bir göstergesi
AKP, devletin güven ilişkilerini zedeleyen ve kurumların onurunu aşındıran bu çürümenin yegâne temsilcisi. Bu skandal münferit bir suiistimal değil; cezasızlık kültürü ve kurumsal yozlaşmanın doğal ürünü
Kaybedilen, yalnızca haksız kazanılmış makamlar değil; yüzlerce liyakatli insanın hakkı, gençlerin umudu ve yurttaşın devlete olan güveni
Bütün bu tezgâh al gülüm, ver gülüm dönerken istihbarat teşkilatını elele idare eden dinamik (!) ikili o üstün meziyetlerini (!) bu defa hariciyenin yönetimine vakfetmiş durumda
İkisi de son derece alıngan: En ufak bir eleştiri veya soruyla karşılaşmayagörsünler hemen avazları çıktıkları kadar "İsrail!" diye bağırıyorlar ve veriyorlar fona Kurtlar Vadisi müziğini. Bir numaralı sorumlu ABD hakkında ise dut yemiş bülbüle dönüyorlar
Bu @HakanFidan ve @nuhyilmaz ikilisinin alınganlık dışında bir ortak noktaları daha var: İkisinin yüksek öğrenim dereceleri hakkında ciddi soru işaretleri var
Birinin uzaktan eğitimle bitirdiğini iddia ettiği ABD üniversitesinin denkliği var mı belli değil
Diğerinin sosyoloji doktorasında hem yurtiçinde hem yurtdışında apaçık tutarsızlıklar var
Ne yapalım Allah'ın bildiği kuldan saklanmamalı, devlet ciddiyeti denilen şeyin de öyle kasılarak poz vermekle, kaşlarını çatmakla değil önce liyakatle ilgili olduğu akıldan hiç çıkmamalı
80 öncesi farklı siyasi görüşteki ve toplumun her kesiminin sevdiği, saydığı ; toplumun çimentosu diye tarif edilen insanlar katlediliyordu bugün ise tutuklanıyor.
Yöntem değişse de zihniyet aynen devam ediyor ve bu zihniyetin asıl amacının ne olduğunu ‘Yeliz’ açıkça söylüyor aslında…
Ve Zeydan Başkan da siyasi kimliğinden bağımsız büyük küçük herkesin, her kesimin gönlünde yer eden bir kimlik olarak bu süreçten şimdilik payına düşeni alanlardan.
Ancak hala anlamadıkları bir şey var ki o da; inandıkları değerler uğruna ölümü göze almış bir kuşağın temsilcilerini tutuklamalarla yıldıramazsınız! #ZeydanKaralar
@selmayarslan@nasuhbektas O zaman az katkımız olsun. Çanakkale ili büyükşehir belediyesi olmadığı için yol güzergahlarının büyük bir bölümü özel idare sorumluluğunda oluyor. En azından bu ayrım haksız suçlamaların önüne geçer.
Bizim için turistin sıradanı olmaz. Çanakkale’ye gelen her konuk çok kıymetli.