Arkadaşlar bilmiyorum ya. Bugün çiçek alınca Allah nasip eder de bir kızım olursa 'kucağımdakilerin çiçek olduğunu sanardım seni kucaklamadan önce' diyerek onu seveceğimi hayal ettim. Böyle de romantik bir anne hadi bakalım.
Bilinenin aksine çoban sürüyü değil; sürü çobanı güder. Uykusundan giyimine, yemesi içmesinden evinin şekline, kişiliğinden vicdan ve psikolojisine, tüm üretim ve tüketim alışkanlıklarına sürü yön verir. Çoban, çobanı çoban yapan her şeyi sürüye borçludur.
Kalbini açtığın yerde aynı açıklığı bulamamak…
Belki de insanı en çok bu sessizce değiştiriyor.
Gördüğün gibi görülmemek,
mesafeyi kelimelerden önce büyütüyor.
Neyse ki kırıldığı yerden büyümeyi sadece çiçeklere kaptırmadık.
Aynı zamanda içsel anlamda hem ne kadar büyüdüğümü geliştiğimi, hem de kendimi tanımaya ne kadar geç kaldığımı hissediyorum. Öylesine tezat ki bu iki his :) bazen öyle olur kafayı yersin.
Bir ferahlık ayı geldi..
Yorulduğumuz kendimizi üzdüğümüz gerekli gereksiz her neyi heybemize yük edindiysek bırakma ayı geldi.
Ey Rabbimiz bizleri bağışla, bizlere merhamet et. Habibin senden ne istediyse senden onları ister, neyden sana sığındıysa da ondan sana sığınırız.
İçimdeki sandıkları açarak, kapatarak, bazen kitleyerek nice yollar aldım. Hepsi aynalı bir sandığı açmak içindi. Çok çabalamam gerekti çok yoruldum ama sonunda açabildim. Şimdi o aynaya gülümsüyorum ve bu his tarif edilemeyecek kadar hafifmiş.
“yeniden” ne güzel bir esinti ya. yeniden sevinmek, yeniden gezintilere çıkmak, yeniden saçlarını uzatmak, yeniden sevmek, yeniden cıvıldamak, yeniden yerine alışmak. yeniden ama sanki ilk defa. mis gibi.