🔴 Ara Tatil Uygulamasını 120 Bin’e Yakın Kişiye Sorduk
81 ilde toplam 119 bin 709 paydaşın [öğretmen, yönetici, öğrenci ve veli] katılımıyla gerçekleştirilen en kapsamlı saha araştırmasıdır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci ve 36 bin 116 veli katılmıştır.
Ara Tatil Uygulamasının Değerlendirilmesi: Okul Yöneticisi, Öğretmen, Veli ve Öğrenci Araştırması” başlıklı saha araştırmamız yalnızca mevcut durumu tespit eden bir rapor değil aynı zamanda eğitim takviminin daha verimli ve dengeli biçimde yapılandırılmasına katkı sağlayacak politika önerileri içeren bir rehber niteliği taşımaktadır.
■ Araştırma sonuçları, ara tatil uygulamasının tüm paydaş grupları tarafından yüksek düzeyde sahiplenildiğini göstermektedir.
■ Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı öğretmenlerde %88,2, okul yöneticilerinde %72,1 ve velilerde %70,5 olarak kaydedilmiştir.
■ Özellikle öğrencilerin (lise %85,7; ortaokul %78,4) uygulamayı devam ettirme yönündeki iradesi dikkat çekicidir.
Araştırma sonuçlarımızdan elde edilen verilere göre, Türkiye’deki ara tatil uygulamasının tamamen kaldırılması yerine verimliliğini artırmak ve paydaşların beklentilerini karşılamak adına şu öneriler geliştirilmiştir:
• Ara tatil uygulamasının devamlılığı sağlanmalıdır.
• Ödev ve proje yükü dengelenmelidir.
• Çalışan veliler için destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.
• Kamuoyundaki yanlış algılar ve mevcut kaygılar giderilmelidir.
• Bölgesel ve okul bazlı esneklikler ile dini bayram tatillerinin değerlendirilmesi yapılmalıdır.
• Mesleki gelişim faaliyetleri revize edilmelidir.
Çalışmamızın ara tatil uygulamasına ilişkin tartışmalara sağlıklı bir zemin kazandırmasını ve eğitim politikalarının geliştirilmesine katkı sunmasını temenni ederiz.
Araştırma: https://t.co/f56lPOwOkY
Haber: https://t.co/f56lPOwOkY
Henüz iki gün önce, İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan 44 yaşındaki öğretmenimiz Fatma Nur Çelik, 2 Mart’ta uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetti. İnsan biraz ar eder; en azından böyle bir yas sürecinde sessiz kalmayı bilir.
İstifa edecek iradeniz olmadığını biliyoruz, ancak hiç değilse bu acı varken böyle paylaşımlardan kaçının.
ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME İLÇE GRUPLARI DAVASI
MEB tarafından Nisan 2025 Tebliğler Dergisinde yayımlanan ilçe grupları düzenlemesine ilişkin Danıştay İkinci Dairede açtığımız E. 2025/1866 nolu davamız başta olmak üzere bu konuda açılan davalarda Danıştay yürütmenin durdurulması yönünde kararı verdi.
Danıştayın esastan değil usul yönüyle verdiği kararda “bu düzenlemenin yönetmelikle yapılması ve Resmi Gazete'de yayımlanması gerektiği" gerekçesiyle yürütmeyi durdurdu.
Yürütmesi durdurulan Nisan 2025 Tebliğler Dergisinde yayımlanan düzenlemeden sonra ilçe grupları Öğretmen Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliği ile yeniden düzenlenmişti. Haliyle Danıştay’ın şu an vermiş olduğu karara konu, esas yönüyle değil usul yönüyle yürürlüğünü durdurduğu düzenleme, aslında ölü olan, yürürlükte bulunmayan bir düzenlemeye dönüşmüştü.
Karara konu düzenlemenin uygulanmasının kalktığı, ölü bir düzenleme olduğu ve Danıştayca da esastan değil usul yönüyle bir karar verilmiş olduğu gözetildiğinde, Danıştay’ın bu kararının Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin eki ilçe grupları düzenlemesine karşı açtığımız davalarda da maalesef emsal değeri de bulunmamaktadır.
Bu karara ilişkin aksi yönde yapılan değerlendirme ve yorumların sağlıklı olmadığını ifade etmek isterim.
İLÇE GRUPLARI DAVAMIZ DEVAM EDİYOR…
9 Ocak 2026 tarihli RG yayımlanan Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ekindeki ilçe gruplarına açtığımız dava ise devam etmektedir.
İl İçi Özür Grubuna Kısıtlama!
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında ilgili hüküm:
"Mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubunda ise mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamaz."
Bunun anlamını açıklayalım
Sayın Bakan Yusuf Tekin, öğretmeninizin itibarı için var mı bir eylem planınız?
➡️Mesela sınıf içinde izinsiz yani gizli çekim yapan öğrenciye, bunu sosyal medyada paylaşan öğrenciye ve öğretmene bu saygısızlıkları yapan öğrenciye ne yapılacak?
➡️CİMER konusu ne olacak?
➡️Okul basan, sınıfa giren, öğretmene telefon açarak tehditler savuran velilere yaptırım, ceza gelecek mi?
➡️Öğretmenler velilere neden telefon numaralarını vermek zorunda?
…… Dert çok, bir duyan olsa….
Kıymetli Meslektaşıma yapılanları asla kabul etmiyor, Sayın Bakanın bu olaya duyarsız kalmamasını istiyorum. #Ankara
@Yusuf__Tekin@tcmeb@MemAnkara@Murat4Kucukali
Çalışan velilerin ara tatillerin kalkması yönünde taleplerinin yanına öğretmenlerin maaş, ek ders, yer değiştirme ve özlük hakları iyileştirme konularını da eklemelerini isteriz.
Birgün ameliyattayım.
Büyük bir kanser ameliyatı.
5 saattir ameliyat sürüyor.
İğne ile kuyu kazıyorum resmen..
Sekreter ameliyathaneyi arıyor. Hoca ameliyatta mı diye.
Sistemden 3 hastaya randevu verilmiş,
Ameliyat sistemde göründüğü halde.
Soruyor sekreter, hastaları ne yapayım, Hoca gelicek mi?
Dedim ki inşallah 2 saate biter ameliyat. Beklerlerse çıkınca bakayım bari..
Sordum, randevu slotları kapalı iken bu hastalar nasıl randevu almışlar?
Cevap yok, bilen de yok.
Ve diyor ki, hastalar huzursuz.
Dedim ki, Psikiyatriye gönder. Gerekirse Başhekime..
Hastanın biri diyormuş ki:
Hoca, gelip bize baksın.
Sonra ameliyata tekrar gitsin.
😲
Vay arkadaş dedim.
Nasıl bir Egosentrik bir toplum olduk.
Karnı açık kanser hastasını bırakıp ameliyattan çıkıp,
onu muayene edip sonra ameliyata geri dönecekmişim.
Vay vay..
Vahh vahh..
😔🤔
📌Düşünün; bir bakan, ara tatilin getirilme amacını ve arka planındaki pedagojik gerekçeleri unutup, sadece "çalışan ailelerin talepleri" diyerek tatili kaldırmaktan bahsediyor.
📌Okulu pedagojiden koparıp bakıcılığa indirgemek... Eğitim kökenli olmayan bir bakış açısından da ancak bu beklenirdi.
#AraTatil #Eğitim
Öğretmenler Günü haftasına özel olarak, 24–30 Kasım 2025 tarihleri arasında YHT ve anahat tren biletlerinden tüm öğretmenlerimiz %50 indirimli olarak yararlanabilecek.
Eğitim ailemiz adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu'na teşekkür ediyorum.
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
Bugün niye memleketin Adıyaman’da değildin sorusu çok geldi
Açıkça cevaplandırayım;
Ne Cumhurbaşkanlığından
Ne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından ne de başka bir yerden Adıyaman için bir davet gelmedi o nedenle davete katılmadım
Adıyaman’da olmak için davete gerek duyanlardan değilim ama bugün anlamlı bir gün olduğu için ifade etmek istedim
Bir ay önce Adıyaman’daydım.
Adıyaman depremin ilk günlerinde yalnızdı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra helallik istemişti
Bugün Adıyaman depremin yaralarını en iyi saran illerin başında geliyor. Adıyaman’da yetkililerin ve vatandaşın aktardığı yerinde dönüşümün Adıyaman’da çok başarılı uygulandığı. Bu model Adıyaman’da çok iyi sonuç verdi
Diğer taraftan şehrin üst kısmında yeni yapılan konutlarla birlikte yeni bir şehir inşa edilmiş durumda
Gerek Ak Partililer gerekse de AK Parti’ye mesafeli duranlar Çevre Bakanı @murat_kurum’un Adıyaman’da yaptıklarının hakkını teslim ediyorlar.
Deprem şehri Adıyaman’da insanların başlarını sokacakları evler önemli ve hayatidir. Bunlar kadar önemli olan toplumun normalleşmesidir ve bu konuda sivil toplumdan çok büyük beklentiler var
Diğer taraftan Adıyaman Üniversitesi yaralarını çok hızlı sarıyor. Bu yıl tercihlerde % 90 üzerinde yerleştirme yapıldı. Öğrenciler Adıyaman Üniversitesi’ni tercih etmekten çekinmediler
Deprem yaralarını sarma noktasında valilik, belediye ve kurumlar gerçekten el ele veriyorlar
Allah bir daha öyle bir acıyı Adıyaman’ımıza, ülkemize ve insanlığa yaşatmasın
Deprem yaralarını sarma noktasında kimin toplu iğne kadar katkısı varsa Allah onlardan razı olsun
İnşallah en kısa sürede deprem bölgelerini dolaşarak yapılanları, memnuniyet ve şikayetleri sizlere aktarmaya çalışacağım
Atatürk paylaşımlarımızdan dolayı sayfayı takipten çıkan büyük bir kitle var. Bu kişilerin sayfayı takipten çıkması durumundan rahatsızlık duymuyorum aksine beni gururlandırıyor ve onore ediyor. Eğer yaptığımız Atatürk ve Cumhuriyet paylaşımlarından rahatsızlık duyuyorsanız sayfamızı takipten çıkabilirsiniz. Çünkü ben vatanını ve Atatürk'ü seven, onun izinde yol alan bir Cumhuriyet öğretmeniyim. Bundan sonra da bu yolda devam edeceğim. Eğer yaptığım bu paylaşımlar sizi rahatsız ediyorsa emin olun daha çok rahatsız olacaksınız!
Yaşasın Cumhuriyet
Yaşasın Atatürk
Dersde böyle oturan öğrenciye ne yapabiliriz?
Hiç bir şey yapamayız. Kızarsak sözlü şiddet uygulamış oluruz psikolojisi bozulur. Dokunursak şiddet olur adliyelik oluruz.
Performansına kötü not verirsek müdür arıza çıkarır.
Alo 147 Bimer Cimer manyağı oluruz.
Sonra anne babası okulu başımıza yıkar.
İl ve ilçe MEM soruşturma açar. Medya:
-"Yine Öğretmen Şiddeti" diye bizi afişe eder.
MEM yetkilileri öğrenciyi evinde ziyaret eder hediyeler verir gönlünü alır. Öğretmenin öğrenciden özür dilemesi ile mevzu
kapanır...
Saygılar(!)
(Bir Öğretmenden alıntı)
Son Durum
08.10
Küresel Sumud Filosu'ndan en az 10 gemi hâlâ seferlerini sürdürüyor ve şu anda Gazze'ye 40 deniz mili uzaklıktalar.
Arkalarında da başka bir filo daha var. Orada da 10 gemi bulunuyor.
Türkiye de Kalp alanında büyük başarılara imza atmış ve en önemli Kalp Doktoru olan hemşehrimiz Prof. Dr. Bingür Sönmez hocadan çok önemli bir anı;
Değerli Meslektaşlarım,
84 yaşında olan ağabeyim
3 gün önce inme geçirdi. Ben yetişene kadar komşuları ambulans çağırmışlar ve 112 ben yetişene kadar Anadolu yakasındaki bir eğitim araştırma hastanesine götürmüş.
Kırmızı çizgiden acil servise ulaşınca kapıda bulunan kılıksız bir güvenliğe tane tane “Ben Profesör Doktor Bingür Sönmez, kalp cerrahıyım, ağabeyim acil gelmiş, durumu hakkında bilgi almak istiyorum” dedim.
Güvenlik lakayt bir şekilde içeri girdi ve “BT ve MR çekilince bilgi verecekler” dedi. “Yavrum doktor arkadaşlara -bir hoca gelmiş- der misin” dedim.
Tekrar içeri girdi ve “Sonuçlar çıkınca bilgi verecekler” dedi.
O sırada bu kapının önünden geçen formalarından cerrah olduğunu anladığım 3 genç doktorun önünü kollarımı kucaklar bir şekilde açarak kendimi detaylı bir şekilde tanıttıktan sonra “Doktor beyler ağabeyim içeride acilde, bana yardım eder misiniz” dedim.
Önde en kıdemli olan (muhtemelen benim yarım yaşındaydı) “Nesi var” diye sordu, “İnme geçiriyor” dedim.
Cevap olarak biz ortopedi asistanlarıyız dedi ve üçü de arkalarına bakmadan yürüyüp gittiler.
Bunun üzerine güvenliğe “Doktor arkadaşlara söyler misiniz hastayı kendi hastaneme götürmek istiyorum” dedim.
İnanmayacaksınız ama 30 saniye içinde bu defada başka kılıksız bir personel sedye ile ağabeyimi getirip acilin ambulans girişindeki büyük koridora bırakıp küstah bir şekilde “Buyurun” dedi. “Oğlum bir tedavinin reddi tutanağı, bir imza yok mu” dedim.
Cevap “Biz onu ayarlarız” oldu. “Evladım bir ambulans çağırmam” lazım dedim. Arkasını dönüp gitti.
Bu sırada ağabeyimin üstü açık olduğu için paltom ile örttüm ve yarım saat özel ambulansın gelmesini bekledim.
Değerli meslektaşlarım bu esnada acilde bir yoğunluk yoktu.
Ara , ara ambulans sakin bir şekilde başka odalara hasta bırakıp gidiyordu.
Sakın yanlış anlamayın doktor şikayet etmek haddim değil ama meslekte etik değerler bu kadar mı erozyona uğramış.
Bu genç doktorları hangi hocalar yetiştiriyor şaşkınlık içindeyim..
Kalp Doktoru Prof. Dr. Bingür Sönmez