3 kişi bir araya gelip soygun planlasa, yasalarımıza göre bu kişiler organize suç örgütü kurmaktan yargılanır ve ceza alırlar.
Ama binlerce kişilik silahlı bir örgüte üye olup, erzak ve mühimmat taşıyan, yaralı taşıyan, eylem ve gösterilere katılan teröristler suça bulaşmamış oluyor ve affedilecekler!
Bu nasıl adalet?
Başlangıç olan Çerçeve yasanın kabulü, kan ile kazanılmış toprakları oy vererek kendine milletvekili denen iradesi teslim alınmışlara bu toprakları teslim etme olayıdır.
Siz kimsiniz ki Türk milletinin geleceğini Türk milleti yokmuş gibi karar verebilirsiniz!
Yok öyle bir hukuk devleti!
PKK yıllarca Kürt ve Zaza kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi olduğu propagandası yaptı.
PKK tarafından Türk Devleti'ne yıllarca faili meçhul iftirası atıldı.
Oysa gerçek katliamcı ve soykırımcı PKK'nın kendisi olmuştur!
@turanbulent Profilinde hukukçu yazıyor!
Kişiye yönelik yasa mı yapılır?
İradeniz neticesinde ihanet edip, yargılanmaktan mı korkuyorsunuz? 10. Madde sizi kurtaramaz.
Gittiğiniz yolun yanlış olduğunu biliyorsunuz. İstifa edin.
Milletimizden gizlemeyin!
İYİ Parti Grubu olarak TBMM Başkanlığına yaptığımız başvuruyla, Çerçeve Yasa görüşmelerinin Tören Salonu’nda ve canlı yayınla yapılmasını talep ettik.
Ayrıca başta şehit yakınlarımız ve gazilerimiz olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin Komisyonda dinlenmesi için başvurumuzu yaptık.
Çerçeve Yasa kapalı kapılar ardında görüşülemez.
Kapıları açın.
Türk milleti görsün ve duysun!
Bugün (7.8.2026 Cuma) DİB'in hazırladığı hutbenin konusu: Kardeşlik. "Müminler ancak kardeştirler..." (Hucurat: 49 / 10) ayeti etrafında kısmen açık, önemli ölçüde peçeli olarak siyasi iktıdarın/ittifakın gündemine güzelleme yapılıyor. Siyasi gündem ve zamanlamanın bağlamı bunu teyit ediyor.
Zikredilen ayetin bir öncesinde "Müminlerden iki topluluk birbiriyle kavga eder...eğer bunlardan biri diğerine saldırırsa, saldıran tarafla boyun eğinceye kadar savaşın..." (Hucurat: 49 / 9) DİB bu ayeti görmüyor. Kaldı ki bu durum her iki taraf Müslüman olursa geçerlidir. Peki bir taraf açıkça İslam'a saldırıp düşmanlık yapıyorsa, dalga geçiyorsa verilmesi gereken cevap ne olur? Madem meseleyi din alanına taşıyorsunuz, millete bu sorunun cevabını verin.
PKK/KCK terör örgütü, yol kesiyor, çoluk çocuk demeden katliam yapıyor. Bingöl yolu üzerinde otobüsün önünü keserek 32 askeri şehit ediyor. Böyle bir çok olay var. Milletin malına, canına, ırzına çöküyor. Bu filleri uluslararası güçlerden destek alarak işliyor. Madem din kardeşliği o zaman soralım: Anılı fiillerin İslam'da hükmü ne? Bu mevzuda Kur'an'da yer alan ayet gayet açık: "...yeryüzünde yol kesip bozgunculuk yapanların cezası; öldürülmeleri ve idam edilmeleri ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi, yahut sürgüne gönderilmeli." (Maide: 5 / 33) Madem meseleyi İslam açısından ele alıyorsunuz. O zaman önümüzdeki cuma hutbesinde çete oluşturarak yol kesmenin, çoluk çocuk demeden katliam yapmanın hükmünü Kur'an ve kaynaklara dayalı olarak anlatın. Bekliyoruz.
Din, bir tarafından tutularak başkalarının yırtığını örten bir yama değildir. Ne yazık ki DİB hitap ettiği toplumun nasıl bir toplum olduğunun farkında değil.
Din kardeşliğinden bahsederek toplumsal birlikten ve güçten söz ediliyor. Bu toplumda farklı inançlar var. Dine inanmayan kesimler var. PKK/KCK nedeniyle yakınlarını kaybedenler var. Yaralı, sızılı insanlar var. Tüm terör örgütlerini reddedip mesafe koymak isteyen insanlar var.
Bilin ki kendi dükkanınızı konuşmak dini hassasiyetin değil tarafgirliğin ürünüdür. Toplumu üstü örtük olarak din diliyle manipüle etmek dine aykırıdır. Nokta.