Sen ABD’yi protesto ettiğini sanıp marketten kola alıp sokağa dökersin ama sana gazı veren siyasal İslamcı iktidarın ABD’nin bayrağını “Fatih Sultan Mehmet” köprüsüne yansıtır…
Feminizm bir akıl hastalığı, patolojik bir ruh halidir.
Feminist olan herkes terörle iltisaklı muamelesi görüp dışlanmalıdır.
Müşterilerine iyi hizmet vermek isteyen mekanlar, kapılarına köpek giremez etiketi gibi feminist giremez etiketi yapıştırmalıdır.
Bahsi geçen mekan hızla tespit edilip yasal işlem başlatılmalı, gerekirse bugün mühürlenmelidir. Ortada bir suç varsa bunun mercii mahkemelerdir; feminizm maskesi arkasına sığınarak zorbalık yapmak değil. Feminizm erkek düşmanlığı değil, hak ve fırsat eşitliğidir. Cehaletin ve kuralsızlığın bu kadarına maruz kalmak zorunda değiliz.
İbrahim Tatlıses gibi fail oğlu fail biri oraya gelse bunu yapamazlar. Sırf Batılı ve Türk diye Ozan Güven'i linçliyorlar da linçliyorlar. Kürtlerin yaydığı iğrenç feminizm bir biyolojik silahtır. Aynı şeyi İbo'ya yapsalar bir daha Kadıköy değil İstanbul'da iş bulamazlar.
Aşık olduğun adamla evlenmek çok garip bi şey ya sabah temizliğe yeterince yardım etmedi diye kafasını patlatasın geliyo akşam konserde aşkından ölesin
Donald Trump ile Beyaz Saray’da ağırladığı çocuk arasındaki diyalog:
Trump: Sen büyüyünce ne olacaksın, şampiyon?
- Güç kaldırma (powerlifting) sporcusu olacağım, efendim.
Trump: Güzel! Peki hiç kadınlara karşı yarışmayacaksın, değil mi?
- Hayır, efendim.
Trump: Dinle! Bir adam vardı, sıradan bir güç kaldırma sporcusuydu. Cinsiyetini değiştirdi, kadınlar kategorisine girdi ve 18 yıllık bir rekoru 119 pound farkla kırdı. Bu adil mi? Lanet olsun, hayır! Bu yüzden senin için endişelenmiyorum, evlat. Sen erkek olarak yarışacaksın… Olması gerektiği gibi.
- Evet, efendim!
Eşine her gün sahur hazırladığı için eleştirilen kadın, açıklama yapmak zorunda kaldı:
“Bugün yirmi ikinci gün olacak, bilfiil kalkıp sahur hazırlıyorum.
‘Neden bu adam sürekli hazır masaya oturuyor, neden sahuru kendisi hazırlamıyor?’ gibi mesajlar geliyor.
Çünkü bu adam sahurunu yapıyor ve yatmadan işe gidiyor. Ben yatıyorum. Aslında bu kadar basit.
Hasta olsam bana sormadan kalkar, beni çağırır. Hatta gerekirse bana yedirir, yatırır, bebek gibi bakar.
Ben otuz gün değil, üç ay da sahur hazırlarım.
Yemek hazırlamak, kocaya hizmet etmek, kocanın sana hizmet etmesi normal. Elin adamına hizmet etmiyoruz.
Kendi karısına, kendi kocasına hizmet etmeyi ne zaman anormal bir durum olarak addetmeye başladık, onu anlayamıyorum.
Ben, bana bulduğu her fırsatta duyduğu minnet duygusundan bahseden, her zaman el üstünde tutmaya çalışan bir adama hizmet etmekten hiç gocunmam, gocunmayacağım.”