İngiliz vatandaşlığı bulunan bir israil askeri, Batı Şeria'da gece baskını yaptığı Filistin'li bir aile ferdini, ailenin gözü önünde dövdüğü videoyu İnstagram hesabından gururla paylaştı, bu savaş suçudur ! İnsanlık suçudur ! Alenen yapılıyor, ve dünya sessiz ! Yazıklar olsun !
ABD merkezli TruNews'in kurucusu Rick Wiles:
“Amerikalı politikacıların küçük kızlara tecavüzleri Mossad tarafından kayda alınıp İsrail tarafından şantaj için kullanılıyor.
Küçük kız çocukları İsrail'in çıkarları için tecavüze uğruyor. Günümüz ABD'si budur. Tanrı ABD'yi yok etmeli.”
Amin
🔴Malezya Başbakanı’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a:
▪️Cesareti dillere destandır. Filistin ile İsrail arasındaki savaşta soykırım, felaket ve katliam kelimelerini kullanmaktan çekinmemiştir.
▪️Bizim çağımızın çok az sayıda devlet adamı ancak bu kadar büyük bir kararlılığı ve böyle bir iradeyi ortaya koymuştur.
▪️20 yıldan fazla bir süredir Türkiye’yi olağanüstü bi dönüşüm sürecinden geçirdi. Kendisinin adanmışlığı hepimizin özenmesi, ders çıkarması gereken bir gerçek.
Sultan Abdulhamid'in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu'ndan ABD Başkanı Trump'a cevap geldi:
"Diyorlar ki Gazze'yi alacağız. Bir dakika arkadaş siz neyi alıyorsunuz?
Gazze, Sultan Abdulhamid'in şahsi tapulu malıdır."
10 Şubat 1918'de vefat eden sultanımız mekânı naim olan cennet bahçeleri olsun🇹🇷
*
Koca bir devir kapanmıştı.
İyisiyle kötüsüyle bir devir.
Vatanını ve milletini her daim korumak için harcanan bir ömür.
*
Sultan II.Abdülhamid Han Osmanlıların, Kudüs'ün son ve gerçek Sultanı idi.
🔴 Erdoğan Trump'a cevap vermiyor diyenler ofsayta düştü
CB.Erdoğan:
"Siyonist yönetiminin baskısıyla yeni ABD yönetiminin Gazze ile ilgili gündeme getirdiği önerilerin bizim açımızdan konuşulmaya değer hiçbir yanı yoktur. Filistin Fillistinlilerindir"
Tutkulu CB adayı İmamoğlu portresi
Bu yazıyı kaleme almaya değer mi diye çok düşündüm. Ancak ülke siyasetinin son yıllarına damga vurmuş bir figür olması açısından yazılması elzem hale geldi.
15 Temmuz darbe girişimi, ülkemize büyük travmalar yaşattı. Daha önce tüm bakanlıkları ve devletin sinir uçlarını ele geçiren Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), darbe girişimiyle ülkeyi işleyemez hale getirdi. Birçok kişinin gözünden kaçmış olabilir; ancak 17-25 Aralık hukuk darbesi girişiminden 15 Temmuz darbe girişimine kadar geçen süreçte devletin iki sahibi vardı: biri meşru devlet, diğeri ise FETÖ devleti.
TUSKON başkanlığı yapan bir edebiyat öğretmeni ve örgüt mensubu, 500 iş insanının katıldığı bir toplantıda, Cumhurbaşkanı’na yönelik “Kim asıl, kim sahte göreceksiniz!” sözleriyle meşru devleti sahte, FETÖ devletini ise gerçek olarak ilan etmiş ve bütün iş insanları bu hezeyanı ayakta alkışlamıştı. 15 Temmuz darbe girişimi, bu teröristin iddialarının ne kadar ciddiye alınması gerektiğini bize gösterdi.
Bu hain örgütün bütün kurumlara büyük travmalar yaşattığı bir dönemde, İmamoğlu siyaset sahnesine çıktı. AK Parti, 2002’den itibaren, FETÖ ile fiili mücadeleye başlayana kadar, bu milletin kaderini değiştirmiş; özellikle geri kalmışlık ve fakirlik gibi, millete kader olarak sunulan makus tarihi yenmişti. Ancak sıra, Türkiye’nin dış güçlerle çıkar çatışmasına geldiğinde, FETÖ adeta çılgına dönmüş ve AK Parti hükümeti başta olmak üzere, var olan her düzenli yapı ABD ve FETÖ’nün doğrudan hedefi haline gelmişti.
Saat gibi işleyen AK Parti, bu travmalardan nasibini aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ ile mücadeleye odaklanırken parti içinde kafa karışıklığı arttı. Başta Kadir Topbaş olmak üzere, bazı AK Partili belediye başkanlarının görevden alınması, bugün parti içinde dahi tartışılmaya devam eden bir konu. O dönem bu süreci diline dolayan bir “mayın eşeğini” hatırlıyorum. Ne kapasitesi ne de küçük aklı bu konuyu kavramaya yetmezdi. Özellikle İstanbul’da büyük kayıplara sebep olan bu süreç, halen bir muamma olarak kalmaya devam ediyor. Çünkü Kadir Bey, bir AK Partilinin elini kaldırsa, belediye başkanlığı yine AK Parti’de kalacaktı.
İmamoğlu konusunu AK Parti üzerinden ele almamın nedeni, AK Parti’nin bu milletin gerçeği olmasıdır. AK Parti fonksiyonunu icra ettiği müddetçe millet başka bir arayışa girmiyor. Ancak halk bunaldığında alternatifler arıyor.
İmamoğlu, Beylikdüzü’nde siyasete başladı. Sürekli büyüyen İstanbul’da, Beylikdüzü 1980’lerde belde statüsündeydi. Geniş araziler, hukuksuz imar hareketleriyle daha ilk günden Beylikdüzü ve çevresindeki belediyeleri, kent rantının merkezi haline getirdi. Beylikdüzü’nün ilk belediye başkanı Vehbi Orakçı, 28 Şubat sürecinde JİTEM’in rant savaşı nedeniyle görevden alınmıştı.
İmamoğlu, sürekli siyasi fırsatlar arayan bir figürdü. AK Parti’ye katılım talebini, ilçe başkan adayı olma şartına bağlamıştı. Bir dönem FETÖ televizyonu STV’de yorumculuk yaptıktan sonra, Beylikdüzü’nde CHP İlçe Başkanı olarak göreve başladı.
CHP örgütünün darmadağın olduğu bir dönemde, sağ siyaset geleneğini bildiği için klasik bir CHP’li gibi değil, çalışkan bir sağ partili gibi siyaset yaptı.
Belediye başkanı olduğunda, halihazırda müteahhit olan İmamoğlu, Beylikdüzü’ndeki rant düzeniyle tanıştı. Göreve gelir gelmez, belediyeye ait büyük bir arsayı, herkesin adını ezbere bildiği bir firmaya şaibeli bir şekilde satarak ilk büyük icraatını gerçekleştirdi. Büyük müteahhit lobisiyle hukuki düzenlemeler burada şekillendi.
2019 seçimlerine giderken, darbe travmasını henüz atlatamayan AK Parti, siyasette yapılabilecek dokuz kusurlu hareketin dokuzunu da yapmayı başardı. İşin en kötüsü, Binali Yıldırım aday olmasına rağmen, karşısında onun kazanmasını istemeyen bazı siyasi kadroların varlığıydı.
Siyasetin rantı ve kara parayı bir İngiliz anahtarı gibi kullanan bir sihirbaz, İstanbul’un, BİT’ler, İETT ve İSKİ dahil edildiğinde 850 milyar TL’yi aşan bütçesini yönetmeye başladı. Gerisini siz düşünün! AK Parti’nin önceki dönem İBB Grup Başkanvekili Tevfik Göksu, bu durumu tek bir kalem üzerinden değerlendirmişti: Rahmetli Kadir Topbaş döneminde ihalelerde ortalama kırımla %18 indirim sağlanırken, İmamoğlu döneminde bu oran %1’e kadar düşmüştü. Beş yılın toplam ihale rakamları göz önüne alındığında, devletin net kaybını varın siz hesap edin.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun tasfiyesi için “1 milyar dolar lazım” ifadesi, İBB koridorlarında sıradan sohbet konularına dönüşmüştü.
Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, İstanbul’da hane başına dağıtılan nakit yardımlar, siyasete doğrudan müdahale anlamına geliyor.
Hiçbir ciddi icraat yapmadan, popülist bir yaklaşımla şehri yöneten bir başkanın, Cumhurbaşkanlığı adaylığından başka bir gündemi yok gibi görünüyor. İstanbul halkı, bu kadar ihmali ne zamana kadar tolere edecek, hep birlikte göreceğiz.
ÖLÜ SEVİCİLER
6 Şubat depreminin üzerinden tam iki yıl geçti.
Geride yitirilmiş canlar, ahirete intikal etmiş hayaller ve kırık kalpler bıraktı. Bu saydıklarımı ve daha fazlasını telafi etmek asla mümkün olmayacak.
İki yıl önce gittiğimde 11 vilayetin birçoğunda nasıl kalkacağını dahi anlamakta güçlük çektiğim bir deprem enkazı vardı.
Caddeler, sokaklar, meydanlar, camiler...
06 Şubat 2025.
İki yıl sonra tekrar Adıyaman merkezdeyim.
Birkaç ay öncesinde Hatay ve Malatya'yı da görme şansım olmuştu.
Hamdolsun şehir ve kasabalarda enkaz görüntüsü ortadan kalkmış, 201 bin adet konut hak sahiplerine teslim edilmiş, 250 bin adet konutun inşası ise hummalı bir şekilde sürüyor.
İnşa edilen konutların tamamı bugüne kadar inşa edilmiş TOKİ konutlarının sağlamlığı ile inşa ediliyor.
Ayrıca inşa edilen bölgelerde konutlar ile birlikte parklar, bahçeler, okullar, spor salonları ve günlük ihtiyaçların giderileceği alışveriş alanları da inşa ediliyor.
Bu kapsamda 3481 adet şantiye alanı oluşturulmuş ve toplam 174 ayrı alanda konut inşası devam ediyor.
Bugüne kadar deprem kapsamında yapılan harcamalar yaklaşık 75 milyar dolarlık bir yekûne ulaşmış.
Halihazırda çadırlarda kalan tek bir vatandaş dahi yok. Konutlarına geçemeyen tüm depremzedeler elektrik ve sıcak suyu olan konteyner kentlerde yaşıyorlar.
1999 depreminden hemen sonra gelen uluslararası yardım paraları ile memurunun ve emeklisinin maaşını dağıtan bir Türkiye'den bugünlere.
450 bin adet konut inşa ederek vatandaşına anahtar teslim ev dağıtacak Türkiye'den başka ülke, bu milletten başka millet bulmak zordur.
ADIYAMAN- İNDERE KONUT İNŞA ALANI
Zikredilen konut inşa alanlarından bir tanesi Adıyaman merkezdeki İndere konut inşa alanı.
Toplamda 16 bin adet konut, Adıyaman'ın en sağlam zeminine inşa edilmiş.
Oturumlar başlamış.
Hâlâ devam eden inşaatlarda binlerce işçi hummalı bir şekilde çalışıyor. Evler ile beraber doğalgaz, elektrik, internet, su ve kanalizasyon ve arıtma tesisleri de inşa edilmiş.
Bakan Murat Kurum, bu kapsamda 11 bin km altyapı maksatlı boru ve tesisat döşemesi yapıldığını, alt yapısı depremlere dirençli şehirler ortaya çıktığını iletti.
MUHALEFETİN DİLİ ZEHİRLİ BİR SARMAŞIK GİBİ
Bir tarafta on binlerce işçinin 24 saat esasına göre geceli gündüzlü çalışması, diğer taraftan 11 vilayette 108 bin kilometrekarelik alandaki enkazın kaldırılıp atılması, binlerce iş makinesinin şehir ve kasabalarda inşaat alanlarına yönlendirilmesi, ihalelerinin tamamlanması, kabullerinin yapılması ve kura ile hak sahibi vatandaşlara konutların teslim edilmesi, şapka çıkarılması gereken bir başarıyken, sırf siyaset yapabilmek için konuyu istismar etmek siyaset nebbaşlığıdır.
Depremin enkazı daha yerdeyken içi boş söylemler ile esip gürleyen ama daha sonra bölgede esamesi okunmayan muhalefetin, 6 Şubat'ın yıldönümünde söyledikleri yine aynı siyasi nebbaşlığın devamı niteliğindedir.
Kuşkusuz bu bölgede olan ve biteni değerlendirecek olan bölgede yaşayan insanımızdır.
Olan biten birçok aksaklığa rağmen, 24 saat esası ile çalışan, ter akıtan, yorulanlar ile yıldan yıla gelip popülist söylemler ile rüzgâr estirip gidenleri aynı kefede tartmaya devam edersek sanırım en büyük haksızlığı etmiş oluruz. Zira kendi yönettikleri şehirlerin alt yapısı dökülürken, deprem bölgesinde ahkâm kesip akıl vermek bu işin en kolay yanı.
https://t.co/YmmJSBDeXA
Önce Akif Hamzaçebi..
Bugün de bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi “Şaibeli kurultay” iddiasını gündeme taşıdı..
CHP’de yeni gerilim ve çatışma hattı bu iddia üzerinden kurulacak demektir…
Kılıçdaroğlu açıkça söylemese de mevcut yönetime ve İmamoğlu’na “Beni şaibeli bir kurultayla devirdiniz” diyor.
O şaibe ne? Para mı, oyların çalınması, tehdit mi? Eğer bu iddia somutlaşırsa seyret gümbürtüyü. Hele bir de an itibariyle Omerta kurallarını uygulayan bazı aktörler konuşursa Türk siyasi tarihine geçecek gelişmeler yaşanabilir…
Heyecanlı bir süreç…
Müslüman olan bir Almanın muhteşem konuşması:
"Ben gururlu bir Alman Müslümanım. Allah'ı seviyorum. O benim yaratıcımdır. Hz. Muhammed'i (s.a.v) seviyorum, O benim peygamberimdir. Kur'an'ı seviyorum O benim kitabımdır. İslamı seviyorum O benim inancımdır."
Siyasal Bilimci Prof.Dr.Mithat Baydur hem de Sözcü TV’de Ekrem İmamoğlu‘nu
resmen gömmüş..
Sen İBB başkanısın içişleri Bakanı mısın ?
Özel harekat daire başkanı mısın ?
Sarıyer kokuyor.
Suriye’yi inşa edecekmiş …
SOLDAN DA BÖYLE GERÇEĞİ SÖYLEYENLER ÇIKABİLİYOR…
BRAVO BAYDUR..
Cüneyt Özdemir:
Colani'nin eşi kapalı.
Laik ve kafasız bazı hesaplar Colani ile eşinin fotoğrafını yan yana koyuyorlar, Esad ile eşinin hani modern görünümlü, başı açık...
Görüyor musunuz bunlar gitti bunlar geldi diye ahlanıyorlar.
O başı açık kadının kocası yüzünden hapishanelerde yüzbinlerce insan çürüdü ama adamlar için bunlar önemli değil.
Bunun başı açık bunun başı kapalı noktasında yorumlar yapıyorlar.
Soykırımcı siyonist İsrail’in Gazze kasabı Netanyahu ile konuşma yapan suç ortağı ABD’nin başkanı Trump, katledilen 60 bine yakın Gazzelli için tek kelime etmeden “ABD’nin Gazzeyi devralacağını” söyleyerek tarihin en utanç verici basın toplantısını bitirdi.
GAZZE FİLİSTİN'İNDİR!
Rusya: Gazze Filistin’indir.
Çin: Gazze Filistin’indir.
İspanya: Gazze Filistin’indir.
Almanya: Gazze Filistin’indir.
Fransa: Gazze Filistin’indir.
İtalya: Gazze Filistin’indir.
Latin Amerika: Gazze Filistin’indir.
Afirka: Gazze Filistin’indir.
Asya: Gazze Filistin’indir.
Avrupa: Gazze Filistin'indir.
SÜRGÜN SAVAŞ SEBEBİDİR!
Mısır için: Savaş sebebidir.
Türkiye için: Savaş sebebidir.
Suriye için: Savaş sebebidir.
S. Arabistan için: Savaş sebebidir.
BAE için: Savaş sebebidir.
Katar için: Savaş sebebidir.
Ürdün için: Savaş sebebidir.
Lübnan için: Savaş sebebidir.
İran için: Savaş sebebidir.
Pakistan için: Savaş sebebidir.
Bütün dünya: Gazze Filistin’dir.
Bütün coğrafya: Sürgün savaş sebebidir.
Trump ve Netanyahu yalnızdır!
🔴 El Kassam Tugayları mücahidinin geçtiğimiz hafta Netanyahu ve Trump'a gönderdiği mesaj yeniden gündeme geldi:
"Gazze'yi cehenneme çevirmekle tehdit ediyorsanız, o halde cehennemi size getireceğimizi iyi bilin."
Ne Demişti Ebu Ubeyde:
🔻“Siyonistler, tüm özgür dünyadan dışlanmış olduklarını anlamalılar.”
Ülkemde Siyonist İstemiyorum
Ülkemde İsrailli İstemiyorum
Ülkemde Yahudi İstemiyorum
Ülkemde yaşayıp soykırım vahşetine katılan İsrail dostu istemiyorum…