@CifuenCharcopa Osimhen yerine kim gelese beğenilmeyecek. Bunu tahmin etmek falcılık değil. İcardi isterse gelir, kulübede bekler, zamanı gelince oynar. Önemli olan yerine kimin oynayacağı değil, Osi'nin çok daha fazla sahada kalmasını sağlamak. Örneğin; bir Okan Buruk 55 sezon maç, bu gerekli.
@4kosefutbol Abicim, bu oyuncu alıp vermede akçalı işlere fazla kafa yormayın. Sahaya bakın siz. Takımlar tam mı, eksik mi. Sistemler, saha yayılışları doğru mu. Futbolseverin işi bu. Diğeri doğru, yanlış dedikodu tarafı.
@siegergeist İcardi isterse, yönetim ile anlaşır gelir oynar. Bu tercihi sosyal medya yapamaz. Onu istemeyen derdi, yerine kimi getirsen tatmin etmeyeceği için, sırayla yönetimi ve teknik adamı da hedef tahtasına koymak. Birilerini kurtarıcı olarak çağırmak.Galatasaray taraftarı uyanık olmalı
@emrenalbant90 İcardi isterse, gelir yönetimle anlaşır ve devam eder. Oyuncular, sezon başı toplanması tamamlanmadan, transferler bitmeden bu feryat figan neyin nesi. Hoş değil bu davranışlar.
@inanozdemir İdeal omurga ve kadro yapısına, kalite ilavesi ile, sürekli birlikte oynamanın getirdiği avantaj. Üst düzey rakibin dahi, en ufak saha içi rütuşunu affetmeyecek keskinlikte sonuç alıcı. Bizlerin futbol aklına biraz uzak bir haslet.
@siegergeist Her sezon sonundan başlayarak, yönetim ve teknik kadronun yerini almak, sosyal medyanın mesleği haline geldi. Gerçi, iyi de akçe kaldıranlar vardır bu işten mutlaka. Dualarını bari eksik etmesinler.
@gokhanaktassss Uefa alan kadro, 15 yıldan fazla ugrasilan birikimin sonucu idi. Şimdi o kadar süre beklenecek ne futbol ne de taraftar sabrı var. Artık, girilen bir yolda arızasız devam edebilmek esas. Kolay olmasa da.
@hkiyici Övülecek olan, ideal omurga ve kadro yapısı ile sürekli bir arada oynama tarzı. Çeşitli bahaneler ile, üç maça aynı kadro çıkamayıp düzen kuramamaktan çok farklı bir haslet.
@4kosefutbol Sürekli birlikte oynayan, ideal omurgası ile oturmuş kadro. Oyunun başarı için mutlak gereği. Kimse kusura bakmasın, onu da alalım, şunu da alalım, falanı kovalım im diye her gün istek ve beklenti içinde olmak, seni başarılara taşıyan kadrolara da en azından ayıp etmek oluyor.