Kimse kusura bakmasın; vergilerimin Anıtkabir’e gitmesini istemiyorum. Özelleştirilsin. Müzeyse biletli olsun, parasını veren girsin. Tapınmak isteyen kendi cebinden ödesin. Ben ideolojiye değil, hizmete vergi veriyorum.
Kürtçe resmi statüye alınmalı.
Belçika, Singapur, Güney Afrika, İsviçre, Finlandiya’dan sonra bir ülke daha var;
Kanada
Fransızca
İngilizce
2 resmi dil ile dünya sahnesinde.
Bir Kürt olarak Kürtçe‘nin eğitim dili olması ana dilde eğitimin ana sınıfından üniversiteye kadar verilmesini istemek en doğal hakkımdır ana sütü gibi helaldir.
Bizler Türkiye’de yaşayan ve Kürt olmayan samimi Müslümanlardan, solcuyum sosyalistim, komünistim, sosyal demokratım hatta liberalim diyen herkesten kürtçeninn tüm eğitim kurumlarında eğitimin verilmesini, ikinci bir resmi dil olmasını söylemelerini ve talep etmelerini bekliyoruz Haktan, hukuktan,eşitlikten bahseden herkesin bunu dile getirmesi gerekir.
Bir vatandaş olarak okullardan heykellerin kaldırılmasını talep ediyorum. Çocuklarıma inancım dışında herhangi bir ideolojinin telkin edilmesini istemiyorum.
@RTErdogan@Yusuf__Tekin@dbdevletbahceli@zyapicioglu
Kürtçe resmi dil statüsüne getirilmeli.
Es son Güney Afrika'daki 12 resmi dil gerçeğini dile getirmiştik.
Şimdi Asya"ya, Singapur'a bakalım:
İngilizce,
Malayca,
Mandarin Çincesi,
Tamilce
1979-1986 yılları arasında 7 yıl hapis yattım.
Görüşmecilerle Kürtçe konuşmak yasaktı.
Annem tek kelime bile Türkçe bilmezdi, bu yüzden 7 yıl boyunca hiç görüşüme gelemedi.
Dünyanın hiç bir toplumunda buna benzer bir zulüm ve barbarlık yoktur.
Şimdi
Kürtçe anadilde eğitim yapılsın mı yapılmasın mı tartışması var.
Böylesi bir konunun tartışılması bile Türkiye’nin ilkellikte, barbarlıkta, despotlukta ısrarını ve direncini gösteriyor.
Bu devletle uygar ölçüler içinde müzakere ve pazarlık yapılacağına inananları gördükçe nefesim kesilir gibi oluyor.
🇨🇳 Çin, Pekin’de ilk Kürtçe lisans bölümünü açıyor
Erbil – Çin’in Irak Kürdistan Bölgesi Başkonsolosu Liu Jun, Beijing Foreign Studies University’nin (BFSU / Pekin Yabancı Diller Üniversitesi) bu sonbahar Kürtçe bölümü açacağını ve bunun Çin’deki ilk lisans programı olacağını açıkladı.
BFSU, 2016 yılında Çin Eğitim Bakanlığı’ndan Kürtçe lisans programı için onay almıştı. Bu onay, ülkede ilk kez verilen Kürtçe lisans programı izniydi. Üniversitenin 2026 öğrenci alım duyurularına göre Kürtçe (库尔德语) bölümü 2026 yılından itibaren resmi olarak öğrenci kabulüne başlayacak. Program, Çin’deki ilk ve tek Kürtçe lisans bölümü olarak öne çıkıyor.
Bölümde ağırlıklı olarak Sorani lehçesi öğretilecek, Kurmanci lehçesine yönelik bazı dersler de yer alacak. Öğrenciler dört yıllık eğitim görecek. Üçüncü yılda Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki üniversitelerde (Salahaddin Üniversitesi, Süleymaniye Üniversitesi vb.) değişim programına katılma imkânı bulunacak. 2025 yılında BFSU’dan bir öğretim görevlisi (Xueqing Zhang, Kürtçe adıyla Shirin) Erbil’de Kürtçe öğrenerek hazırlık sürecini tamamlamış ve bölümün açıldığını teyit etmişti.
Bu adım, Çin’in Irak Kürdistan Bölgesi ile akademik ve kültürel bağlarını güçlendirme politikası çerçevesinde yürütülüyor. Çin tarafı, programı “gençler arasında karşılıklı anlayışı artırmak” amacıyla sunduğunu belirtiyor.
33 yıl önce bugün Kars Digor’da 6’sı çocuk 17 Kürt köylüsü, özel harekât polislerince taranarak katledildi.
Katliamdan hemen sonra oradaydık. Dağlara, taşlara acı ve çığlıklar sinmişti. Rapor yazdık. Meclis Başkanı rahmetli Cindoruk, raporu Adalet Bakanlığına iletti. Cinayeti işleyen 8 polis tespit edildi ama mahkeme bir türlü ceza vermeye yanaşmadı. 13 yıl boyunca sürüncemde bırakılan dosya rafa kaldırıldı.
AİHM ceza verdi, tazminatlar ödendi ama katiller yine gizlendi.
Digor’da işlenen bu vahşet 33 yıldır adaletin yerini bulmasını bekliyor.
O gün oradaydık, bugün de takipçisi olmayı sürdürüyoruz.
Unutturmayacağız.
Ben bir Müslüman Kürd'üm. Cuma günü Allah'ın çağrısıyla camiye gitmek isterim. Camide siyaset ve seküler devlet propagandası değil, yalnızca Allah'ın dini olmalıdır. Hutbenin aslı Arapça, açıklaması ise ana dilim olan Kürdçe okunmalıdır. Arzum, Cuma namazını sahabe gibi kilmaktir
Kürtlerin inşa ettiği en eski camilerden birisi. Kars/Ani, Menuçehir Camisi.
Cami, Şeddadî Kürtleri'nin emiri, Şavur oğlu Menuçehir tarafından 1072 yılında yaptırılmıştır. Şeddadîler Kars ve çevresinde birçok mimari eser bırakmış önemli bir Kürt Hanedanı'dır.
Caminin kitabesinde şöyle yazar:
"bu cami ve minarenin inşası yüce emir Şucaü'd-Devle Ebu Şuca Minuçihir bin Şavur tarafından yaptırıldı"
Bir vatandaş olarak okullardan heykellerin kaldırılmasını talep ediyorum. Çocuklarıma inancım dışında herhangi bir ideolojinin telkin edilmesini istemiyorum.
@RTErdogan@Yusuf__Tekin
@caca_beyy1ti iki kelimeyi bi araya getirip cümle kuramıyor bu haliyle de Amerikanın çöküşünü izleyecekmiş sen dua et de sıra sana gelmesin kör cahil..
Kürt Tarihi Okuma Serisi – 4
Şeddadiler (951–1199) Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı – yazar: Nevzat Keleş
Bu eser, Kafkasya ve Azerbaycan bölgesinde hüküm süren Şeddadiler Devleti’nin tarihini ele alır.
951 yılında kurulan bu Kürt hanedanı; Gence, Dvin ve Ani gibi önemli şehirlerde uzun süre hüküm sürmüştür.
Şeddadiler döneminden kalan en önemli eserlerden biri de Ani’de bulunan Ulu Camii (Menuçehr Camii)’dir.
Bu cami, Ani’nin 1072’de Şeddadi emiri Menuçehr tarafından yönetilmesi döneminde yapılmış ve Anadolu’daki en eski camilerden biri olarak kabul edilir.
Kitapta şu konular ele alınır:
Şeddadiler’in kuruluşu ve siyasi tarihi
Selçuklular, Bizans ve Gürcülerle ilişkileri
Kafkasya’daki Kürt hanedanlarının rolü
Ani ve çevresindeki mimari eserler...
Bu eser, Orta Çağ’da Kürtlerin kurduğu devletlerden biri olan Şeddadiler’i akademik kaynaklara dayanarak inceleyen önemli çalışmalardan biridir.
Ceddül Ekrad’a Sitem
(Kürt Atalarıma Sitem)
2026’dan yüz yıl geriye,
Sesleniyorum size ey Ceddül Ekrad,
Toprağa alın terini, kana canını veren atalarım.
Size bir duam yok bugün,
Bir sitemim, bir kırgınlığım var.
Evet…
Siz bu vatana sahip çıktınız.
Osmanlı’nın eli kolu çekildiğinde
Urfa’da, Van' da Muş'ta
Silahı omuzlayan sizdiniz.
Düzenli ordu yokken,
Cephe gerisi yokken,
Fransız’a, Ermeni çetelerine, Rus'a
Ev ev, sokak sokak direndiniz.
Bir devlet emriyle değil,
Bir vicdan emriyle savaştınız.
Sarıkamış’ta kurşun atmadan
On binleriniz kar altında kaldı.
Donarak şehit oldunuz,
Ama geri dönmediniz.
“Devlet yıkılmasın” diye
Evladınızı kefensiz toprağa verdiniz.
Vatan dediniz, ümmet dediniz,
Adınızı sormadınız.
Van’da, Bitlis’te, Muş’ta
Rus’a karşı siperdiniz.
Doğuda sınır tutan,
Batıda cephe taşıyan yine sizdiniz.
Ne madalya istediniz
Ne de tarih kitabında bir başlık.
“Yeter ki memleket kalsın” dediniz,
Kendinizi sildiniz.
Ama ey atalarım…
Soruyorum şimdi size:
Peki ne uğruna?
Bugün torunlarınız
“Yoksunuz” denilerek büyüyor.
Şehitlerinizin adı
Dipnot bile olmuyor.
Sizin için yazılmayan tarih,
Yok sayılan emek,
İnkâr edilen bir hafıza var bugün.
Siz Osmanlı yıkılmasın diye ağladınız,
Bugün torunlarınız
Parçalanmış bir kimlikle ayakta durmaya çalışıyor.
Siz “birlik” dediniz,
Bugün “inkar” miras kaldı.
Siz devlet için sustunuz,
Bugün suskunluğun bedelini
Torunlarınız ödüyor.
Size kızgınım ey Ceddül Ekrad,
Ama ihanetten değil.
Kızgınlığım;
Bizi hamisiz, güçsüz, sahipsiz
Bırakıp gitmenizedir.
Adımızı tarihe yazmadan,
Hakkımızı teminat altına almadan
Toprağa girmenizedir.
Belki o zaman
Torunlarınız bugün
Kendi geçmişini ispatlamak zorunda kalmazdı.
Bu bir isyan değil,
Bu bir inkâr çağrısı hiç değil.
Bu, bugünden geçmişe
Bir hesap sorma,
Bir acı hatırlatma,
Bir unutulmuşluğa ağıttır.
Siz şehit oldunuz,
Ama şehadetinizin adı eksik kaldı.
Biz yaşıyoruz,
Ama tarihimiz yarım yazıldı.
Ruhunuz şad olsun ey atalarım,
Ama bilin ki
Torunlarınız bugün
Sizi savunmak zorunda kaldığı için
Bir kez daha yoruldu.
Ama ey atalarım…
Soruyorum şimdi size:
Peki ne uğruna?
Bugün torunlarınız
“Yoksunuz” denilerek büyüyor.
On binlerce şehidinize rağmen
Tarihte adınız
Bir destan olarak değil,
“zararlı cemiyet” başlığı altında geçiyor.
Can vererek kurduğunuz savunma,
Satır aralarında suç gibi anılıyor.
Şehitlerinizin adı
Dipnot bile olmuyor.
Sizin için yazılmayan tarih,
Yok sayılan emek,
İnkâr edilen bir hafıza var bugün.
Siz Osmanlı yıkılmasın diye ağladınız,
Bugün torunlarınız
Parçalanmış bir kimlikle ayakta durmaya çalışıyor.
Siz “birlik” dediniz,
Bugün “inkar” miras kaldı.
Siz devlet için sustunuz,
Bugün suskunluğun bedelini
Torunlarınız ödüyor.
(02.02.2026 o gecenin bana yazdırdıkları..)
İslamcısı ümmet der,
Atatürkçüsü yurttaş der,
Türkçüsü millet der;
sonuç değişmez: Kürt adı daraltılır.
Kavramlar farklıdır, tahammülsüzlük ortaktır.
Fikir ayrılıkları Kürdü inkar eşiğine kadar sürer.
İnkar eşiğinde hepsi Bach'ın füg sanatı gibi uyumludur.