Marc Cucurella:
“Otizmli bir oğlum var. Keşke hiç param olmasaydı da oğlum sağlıklı olsaydı.
Saçlarımı onun sevdiği için uzatıyorum… Bir gün beni unutursa, en azından saçlarımdan tanıyabilsin diye.”
Kötü oynadıkları için haklı olarak Barış Alper Yılmaz ve Orkun Kökçü oyundan alınabiliyor ama ne hikmetse maçın en kötü adamı olan Kerem Aktürkoğlu oyundan alınamıyor. Bu herifin bu torpili nerden geliyor?
Sayın Berhan Şimşek,
“Arınma” diyorsunuz.
O halde kamuoyu adına soruyorum:
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı yaptığınız dönemde hangi taşınmazları edindiniz?
Kaç daire satın aldınız?
Bu taşınmazlar hangi il ve ilçelerdedir?
Kimlerden satın alındı?
Satın alma bedelleri neydi?
Bu alımlar hangi gelirlerle gerçekleştirildi?
O dönemde ticari faaliyetleriniz, şirket ortaklıklarınız veya başka gelir kaynaklarınız nelerdi?
Arınma, önce şeffaflıkla başlar.
Siyasetçinin en büyük güvencesi açıklık ve hesap verebilirliktir.
Madem “arınma” çağrısı yapıyorsunuz, o halde kamuoyunun merak ettiği bu sorulara açık ve net cevap vermenizi bekliyoruz.
Demokraside hiç kimse geçmişine ilişkin sorulardan muaf değildir. Siyasetçinin görevi soru sormak kadar sorulara cevap vermektir.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne çok büyük bir tuzak kuruldu. Bu son olay, yani 21 Mayıs günü Bölge Adliye Mahkemesi'nin mutlak butlan kararı alması, bu tuzağın son adımı. Bu son adımın getirdiği başka sarsıntıları, olumsuzlukları yaşıyoruz. Genel Başkanımız Özgür Özel'in ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin yöneticilerinin hakları gasp edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partililer bir tuzağın, bir çukurun içine itilmiştir. Hakkımızın aranması için arkadaşlarımızın çabaları, girişimleri maalesef sonuç vermiyor. Bunu karara bağlaması gereken yargı organları, yüksek yargı organları maalesef karar vermiyorlar, uzak duruyorlar, işi bir başkasının üzerine atıyorlar.
Böyle bir devlet yönetimi olamaz. Cumhurbaşkanı, ‘Bu bizim işimiz değil, bu CHP'lilerin işi’ diyor. Meclis Başkanı aynı şekilde, ‘CHP'lilerin kendi sorunu’ diyor. Yani öyle bir ortamdayız ki ne yargı organları ne de devlet yöneticileri bizim bu durumumuzla ilgili gasp edilmiş hakkımızla ilgili ilgi gösteriyorlar, çaba harcıyorlar. İş başa düştü. Şimdi Cumhuriyet Halk Partililer olarak, hiç ayrım yapmaksızın söylüyorum; bunu biz çözmeliyiz, bunu biz çözeceğiz. Bu işin çözüm yolu kurultaydır. Bunun başka bir yolu yok. Tüm siyasi partilerde, demokrasinin olduğu her yerde karar üyeler tarafından verilir. Üyelerin verdiği karar ya da delegelerin verdiği karar geçerli olur, yargı kararları değil.
Şimdi atanan yönetimin bazı değerlendirmeleri var, onu da anlıyorum. Sayın Kılıçdaroğlu bir arınmadan söz ediyor. Tabii arınması gereken bir şey varsa arınılmalı, o da ortaya konulmalı. Sayın Kılıçdaroğlu, 'önce arınma, önce hesap sorulmalı, arınma olmalı, sonra kurultay yapılmalı' diyor. Şimdi arınacak bir şey varsa ortaya konulmalı. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir kirlilik içinde olduğu kanısında değilim ama eğer parti içinde bu tür kişiler varsa, Sayın Kılıçdaroğlu bu konudaki bilgilerini, belgelerini yargıya vermeli. Bir yandan o süreç işlemeli, bir yandan kurultay yapılmalı, ikisi birlikte olmalı. Yani 'önce hesap soracağım, önce arınacağım, sonra kurultay yaparız' denilemez.
Kurultayın yapılamayacağına ilişkin değerlendirmeler doğru değerlendirmeler değil. Yani 'tedbir kararı alındı, o nedenle kurultay kararı alamayız’ deniyor. Bunu Sayın Zeynel Emre, Parti Sözcümüz açıkladı. Sayın Zeynel Emre diyor ki; tedbir kararına rağmen İstanbul İl Kongresi yapıldı. Yüksek Seçim Kurulu bunu yaptı. Aynı şekilde şimdi de tedbir olmasına rağmen bunu yaparız, yapabiliriz. Burada bir engel yok. Ama eğer bunun engel olduğu kanısındaysanız, o zaman başvuruyu çekin, bunu kesinleştirmiş olalım. Dolayısıyla tedbir kararı da olmaz. Hemen kurultaya gidelim.
Sayın Zeynel Emre'nin eklediği şöyle bir görüş var, onu da önemsiyorum. Eğer Temmuz'un 25'ine kadar galiba kurultay yapılamazsa, Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçimlere girmeme olasılığı var. Bu nedenle kurultayı ivedilikle yapmalıyız. Sonuç itibarıyla birbirimizden saklayacağımız herhangi bir şey yok. Biz CHP'liyiz, biz kardeşiz.
Yani genel merkezde olanlar, olmayanlar diye bir ayrım da yapmıyorum. Bir araya gelmeliyiz, bunu biz çözmeliyiz. Bize böyle bir tuzak kuruldu. Bu tuzaktan biz dayanışma içinde, birbirimize tutunarak çıkabiliriz. Ben bunu herkese söylüyorum. Herkesin de bunu düşünmesini talep ediyorum. Eski bir genel başkan olarak, bir partili olarak, bir Cumhuriyet Halk Partili olarak çıkış yolumuzun böyle olacağını düşünüyorum.
🔴 CHP'li 220 eski milletvekilinin yayınladığı derhal kurultay çağrısına 84 eski vekil daha imza attı.
• Şu ana kadar toplam 304 eski milletvekili, Kılıçdaroğlu'na kurultayı toplama çağrısında bulundu.
Suyun karşı yakasında seçim öncesi İTİRAFNAMELER.
Bir tarafta TFF limitlerinin TFF'nin onayıyla nasıl içinden geçtiğini anlatan, seçimi kazandığında ise kuralsızlığı kanunsuzluğu daha da ileri götüreceğinin vaadini veren Safi Rüzgar, diğer tarafta tüm d��nyanın yakından tanıdığı UEFA'dan tescilli şike hükümlüsünün itirafları.
Bir tarafta "bir yapı varsa yapıyı da biz kuracağız", “usülsüz transferler yapacağız” vaatlerinde bulunan Safi Rüzgar, diğer tarafta kendinden emin bir şekilde Şampiyonluk vaadinde bulunan bir şikeci.
Yalnızca 1 yıl başkanlık yapacağını, bunun için aday olduğunu ve şampiyon yaptıktan sonra görevi bırakacağını açıklayan bu şahsın kendine olan özgüveninin sebebi tüm spor kamuoyunun malumudur.
Başkanlığı döneminde toplam 10 şampiyonluğumuzu, 2 Avrupa Kupamızı gören bu şahsı 5 sene üst üste şampiyonluk rekor denemesi yapacağımız bu sezonda bir kez daha tarihe yakından tanıklık etmesi için heyecanla bekliyoruz.
Rahmi Koç’un anlattığı fıkra gibi olay 2018 yılı yapımı; Gülistan Acet ve Ferit Karahan’ın yönettiği, başrolünü Bülent Emrah Parlak’ın oynadığı “eski köye yeni adet” filminden bir sahne. Sahnenin geçtiği film hakkında hiçbir şey yapmayanlar, yanında 6000 koç grubu çalışanıyla büyük önderimiz Atatürk’ün kabrini ziyaret eden Rahmi Koç’a manevi işkence yapmaya utanmayacaklar…
Rahmi Koç’a ‘anlattığı bir fıkra’ sebebiyle hızla soruşturma başlatılırken;
👉🏻Türk milletine küfür ve hakaretler yağdıran AKP’li Rümeysa Eker hakkında hala hiçbir hukuki işlem yapılmadı.
Bugün Çorum’dan Nevşehir’e uzanan yolumuzda gördük ki…
Adalete duyulan inanç; kurulan tüm hesapları boşa çıkaracak güçtedir.
Bir yolu yürümeye başladık.
Yeni mücadelemizin parolası yürüyüştür.
Pusulası millettir.
Rotası 86 milyondur.
Damla damla, köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız!
Bravo Koç Holding vermiş parayı 100. Yılında Tarkan’ı sahneye çıkartmış ve konseri de halka açmış lütfen doğru haber yapalım burada en büyük Alkış bu hizmeti veren @kocholding olmalı 👏🏻👏🏻👏🏻