Seçimlerden önce “Faiz indi, daha da inecek” dediler;
Seçimlerden sonra Merkez Bankası faizini %8’den %50’ye çıkardılar. 3 yıl geçti, faiz hâlâ %40.
Evet, insanları aldattılar. Seçimi kazandılar ama helalinden kazanmadılar.
Helal kavramının unutulduğu yerde bereket olmaz.
Buğday alım fiyatı %22 artışla 16,5 lira, arpa alım fiyatı ise %16 artışla 12 lira 75 kuruş olarak açıklandı.
TÜİK'in bile tarımsal girdilerle ilgili enflasyon rakamı %35 iken çiftçimize bu rakamları reva görmek, çiftçimizi enflasyona ezdirmektir.
DEVA Partisi olarak ilkesel tutumumuz açıktır:
Siyasi partileri kimlerin yöneteceği mahkeme kararlarıyla değil; üyelerin, delegelerin ve seçmenin iradesiyle belirlenir. Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez.
Türkiye’nin ihtiyacı hukuki güvenlik, demokratik rekabet ve sandık iradesine saygıdır. Hukukta öngörülebilirlik yoksa demokrasi de ekonomi de ülke de zarar görür.
Tek bir kişinin imzasıyla yönetilen; kurallara, hukuka saygı duyulmayan, kurumların itibarsızlaştırıldığı bir ülkede ekonomide başarıya ulaşmak imkansızdır.
Böyle gittiği sürece de Türkiye'de ne enflasyon düşer ne işçinin yüzü güler ne de emeklinin.
Nisan ayında, tek bir ayda, yaşanan enflasyon %4,18 oldu. İktidar, enflasyondaki yükselişe savaşı bahane ediyor.
Petrol fiyatları sadece Türkiye için artmadı, tüm dünya için arttı.
Soru şu: Artan petrol fiyatlarına rağmen çoğu ülkede yıllık enflasyon %4'ün altında iken, bizde nasıl oluyor da aylık rakam %4'ün üstünde çıktı?
Ülkemizde yeni gelişen bir piyasa olan #Kripto piyasasında uluslararası yatırımcı çekmek için kanuni düzenlemeler yatırımcı dostu olmalıdır.
#KriptoVergiyeHayır#altın
Söz konusu emekli, işçi, çiftçi, öğrenci olunca “Kaynak yok” diyen iktidar, Ocak ayında faize tam 454 milyar lira ödedi. Yani 10 milyar dolardan fazla…
Bu rakam, Hazine’den bir ayda ödenen en yüksek faiz olarak tarihe geçti.
Rekorun altında Sayın Erdoğan’ın imzası var.
Ocak ayı enflasyonu yine %5 civarında.
Yılbaşında emekliye, asgari ücretliye verilen zammın 5 puanı daha yılın ilk ayında enflasyon yoluyla gasbedildi.
Tam 10 sene bu ülkede yıllık enflasyon %6 - 9 gibi rakamlardaydı. Bir zamanlar yılın tamamında gerçekleşen enflasyon rakamı, neredeyse tek bir ayda yaşandı.
Başkanlık sistemine geçilip, yetkinin tek elde toplandığı günden bu yana Türkiye tek haneli enflasyonun yüzünü görmedi.
Ne yaparlarsa yapsınlar, ülkede güven ortamını oluşturamıyorlar.
Gelen döviz, yatırım için değil, yüksek faiz için geliyor. Devletin kaynakları oluk oluk faize akıyor.
Döviz geliyor, yüksek faizle yıkıp gidiyor. Emekliyi yıkıyor, asgari ücretliyi yıkıyor, aileleri yıkıyor.
Sadullah Kısacık: “İktidara göre Türkiye ekonomisi sürekli büyüyor, Merkez Bankası rezervleri sürekli artıyor; ihracatta, turizmde rekorlar kırılıyor.
Madem her şey bu kadar iyi gidiyor, neden emekliye açlık sınırının altında maaş veriyorsunuz?
Türkiye zenginleşirken millet fakirleşiyorsa birileri bizi hortumluyor.”
Şu anda dünyada ülkelerin gelişmişlik sıralamasını ve refahını etkileyecek temel gündem Yapay Zeka.
Bir çok ülke yıllar öncesinden Yapay Zeka konusunda altyapı kurmaya başladı.
Buna rağmen Türkiye'de Yapay Zeka çalışmalarını koordine edecek bir kurum bulunmuyordu.
Dünyada ana gündem olan Yapay Zeka çalışmalarına çatı olacak ve sahiplik yapacak bir kurumun ülkemizde kurulması önerisini hem Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sn. Cevdet Yılmaz'a hem de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Fatih Kacır'a Aralık ayı içerisindeki bütçe görüşmelerinde bildirmiştik.
Önerilerimiz sonucunda Cumhurbaşkanlığı kararı ile hem Cumhurbaşkanlığına bağlı Siber Güvenlik Başkanlığı hem de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde Yapay Zeka Genel Müdürlüğü kuruldu.
Sanal kumar ve bahis yüzünden bu ülkenin bir evladı daha canına kıydı, bir ailenin ocağına daha ateş düştü.
İktidardakiler, size sesleniyorum:
Sizde hiç vicdan kalmadı mı? Bu olanları izleyip de nasıl sessiz kalırsınız, nasıl susarsınız?
Asgari ücretin 28 bin lira olması demek, çalışanı açlığa mahkûm etmek demektir.
Türkiye; faize para yatıranın servetine servet kattığı, alın teriyle çalışanın ise perişan olduğu bir ülke haline geldi.
Yazıklar olsun!
İktidar tam 7 yıldır enflasyon tek haneye inecek diyor.
Daha 1 ay önce 2025 sonu enflasyon tahminini %28,5 olarak açıklamışlardı.
Bugün Ekim ayı enflasyonu %32,87 olarak açıklandı.
Ne yaparlarsa yapsınlar enflasyon %30’un altına inmiyor, indirilemiyor.
Ekonomide en büyük kriz artık güvensizlik.
Bir ülkenin ekonomisi “Bize inanın” diyerek yönetilmez. Düzgün kadrolar, şeffaflık ve hesap verebilirlik gerekir; hukuk gerekir, adalet gerekir.
Vatandaşlarımız gerçek enflasyonu TÜİK rakamıyla değil, çarşıyla, mutfakla zaten ölçüyor.
Kira her ay artıyor, okul masrafı bitmiyor, maaş eriyor.
Gerçeklerle yüzleşmeden, vatandaşın yükünü hafifletmeden hiçbir hedefe ulaşılamaz.
Biz 2002'de ekonomiyi teslim aldığımızda yirmi tane banka batmıştı. Bu yirmi bankanın tüm borçları Hazine'nin üzerine kalmıştı. Ama biz ne yaptık?
Sağlam bir ekonomik program ve tasarrufla enflasyonu düşürdük.
Şu anda enflasyon yüksek ama iktidarın tasarruf adına yaptığı hiçbir şey yok.