Bugün yaşadığımız baskı ve zulüm, bizlere Peygamberlerin ve sahabelerin yaşadığı imtihanları hatırlatıyor. Onlar da hakikati söyledikleri, Allah’ın dinini yaşayıp yaşattıkları için nice zorluklarla karşılaştılar. Bizler de bugün hak bildiğimiz yolda yürürken çeşitli imtihanlardan geçiyoruz. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki zulüm ne kadar artarsa artsın, baskılar ne kadar yoğunlaşırsa yoğunlaşsın, hak bildiğimiz davadan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bizim için asıl olan insanların ne dediği değil, Allah’ın rızasıdır. Biz, Allah’ın izniyle, son nefesimize kadar hakkı savunmaya ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz.
Ankebût Suresi 2.Ayet
İnsanlar, ‘İman ettik’ demekle, imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sanıyorlar?
Adaletsizlik ve talimat devam ediyor…
Hiçbir suçu olmadan, iftiralarla gözaltına aldığınız, tutukladığınız, bununla da yetinmeyip sürgün ettiğiniz insanların hayatına şahidiz; sen de şahit ol ya Rabbi!
#AdanaEmniyetOnü
Kardeşlerimizi SerbestBırakın
Bu resimde gördüğünüz adam hırsız değil, PKK’lı değil, FETÖ’cü değil. Peki, hakkında kesinleşmiş bir hüküm dahi olmadan bir insanı haksız ve hukuksuz şekilde tutuklamak mı adalet? Adalet, herkes için ve her şartta adalet olmalıdır.
📖 Mâide Suresi, 8. ayet:
“Bir topluluğa duyduğunuz kin ve nefret, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha yakındır.”
Kelimelerim satırlara sığmadı... Her satıra bir cümle, her cümleye bir his bıraktım. Ama ne yazarsam yazayım, içimdeki hüznü ve söylemek istediklerimi anlatmaya yetmedi. Bazı duygular vardır; kaleme dökülür ama satırlara sığmaz.
#Furkankardeşliği@mektupyaziyorum
Eşim Tugay Taşçı’yı açık görüş gününde eşimin ailesi ve 2 çocuğumla birlikte ziyaret ettik. Durumunu iyi gördük, kendine tayin ettiği manevi reçetelerle gün nasıl geçiyor anlamıyorum diyor. Soran tüm dostlara selamı var.
Eşimin somut olarak hiç bir suçu yok, ne ile suçlandığı bile belli değil. Bu belirsizlikle aylar, hürriyetinden yoksun olarak geçiyor. Çocuklarımızın ikisi de henüz küçük (3 yaş & 5 aylık) ve babalarının ilgisine, benimse eşimin desteğine ihtiyacımızın olduğu bir dönem..
Hocalarım ve diğer tutuklu kardeşlerimiz gibi hayatlarında, işlerinde suç barındıran hiç bir unsur yok. Tek bi cevap var: İftira ile tutukladılar ve şimdi suç üretmeye çalışıyorlar… Tamamen iftira gerekçelerle hem özgürlükleri kısıtlanmakta hem de adli makamlar meşgul edilmektedir. Hani bir söz vardır “bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış” mesele bu. Ama er ya da geç bunun hesabı da elbet sorulacak.
Ve elbet bu günler geçecek. Hainler hiç tanımadıkları insanlara bile iftira atmaktan çekinmediler. Çünkü hainliklerinin bir sınırı yoktu.
Hainler sevinmesin: Bu günler bizim için şükür günleridir. Çünkü dava adamlarının başına ne geldiyse başımıza gelen de bundan ibarettir.
Ve yine hainler sevinmesin: Bu günler bizim için sabır günleridir. Ve “Allah sabredenlerle beraberdir..”
Ey nankör hainler!
Yaralayamıyorsunuz! Bitiremiyorsunuz! Tarihin çöplüğünde kullanılıp atılmış olarak kalacaksınız!
Bu günler hem şeref, hem manevi makam ve hem de sevap olarak geri döneceği için kayıp değil kazanç içinde hissediyoruz kendimizi… İçeride kazanıyoruz, dışarıda kazanıyoruz! İçimizdeki huzurun tarifi yok elhamdulillah.
Hukuksuzca tutuklanan Abdülaziz Sapaz’ın eşi yaşadıkları mağduriyetleri anlatıyor:
“Tutuklu yargılanmasını gerektiren hiçbir sebep olmamasına rağmen bunu bir cezaya çevirip eşimi de tutukladılar ve 700 km öteye Erzincan’a gönderdiler. Bu da bize zulümdür...”
Furkanhareketi Tertemizdir
FurkanGönüllülerine Ozgürlük
Zalimlerin karşısında dün de dimdik duruyorduk, bugün de öyleyiz. Coplar ve biber gazları duruşumuzu değiştiremez. Hak bildiğimiz yoldan Allah’ın izniyle geri adım atmayacağız.
AkpDönemi ZulümDönemi
LanetOlsun BöyleAdalete
#YargıEliyleZulüm