if you want to know why nobody will ever face a real courtroom in Turkey’s multi-billion lira financial scandal, look at the family tree of the regulators.
the agency investigating the corporate fraud is the SPK.
the council controlling every judge and prosecutor in the country is the HSK, headed by the Minister of Justice.
and appointed directly to the board of the SPK by the president?
the spouse of the Minister of Justice.
think about the absolute farce of that arrangement.
the regulator auditing the multi-billion robbery and the judicial chief overseeing the prosecutors are having dinner at the same kitchen table.
this is not a conflict of interest!
it is an engineered syndicate designed to ensure that the investigator, the prosecutor, and the regulator all report to the same household.
when a state is organized like this, they don't even need to destroy the evidence.
they just discuss it over breakfast.
If you want to see how an autocracy handles a financial heist inside its own palace, look at Turkey right now.
The latest saga surrounding Erdogan's inner circle refuses to end, and it tells you everything about the total collapse of justice in this country.
A ruling party deputy was caught in a multi-billion lira stock market extraction. The palace panicked. Government media then released a story claiming she simply "refunded the money."
No documents. No bank receipts.
They expect 86 million citizens to ignore basic criminal law. Returning stolen funds does not erase the crime. The legal penalty is double the amount, reaching 4.4 billion liras.
But the question nobody dares answer: where did a political official find 163 million liras in cash to make the initial investment?
The double standard is staggering.
A university student posts a critical tweet and anti-terror police kick down their door at midnight. Ekrem Imamoglu wins an election and gets 2,300 years of fabricated charges. But when a regime insider loots billions, the state issues a polite press release and calls it resolved.
This is not a government managing an economy.
It is a money laundering operation with a national flag.
Diplomats again walked out en masse during Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu’s address to the UN on Thursday. Rudaw’s UN correspondent, who was inside the hall, explains why footage of the walkout could be misleading.
“Belki de komünleşme çağrısının en güçlü yanı, bizi tam da kaçtığımız yere, birbirimizle kurduğumuz ilişkilere geri çağırmasıdır. Marx ve Engels, modern dünyanın büyük dönüşümünü anlatırken “katı olan her şey buharlaşıp havaya karışıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve insanlar nihayet kendi gerçek yaşam koşulları ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyor” diyordu. Aradan geçen zamanda katı olanın buharlaşmasını fazlasıyla yaşadık; toplumu bir arada tutan bağların nasıl çözülebildiğini de gördük. Şimdi önümüzde başka bir yüzleşme var: kaybettiğimiz hazineyi yeniden bulmak için ne yapacağız?”
Yeni Özgür politika için yazdım.
Link: https://t.co/uS2qnei5I8
Bir yandan en can alıcı meselelere çözüm aranırken diğer yandan eski ezberler tekrar edilemez. İçinden geçtiğimiz süreç cesaret istiyor; barış cesaret istiyor. Korkularla, önyargılarla ve ezberlerle barış toplumsallaştırılamaz.
İkra Avcı hakkında verilen bu karardan derhal dönülmeli, İkra hemşire görevine iade edilmelidir.
10 Yıl
7 Ay @BekirKayaVan
“Yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
tutmamışsın acımızın çetelesini
Sen sus artık,
bize bundan sonrasını
dövüşen anlatsın
Ey tarih, aç solgun yapraklı defterini
ve oku hayatımızın parçalanmış hikayesini”
▶️CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, tutuklu eski Van Büyükşehir Başkanı #BekirKaya'yı cezaevinde ziyaret etti:
▶️"Akrabamdır"
▶️"Bugün kendisine ceza veren hakimlerle aynı cezaevinde yatmaktadır"
▶️"İki dönem belediye başkanlığı yaptığı için iki kere cezalandırılmıştır. Bekir Kaya örneği nasıl bir hukuksal reforma ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir."
https://t.co/WZLMMhgRJG
Yalan söylüyorsun. Hiçbir halkla sorunları yoksa neden anayasal tanınmaya sahip Kürdistan Bölgesi’ne “Kuzey Irak” diyorlar? Hani resmiyet zorunluluğu falan bahane edilseydi belki bir nebze ama bölgenin resmi ismi Kürdistan. Çünkü düşmanlar. Çünkü Kürdistan halkıyla sorunları var.
Bu arada, cumhurbaşkanının soyadı “Golanlı” olan Suriye’nin konvoya izin vermeyip Kürdistan-Irak yoluna mecbur edilmeleri de ibretlik. Irak nere İsrail nere…
Müslüman Kürtler olarak bunlarla aynı dine nasıl inanıyoruz? İmtihan dediği şey "Kürdistan Federe Devleti" bayrağı, iki müslüman kadına da iki kafa diyip alaya almaya çalışıyor.
Şurada Yunanistan, Ermenistan bayrağı görse bu tepkiyi vermez.
Bu kadar serefsizi olmaz diyorsun o kadar bêşerefî oluyor.
Daha ne söyleyeceksiniz ki Erkan Bey açık söylediniz!
Yani bir Kürt Cumhurbaşkan adayını desteklemeyiz diyorsunuz.
“Dem Parti ana dili Kürtçe olan bir aday ile çıkmak isteyebilir. Biz burada ortaklaşmayabiliriz” diyeceksiniz sonra “onu demek istemedim bunu demek istedim” demek inandırıcı değil.
Ayrıca sizinle aynı sol kumaşın farklı deseni olan TKP eski Genel Sekreteri Aydemir Güler de bir TV programında;
“Ezanın Kürtçe okunması talebi laikliğin ihlalidir” demişti. Türkçe, Arapça okununca Laiklik ihlal edilmez ama Kürtçe okunursa ihlal olur!
Sizin ve Aydemir beyin söyledikleri Kürt meselesine yaklaşımınızın dışa vurumudur!
CHP, MHP, AKP hatta İYİ Parti liderleri bile siyaset gereği böyle bir cümle kurmazlar Sayın Baş!
Fırsat yaratırsam ideılojik/teorik olarak Türk solunun Kürt meselesine yaklaşımını yazacağım.
The moment the USSR collapsed, many Soviet officers suddenly found themselves transformed overnight - from “defenders” into “occupiers” in the eyes of the new states.
The country they had sworn to protect was gone. Salaries disappeared, command structures crumbled, ideology vanished. Yet they continued serving, maintaining order and remaining loyal to their duty despite the chaos surrounding them.
That contrast is what still angers many people about the collapse of the Soviet Union: ordinary people honored the oath they had taken while Gorbachev, Yeltsin, and other leaders who dismantled the USSR did not bother to keep theirs.
“Sürecin ilerlemesi için herkesin kazanacağı bir hukuki zeminin kurulması gerekiyor"
🗣️Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Sevtap Yokuş:
🔸"Türkiye modeli hukuk, toplumsallaşma ve barış üzerine oturacak bir model olacak”
🔸“Barış süreçleri dümdüz yürüdüğünüz yollar değildir. İnişler, çıkışlar, duraksamalar olabilir. Önemli olan pedalın dönmeye devam etmesidir”
@dilekodabas_
Tamamını izlemek için: https://t.co/A3syWwAHXG
Ortadoğu sadece “GÜCE” saygı duyulduğunu maalesef Kürtler defalarca tecrübe etmesine rağmen halen enerjisini aksi yönde heba etmektedir. Bunu Kürtler tekrar düşünmeli!
“Antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı yine eleştiri alacağım” dedi ve…
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştu:
“Dünyanın bu bölgesi sadece tek bir şeye saygı duyar: Güç.
Eğer güç göstermezseniz, zayıflık gösterirseniz, savunmada kalırsınız. Suriye bunun iyi bir örneği.
Suriye neden işliyor? Çünkü güçlü, kararlı ve cesur bir lider var. İnsanlar geçmişte onunla aynı fikirde olmayabilir ama onu bir yere doğru liderlik ederken görüyorlar.
Körfez örneğine bakacak olursak; bu ülkelerin oldukça başarılı olduklarını ve buradaki müşfik monarşilerin sonuç verdiğini görürüz.
Eğer bölgeyi incelerseniz ki antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı muhtemelen yine eleştiri alacağım, işe yarayan tek şeyin, altını çiziyorum 'tek' şeyin, bu güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz.
Ya müşfik monarşiler ya da bir nevi monarşik cumhuriyetler...
Bunun dışındaki her şey, yani o 'Arap Baharı' süreci, sadece sönümlendi ve yok olup gitti.
Demokrasi ya da insan hakları adına müdahale ettiğimiz ülkeler ise hüsrana uğradı.
Günün sonunda refah; İsrail'in, çıkarlarını Körfez’le ve bu köklü medeniyetlerle ki Suriye dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir, ortak bir paydada buluşturmasından geçiyor."
“Antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı yine eleştiri alacağım” dedi ve…
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştu:
“Dünyanın bu bölgesi sadece tek bir şeye saygı duyar: Güç.
Eğer güç göstermezseniz, zayıflık gösterirseniz, savunmada kalırsınız. Suriye bunun iyi bir örneği.
Suriye neden işliyor? Çünkü güçlü, kararlı ve cesur bir lider var. İnsanlar geçmişte onunla aynı fikirde olmayabilir ama onu bir yere doğru liderlik ederken görüyorlar.
Körfez örneğine bakacak olursak; bu ülkelerin oldukça başarılı olduklarını ve buradaki müşfik monarşilerin sonuç verdiğini görürüz.
Eğer bölgeyi incelerseniz ki antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı muhtemelen yine eleştiri alacağım, işe yarayan tek şeyin, altını çiziyorum 'tek' şeyin, bu güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz.
Ya müşfik monarşiler ya da bir nevi monarşik cumhuriyetler...
Bunun dışındaki her şey, yani o 'Arap Baharı' süreci, sadece sönümlendi ve yok olup gitti.
Demokrasi ya da insan hakları adına müdahale ettiğimiz ülkeler ise hüsrana uğradı.
Günün sonunda refah; İsrail'in, çıkarlarını Körfez’le ve bu köklü medeniyetlerle ki Suriye dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir, ortak bir paydada buluşturmasından geçiyor."