📌 Daha Yeşil, Daha Temiz Bir Dünya Mümkün! 🌱
Enerji verimliliğini teşvik etmek, kaynakların verimli kullanımını sağlamak ve sürdürülebilir çevre koşullarına katkıda bulunmak amacıyla temel eğitim kademesindeki resmi okullarımızda "Enerji Dostu Mavi Yeşil Okul" projesini başlatıyoruz.
Okullarımız, belirli ölçütler doğrultusunda hayata geçirdikleri çalışmalar neticesinde Enerji Dostu Mavi Yeşil Okul Etiketi almaya hak kazanacak.
👉🏻https://t.co/5eYLvZCmfx
Yer İtalya, hamileyim, kontrole gitmişim.
Doktor, beni görünce merakla sordu “Kızım sen çocukken nerede yaşadın?” Sorunun ne anlama geldiğini anlamadığımı söyleyince, kanımdaki antikorun fazlalığından, buhran çıksa kanımın aşı olarak kullanılacak seviyede bir sürü farklı virüs ve bakteri İçin antikor üretmiş olduğumdan, kardiyovasküler sistemimin alerjik reaksiyonları yenecek halinden, kan basıncımın ne kadar düşük olduğundan ve bunun damarlarıma nasıl güç vermiş olduğundan, Sokakta pislik yesem sarsılmayacağımdan, hamileyken bile dünyanın her yerinde istediğim gibi rahat edeceğimden bahsetti doktorum.
Avrupa’da pek görülen bir durum değilmiş bu. İnsanların kanı hiç geçirmedikleri hastalıklardan uzakta oldukça sadeymiş.
O gün tahlillerime baktım, bir sürü virüs ile savaşmış ve savaşı kazanmış bir beden de ne varsa ben de varmış, fark ettim.
Neden acaba diye düşündüm ve başladım araştırmaya. Sonunda anladım:
Hayvanlar!
Çocukken sokak hayvanları ile olan yakın temasım sayesinde hayat beni bir sürü antikor ile ödüllendirmiş! Ciddi söylüyorum, sokakta beslediğim hayvanlarla yakın temasta olmak beni güçlendirmiş!
Bir hayvanı beslemek istediğinde
“Aman dokunma pistir!” Diyen bir annem olmadı, “Dokunduktan sonra sakın ellerini ağzına götürme, kesin yıka ki, hayvanda parazit varsa sana da geçmesin.” Diye öğreten bir annem oldu. İşte annemin yaklaşımı sayesinde o hayvanlardan belirli dozlarda aldığım virüsler bedenime resmen aşı olmuş!
O zaman anladım, dünyanın ücra köşelerine seyahat ederken hastalanan bir sürü arkadaşımın yanında neden bana hiçbir şey olmuyordu... çünkü hayvanlara olan sevgimin karşılığını sağlık olarak vermişti hayat.
Çocukken hayvanlar ile yaşayan insanlar işte bu yüzden daha sağlıklı oluyor. Bu konu ile ilgili o kadar araştırma var ki, buyurunuz bir tanesini profilimdeki linke koydum, lütfen okuyunuz.
Evinize Hayvan alamıyorsanız bile Sokakta yaşaması İçin bir kaç tanesine yardım etmeniz bile yeterli.
Bir sokak köpeğinin ortalama ömrünün 2 yıl olduğunu unutmayın. Doğuyorlar, acı çekiyorlar ve ölüyorlar... Sizin göstereceğiniz ilgi hem sizin hem de onun hayatını çok güzel etkileyebilir. Hayata verdiğimiz her emek bize iyilikle geri dönecek."
~ Azra Kohen ~
Yaşasın hayvanlarla içiçe hayat .
Dostlar birkaç gün önce Zap’taydım🇹🇷
Bazı PKK sayfaları nasıl yalanlar üfürüyor size anlatamam😁 Sırf prim vermemek için o hesaplara yazmıyorum
TSK pırıl pırıl yapmış 🇹🇷
METİNA - ZAP mis gibi☺️ Kuzey Irak’ta iş bitmek üzere
Ben bi’de malum ne zaman askerimizin yanında olsam PKK - FETÖ sayfaları ayrı hakaretlere başlıyor.
Ama unutuyorsunuz vallahi ben yılmam 😹
Bize bu eşsiz duyguları yaşatan, 85 milyonu birleştiren evlatlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler bizim şampiyonumuzsunuz.
Tebrikler #BizimÇocuklar, Tebrikler Türkiye 🇹🇷
Ne mutlu Türk’üm diyene 🇹🇷
Öğretmenlik dünyanın en saygın ve en güzel mesleğiydi. Duyarsız toplum sayesinde, el birliğiyle en savunmasız ve korunmaya muhtaç meslek haline getirildi. #ÖğretmenTekYürek
Bu manzara ancak alkışlanır. 👏👏👏Demek ki istenildi mi doğru kararda birleşilebiliyor.Sendikalar bu kez görevlerini yaptı. Sıra üyelerde. #ÖğretmenTekYürek
Not: Yayınlayacağım haber, çocuğun beyanlarına dayanmaktadır. Sesli görüşmemiz kayıt altına alınmış olup, kayıt bende mevcuttur.
🔴İsmi Sıla. 2007 doğumlu.(16 yaşında) Denizli'de yaşıyor. 6 yaşından 14 yaşına kadar babasının arkadaşı tarafından önce 'oyun' denilerek, daha sonra 'tehditlerle' 8 yıl boyunca istismara uğruyor. 14 yaşında bunu rehber öğretmenine anlatınca olay ortaya çıkıyor ve polis devreye giriyor. Fakat Sıla'nın beyanlarına, muayene raporlarına rağmen sonuç alınamıyor, şahıs serbest kalıyor.
Sıla uzun süre psikolojik tedavi görüyor. Memleketi Osmaniye'den Denizli'ye dönerken şehirlerarası otobüste 35 yaşlarındaki H.A ile tanışıyor. H.A ona bir abi gibi yaklaşıyor. Büyük bir boşlukta olan Sıla, tüm yaşadıklarından sonra, derdini anlatabildiği bir abisi olduğunu düşünüyor. Uzun uzun konuşuyorlar. Önce abi kardeş şeklinde başlayan bu muhabbet çok kısa süre sonra H.A tarafından 'evleneceğiz' ısrarına dönüyor. Sıla ile zorla birlikte olmaya çalışan H.A, fotoğraflarını çekiyor ve bu fotoğraflarla ona şantaj yapıyor.
Sürekli Sıla'nın evinin, okulunun çevresinde geziyor. Evine silahla gelip babasıyla tartışıyor, tehdit ediyor. Çektiği fotoğrafları Sıla'nın akrabalarına, tüm çevresine yolluyor. Sıla korkusundan okulu da bırakıyor. Daha sonra ailenin şikayeti üzerine gözaltına alınan H.A 2 ay kadar tutuklu kaldıktan sonra tahliye ediliyor. Karar istinafta bozuluyor ve H.A beraat ediyor.
Hala okula gitmeyen ve korku dolu günler geçirdiğini söyleyen Sıla, "Benim ya da ailemden birilerinin ölmesi mi gerekiyor? Ben öldükten sonra değil, şimdi destek istiyorum. Lütfen sesimi duyun. Ben güvenle okuluma gitmek, bu beladan kurtulmak istiyorum" diyor.
Sıla'nın beyanları bu şekilde. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere yetkililerin konuyu titizlikle ele alarak sonuçlandıracağına inanıyorum.
Sıla'ya ses olur musunuz?
Numune hastanesinde askeri sağlık kurulu başkanıyım. Sözleşmeli er, erbaş ve harp akademisi adaylarının sağlık şartlarını inceliyoruz. Orta Anadolu’da bir tek bizim hastane görevlendirilmiş, müthiş kalabalık.
“Hocam bir aday sizinle görüşmek istiyor” dediler, gelsin dedim +
#DEPREM
Bugün saat 17:37'de Filipinler Mindanao bölgesinde 7.6 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir.
An itibariyle Filipinler makamlarınca yapılan herhangi bir uluslararası yardım çağrısı olmadığı bilgisi alınmıştır.
Gelişmeleri takip ediyoruz.
Daha önceki yayınlarımızda, uzun yıllardır satışta olan Ülker Çokokrem kakaolu fındık kreması içeriğinde sadece %4 oranında fındık olduğundan bahsetmiş, üründeki yoğun fındık kokusunun kaynağını sorup “aroma vericiler” başlığı altındaki bileşenlerin açıklanmadığını istemiştik. Ülker firması elbette bu yayınlara cevap vermemiş, dahası Gıda Dedektifi’ni engelleyerek yayınlarımızı kaldırmak üzere mahkemeye gitmişti.
Fakat gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi kötü bir huyu var… Önceki gün bir takipçimizin Birleşik Arap Emirlikleri’nden gönderdiği bu fotoğrafta, Ülker’in Çokokrem içeriğindeki aroma vericileri tek tek açıkladığı görülüyor. Ve tahminlerimiz doğru çıkıyor… Ülker Çokorem içeriğinde %4 fındık yanında doğala özdeş fındık aroma vericisi yer alıyor. İçeriğinde kakao tozu bulunan üründe ayrıca sıkı durun ama yapay çikolata aroma vericisi bulunuyor…
Tekrar vurgulayalım… Bunlar Türkiye’deki tüketicilere açıklanmıyor. Bakanlığı acilen Türk Gıda Kodeksi’nde tüketiciyi doğru bilgilendirecek düzenlemeleri yapmaya davet ediyoruz. Ne yediğimizi bilmek anayasal hakkımızdır. #NeYediğiniziBilin
CNN Türk'te 3 yıl sonra salgının bir tiyatro olduğu itiraf edilmiş.
3 yıll önce CNN'de ben konuşurken Semiha Hanım lafları ağzıma tıkıyor, burun kıvırıyordu.
Sonuçta Tv'den, yazdığım siteden, Zafer Partisi'nden atıldım.
Hiç utanmanız yok mu?
Diyeceğiniz size yanlış yaptık.