cuma gecesi duâsıdır.. Ya Rabbi, niyetimi temiz, yolumu doğru kıl. güzel zannettiğim hatalardan, doğru sandığım yanlışlardan beni koru. beni senin razı olduğun yolda yürüyen kullarından eyle..
madem ki gerçekleşti, artık onun kaderden olduğuna inan ve gönlünü teslimiyetle sakinleştir. çünkü kulun elinden çıkan yerde, Allah’ın takdiri başlar. kalbe düşen ise olup bitene razı olmak, hikmetini tam göremese de rabbinin seçimine güvenmektir. kim bilir, belki de ruhunu yoran, kalbini daraltan o günlerin içinde henüz fark edemediğin nice rahmetler gizlidir. zira Allah’ın senin adına yaptığı tercih, senin kendin için yapacağın tercihten daha hikmetli, sana açtığı yol ise senin görebildiğinden daha geniştir. o, kullarına karşı sonsuz lütuf sahibi olandır. öyleyse sana geleni şükreden bir kalple karşıla, senden alınana da hikmet nazarıyla bak. ve bütün kalbinle inan ki, Allah’ın senin için takdir ettiği şey, nefsinin arzuladığından da, kalbinin temenni ettiğinden de çok daha hayırlıdır.
Bediüzzaman’ın dediği gibi, “Pencerelerden seyret, içlerine girme.”
Elinden geleni yap, gerisini Allah’a bırak ki gereksiz endişelerden kurtulasın. İman nazarıyla bakıp her işte bir kudretin hikmeti olduğunu idrak ettiğinde, olayların içinde boğulmaktan kurtulur, her şeye bir pencereden bakar gibi dışarıdan bakarsın. Omuzlarındaki yükü indirir; rıza, tevekkül ve sabırla o hikmetleri izleyerek Allah'ın razı olduğu bir kul olursun.
Hasan-ı Basri’ye, “Neden insanların sözüne hiç aldırış etmiyorsun?” diye soruyorlar. Hasan-ı Basri, “Allah’tan razı olmayan insanlar benden mi razı olacak?” der. İnsandır bu, razı edemezsin güzelim.
Mevla, kulunun zanni uzeredir. Sen O’ndan hayir beklersen hayir, umit beklersen umit bulursun. ‘Allah beni darda birakmaz’ dedigin an, ferahligin basladigi andir. O’nun sonsuz hazinesinde senin icin ayrilmis bir huzur mutlaka vardir, sadece vaktiyle gelir.