Depresyonda değilim. Sabahları yataktan kalkabiliyorum, insanlarla konuşabiliyorum, hatta bazen güldüğüm bile oluyor. Üzgün de değilim; en azından dışarıdan bakıldığında öyle görünmüyorum. Hayat akıyor, ben de akışa ayak uyduruyorum. Ama içimde inkar edemediğim bir eksilme var. Sanki hayat yanıma yaklaşıp benden bir parçayı almış da yerine adını koyamadığım bir boşluk bırakmış gibi. Bu bir çöküş değil, dramatik bir yıkım da değil. Daha çok yavaş bir solma. Eskiden içimden gelen o saf sevinç, sebepsiz gülümseme, küçük şeylerden taşan heyecan… Hepsi biraz daha kısık şimdi. Gülüyorum ama tam değil. Mutlu oluyorum ama derin değil. Bir şeyler yerli yerinde, fakat hiçbir şey eskisi kadar canlı değil. Belki kayıplar büyüttü beni, belki gördüklerim erken olgunlaştırdı. İnsan bazı gerçekleri öğrendikten sonra aynı kalamıyor. Masumiyet geri gelmiyor, bazı hayaller yeniden kurulsa bile ilk heyecanını taşımıyor. Hayat bana büyük bir ders verdi ama o dersin bedeli ağırdı. İçimdeki hafifliği aldı. Yine de ayaktayım. Kırılmadım, sadece değiştim. Daha sessiz, daha temkinli, daha derin birine dönüştüm. Eskisi gibi gülümseyemiyorum belki ama artık daha gerçek gülümsüyorum. Çünkü biliyorum; bazı kayıplar insanı eksiltmez, sadece kim olduğunu daha net gösterir.
Burdur Bucak’tan takipçimizin gönderdiği fotoğraf. Sağlık Bakanlığı’na ait çarşaflar, araba örtüsü olmuş. Çarşafın üstünde “Antalya Şehir Hatanesi” yazıyor.
Vergilerimizle alınan, hastalara hizmet etmesi gereken malzemeler böyle mi değerlendiriliyor? @saglikbakanligi
@YET0AHlR Yorumları okuyorum inanamıyorum. Kadını yıllardır tanırım. Öyle düzgün ,ilkeli ve çok iyi bir spor hocasıdır.Birbirlerini çok seven bir çifttir.Nasıl böyle kolay kötü sözler söyleyebiliyorsunuz?