Bu görüntüler Mersin’den.
Tüm Akdeniz kıyısına yayılan ve yaşamı tehdit eden bu kirliliğin korkunç bir hikâyesi var!
Türkiye, dünyanın plastik çöplüğü haline getirildi.
2024’te ülkeye 1 milyon 290 bin ton plastik atık girdi. Birileri bu atıklardan para kazanırken, geriye denizimize, toprağımıza, havamıza ve sağlığımıza bırakılan zehir kalıyor.
Geri dönüşüm tesislerinin atık suları denize karışıyor. Kaçak atık yakılıyor. Tesislerde yangınlar çıkıyor. Mikroplastikler balıklara, midyelere, suya ve soframıza kadar ulaşıyor.
Yani mesele yalnızca denizde gördüğümüz bu plastikler değil.
Mesele, birkaç şirket daha fazla kazansın diye bütün bir bölgenin yaşam alanlarının ve halk sağlığının gözden çıkarılması.
Mersin Çevre Platformu ile birlikte hazırladığımız sorularla, ilgili bakanlıklara önerge verdik, konuyu meclis gündemine taşıdık:
Bakanlıklardan cevap bekliyoruz:
⚫Bu kirliliğin kaynağı nedir? Geri dönüşüm tesislerinin, gemilerin ve deniz taşımacılığının payı ne kadardır?
⚫Kaçak atık yakmalar ve atık tesislerindeki yangınlar neden engellenemiyor? Sorumlulara ne yapılıyor?
⚫Mikroplastik kirliliğinin insan sağlığına ve Akdeniz’de yaşayan halkın yaşamına etkileri araştırılıyor mu?
Ve asıl soru:
⚫Türkiye'yi dünyanın çöplüğü haline getiren atık ithalatı daha ne kadar sürdürülecek?
Çevreyi kirleten, halkın sağlığını tehdit eden bu düzenin bedelini halk ödemek zorunda değil!
Kâr için doğayı ve yaşamı feda edenlere karşı sözümüz de var, mücadelemiz de!
"Ben oğluma annesinin nasıl öldüğünü anlatamıyorum. Yangında dumanda zehirlendi, hastanede öldüler diyorum. Annen yandı, cenazesini bile yıkayamadılar diyemiyorum"
💬'11 yıl çalıştım, doğum iznime bir hafta kala kapının önüne konuldum'
🎙️ Direnişini sürdüren Çapa Tıp Fakültesi yemekhanesi işçisi Aydın, Ekmek ve Gül'e konuştu
👩🏻🤝👩🏽 Yemekhane işçileri, güvenceli iş ve haklarını alma talebiyle mücadelelerini sürdürüyor
Geçenlerde köyde sobada pişi bişiriyoruz. Fatura yazmaya biri geldi. İkram ettik, İstemedi teşekkür etti. Israr edince de " biz üç kişiyiz bedirhan, Nazlican bir de ben dedi. " Aa sen de bizdensin" deyip pişilerinin arasına peynir koyup verdimdi:)
Boşandığım eşimle birbirimize "başkan" diye hitap ederdik. Yürümedi, bitti.
Normal hayatımda kime "başkan" dediysem ne dostluk kaldı ne arkadaşlık. Buradan da anlaşılıyor ki başkanlık sistemi hiçbir alanda çalışan bir sistem değil.
"Devletin çocukları 'değerli olanlar ve olmayanlar' diye ayıran bir toplumsallığı beslemesi, sınıfsal olarak 'harcanabilir' gösterilen çocuklara her şeyi yapmanın mübah hale getirildiği bir anlayışı kurumsallaştırır."
✒️Sevda Karaca yazdı...
https://t.co/16sGEHOwQq
Varsayalım ki toplumun bu vahim sorununu çözecek şey, suç işleyen çocuğun yargı karşısında yetişkinle aynı muameleyi görmesi olsun. Peki, çocuklara karşı suç işlemiş yetişkinler cezalandırılıyor mu gerçekten?
✒️Gülşah Kaya yazdı...
https://t.co/axV23c7B3C
"Doğa tahribatına izin vermeyin"
Artvin'in Şavşat ilçesinde planlanan 13 türbinlik RES projesine tepki gösteren yurttaşlar, proje alanının yanlış seçildiğini ve ÇED raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın yeniden değerlendirilmesini istedi.
https://t.co/GyUwKqRu7X
bunlar daha geçen hafta macron donuyla rahat koşsun diye tüm ankara'yı kapattı, bugün bisiklet sürerken giyilmesi zaruri olan taytı giydiği için valilerini görevden alıyorlar, her şeyleri hikaye
Elazığ Maden Eti Gümüş işçileri direnişe başladı!
SSS Yıldızlar Holding işçilerin aylardır maaşlarını ödemiyor, tazminatlarını yatırmıyor, zorunlu ücret izin dayatıyor!
Uyarıyoruz.
Yalanlardan vazgeçin işçilerin haklarını ödeyin!
@csgbakanligi
EMEP Milletvekili ve yayın kurulu üyemiz Sevda Karaca:
"Kadın, çocuk katillerine hiçbir ceza yok bilgisini bu devlet, bu iktidarın kendisi verdi o çocuklara. Böyle bir yargı yokmuş gibi kalkıp elinizi yıkayıp gömleğinizin ucundaki kanı temizleyemezsiniz."
https://t.co/PtEq9I9UEo