@soyletiyosunuz@gazetesozcu Onlar pirincin içindeki siyah taş olurdu. (Ve evet onlardan biri gelse daha iyi olurdu tabi ki..)
Ama bu pirincin içindeki beyaz taş..
Ekrem İmamoğlu:
"Çatı arasında bir oda 80 cm oda büyümüş, yapıldı diye, çatı 70 cm yerine 100 cm yapıldı diye, 30 cm ileriye kuruldu diye... bütün bunlar tadilat ruhsatları ile düzeltilmiş.
Buna rağmen bu dosya numarası ile İmamoğlu İnşaatın 2 kişisi, 20 kişide Beylikdüzü Belediyesi çalışanları gözaltına alındı. Bana bir kişinin alındığını gösteren örnek konulsun, dosyadaki bütün suçları kabul edeceğim.
Gazeteler 2.2 milyonluk rant diye manşet atıyorlar. hayasızca sadıran Yeni Şafak gazetesi, kaçak binada gazetecilik yapıyor."
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
@falanfilanvb@ZaferrHaber Sahte doktor ünvanı nedir? Nerede ve nasıl kullanıyor? Denetim yapan sağlık bakanlığının farketmediği ama senin farkettiğin bu konuyu bize bir anlatır mısın?!
SİZDEN KORKACAĞIMI MI SANDINIZ?
Bugün kliniğime göz korkutmak için denetim adı altında BASKIN yapıldı!
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Danışmanı Yasemin Kulak Özkan ile ilgili yapmış olduğum paylaşımlar ve Uzman Diş Hekimlerine verdiğim destekten sonra kliniğime bugün denetim adı altında aniden alakasızca bir baskın yapıldı.
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderildiklerini ve birçok diş hekimini denetlediklerini iddia ettiler.
Benden önce hangi diş hekimlerine gittiniz diye sorduğumda tökezleyip ilk bana geldiklerini söylediler.
Tabi ki de herhangi bir usulsüzlük tespit edemediler ve üstüne üstlük sosyal medya hesaplarımı incelemek üzere bilgi talep ettiler.
Tüm bunların dışında bir de faturalarımı incelemek istediler oysa bu usulsüz bir incelemedir.
Faturaları Maliye inceler ve bundan önce faturalarımı zaten maliye incelemiş ve herhangi bir sorun tespit edilmemişti.
Buradan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na sesleniyorum:
Danışmanınız eleştirilere karşı bürokrasinin gücünü kullanarak böyle bir yaptırımda bulunmayı nasıl kendisine hak görebilir?
Danışmanınız siyaset yapmak istiyorsa bürokrasinin gücünü kullanmaktan vazgeçsin Türk halkının karşısına çıkıp siyaset yapsın.
Diş hekimlerinin hakkını savunmaktan beni ve zafer Partisi’ni hiçbir güç alıkoyamaz.
Biz yaptırımlarla, cezaevi korkusuyla sindireceğiniz siyasetçiler değiliz.
Türk diş hekimlerinin onurlu bir mensubu olarak tarafıma yapılan baskın denetimden ve daha fazla yapılacak olan tüm baskılardan korkmadığımı ve korkmayacağımı buradan ilan ediyorum.
Tüm bu usulsüzlükler için en kısa sürede hukuk yoluna başvuracağım.
Bu konu hakkında suç duyurusunda bulunacağım.
Bürokrasinin gücünü kendi gücü zanneden danışmanlar, usulsüzlüklerinin üstünü örtmek için boşa çaba sarf etmektedirler.
Zafer, büyük Türk milletinin olacaktır!
@umitozdag@zaferpartisi@AliSehirlioglu@ZaferSaglikGM@drmemisoglu@saglikbakanligi@sagliklicozum@ismgovtr
tutuklu ibb imar müdürü ramazan gülten savunma yapıyor:
"kaçak yapının yıkımını engellemek amacıyla 10 gün boyunca 2 toma ve 8 otobüs çevik kuvvet bölgede nöbet tuttu. tüm bu engellemelere rağmen söz konusu yapı nihayetinde yıkıldı. 9. yapının yıkımı sırasında, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için yaklaşık 20 kişilik bir grubun saldırısına uğradım. linç edilmek istendim ve ciddi şekilde yaralandım.
kalan 2 kaçak yapıya ilişkin yıkım süreci ise halen danıştay'da devam etmektedir. kamu düzenini ve kamusal alanları korumaya çalışırken bana yönelik gerçekleştirilen bu fiili saldırıya ilişkin yargılama 3 yıldır sürüyor.
bugüne kadar hiç kimse 1 haftadan fazla tutuklu kalmamıştır. buna karşılık bugün ben, ismimin dahi açıkça zikredilmediği, soyut beyanlara dayalı isnatlar nedeniyle 14 aydır özgürlüğümden yoksun bırakılmış bulunuyorum"
@OryMe28@sfr0000000@specialist1998 Gerekli cezayı verirsen, haklıyı savunur, zalime hakkettiğini yaşatırsan gen-men boş olduğunu görürsün.. Yanlışı neresinden, nasıl savunacağınızı şaşırıyorsunuz..
@cumhuriyetgzt1 Bir insan görevi icabı sahilde “kaçak” olarak yapılmış kafe vb şeyleri yıktı diye bu kadar “zulme” uğrar mı yahu?! Hiç vicdan, Allah korkusu olmaması lazım bunu yapanların..
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor: İBB davasında 52. duruşma günü
Üsküdar sahilinde yapılan bir yıkımda saldırıya uğramasıyla kamuoyunun yakından tanıdığı İBB İmar Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten, savunmasına başladı.
"Eşimle birlikte, maaşlarımızla güçlükle ödediğimiz borç ve kredileri, tutuklandıktan sonra maaşımın düşmesi nedeniyle ödeyebilmek için evimi satışa çıkarmak zorunda kaldım. Ancak hakkımda çıkan haberler ve karalamalar nedeniyle, İBB dosyasından tutuklu olduğumu öğrenen alıcılar vazgeçti. Evi satamayınca aracımı sattım. Tüm mal varlığım bundan ibarettir."
https://t.co/dEqtPIABuq
Harcama yetkisi sadece Erdoğan’a ait olan örtülü ödenekten Mayıs ayında 1 milyar 695 milyon 210 bin TL harcandı.
2026'nın ilk 5 ayında örtülü ödenekten yapılan harcama ise geçen yıla göre %66 artarak 9 milyar 178 milyon TL'ye ulaştı.
(Sözcü)
"Artık büyük bir komedinin ortaya çıktığını düşünüyorum ve hemen tahliye bekliyorum."
Buğra Gökce'nin eşi Filiz Kahveci Gökce:
"Rüşvetten tutukladığınız bir insanı, 8,5 ayın sonundaki iddianamede, 'ya biz rüşvet bulamadık. Alnınız ak, başınız dik. O yüzden biz başka suçlamalar bulacağız size' deyip ihalelerden, ihaleye fesattan suçluyorsunuz.
Ama o ihalelerin de dört tanesinde Buğra İstanbul'da çalışmıyor.
İki tanesinde, 2020 yılına ait ihalelerde İzmir'de Genel Sekreterlik yapıyor. İki tanesinde de İzmir Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olduğu için yine kamu görevi yapmıyor.
İstifa etti ve İzmir'de çalışıyor. Dolayısıyla dört tane ihalede imzası yok."
Gazeteci İsmail Arı :
"Erdoğan ailesi 20 (Yirmi) civarı vakfın yöneticisi. Bu vakıfların önemli kısmı Bilal Erdoğan’ın yönetiminde. Bu vakıflarda kamu kaynakları üzerinden milyarlarca liranın döndüğünü söyleyebiliriz."
Trabzon’daki AKP İl Danışma Meclisi toplantısında bir vatandaş; “23 yıl boyunca AKP’ye oy verdim, siz yalan söylüyorsunuz!” deyince yaka paça dışarı atıldı.
Kamuoyunu 7/24 CHP ile meşgul etmelerinin arkasında yatan en büyük neden budur.
Halk itiraz edip sesini yükseltmeye başladı ve bu git gide görünür hale geldi. Algıları çöküyor, çöktükçe baskıyı artırıyorlar, artırdıkça güç kullanmaya başlıyorlar. Bunu önceden sadece muhaliflere yapıyorlardı, şimdi kendi seçmenlerine yapıyorlar.
Ha iyi mi oluyor?
Evet iyi oluyor.
Halk AKP'nin gerçek yüzünü görüyor.