AK Parti Bilecik İl Başkanlığımızda Terörsüz Türkiye hedefimizin önemini bir kez daha vurguladık.
İçişleri Bakanlığı olarak bu tarihi sürecin hiçbir provokasyonla sekteye uğramaması, Türkiye’nin enerjisinin yeniden teröre harcanmaması için kararlılıkla çalışıyoruz.
Nitekim geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da teröristlere ait görsellerin asılması üzerine Valiliğimiz süratle harekete geçti; olaya karışan şahıslar kısa sürede tespit edilerek gözaltına alındı.
Bu süreci içeriden ya da dışarıdan istismar etmek, akamete uğratmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın liderliğinde inşallah Terörsüz Türkiye hedefimize ulaşacak, ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacağız. 🇹🇷
#TerörsüzTürkiye
@TC_icisleri@EmniyetGM@jandarma
AK Parti Antalya Milletvekilimiz Sayın Kemal Çelik’e, kıymetli abisi Hasan Çelik’in vefatı dolayısıyla taziye ziyaretinde bulunduk.
Merhum Hasan Çelik’e Allah’tan rahmet, Sayın Vekilimize ve ailesine sabır diliyorum.
Mekanı cennet olsun.
28 Şubat’ın tahakküm günlerinde imam hatipler kapanma raddesine kadar getirildi. Milletimizin duası, ailelerimizin sebatı ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı iradesiyle bu köklü müesseseler yeniden ayağa kalktı.
Geçmişin mihnetini unutmadan, bize tevdi edilen bu emaneti aynı şuur, sebat ve vefa ile yarınlara taşıyacağız.
📍23. İmam Hatipliler Kurultayı
Çekmeköy’de hemşehrilerimizin doğayla iç içe, huzur ve keyif dolu vakit geçirebilecekleri güzel bir yaşam alanı daha kazandırıldı.
Ailelerimizin birlikte vakit geçireceği, çocuklarımızın gönüllerince oynayacağı, hemşehrilerimizin şehrin yoğunluğundan uzaklaşarak doğanın tadını çıkaracağı Reşadiye Mesire Alanı ilçemize hayırlı olsun.
Emeği ve gayreti için Belediye Başkanımız Sayın @orhancerkeztr ’e teşekkür ediyor, Çekmeköy’ümüze değer katacak nice güzel hizmetlerin devamını diliyorum.
Öğretmenler, önlük giymeye itiraz ediyormuş.
Bir de veliler açısından düşünseniz.
Okula girince, kimin Öğretmen olduğunu
anlamıyoruz..
Ben bu uygulamadan gayet memnun oldum..
Teşekkürler Yusuf Tekin...
Bu sahne, savaşlar tarihinin en korkunç suçlarından biri olarak kabul edilir.
Gazze'de bir İsrail askerinin, torununun elini tutarken beyaz bayrağı kaldıran yaşlı bir kadını keskin nişancı tüfeğiyle vurduğu an; işgal ordusunun kendilerine geçiş için güvence verdikten sonra.
Unutmak suçtur.
Sayın Murat Ağırel’in ortaya attığı iddiaların ardından yapılan medya taraması, konunun kamuoyunda nasıl ve ne ölçüde işlendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yaklaşık 233 gazete haberi, 4094 internet haberi ve 19 saati aşkın televizyon yayını gerçekleştirilmiş; bu süreçte babam İbrahim Melih Gökçek’in ismi sistematik biçimde kamuoyunun gündemine taşınmıştır.
“BASINDA ÇIKAN” iddialar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır.
Kamuoyunun cevap beklediği ilk ve temel soru şudur:
Günlerce televizyonlarda, gazetelerde ve internet yayınlarında “İbrahim Melih Gökçek” adını zikrederek yurt dışına para çıkarıldığına dair son derece ağır ithamlarda bulunan Sayın Murat Ağırel, savcılık huzurunda verdiği ifadede İbrahim Melih Gökçek’in ismini neden bir kez dahi geçirmemiştir?
Bu çelişkinin somut örneği, 31 Ağustos 2026 tarihli Yurttaş TV yayınında (Adliye önü açıklama)yer almaktadır. Sayın Ağırel söz konusu yayında, “Melih Gökçek ve oğlu Ahmet Gökçek ile Hülya Gökçek’in Düsseldorf’ta kurmuş olduğu bir şirket var” demek suretiyle babamın ismini açıkça kullandığı sadece bir örnektir.
Ekran karşısında isim vererek bu denli ağır bir iddiada bulunan bir kişinin, savcılık ifadesinde aynı ismi tamamen yok sayması izah edilmesi gereken ciddi bir tutarsızlıktır.
Kamuoyu önünde günlerce isim zikredip ithamda bulunmak, konu yargı mercileri önüne geldiğinde ise aynı ismi bir kez bile anmamak kabul edilebilir bir durum değildir. Sayın Ağırel’in bu çelişkiyi öncelikle kamuoyuna açıklaması gerekmektedir.
İkinci ve en az bunun kadar önemli olan husus, Sayın Ağırel’in televizyon yayınlarında Türk yargısına yönelik kullandığı dil ve takındığı tavırdır.
Ben ve 25 yıl Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış olan babam İbrahim Melih Gökçek, devam eden soruşturmaya zarar vermemek adına soruşturmanın esasına ilişkin herhangi bir açıklama yapmaktan özellikle kaçınmış; Türk adaletine güvendiğimizi ve ortaya çıkacak hukuki sonuca saygı duyacağımızı açıkça beyan etmişizdir.
Buna rağmen Sayın Murat Ağırel, babamın ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılmasını gerekçe göstererek Cumhuriyet Başsavcılığını ve yargı mekanizmasını zan altında bırakmakta, kamuoyunda adalete yönelik şüphe üretmeye çalışmaktadır.
Buradan Sayın Murat Ağırel’e açıkça soruyorum:
Devam eden bir soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığının tesis ettiği hukuki işlemler üzerinden Türk adaletini suçlama ve kamuoyunda şüphe uyandırma hakkını kendinizde nasıl görüyorsunuz?
Kamuoyu önünde günlerce “İbrahim Melih Gökçek” dedikten sonra savcılık ifadenizde İbrahim Melih Gökçek’in ismini neden zikretmediğinizi açıklamak yerine, şimdi neden savcılığı ve yargı mekanizmasını hedef alıyorsunuz?
Siz kim oluyorsun da Türk adaletinin yerine kendinizi koyup, devam eden bir soruşturma hakkında yargı makamlarına talimat verircesine konuşma hakkını kendinizde buluyorsunuz?
Adalet kişilere göre değişmez.
Adalet makamlara göre değişmez.
Adalet, bir gazetecinin veya bir siyasetçinin beklentisine göre şekillenmez.
Biz Türk adaletine güveniyoruz. Soruşturmanın sonucunu sükûnetle ve hukuka bağlılık içinde bekliyoruz.
Bu açıklamalarımı ispatlamak amacıyla, savcılıkta İbrahim Melih Gökçek’in ismini tek kelime dahi zikretmeyen; buna rağmen yaptığı yayında kendisini suçlamaya devam eden, Türk adaletine parmak sallayan ve kendisini hukukun üstünde gören Murat Ağırel’in videosunu izlemenizi rica ediyorum.
NASIL BİLİRDİNİZ?
Göreve gelir gelmez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın makamdaki fotoğrafını kaldıran Karabük Müftüsü Ali Erhun görevden alındı.
İl Müftüsü Erhun ilk icraat olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını odasından kaldırmış, haberimizin üzerine geri adım atarak tekrar yerne asmıştı. Karabük Müftüsü Erhun’un icraatları bununla da kalmadı. Erhun tasarruf tedbirlerini gerekçe göstererek Kır’an Kursunu kapatmıştı.
Tepki çeken icraatların odağındaki isim müftü Erhun’un son icraatı görevden alınmak oldu. Karabük Müftüsü Ali Erhun Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle görevden alındı.
4 Eylül’de İstanbul Esenyurt’ta gerçekleştirilen trafik uygulamasında silahlı saldırı sonucu yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit olan Polis Memurumuz Mehmet Ali Topatan’ı son yolculuğuna uğurladık.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi’nde düzenlenen törene ve Fatih Camii’ndeki cenaze namazına katıldık. Şehidimizi dualarla Edirnekapı Şehitliği’nde son yolculuğuna uğurladık.
Şehidimizin makamı âli olsun. Kederli ailesinin, Emniyet Teşkilatımızın ve aziz milletimizin başı sağ olsun. 🇹🇷
Ve bitti…
Bir ömür daha bitti.
Alelade bir ömür değil, sevilen, samimi, ahlâklı, her zaman haktan ve doğrudan yana, bu davaya ait bir duruşu ve tavrı olan, memleket için atan bir kalbe sahip bir ömür daha, arkasında hüzünlü kalpler bırakarak bitti.
2002’den beri yol arkadaşlığı yaptığımız, zorlukları birlikte göğüslediğimiz, birlikte başardığımız, birlikte gülüp birlikte ağladığımız, bir süredir mücadele ettiği amansız hastalığa yenik düşen kıymetli kardeşim Yavuzhan Ahıskalı’yı kaybettik.
Sultanbeyli Gençlik Kolları Başkanlığı, İstanbul İl Genel Meclisi Üyeliği, İl Yönetim Kurulu Üyeliği, Teşkilat Başkan Yardımcılığı ve 11 yıldır da Çanakkale’de siyasi danışmanımız olarak hem bu ülkeye, hem de bu davaya, hizmeti ve emeği geçen, bir gün bile bir yanlış işine şahit olmadığımız, sadakatinden ve gayretinden şüphe etmediğimiz, hep yük alan, kıymetli arkadaşım arkasında pırıl pırıl üç evlat ve milletin hayır duasını almış işler bırakarak aramızdan ayrıldı.
Çok kahrımızı çekti. Biz kendisinden razıyız, Rabbim de razı olur inşallah.
Kıymetli dostum, dava arkadaşım, kardeşim Yavuzhan Ahıskalı’ya Cenab-ı Hak’tan gani gani rahmet, ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Cenazesi bugün ikindi namazını müteakip İstanbul Zeytinburnu Merkezefendi Camii’nden kaldırılacaktır.
Bizden yana ne kadar hakkımız varsa helal olsun. Onun da bizlerde çok hakkı var, inşallah o da bizlere hakkını helal etmiştir @Ahiskaliyavuz
Bilecik’in Alpagut Köyü’nde, vatanımız uğruna şehit olan kahraman Mehmetçiğimiz Necdet Ayhan’ın kıymetli ailesini ziyaret ettik.
Şehidimizin muhterem anne ve babasının ellerinden öpüp hayır dualarını alma bahtiyarlığını yaşadık.
Aziz şehitlerimizin hatıraları milletimizin hafızasında, bizlere bıraktıkları emanetler ise daima başımızın üzerindedir. Şehit ailelerimizin yanında olmak ve dualarına ortak olmak bizim için en büyük vefa borçlarından biridir.
Şehidimiz Necdet Ayhan’ı ve vatan uğruna can veren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
Ruhları şâd, makamları âli olsun.
📍Giresun
Giresun Valiliğimizi ziyaret ederek Valimiz Sayın Mustafa Koç ile ilimizde gerçekleştirdiğimiz yatırımlara dair fikir alışverişinde bulunduk.
Misafirperverliğinden ötürü kıymetli Valimize teşekkür ediyorum.
Çekmeköy İlçe Başkanlığımızın organize ettiği sünnet şöleninde sevgili evlatlarımızı, bu özel anlarında yalnız bırakmadık. Artık bir adım daha büyüyen evlatlarımıza hayırlı, sağlıklı ve istikbali parlak bir gelecek diliyorum. İlçe Başkanımız @fatihsirmaci ve ekibini, bu anlamlı hizmet ve etkinlik için kutluyorum.
Fethiye Körfezi’mizi yeniden pırıl pırıl yapacağız.
Önümüzdeki hafta Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin teşrifleriyle Fethiye’de dip çamuru temizliği çalışmalarını başlatıyoruz.
COP31'de dünyaya ne söylüyorsak ülkemizde de gereğini yapıyoruz.
Söylem değil icraat, karar değil aksiyon!
📍Antalya
Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir.
Bu ülke, kâğıt hamur yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa hurda niyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür.
En utanç verici kitap katliamları ise millî iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır.
En son 28 Şubat döneminde, 500’ü Sultan 2’nciAbdülhamid Han’ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi kütüphanesinden çöpe atılmıştır.
Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır.
İSAR Vakfımızın tarihimize, kültürümüze, medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum.
Yapay zekanın hayatımızın her alanını dönüştürdüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu dönüşüm karşısında teknolojinin insanı edilgen bir nesneye dönüştürmesine izin vermeden, insanın kurucu özne olma vasfını, karar verme ve eyleme gücünü korumamız gerektiğine inanıyoruz.
Bu anlayışla; Küme Vakfımız, Türkiye Bilimler Akademisi ve T3 Vakfı iş birliğinde, uzun ve titiz bir akademik çalışmanın ürünü olarak hazırlanan “Yapay Zeka ve Ulusal Teknoloji Yansımaları” kitabımızın yayın lansmanını gerçekleştirdik.
Bu kıymetli eserin ortaya çıkmasına katkı sunan tüm yazarlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor; “insan kalarak” nice güzel çalışmada buluşmayı temenni ediyorum.
Anadolu’da farklı cephelerde faaliyet gösteren millî güçlerin, müşterek bir ideal etrafında birleşmelerini sağlayan tarihî bir dönemeç olan Sivas Kongresi’nin 107’nci yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve şükranla anıyor, kongreye ev sahipliği yapan Sivaslıları ve tüm vatandaşlarımı en kalbî duygularımla selamlıyorum.
https://t.co/rGfXB97LQ5