Hay Maaşalah..
Faiz haram ama Cumaları toplanan paralar, zekatlar, fitreler borsada.
Diyanet vakfı parayı piyasa katılım fonuna basmış.
Vakfın fondaki payı yüzde 59,65
#Bedelinisandıktaödeyeceksiniz
ÇARŞI CAMİASINA VE BÜTÜN SARSILMAZ DALLARINA DUYURUDUR
Bizler, Beşiktaş adı altında tek kutsal söze bağlı kalarak armamızın peşindeyiz:
SADECE BEŞİKTAŞ!
Diyarbakır halkına her zamanki misafirperverlikleri için teşekkür ederiz.
Bu sözlere sonuna kadar bağlı kalarak ne dostluk naraları attık ne de yapılan saçmalıklara dâhil olduk.
Biz kendimizi bildiğimizden beri ne sığınacak bir dost aradık ne de sahte ittifaklara bel bağladık! Kendimizi sadece Beşiktaş’a, Siyah-Beyaz’a adadık; gittiğimiz her deplasmanda yalnızca Beşiktaş’ı haykırdık. Bugün ortaya koyduğumuz duruşun ne ırkçılıkla ne kökenle ne de herhangi bir şehirle ilgisi vardır. Beşiktaş tribünü bugüne kadar tüm şehirlere ve takımlara mesafesini net bir şekilde koymuş, çizgisini çizmiştir. Bizim tek derdimiz, Beşiktaşımızın menfaatlerini savunmak ve armamıza koşulsuz destek olmaktır.
Kimin kiminle şahsi şekilde oturup dostluk kuracağına karışmıyoruz fakat bu işi Beşiktaş tribünü adı altında yapanlar ile hiçbir bağımız yoktur. çArşı adı altına saklanmayı bırakın, gerçek kimliğinizle karşımıza çıkın! Sizin kişisel dostluklarınız Beşiktaş camiasını temsil edemez.
Bir önceki hafta Kadıköy deplasmanından cezalı olduğumuz için liste yapılmadı, biletler münferit olarak alındı. Deplasman tribününde bizler yokken çArşı adı altına saklanmış, gerçek kimliğini açıklamaya utananların yaptığı tezahürat ile hiçbir alakamız yoktur.
Birçok oluşumumuzun ve kardeşimizin gittiği deplasman otobüsünü taşlayan, uzun namlulu silahlar ile ateş açan o "dostlarınızı" da yanınıza alın, Beşiktaş tribünlerini terk edin!
BİR BOYUNDA İKİ ATKI OLMAZ!
#forzabesiktas #çArşı
KAMUOYUNA DUYURUMUZDUR!
Başkanımız Serdal Adalı ile TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında gerçekleştirilen görüşmenin neticeleri kamuoyunun malumudur.
TFF yetkilileri; kiralık düdüklerin ve eyyamcılığın başyapıtı olan MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve kurulumuzca hakem kararlarına ilişkin dile getirilen hususlarda herhangi bir somut adım atmamış, muhtelif gerekçelerin ve bahanelerin ardına sığınmayı tercih etmişlerdir.
Söz konusu görüşmenin detayları tarafımızca bilinmemekte fakat bizler bu tiyatroyu çok iyi şekilde biliyoruz, tahminlerimizin bizi yanıltmadığına eminiz.
Başkanımız Serdal Adalı'nın Sayın Cumhurbaşkanımız ile yapacağı görüşmenin Türk futbolunun geleceği için somut ve olumlu sonuçları beraberinde getirmesini umuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Türk futbolunun sürdürülebilirliği ve adaletin tesisi adına sürece müdahil olup bu sorunu çözeceğine inancımız tamdır.
#forzabesiktas #çArşı
Kulübümüzden Açıklama
Corendon Alanyaspor’la oynadığımız maçta hakemlerin sergilemiş olduğu yönetim, Türk hakemliği için bir utanç vesikası olarak tarihteki yerini almıştır.
Geçtiğimiz yıl Ziraat Türkiye Kupası yarı finalindeki skandal kararları hafızalardaki tazeliğini koruyan Merkez Hakem Kurulu başkanının prensi Adnan Deniz Kayatepe, adeta “Nerede kalmıştık” diyerek rezil yönetimlerine bir yenisini eklemiştir.
Rakip oyuncu, dünyanın gözü önünde Trossard’a tokat attı. Hakem Adnan Deniz Kayatepe pozisyonu göremedi. VAR’daki Bülent Birincioğlu ise sessiz kaldı.
Oh, karşılıklı mücadele içinde olduğu rakibinden sıyrılıp gol attı. Rakip oyuncu kendini süslü şekilde yere bıraktı diye Adnan Deniz Kayatepe golümüzü iptal etti.
Vlahovic ceza sahasına girmek isterken yaka paça düşürüldü. Hakem Kayatepe yine yaşananları görmezden geldi.
Adnan Deniz Kayatepe ve Bülent Birincioğlu gibi art niyetli hakemleri bir daha maçlarımızda görmek istemiyoruz.
Ne avantaj ne imtiyaz istiyoruz. Sadece adil ve eşit yönetim istiyoruz. Bu adaletsiz düzen değişene dek haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Beşiktaş JK
Turkey’s elimination is painful.
They had enough quality to go much further in this World Cup. So what went wrong?
Turkey dominated possession throughout the tournament, spending most of their time in the opposition half. This was already a clear trend during qualification. With players like Çalhanoglu, Kadioglu, Güler and Yildiz, they have the quality to control games against most national teams.
Vincenzo Montella wanted to attack in a 2-2-6, pushing both full-backs high but with different roles. I liked the idea of moving Kadioglu into the left half-space while keeping Yildiz wide. Their relationship worked well and most of Turkey’s best attacks came from that side.
The problem was the right side. Pushing Müldür onto the last line to provide width didn’t offer many advantages. If Turkey were always going to attack mainly through the left, I would have kept Müldür deeper to strengthen the rest defence and used a natural winger on the right, such as Yılmaz, to hold width and attack the far post.
I understand the logic behind using Güler on the right and allowing him to drift inside, but in practice Turkey naturally gravitated towards the left. Güler often looked isolated on the right due to a lack of profiles to combine with him there. Some of Turkey’s best sequences came when he moved across and overloaded the left side alongside Kadioglu and Yıldız. I would have encouraged that even more.
I also didn’t understand why Turkey didn’t maximise Yildiz’s crossing ability. Without Yilmaz attacking the far post and with Aktürkoglu as the centre-forward, they lacked presence in the box. Aktürkoglu was an excellent fit to play against the US, where his pressing and transition threat could have been valuable, but against a low block he offered less. Deniz Gül could have been used more; yesterday, within two minutes of coming on, he nearly scored from a Yildiz cross.
That said, I agree with Montella on one point: Turkey created enough chances to score more goals. They weren’t poor against low blocks and it would be unfair to judge them solely on the outcome.
My biggest concern is the rest defence. Attacking in a 2-2-6 left the centre-backs exposed in transition. Australia repeatedly punished them through Irankunda, and Paraguay found similar opportunities. Turkey’s centre-backs are not built to defend huge spaces in a 2+2 structure. They needed more protection.
If Turkey want to remain a possession-oriented team, they must either improve their rest defence or add more athleticism at centre-back.
I would have overloaded the left side, been more functional on the right, and prioritised protecting transitions. Keep the right-back deeper and play with a winger holding the width on the right. Turkey have enough attacking talent to create chances without taking so many risks.
Another issue was the distance between the front four and the rest of the team. In both build-up and defensive phases, the team often looked split into two separate units. The defensive organisation lacked compactness, with players disconnected and not always tracking back. This has been a recurring problem for months.
I feel for the Turkish people. This team had enough quality to go much further.
Beşiktaşta 19 yaşında 12 gol atan Semih Kılıçsoyu yedi. Euro 24te Semih oynamasın diye Barış Alperi santrafor yaptı, Barış oynadığı hiçbir maçta gol asist yapamadı. Semih'i turnuvanın son maçının son dakikası oyuna aldı.
Kadronun performansla değil torpille seçildiğini söyleyen, Fransa Ligue 1 de sezonun takımına seçilen Berke Özeri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Beşiktaşın kadro dışı bıraktığı, fbde yedek olan Mert'i aldı.
Danimarka'da yılın futbolcusu seçilen, tam 12 gol 21 asist yapan Aral Şimşiri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Fbde kadro dışı bırakılan, Kasımpaşaya giden İrfancanı aldı.
Bundesligada oynayan 10 gol 6 asist yapan 45 milyon euro teklifi reddedilen Can Uzunu yedi. Can oynamasın diye Keremi santrafor yaptı. Semih'e yapılanın aynısı Cana yapıldı. Mağlup giden Avusturalya maçında hiç süre vermedi.
Beşiktaşın kaptanı, Dünya kupasına katılmamızı sağlayan, 10 gol 10 asist yapan Orkun Kökçüyü Beşiktaşa geldikten sonra 11 den kesti. Beşiktaşa gelmeden önce her maç 11 de görev veriyordu.
7 m euroya Bragaya transfer olan, avrupa ligi yarı final maçında gol atan, maçın adamı seçilen Demir Egeyi yedi. Kadroya bile almadı. Yerine gs'de kadroya bile giremeyen Kaan Ayhanı aldı.
Bundesligada takımında banko 90 dakika oynayan, 4 gol atan Ozan Kabakı yedi. 11 de Ozan yerine, dünya kupasına hazırlanmak yerine tik tok videosu çeken bıyık bırakan sonra bıyığı kesen Merihi oynattı.
Tsde 1 gol 5 asist yapan, sol bek ve sol açık oynayan Mustafa Eskihellaçı yedi. Kadroya bile almadı. Yeride bahis oynadığı için ceza alan Eren'i aldı.
Osimheni oynadığı her maçta sahadan silen, Beşiktaşta 11 oynayan Emirhan ile Konyasporda 2500 dakika oynayan, 2 gol 2 asist yapan ligin en güçlü stoperlerinden Adil Demirbağı yedi. Kadroya bile almadı. Onun yerine twittercı Sametle tütüncü Çağları aldı.
Barış ve Keremden santrafor icat etmeye çalıştı Milli takımı yedi.
İlk 2 maçta 1 puan bile alsa 3. maça iddialı çıkılacak turnuvada, iki maçta da mağlup olup turnuvaya veda etti. Çıkardığı takım Gol bile atamadı.
Altın jenerasyonu tenekeye çevirdi.
Tüm bunlardan sonra çıkıp, eleştirenleri kaosçu ilan etti ve onlardan daha Türküm dedi.