Tanrı'ya ve elçiye ve onlardan işittğimize itaat etmeye devam edeceğiz.
İşitmedikleri halde "Biz işityoruz" diyenler gibi veya işittikleri halde "Biz işitmedik" diyenler gibi olmayacağız.
Biz kendilerini, Tanrı'nın içlerine koyduğu koyu tektanrıcılığa adamış Teslim Olanlar'ız ve Teslimiyet eninde sonunda üstün gelecektir.
@berkurtcan@suslankirsall "Başın yanlarını traş etmeyeceksin" şeklinde Tevrat'ta bir buyruk vardır. Bu uygulama bu nedenle. 😊
LEVİLİLER 19:27
[27] Başınızın yan tarafındaki saçları kesmeyecek, sakalınızın kenarlarına dokunmayacaksınız.
@Mollaberxanii O ilahi bir emir değildi zaten. Seytanî bir rüyaydı... Nihayetinde ikisi de teslim oldu ve İbrahim ömrünün son demlerinde Rabbinin bahşettiği ilk göz ağrısı biricik oğlundan vazgeçti...
Abi yorumunun yazımla alakası yok kelime kelime anlattım işin doğrusunu lütfen kontrol et ama yine de cevap vermem gerekiyor diğer söylediğine:
İbrahim'den bize gelen 4 pratik var;
Namaz
Zekat
Oruç
Hacc
Hacc, bir banyo veya duş ile başlar (Ek 15)
İhram'a girmeden önce banyo yaparken "Niyet ettim banyo yapmaya" denir mi?
Denmez. Çünkü "Gusül Abdesti" diye bir şeyin olmadığını biliyoruz artık. (Kişi cinsel orgazm nedeniyle cunüpse banyo yapar)
Abdest, İbrahim'den bize gelen 5. pratik değil.
Namaz'a hazırlıkta yerine getirilen bir hazırlık. Gelenekte "Namazın dışındaki farzlar" diye bilinir.
Hadesten Taharet (Abdest almak 5:6)
Necasetten Taharet (Mescide gideceksek namaz kılmak için temiz olmalı ve güzel giyinmeliyiz 7:31)
Setr-i Avret (İnananlar için giyinme kuralı 24:30-31)
İstikbâl-i Kıble (Kabe'ye dönmek 2:144)
Vakit (2:238, 11:114, 17:78, 24:58)
"Niyet" hiçbir şekilde doğrulanmıyor Kuran ile. Birisi çıkıp da "Sözlü niyet olmadan Abdest alanın arkasında namaza durmam" derse kendi fikrini putlaştırmış olur. Bu elçiye itaat falan değil.
Tanrı ile elçisinin arasını ayırmamalıyız. İnananlar "Elçi aralarında hüküm verdiğinde işittik itaat ediyoruz" demiyorlar. "Tanrı ve elçisi aralarında hüküm verdiğinde işittik itaat ediyoruz" diyorlar.
81. Surenin 19. Ayetinde şöyle denir "Bu, şerefli bir elçinin söylemidir"
"Sözüdür" şeklinde çevirmişler ama burada kullanılan kelime "utterance" ve bu "söylem" anlamına gelir (6:63'e bak)
Sözüdür diyince sanki "Allah kelamı" gibi anlıyorlar.
Burada kast edilen ne "bu" denerek?
Kuran'ın Yetkilendirilmiş İngilizce Versiyonu.
Antlaşma Elçisi'ne güvenip ona itaat etmek isteyen birisi YİV'e sarılmalıdır başka bir şeye değil. 26. ve 27. ayetler bize "neye gitmemiz gerektiğini" söylüyor zaten;
(81:26) Öyleyse nereye gideceksiniz?
(81:27) ➡️BU⬅️, tüm insanlara bir mesajdır.
Tamamlanmış mesaja, BU ARINDIRILMIŞ MESAJA sarılalım lütfen.
~NAMAZDA SES TONU İLE İLGİLİ~
Cemaat namazında rüku, secde ve teşehhütte ses kısma meselesi ile ilgili size bazı şeyler söylemek istiyorum,
Bu uygulama bize tevatür yolla gelen bir uygulama ve bu uygulama kesinlikle İsra 110'a aykırı değildir!!! Neden?
Kişi Fatiha'yı kıraat etmek dışında hiçbir şey söylemeden namazını kılsa yine kabul olur. Fakat söylemek istiyorsa tevatür yolla bize gelen sözleri "orta bi ses tonuyla" söylemesi gerekir. Fakat bu "orta ses tonu" tam olarak ne? Bunu iyi anlıyor muyuz? Sınırı nedir bu orta ses tonunun? Gelin birlikte öğrenelim İnşaAllah 🙏
Antlaşma Elçisi'nin ayet çevirisinde kullandığı kelimeler gayet açık,
Ne "Too loudly" yani "Çok yüksek sesle" ne de "secretly" yani "gizlice/içimizden"
Peki nasıl yerine getirmemiz gerekiyor?
"Moderate Tone"da.
İster orta bir ses tonu diyin ister modere edecek yani yönetecek/yönlendirecek bir tonda diyin isterse de makul bir tonda diyin.
Namaz kılarken veya kıldırırken sesimizi makul ölçüde yükseltmek veya alçaltmak bu ayete ters değildir. Yanınızda uyuyan birileri olabilir, sesten rahatsız olan birileri olabilir vs. ve sesinizi alçaltma ihtiyacı duyarsınız. Bunu modere edecek olan yine kişinin kendisi. Veya cemaat namazında cemaat biraz kalabalıksa sesinizi biraz yükseltmeniz gerekir. Bunları yapmakta bir problem yok. Çünkü ayet iki uç noktayı belirtiyor.
Ne çok yüksek bir sesle tabiricaizse bağıra bağıra ne de içinizden.
Bakın bu iki kullanım bir baska ayette de karşımıza çıkıyor,
(6:63) De ki, “Karanın veya denizin karanlığından sizi kim kurtarabilir?” *O’na yüksek sesle (loudly) veya içinizden (secretly) yalvarırsınız:* “Eğer O bizi bu kez de kurtarırsa sonsuza dek minnettar olacağız.”
Tanrı'ya yücelik olsun ki elimizin altında, arındırılmış ve nihaî halinde bize sunulmuş, tamamlanmış bir mesaja sahibiz. Ve buna güçlü bir şekilde sarılmalıyız. Ve onda Yüce Rabbin dediği gibi;
Çok Önemli Tavsiye
(17:36) Kendiniz için teyit etmediğiniz sürece hiçbir bilgiyi kabul etmeyin. Ben size işitme, görme ve beyin verdim ve siz onları kullanmaktan sorumlusunuz.
TANRI YÜCELTİLSİN 🙏
Bir çift sonsuza dek birlikte olma niyetiyle bir araya gelmişlerse ve teferruatlarla uğraşmak istemiyorlarsa onlar aslında evli oluyorlar.
Kuran, evlilik çeşitlerini meşru sayar. Partnerler birbirlerine sadık olmalı ve ilk başta "Sonsuza dek birlikte olma" niyetiyle bir araya gelmelidirler.
(El-Muminun)
(23:1) Gerçekten de başarıya ulaşmıştır inananlar;
(23:5) Ve iffetlerini korurlar.
(23:6) Sadece eşleri veya MEŞRU OLARAK SAHİP OLDUKLARIYLA cinsel münasebetleri vardır; bunlar suçlanacak değiller.
(23:7) Bu sınırları çiğneyenler, haddi aşanlardır.
Bu tür ifadeleri aslında bir inanan olarak süreç içerisinde faydalı buluyorum. İnsanlar geleneksel dinleri dini bidatler ve birilerinin putlaştırılması yoluyla tanınmayacak ölçüde bozdukları gibi Ahmet Aslan'ın da dahil olduğu bir başka grup da bu bozulmuş dinlerin saçmalıklarıyla Tanrı'nın bir efsane olduğuna inanıyorlar.
Bozulmuş tüm dinler-İslam dahil- kısa sürede yok olacaktır. Tanrı katında kabul edilebilir tek bir din vardır "Teslimiyet" ve o tüm dinlere üstün gelecektir. Bu Tanrı'nın değişmez vaadidir.
Et tüketimi beslenme amacı güder.
Kurban ritüeli, Hacc'ın bir parçasıdır ve orada toplanan milyonlarca insanın yiyecek ihtiyacını karşılamak için Hacılar tarafından getirilen kurban sunularıyla karşılanır. Yoksa bölgedeki kaynaklar kısa sürede tükenirdi.
Hacc dışında aynı gün kurban kesme olayı tamamen dinde bir inovasyon. Uyduruk bir şey. Hayvan kesip derin dondurucuya atma amacı taşıyor sadece.
Tanrı'ya yaklaşma meselesi de şudur,
Bir şeyi SIRF TANRI ÖYLE EMRETTİ diye yapıyorsanız Tanrı'ya yaklaşırsınız.
Hacc'da kurban kesmek sizi Tanrı'ya yaklaştırır.
Tanrı'nın hoşnutluğunu kazanmak için Hacc dışında herhangi bif gün kurban kesip fakirleri doyurursanız bu da sizi Tanrı'ya yaklaştırır.
Ama Hacıların kurban kestiği gün Mekke'de olmadığınız halde "Tanrı emrediyor" yalanının ardına saklanıp kurban keserseniz bi cacık elde edemezsiniz bi derin dondurucu et haricinde.
@chswissde@burhanim_ Kim bunları hadislerden öğrendi ki? Uyduruyorsunuz xjskfkd
Ne zaman hadis kitabı açıp namaz kılmayı öğrenen birini gördün?
İbadet pratikleri İbrahim'den beridir uygulanıyor ve mütevatir yolla aktarılarak geldi. Kuran da bu süreçteki bozulmaları düzeltti. Bu kadar.
"Allah'a Tanrı diyemezsiniz!" diyen birini gördüğünüzde ona Bakara 163 ayetinde kimden bahsedildiğini sorun. Şayet "Allah" derlerse tartışmayı kazanmışsınız demektir 😊
Bu ayette 1 tane bile Allah kelimesi geçmez.
Ve ilahukum ilahun vahid. La ilahe illa huver Rahman ür Rahim
"Sizin tanrınız tek tanrıdır. En Lütufkâr, En Merhametli O'ndan başka tanrı yoktur."
Deliceler Benzetmesi
Biliyorsunuz İblis, "Tanrı'nın yanında bir tanrı olma" iddiasını ilan edince Tanrı'nın Krallığı 4 bileşene ayrılıyordu ve Melekler, isyancıların Krallıktan sürülmeleri gerektiğini söylüyorlardı. Tanrı da aramızda kalabalığa karışanların olduğunu biliyordu ve bir plan tasarladı. Hepimiz test oluyoruz ve Diriliş Günü'nde aramızdaki gerçek kötüler yanacak ve kurtarılmayı hak eden doğru olanlar da kurtarılacak.
Şimdi Matta İncili'nde İsa'nın verdiği şu benzetmeyi iyi okuyun. Siz de aynı aydınlanmayı yaşayacaksınız İnşaAllah 🙂
24İsa onlara başka bir benzetme anlattı: “Göklerin Egemenliği, tarlasına iyi tohum eken adama benzer” dedi. 25“Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti. 26Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.
27“Mal sahibinin köleleri gelip ona şöyle dediler: ‘Efendimiz, sen tarlana iyi tohum ekmedin mi? Bu deliceler nereden çıktı?’
28“Mal sahibi, ‘Bunu bir düşman yapmıştır’ dedi.
“ ‘Gidip deliceleri toplamamızı ister misin?’ diye sordu köleler.
29“ ‘Hayır’ dedi adam. ‘Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz. 30Bırakın biçim vaktine dek birlikte büyüsünler. Biçim vakti orakçılara, önce deliceleri toplayın diyeceğim, yakmak için demet yapın. Buğdayı ise toplayıp ambarıma koyun.’ ”
Bize doğru anlayışı bahşettiği için TANRI'ya Övgüler Olsun 🙏
Kabe'nin bir "put" olabileceği düşüncesinin sebebi nedir?
Hacılar Kabe'nin Tanrı'nın yanında bir gücü/otoritesi/yardımı olabileceğine mi inanıyorlar?
Hacılar Kabe'nin "bizzat" Tanrı'yı temsil ettiğine mi inanıyorlar?
Kabe'nin "put" olduğunu düşünen birisinin ne hacc ile ne de putperestlik ile bir bilgisi olduğunu düşünmüyorum.
Aslında teorik olarak utanç verici sayılmaz.
"İlk insanlar" aile içi üreme yaptılarsa bile genetik hastalık gerçekleşme ihtimali çok düşük değil mi?
Bugünkü givi bakıyorsanız evet bu ahlakdışı ve zararlı.
Cinsiyet kromozomları hariç tamamen aynı genetik koda sahip iki insanın çocukları kendi aralarında çiftleşirlerse bile bu çok az bir genetik mutasyona sebep olmaz mı?
"Bitkiler gibi topraktan bitme" ve "ilk yaratılıştaki gibi" ifadelerini kullanıyor Tanrı.
Yani "yeryüzünün materyallerinden" ve "evrimsel bir süreç dahilinde" yeniden yaratılış...
Örneğin Cehennemliklerin bedenleri daha ağır bir maddeden (örneğin kurşun) olabilir...(Tamamen fantazi bu arada en doğrusunu Tanrı bilir)
Belki de yeni bir yaşam formuyla ortaya çıkacağız. Silisyum temelli yaşam üzerinde duruyorum tam emin olmamakla birlikte.