BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Ak Parti tarafından “Butlan” atanan mazbatasızlar CHP’de Genel Başkanlık yapamazlar…
Erdoğan iktidarının devamı için görevlendirilen butlan yönetimi, 9 milletvekilimizi hukuksuz bir şekilde disipline sevk etmek istemektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin onurlu ve mücadeleci tarihinde, demokrasiye ve örgüt iradesine sahip çıkanlar gururla anılacaktır. İradeyi gasp edenler, korkuyla ve baskıyla yol yürüyenler ise utançla hatırlanacaktır.
Bizler, baba ocağını teslim almaya çalışanlara karşı örgütün sesini, üyelerimizin iradesini savunmaya devam edeceğiz. CHP, Saraydan icazet alan, Saraya payanda olanların değil; bedel ödeyerek mücadele edenlerin partisidir.
Milletvekillerimizi, millet seçti ancak millet görevden alır. Atanmışlar bu partide paralel CHP oluşturamazlar.
Bu darbe püskürtülecek ve CHP’yi atanmışlar değil seçilmişler yönetecektir.
Milletini sevmeyen, ayrıştıran nefret ve öfke duyguları taşıyan zihniyetlerden uzak; bir ve beraber 86 milyon yurttaşımızın sevgi dolu yüreklerinin umutla çok güzel geleceği yakalamasına vesile olacak bir bayram diliyorum.
Kurban Bayramımız Mübarek Olsun!
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Binbaşı rütbesindeyken Balyoz davasından yargılandı. Hiç ürkmeden, yılmadan, korkmadan hukuk savaşını sürdürdü ve alçakça düzenlenen kumpası bozdu. Bu hukuk savaşının ardından çok sevdiği mesleğine tekrar döndü. Bu kez taynini Şırnak'a çıkardılar.
"Gel kızım, gitme Şırnak'a, istifanı ver" dedi avukatı. Ama "yok, yapamam, mesleğimi bırakamam" dedi Yarbay Songül Yakut. Askerlik onun rüyalarını süsleyen bir meslekti. Rüyasına kıyamadı, atladı gitti...
Babasını küçük yaşta kaybettiği için annesi Malatya'da yalnız yaşıyordu. Maaşından biriktirdiği paralarla annesine bir ev aldı. Ömrünün son deminde anneciği rahat yaşasın istiyordu.
Bir gün askerler geldi kapıya. Anneye, "kızın şehit oldu" dediler. Anne buna inanamadı. Tek kelime söyleyemedi. Yere yığıldı...
Askerler genelde sert ve acımasız insanlardır. Fakat dünyanın başka hangi ülkesinde bir asker bu kadar sevimli, bu kadar güzel, bu kadar cesurdur?
Biliyorum, Songül komutan bu ülkede hiç konuşulmayacak. Gazetelere manşet olamayacak. Evlilik programlarındaki süs köpekleri kadar bile itibarı olmayacak. Ama ülkemin güzel aydınları, Atatürkçüleri, devrimcileri, yazarları, şairleri onu hiç unutmayacak.
Uğurlar olsun Mustafa Kemal'in askeri. Yattığın yerde güller bitsin.
Alıntı
Millet bizimle beraber!
Bugün rekor kıran, tarih yazan Kadıköy meydanına yürekten teşekkür ediyorum.
Bir avuç darbeci bu millete diz çöktüremez!
Bu meydanların masumiyetine, haklılığına, cesaretine yenilecekler!