Bir süredir uzun uzun yazmıyorum. Bunun nedeni camiamızdaki bilinçsizlik, cehalet. Sürekli şu cümleyi tekrarlayıp duruyorum, "Fenerbahçeliler ve Fenerbahçe yönetimi, sorunun kadro ve hoca olmadığını; hakemler ve onları yönetenler olduğunu fark edene kadar bu oyun devam edecek. 10 yılda bir belki iki kez izin verecekler şampiyon olmamıza, çünkü çok büy��k bir mali gücümüz var, silip atamazlar. Ama hep bir umut, hep bir acaba düşüncesi aklımıza sokacaklar. Beyler, oyun sahada oynanmıyor."
Bir şey söyleyip çekileceğim; geçen hafta puan farkı 6 olduğu zaman herkesi istifaya davet edenler arasında, geçtiğimiz sezonlarda 6 puan geriye düştüğümüz zaman ve hatta bitime çok daha az maç kalmışken, destekledikleri başkan/yönetime göre davranarak geleceğe umutla bakanlar vardı. Bir şer yapısıyla mücadele etmek için önce birlik olmamız gerekiyor. Biz bunu başaramadıkça herhangi bir yapıyı yok edemeyiz. Sadece bir tane Fenerbahçe olduğunu kabul edip, kendi içimizdeki tarafları bir yana bırakmadan mücadele etmemiz gerekiyor.
Eyüpspor maçı öncesi eşimle Kadıköy’de Küff Kolektif’e gittik. Üzerimizde Fenerbahçe forması olduğu için bizi ön tarafa almayıp “Fenerbahçe formalı almıyoruz” diyerek arka tarafta, görünmeyeceğimiz bir yere oturtmak istediler.
Bir esnaf kardeşimiz Vedat Milor ile reklam anlaşması yapıyor ve 9 bin euro ödeme gerçekleştiriyor. Vedat Milor’un tek yapması gereken işletmeye gidip video çekerek dondurmayı övmek. Ancak aylarca mekana uğramadığı gibi esnafa hiçbir şekilde dönüş de yapmıyor. Adam mağdur olunca son çareyi Şikayetvar’a yazarak sesini duyurmaya çalışmış…
Gerçekten enteresan bir ülke olduk. Ülkenin en iyi gurmesi dediğimiz insan bile ücret karşılığı mekan dolaşıp reklam yapıp, sahte lezzet övüyormuş. Ben bir daha Vedat Milor’un paylaştığı hiçbir işletmeye gitmem. Umarım aldığı o 9 bin euronun faturasını da kesip reklam bedeli olarak vergilendirmiştir.
Fenerbahçeliler ve Fenerbahçe yönetimleri sorunun kadro, hoca değil, hakemler ve onları yönetenler olduğunu fark edene kadar bu oyun devam edecek. 10 yılda bir belki iki kez izin verecekler şampiyon olmamıza çünkü çok büyük bir mali gücüz, silip atamazlar. Ama hep bir umut hep bir acaba düşüncesi sokacaklar aklımıza. Oyun sahada oynanmıyor beyler.
Fevzi çakmak "ben başka çare göremiyorum" deyip de gözünü sana diktiğinde ne düşündün bilmiyorum. Yakup Sevki Subaşı "bu kararın vebali büyük olur" diyerek defaatle "ihtiyat" kelimesini tekrarladığında, bir zamanlar ondan aldığınız harp derslerinin tam olarak hangi aşamada aklınızda hükümsüz kaldığını da bilmiyorum. Ismet Inönü " vereceğiniz karar ne olursa olsun canla başla yerine getireceğiz" dediğinde, onu duyup duymadığını hatta orda olduğunu gördünmü kestiremiyorum. peki ya sabahın köründe üstünüze inen sise karşılık içtiğin tütünün verdiği sıkıntı neye benzer? toplar yağmur olup kocatepe'ye yağdığında nasıl bir heyecan vermiştir yüreğine? imkanı yok tahmin edemiyorum. ama zaferin neye benzediğini biliyorum.
Vaktiyle bir Mustafa Kemal varmış!
Var olsun...
The Galatasaray chairman allegedly bet £4.25m on Muslera to score a penalty at 130/1…
Then used the winnings to help buy Victor Osimhen! 😂
If this story is true, it is absolutely incredible!
Dünyanın dört bir yanında aynı sevdaya gönül vermiş, sarı ve laciverti yan yana görünce kalbi heyecanla atan milyonların günü…
19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun. 💛💙
¡ESCÁNDALO EN TURQUÍA! 🚨🇹🇷
Un gol de Fernando Muslera está siendo investigado en medio del presunto caso de amaño de partidos que sacude al fútbol turco.
⚽️ Todo apunta al penal que convirtió el arquero uruguayo en la victoria 3-0 del Galatasaray sobre Kayserispor, el 18 de mayo de 2025.
🤝 Según las acusaciones, ese penal habría sido pactado para beneficiar una apuesta con una cuota de 130.00, aprovechando que era el guardameta quien ejecutaría el lanzamiento.
💰 La investigación también señala que Maruf Güneş, vicepresidente del Galatasaray, habría apostado 5 millones de euros al gol de Muslera y utilizado las supuestas ganancias para ayudar a financiar el fichaje de Victor Osimhen.
👀 El caso continúa bajo investigación y promete sacudir aún más al fútbol de Turquía.
ZAMAN
6 Temmuz 2011 – Futbolun Dokunulmazları
13 Temmuz 2011 – Tahta Başında Tek Ayaküstünde
15 Temmuz 2011 – Ergenekon Surundaki İkinci Gedik
Ne mi bunlar?
Hüseyin Gülerce’nin, 3 Temmuz’dan sonra Zaman gazetesinde kaleme aldığı yazılar.
Zaman gazetesinin ne özelliği var derseniz…
“Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY ile aidiyet, iltisak veya irtibatı bulunduğu gerekçesiyle, 27 Temmuz 2016’da kapatılan gazete.”
Peki Hüseyin Gülerce kim?
Gülen hareketine yakınlığıyla bilinen Zaman gazetesinde uzun yıllar yazarlık yapmış, hareketin önde gelen isimlerinden ve kamuoyundaki en görünür temsilcilerinden biri.
Ne hikmetse, hayatında hiç futbol yazmayan H��seyin Gülerce’nin, 3 Temmuz sürecine balıklama dalışının belgeleri…
Peki, yazılarında ne demiş?
6 Temmuz 2011 – Futbolun Dokunulmazları yazısında;
3 Temmuz operasyonunu “futbolun Ergenekon’u” olarak nitelendiriyor. Soruşturmayı, vesayetle mücadele sürecinin futbola uzanan ayağı olarak yorumluyor.
13 Temmuz 2011 – Tahta Başında Tek Ayaküstünde yazısında ise;
3 Temmuz soruşturmasını desteklemeye devam ediyor. Fenerbahçe taraftarının tepkilerini eleştiriyor. Soruşturmayı yürüten savcıları “Yeni Türkiye’nin cesur hukuk adamları” olarak nitelendiriyor.
15 Temmuz 2011 – Ergenekon Surundaki İkinci Gedik…
En ilginç olanı , adeta geleceği gören kahin gibi yazması.
Önce TFF’nin “iddianameyi bekleyeceğiz” yaklaşımını eleştiriyor.
• “Direnmelerinin anlamsız olduğu” ifadesini kullanıyor.
• “Katılacak takımlar UEFA’ya bildirildi ama yer yerinden oynamaya başladığında o bildirimin ne hükmü olur?” diyor.
O tarihte TFF tarafından UEFA’ya Şampiyonlar Ligi’ne katılacağı bildirilen Fenerbahçe, Gülerce’nin öngördüğü gibi yaklaşık bir ay sonra turnuvadan çıkarılıyor.
Tesadüfe bakın ki Fenerbahçe’nin 2011-12 UEFA Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmemesi sürecinde TFF yöneticileri olan Galatasaraylı Lütfi Arıboğan, İlhan Helvacı ve Ebru Köksal hakkında, o dönemdeki süreçle bağlantılı olarak FETÖ’ye yardım suçlamasıyla yürütülen yeni bir adli soruşturma bulunmaktadır.
Ha, bu arada “Yeni Türkiye’nin cesur hukuk adamları” diye bahsettiği isim de, bugün firari olan ve Galatasaray kongre üyesi olduğu bilinen savcı Zekeriya Öz.
İşte bu yazıların yayımlandığı Gülen hareketine yakın Zaman gazetesinde, bir yıl sonra Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları yapılıyor.
Bu durum, Gülen hareketine yakın medyanın ilk kez açık biçimde bir futbol kulübüne partizanlık göstermesi olarak yorumlanıyor.
Sonuç olarak…
Benim için 3 Temmuz 2011, futbolda bir güç dizaynıydı.
Tıpkı orduyu, yargıyı ve medyayı şekillendiren; bugünkü hâline gelmesine neden olan diğer dizaynlar gibi…
İşte bütün bu dizaynlara sebep olduğu ileri sürülen kumpas davalarında, kamuoyunu yönlendiren süreçlere medya desteği sağlayan başlıca yayın organlarından biri de Zaman gazetesiydi.
Peki, bütün bu süreçte kimler zarar gördü derseniz…
Fenerbahçe kadar Türkiye derim.
Örneğin futbolda, bugün yaklaşık 182 milyon dolar olan naklen yayın gelirleri o gün 321 milyon dolardı.
Kulüplerin bugün transferlere harcadıkları paralar baz alındığında, futbolun marka değerindeki düşüşü bu rakamlarla anlamak mümkün.
Keşke sadece bu olsaydı…
O günden bugüne memleketin futbolu gibi demokrasisi, hukuku, eğitimi, ekonomisi ve ifade özgürlüğü de hızla irtifa kaybetti.
Daha dün, stand-up sanatçısı Deniz Göktaş’ın tutuklanması bunun en güncel göstergelerinden biri.
En çarpıcı nokta ise;
Tüm Türkiye birçok şey kaybederken, Zaman bu 15 yıllık süreçte siyasette ve futbolda iki yapıya hiç kaybettirmedi.
AKP ve Galatasaray ….
Kazanan hep bu iki yapı oldu.
Sevgiler.
SERDAR
@poyrazbaran1907
TFF'deki Galatasaray hakimiyetini Trabzon'a kaptırınca erken önlem almaya çalışıyorlar. Geçen sezon sakın ha ile aldılar önlemi. Muhtemelen tehdit konusu da aslında herkesin bildiği ama söyleyemediği şey. Yani Fenerbahçe futbol takımı otobüsüne yapılan saldırının sorumluluğu. Şimdi de Fatih Altaylı gibi muhalif görünümlü "mağdur" birisiyle zorluyorlar. Fatih Altaylı haklıdır, bu adam TFF başkanı olacak kalitede değildir.
Fatih Altaylı'nın objektifliğini Galatasaray'ın Florya operasyonuna nasıl yaklaştığı, karaborsa bilet kousunda nasıl saldırıp sustuğunu, Özbek'e tefeci ve yalancı dedikten sonra nasıl 180 derece döndüğünü düşünüp puanlayın.
Aziz Yıldırım seçim vaatleri check:
❌ 2 santrafor bitti, seçimden sonra açıklayacağız (Vedat + Guirassy)
❌ 5-6 takviye kampa yetiştirilecek
✅ Futbol aklımız Oğuz Çetin olacak
⏳Şampiyonlar Ligi'ne katılacağız
⏳ Tribünleri tek bir çatı altında toplayacağız
⏳ Stadyumu Mayıs ayına kadar 64 bin kapasiteye çıkaracağız, akustik için çalışacağız
❌ TD için 4 isimle görüşüyoruz, seçimden sonra 1 hafta içinde açıklayacağız
❌ Kuyt, Dzeko ve Volkan Demirel gibi sembol isimlerin futbol şubesinde yer alacak
⏳ Masada 250-300 milyon euro toplanacak yönetim tarafından
⏳ Kulübe dev bir bütçe ve finansal plan hazırlanacak, senede 1 milyar euro getirecek proje açıklanacak
⏳ Kırgınlıklar, kızgınlıklar bitecek. Kendisi lider olacak, gelecek başkan adaylarını yetiştirecek
⏳ 1959 öncesi şampiyonluklar için başvuracağız, para talep etmeyeceğiz
⏳ Türkiye'nin Fenerbahçe'ye ihtiyacı var